DOLAR31,1235% 0.27
EURO33,8187% 0.55
STERLIN39,5127% 0.35
FRANG35,4068% 0.48
ALTIN2.033,06% 0,02
BITCOIN1.609.108-1.181

“VİCDANLARI SIZLATAN BİR KARAR “

Yayınlanma Tarihi :
“VİCDANLARI SIZLATAN BİR KARAR “

Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı Efe Tur’a ait yolcu otobüsünün 8 Ağustos 2021’de Zonguldak-İzmir seferi sırasında Balıkesir’de yaptığı ve ikisi şoför 15 kişinin hayatını kaybettiği, 17 kişinin yaralandığı trafik kazasında kovuşturmaya gerek olmadığı yönünde karar verdi. Trafik faciasında yakınlarını kaybeden aileler bu karara tepki gösterip, itiraz etti.

Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı 4 Şubat 2022’de verdiği kararda, Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Bakanlığı’nın raporunu dikkate aldı.

Kaza sonrası açılan soruşturmada araç sürücüleri ile otobüs firması yetkililerinin ceza hukuku anlamında kaza sonucu oluşan ölüm ve yaralanmalar ile illiyet bağı oluşabilecek şekilde kusurlu olup olmadıklarını belirlemek için rapor hazırlandı.

ÖLEN ŞOFÖR ASLİ KUSURLU, FİRMA KUSURLU DEĞİL!

Bu raporda kazada hayatını kaybeden otobüs sürücüsü Kerem Başol’un ikaz ve hız levhaları olan yola 100-105 km. hızla girdiği , virajı alamadığı, otobüsün savrularak demir bariyerleri koparıp, 48 metre sürüklendiği yer aldı. Bu tespitler doğrultusunda Başol’un asli kusurlu olduğu sonucuna varıldı. Raporda otobüs firması yetkililerinin kazanın oluşuna etken hatalı tutum ve davranışı bulunmadığı ve kusuru olmadığı kaydedildi.

YOLCULAR TALİ KUSURLU!

Yine kazada ölen otobüsün ikinci şoförü Cengiz Umut’un da kusurlu olmadığı iddia edilirken, emniyet kemeri takmayan yolcuların ise kendi can güvenliklerini tehlikeye atacak şekilde, emniyet kemeri takmadan yolculuk yaptıkları, bu nedenle yaralanma veya ölümlerinde alt düzeyde tali kusurlu olduğu öne sürüldü.

MAĞDUR AİLELER MAHKEMEYE İTİRAZ DİLEKÇESİ VERDİ

Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı da 4 Şubat’ta verdiği kararda bu rapor doğrultusunda kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru bulunmadığı belirtilen otobüs firması ile kazada asli kusurlu bulunan ancak hayatını kaybeden Kerem Başol hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Mağdur aileler bu karar sonrası Balıkesir Sulh Ceza Hakimliğine bir dilekçe ile itiraz etti ve mahkemenin vereceği kararı beklemeye başladı.

“VİCDANLARI SIZLATAN BİR KARAR “

Kazada hayatını kaybeden Tıp Fakültesi son sınıf öğrencisi İntörn Doktor Bilge Toker’in babası Hüseyin Toker,savcılığın kovuşturmaya yer olmadığı şeklindeki kararın kendileri için “acı bir sürpriz” olduğunu belirtirken, “Yapılan soruşturmada kusur tamamen ölen şoföre yüklenmiş, Jandarma Komutanlığı’nın teknik bilirkişiye hazırlatmış olduğu Bilirkişi Raporunda EfeTur firması yetkililerinin tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığı halde, Savcılıkça göz önüne alınmayarak, şirket yetkilileri hakkında takipsizlik kararı verilmiştir. Bu, eksik ve yetersiz araştırma sonucu verilen bir karardır. Bu karar vicdanları sızlatan bir karardır.” dedi.

Acılı baba, “Bizim ocağımız söndü, hayatımız karardı, başka ocakların sönmemesi için adalet arıyoruz. Kazayla ilgili dikkate alınmayan birçok ayrıntı var. Bunları kapsayan itirazımızı yaptık, adaletin tecelli etmesini bekliyoruz.” diye konuştu.

KAZADA DİKKAT ÇEKEN İDDİA VE AYRINTILAR

Hüseyin Toker’in avukatı aracılığıyla mahkemeye yaptığı itirazında kazayla ilgili ayrıntılara dikkat çekildi. Bu iddia ve ayrıntılar  şöyle sıralanıyor:

* Kaza sonrası Takograf cihazı üzerinde yapılan incelemede, otobüsün 21.14 ile 22.37 saatleri arasında 1 saat 23 dakika, 121 km boyunca kimin tarafından kullanıldığı belli değildir. Araç bu süre zarfında kazayı yapan şoför Kerem Başol tarafından kullanılmışsa, azami sürüş süresini aşmış olmaktadır. Firma yetkilileri bu konularda çalışan şoförlerini kontrol ve denetimle sorumludurlar.
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın aracın 1 saat 23 dakika ve 121 km boyunca kimin tarafından kullanıldığını, takoğraf cihazının bu süre zarfında neden devreden çıkarıldığını yeterince araştırmadan verdiği takipsizlik kararı yanlış ve hukuka aykırıdır.

* Makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda otobüsün Zonguldak’tan çıkışı sonrasında Takoğraf bilgileri ve Jandarma telefon konuşmaları hakkındaki bilgilendirmeleri ve değerlendirmeleri sonucu sürücü Kerem Başol’un yorgun ve uykusuz olarak araç kullanmasını kontrol etmeyen, denetlemeyen, gerekli iş güvenliği eğitimlerini verdirmeyen Efe Tur Firması yetkililerinin olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Ortada firma yetkililerini kusurlu bulan bir bilirkişi raporu varken, bu rapora itibar edilmeyip, firma tarafından başka bir uzmana düzenlettirilen ve firma için kusur belirlemeyen raporlara itibar edilmesi açıklamaya muhtaç bir durumdur ve takipsizlik kararı verilmesi bu nedenle usulsüzdür.

* Bilirkişi raporunda Jandarmanın telefon konuşmalarından söz ederek şoförün yorgun ve uykusuz araç kullanmasını bu konuşmalara dayandırmaktadır. Jandarma sayın bilirkişiye bu konuda ne gibi bilgi vermiştir.Bunlar açıklamaya muhtaç konulardır. Sayın Savcılığın, bilirkişi tarafından bahsedilen Jandarma görevlilerini dinlemeden ve bu hususta açıklama almadan verdiği takipsizlik kararı yetersiz incelemeyi göstermektedir.

* Bu kazayla ilgili medyada çeşitli haberler yayınlanmıştır. Bunlardan bir tanesi 9 Ağustos 2021 tarihli Vatan Gazetesinde yayınlanan haberdir. Söz konusu haberde, Serkan ve Erkan Çengelcik’in üvey kardeşleri Kerem Başol’un seferden geldikten sonra dinlenmeden yasal olmamasına rağmen başkasının yerine zorla sefere çıkarıldığını iddia ettikleri sözlerine yer verildi.
Çengelcik kardeşler, yola çıktıktan sonra otobüsün arızalı olduğu yönünde Kerem Başol’un arkadaşlarına attığını öne sürdükleri mesajları da gösterdi. Serkan ve Erkan Çengelcik kardeşler gazetecilere yaptıkları açıklamada firmayı suçladılar. Kerem’in İzmir seferi dönüşünde, esas otobüs şoförünün rahatsızlanması üzerine tekrar sefere çağrıldığını anlatan Çengelcik Kardeşler, uyuma iddialarını da kabul etmediler.

* Gazetecilerin kolayca ulaşabildiği bu kişilere savcılığın ulaşmaması ve ifadelerini almaması, asıl şoförün rahatsızlığı üzerine Kerem Başol’un yorgun ve uykusuz olarak başkasının yerine zorla yeniden sefere çıkarılması iddiası ve aracın arızalı olduğu şeklinde attığı ifade edilen mesajın bu kişilerden elde edilerek incelenmemesi Savcılık araştırmasının son derece yetersiz kaldığını göstermektedir. Coşkun YAMAN (balikesir24saat.com) 

 

 

 

 

 

YORUM YAP