Yayınlanma Tarihi :

YİNE SURİYELİLER MESELESİ… Saffet NAYİR

YİNE SURİYELİLER MESELESİ… Saffet NAYİR

Artık her köşe başındalar. Her taşın altından çıkmaya başladılar. Haliyle öyle olunca da zaten asabı bozuk milletin gittikçe sinir kat sayısını arttırıyorlar.
İşsizlik ve hayat pahalılığın tavan yaptığı son dönemde  bakıyorsun yabancılar gayet rahat şehrin sokaklarında volta atıyorlar. Hiç kimseye saygıları yok. Hastanede sıra beklemezler, ilaçlar bedava. Postanede sıra beklemezler, Kızılay kartı cepte.
En büyük özellikleri içinde bulundukları ülkenin ne kanunlarına ne gelenek göreneklerine zerre saygıları yoktur. Kafaları bozuldu mu freni patlamış kamyon gibiler. İnsan biraz yaşadığı ülkenin kanunlarına saygısı olur.
Sözüm ona mültecileri vergi dairelerinde, askerlik şubelerinde göremezsiniz. Ama bankamatik önlerinde en öndedirler. Peki diyelim  dış yardımlarla geçiniyorlar, yani maaş alıyorlar o zaman kardeşim neden akçeli işlerde ayrıcalıklılar? Ben vergi veriyorsam o niye vermiyor?
Son günlerde asayiş olaylarında baş roldeler nedense. Çünkü alıştılar rahata, her konuda öncelikli olmaya…
Arkadaş bu nasıl iş? Tamam ülkenizde savaş oldu, eziyete işkenceye uğradınız kabul ediyoruz. İyi de aradan 5 yıl geçti. Suriye’nin her bölgesi kavga dövüş değil ki. Adamlar rahatça bayramlarda bavul dolusu erzak ya da giyim kuşamla gidip on beş gün sonra ellerini kollarını sallaya sallaya geri dönüyorlar.
Bazı belediyeler artık sıkı tedbirler almaya başladı. Özellikle muhalefet belediyeleri. İşe yarıyor mu? Bence yarıyor yavaş yavaş ya iktidar belediyelerinin olduğu şehirlere ya da usuldan memleketlerine dönmeye başladılar.
Peki şu ülkemizde bulunan yabancıların hepsi kayıt altında mı dersiniz? Sanmam. Bir rivayete göre yabancıların % 30’u kaçak. Zaten devlette bunun farkında ve son dönemde sınır dışı edilmekten söz ediliyor. İnşallah aslı çıkar. Kayıtsız yabancı pimi çekilmiş bomba gibidir. Suç işleme özgürlüğünü kendilerinde  çok rahat bulabilirler. Çünkü adı üstünde kaçak yani kayıt dışı.
Bu arada benim en çok dikkatimi çeken ülkelerinden kaçanların sürekli Batı ülkelerini tercih etmeleri ve bu uğurda ölümü göze almaları. Arkadaş hani siz müslümandınız? Neden Katar, B.A.E.   veya Kuveyt, Bahreyn gibi ülkelere gitmiyorsunuz?  Müslüman bir kişi müslümanın yani dinini yaşayacağından emin olduğu  ülke dururken neden Hristiyan ülkelerini tercih eder? Bana bunun mantıklı cevabını verebilecek var mıdır? Gerçekten merak ediyorum.
Sonuç olarak; açlık sınırında milyonlarca insanımızın  yaşadığı ülkemizde ister istemez ayağında Nike marka ayakkabı ile dolaşan yabancı tepki çekiyor.
Devletimizin daha fazla tehlikeli boyuta ulaşmadan bu sığınmacı meselesini halletmesi gerekiyor, yoksa sıkıntı çözülmez bir hal alacak. Bir de  belki çoğu doğru değil ama kendi insanımıza tanınmayan avantajların giderek çoğalması, ya da bu algının insanların kafasında oluşması toplumsal şiddeti patlama noktasına getirebilir.
Sabahtan akşama kadar kapı kapı dolaşıp iş arayan benim vatandaşım lokmasına daha fazla ortak istemiyor. Aksini iddia eden varsa hodri meydan yapın bir referandum görün sonucunu. Var mısınız?
Sonuç olarak bu satırların yazarı asla yabancı düşmanı değildir. Ancak her şeyin bir sınırı olmalı. Ya bizler gibi her konuda eşit sorumlulukları olsun, ya da yavaş yavaş bavulları toplamaya başlasınlar tabi dönmemek üzere…

Kaynak : Saffet Nayir

YORUM YAP