DOLAR31,0077% 0.31
EURO33,5757% 0.37
STERLIN39,1698% 0.31
FRANG35,2390% 0.45
ALTIN2.018,34% 0,31
BITCOIN1.606.553-0.748

YIKINTILAR ARASINDAN YÜREĞİMİZDE TAKILI KALANLAR İLE KIZILAY

Yayınlanma Tarihi :
YIKINTILAR ARASINDAN YÜREĞİMİZDE TAKILI KALANLAR İLE KIZILAY

29 Nisan 1935 Ulus Gazetesi haberi.

HİLALİ AHMER / KIZILAY Adını Atatürk Verdi

“Kızılay, Atatürk: “Hilal-i Ahmer’e” bu adı koydu.”
“Bay Refik Saydam (Sağlık Bakanı) kurumun (Hilal-i Ahmer’in) adının değiştirilmesi için bir takrir olduğunu, bunda kuruma Türk ulusunun öz diline uygun bir ad bulunması rica edildiğini ve Ulu Önder Atatürk’ün kuruma bir ilgi eseri olarak (Kızılay) adını verdiğini söyledi ve yeni isim alkışlar arasında kabul edildi.”

***

HİLAL-İ AHMER KURULUŞU.

Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti, 11 Haziran 1868 tarihinde “Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti” ismiyle Dr. Abdullah Bey, Dr. Marko Paşa, Kırımlı Aziz Bey, ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa’nın gayretleriyle kurulmuştur. Kurucu üyeler olarak Ömer Rüştü Paşa, Serdar-ı Ekrem Ethem Paşa, Mr. Curtis, Ömer Lütfi Paşa ile birlikte 66 kişiden oluşmaktadır. Kurulmasından itibaren Sultan Abdülaziz, Pertevniyal Valide Sultan da destek vermiştir. Cemiyet daha sonra 14 Nisan 1877 tarihinde “Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti” adını almıştır. Hilal-i Ahmer Cemiyeti bu dönemde ilk büyük sınavını Osmanlı-Rus Savaşı’nda vermiş gerek cephe hattında gerekse cephe gerisinde yaralı ve hasta bakımında büyük bir başarı göstermiş gezici hastanelerle tedavi hizmetleri vermiştir.

1923’te “Türkiye Hilal-i Ahmer Cemiyeti”, 1935 tarihinde de “Türkiye Kızılay Cemiyeti”, 1947’de “Türkiye Kızılay Derneği” ismini almıştır ve o tarihten bu yana Kızılay zor günlerimizin dostu. Kara günlerde evimiz olan çadırları , kaynayan kazanlarda sıcacık aşımızın mutfağı. Ele ele , gönül gönüle yardımlarımızla 155 yıldır güven çadırımız.
İlkokul öğrenciliğimizde Kızılay zarflarına koyduğumuz o minicik harçlıklarımızla ayakta tuttuğumuz en önemli yardım kurumumuz.
Bu depremde başardıklarını , başaramadıklarını gözlemliyoruz.
Zaman zaman içimiz hüzünle doluyor.
Evleri yıkılan köylülerimizin istediği yapılmamış. Köylü hayvanını bırakıp çadır kente gitmiyor. Nasıl gitsin ?
Hayvanını nereye götürsün ?
Evi damı yıkılmış, çadır diye yetkililere , etkililere sesini duyurmak için çırpınıyor.
Kızılay bize çadırı versin! Bahçeme kurayım , hayvanımın sütü yoğurduyla sizleri doyurayım.
Ah be canım Atatürk’üm bizlere öğütlediğin bilimin yolundan ayrıldık , işler pek yolunda gitmiyor.

Atatürk ve Kızılay çadırı.

***

GÖKHAN ZAN. 6 Şubat 2023 günü Kahramanmaraş / Pazarcık merkez üssü olan 7.4 depremiyle ve art arda yaşanan sarsıntılar..
Göçüklerin , enkazların ve yıkıntıların arasından öylesine insani görüntülerle karşılaştık ki; onlar yüreğimizin ta ortasında takılı kaldılar.
Yüreğimize takılanlardan biri de Gökhan Zan.
Futbolcu. 7 Eylül 1981 Hatay doğumlu.
Profesyonel futbol kariyerine 1999 yılında stoper olarak Hatayspor’da başladı.
Hatayspor formasıyla 13 maç oynadı. 2000 yılında Çanakkale Dardanelspor’a transfer oldu. 80 kez bu formayı giydi. 10 gol attı.
20 Haziran 2003 tarihinde Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş’ta 76 lig maçında forma giydi. Bir sezonluğuna Gaziantepspor’a kiralandı.
2009 – 2010 sezonunda Beşiktaş ile yollarını ayıran Gökhan Zan Galatasaray ile anlaştı.

Gökhan Zan deprem sonrası sosyal medya aracılığı ile paylaştığı sözleri hepimizin yüreğinde takılıp kalan insanlık dersi.
“Ben Hatay’da doğdum. Evet ben Alevi doğdum. Arkadaşımın başı derde girdi Sünni oldum. Ninem gibi sevdiğim komşum öldü, cenazesine kiliseye gittim, Hristiyan oldum. Evimize misafir geldi, yemeğimi yedi, onlarla Yahudi oldum. Kürtçe şarkılar söyledim. Sünnice halaylar çektim. Hristiyanca dualara ortak oldum. Aslında ben sadece insan oldum. Çünkü ben Hatay’da doğdum.”

Ulu önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ” Hatay benim şahsi meselemdir” sözü bu depremin ardından vücut değiştirdi. Hatay Türk Milletinin , hepimizin meselesi oldu.
Acıyı bal eyleyen kadim Anadolu kültürünün tüm erdemleri hepimizin yüreğinde yerinde duruyordu.
Gökhan Zan Hatay’dan haykırıyordu , yardım edin, enkazların altından sesler geliyor, kurtaralım, yardım edin.. Yardım.
Tam anlamıyla yardım edebildik mi ?
Gökhan Zan’a , Hatay’a , Kahramanmaraş’a, Adıyaman’a, Gaziantep’e, Malatya’ya, Diyarbakır’a, Şanlıurfa’ya, köylerine, ilçelerine ulaşıp bir sıcacık selam verebildik mi ?
Herkes bu soruyu kendi vicdanına sormalı!..

***

AHBAP / HALUK LEVENT.

Haluk Levent , ey oğul..
Bu gülüşün yetiyor insanımıza..
Öyle mal mülk derdin de yok hani..
Yıkılmayan her gönülde bir evin var..
Gittiğin her evde bir yer sofrasının konuğusun.
Eee daha ne olsun.

27 Şubat 2023 Zeytinli..

***
Kızılay Ahbap’a para ile çadır satmış.
Kızılay zor günlerde evimiz , yuvamız olsun diye kuruldu.
Dar günümüzde , zor zamanlardan geçerken bu para işi niye ?
Bu ne yaman çelişki; hayretteyiz !.

***

BOŞUNA ÇABALAMAYIN BİZİ BÖLEMEZSİNİZ.

Deprem bölgesi. Neresi olduğu önemli değil.. Kahramanmaraş , ya da Adıyaman olsa ne olur.. Türkiye Komünist Partili gençler çorba dağıtıyorlar.
Finikeli bir kardeşimiz gelmiş Ülkü Ocakları yazıyor yeleğinin arkasında. Gelmiş komünist kardeşlerinin sıcacık çorbasını içmeye. Özlediğimiz , içimizde dostluğun , kardeşliğin muhteşem buluşması. Bundan sonrası tasada ve kıvançta birlikte el ele , yürek yüreğe.. Bizi kimse bölemedi. Bölemezler de. Hele böylesine kenetlenip tek yürek olduktan sonra , asla bölemezler.. Anladık mı ?

Eyyy emperyal uşakları , bu fotoğrafa iyi bakın emi!.

***

AH HER YANIM ACIYOR , YÜREĞİM DUVARA ASILI.

Hüzün Geldi.
Türküler bitti.
Halaylar durdu.
Horonlar durdu.
Al damar, mor damar, şah damar sustu.
Bahçeler put kesildi birer birer.
Meyveler salkım saçak taş.
Bir bulut uçardı..
Başı boş bedava.
Yandı kül oldu.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim yoruldu.
Ağaç büyür arkasında koşamam.
Kervan yürür peşi sıra düşemem.
Yıldız akar uçsam da yetişemem.
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu.
Yoruldu yüreğim yoruldu.

Bedri Rahmi EYÜBOĞLU.

***

UMUDA BAKAN KIZÇEMİZ.

Oturmuş yıkıntıların arasına. Daha çok küçük. Hem onunla konuşuyorum , hem de iç sesimle fısıldaşıyorum. Tek başına mı kaldın sen canım. Elleri üşümüş belli oluyor. Kavuşturmuş ikisini ısınsın diye. Bakıyorum gözlerine, sanki birini bekler gibi. Belli ki beklediği annesi, ya da babası. Umut var bakışlarında. Sen buradan ayrılma demiştir annesi. Nasıl da uslu uslu duruyorsun öyle. Minicik yaşında büyüttü mü seni depremler. Ben o depremleri döverim. Sen güven bana emi. Eviniz yıkılmış ama , arkandaki duvar sağlam. Seni bekliyor Türk Bayrağı. Kırmızı hırkan ne de yakışmış sana. Saçlarını sen taramışsın belli.. Yeşil çorapların çok güzel duruyor karşıdan bakınca. Hani der ya bizim Anadolu kadınları ” al altına yeşil bağla , geç karşısına ağla”. Ama sen ağlama , dayanamam..

***

BEŞİKTAŞK.

Fanatik Beşiktaşlıyım. Kendimi bildim bileli bu böyle. Beşiktaş’ın tarihindeki siyah – beyaz renklerine takılıdır yüreğim. Balkan savaşlarında kaybettiğimiz topraklarımızın yasını tutmak için, kırmızı – beyaz rengini matem rengi olarak alır Beşiktaş.
Siyah – Beyaz. Balkanlardaki topraklarımızı geri aldığımızda siyah – beyaz rengini bırakıp , kırmızı – beyazı almak kararındadırlar.
Balkanlardaki topraklarımızı geri alamayınca , o topraklarımızın anısına matem rengi olan Siyah – Beyaz kalır renkleri..
Beşiktaş kaptanı Kazım Bey Çanakkale şehididir. Beşiktaşlı 9 futbolcu da Çanakkale’de şehit olurlar.
Sırtına yediği bir gülle ile parçalanan bedeni ile Çanakkale geçilmez diyenlerin arasına karışır.
Bedeni parçalandığında cebinden fırlayan şiiri Beşiktaş’a marş olur.
Beşiktaşlılar sahaya 11 kişi çıkarlar. Kazım beyin şiirindeki 11 arkadaşız dediği için..
çArşı her zaman onların yanındadır. Arkalarında milyonlarca taraftarı vardır.
çArşı cehalete karşıdır. Dostluğun yanında. Yardımlaşmanın içinde yer alır.

O gün de öyle oldu.
Beşiktaş – Antalyaspor maçı başladı. Depremin meydana geldiği saate dikkat çekmek için maçın 4. dakikasını 17 saniye geçe maç durdu ve binlerce seyirci ellerindeki oyuncakları sahanın içine fırlatmaya başladılar. Biz seyirciler şaşkınız. Önce “Bu oyuncak sana arkadaşım ” yazıldı skorborda. Daha sonra deprem olan illerimizin isimleri yazılmaya başlandı. Oyuncak yağmuru hızlandı. Beşiktaş yine yapmıştı yapacağını.. Gözyaşlarımızla ve coşkuyla izledim olanı biteni.
Teşekkürler çArşı , teşekkürler Beşiktaş’ım, teşekkürler tüm Beşiktaşlılar.
Beşiktaş’ın şehitlerinin ruhunun haberi olsun.
Süleyman Seba başkanım , Futbolcuların ve taraftarın hepimiz dua ile andık sizleri.. Bu depremin yaralarını tüm Türkiye sarmak için efendilikten vazgeçmiyoruz. Dediğiniz gibi.

BEŞİKTAŞ MARŞI SÖZLERİ

Hayatı süsledik izharı ittihatla bugün
Yolunda gençliğin ulvi değil miydi birleşmek.
Sebatı bayrağımız yaptık i’tilamız için..
Neticesiz ve boş sebatla hiçbir emek.
Dakikalar bize bir nağbe nişad olsun.
Kulübümüzde müceddet nücumu mevc vursun.
Bu kainat bize hep gıpta ediyor isar
Biz 11 arkadaşız lakin arkamız daha var.
Bu zevk alemi dar zannedip de aldanalım
Vekar hak gibi sakin nezih ve saf olalım.
Fakat bu hal ile kuvvet gibi cesur olalım.

Beşiktaş Kaptanı KAZIM BEY.

***
DEPREM BİLİMCİ Prof. Dr. Naci Görür diyor ki..
“Arkadaşlar, deprem bölgesinde artçı depremlerin yoğun olduğu bu zaman diliminde inşaatlarda beton dökmek son derece sakıncalıdır.
Beton prizlenme süresinde ciddi çatlak ve tahribat alabilir ve görevini göremez hale gelebilir. ”
Deprem bölgesine ev yapacaklara duyurulur. Prof. Dr. Naci Görür öğretmenimizi önceden dinlemedik. Şimdi dinleyelim bari.

Kaynak :

Atatürk Ansiklopedisi.

YORUM YAP