UMUDUN SİHİRLİ GÜCÜ 

Yayınlanma Tarihi :
UMUDUN SİHİRLİ GÜCÜ 

Hayat; umudu üretir, umut ise hayatın devamlılığını sağlar. Yapılabilecekler ve fırsatlar varken umutsuzluğa kapılmak, ya zihin karışıklığından ya da atalettendir.

Tarihçi Yazar Eric Hobsbawm, “Yeni Yüzyılın Eşiğinde” adlı eserinde, insanlığın büyük umutlar ve mutlak tutkular olmaksızın bir işe yaramayacağını belirtiyor ve ekliyor “Umudu elden bırakmamak lazım.”

Çözüm arayışı ya da çıkış yolu bulmak zor gelebilir. Zoru başarmak için tekrar tekrar denemek, ayakta kalma becerisinin güçlü bir göstergesidir.

Çağımızda büyük savaşlar olmaksızın sahip olduğumuz olanak ve hızla gelişen teknolojiye rağmen insanlık tarihin en karmaşık ve bir o kadar da sıkıntılı döneminden geçiyoruz. Kim bilir belki de zaman içinde kaybettiklerimiz, umut ettiklerimizden daha fazla ve değerlidir.

Zira içinde bulunduğumuz durumu önemsemeyen yasama ve yürütmenin toplum yararına yüklenmiş sorumluluğu varken, saldırgan bir tutum içinde halka hakaret, sövgü gibi gayri ahlaki ve akıllara zarar veren söylemlerini dinliyor, içlerindeki nefretin vücut dilleri aracılığı ile dışa yansımasını şaşkınlıkla izliyoruz.

Yaşamınız boyunca sizin de umutlarınız var olabilir ve hatta çıkış yolu bulup gerçekleştirdiğiniz de. Ancak umutları gerçekleştirmek için bir başkasının hakkını gasp etmek ne kadar doğru ve sürdürülebilirdir? Zira unutmamak gerekir ki evrende var olan hiçbir şey sürdürülebilir değildir.

Kaldı ki umut, yakın ya da uzak gelecekte “İyi şeylerin” olacağına dair hissedilen “Güven” duygusuna denir.

Cumhuriyetin son çeyreğinde ülke yönetimine talip olanlar; birçok insanımızın umutlarının yitirilmesine, hayallerinin söndürülmesine ve yaşamlarının son bulmasına sebep oldular. Aksine bazı imtiyazlıların sağladıkları/sağlatıldıkları haksız kazançlar ise onlar için bir altın çağ oldu.

Ülke yönetimi bu mudur?

Elbette bu devran döner yeter ki şartlar her ne olursa olsun umut etmekten vaz geçilmesin. Hayat devam ettikçe umut, umut oldukça mutlaka çözüm vardır.

Ülkenin yarınları söz konusu olunca, Cumhuriyetin yeniden inşası ile gelecek neslin yarınlarındaki umudun her zaman canlı tutulması, kolektif bilinç ve iş birliği gerektirir. Çünkü umut tohum gibidir ve uygun şartlarda yeniden filizlenir.

Anneler, babalar ve gelecek kaygısı içinde olan gençler, önümüzde umut ettiklerimizin gerçekleşmesi için aralanan bir kapı var. Ve bu kapıdan el ele birlikte geçmek, yarınlarımıza sahip çıkmak, aynı güneşin altında ayrışmadan adil, eşit, özgür ve güvenle hak ettiğimiz refah seviyesine yükselmek için akılcı tercih, plan ve politikalara acil olarak ihtiyacımız var.

İnanıyorum ki; umudun sihirli gücü ve yeniden bir olma bilincinin farkındalığı ile önümüzde aralanan bu kapı ardına kadar açılacak ve umutların yeniden yeşermesi için belirlenen hedeflere en kısa zamanda ulaşılacaktır.

YORUM YAP