Yayınlanma Tarihi :

SOKAKTAKİ BAKAN

SOKAKTAKİ BAKAN

Sokaktaki vatandaşa yaşadığı ilin milletvekillerini tanıyıp tanımadığını veya isimlerini sorduğunuzda tam cevap almamız mucize.

Elbet İstanbul, Ankara, İzmir gibi çok fazla sayıda milletvekili çıkaran iller değil kastımız.

Orta halli, vekil sayısı 7-8, bilemediniz 9-10 olan iller.

İlinin vekillerinden çoğu insan bihaber aslında.

Peki vekiller tanınmıyor ve bilinmiyor da bakanlarımızın durumu farklı mı?..

Bugün kaç bakanı tanıyoruz ismen?..

Açıklamalarıyla sık sık medyatik olan birkaç isim dışında kaçı bilinirlikte yüksek noktada?..

Hele hele artık o kadar sık değişiyor ki bakanlar da…

Cumhuriyet’in ilk bakanlarını halen hatırlarken…  Hasan Fehmi, Kazım Özalp, Refik Saydam gibi….

On yıl sonra bugünün kaç bakanını hatırlayacak insanımızın hafızası?

Kuşkusuz çalışmalarıyla, kişiliği ile her daim saygıyla hatırlananlar olacaktır ve olmalıdır da…

Sokağın gözünde ne mutludur ki bir yer edinebilen, hep şükranla anılan bakanlarımıza.

Peki….. Nereden bu konuya geldik?

Malum, bizde siyasetin bir tarafı hep “yağlama” şeklinde gidiyor.

Günümüzün yerel siyasetçileri bazen aşırıya kaçıp sınırsız komikliklere imza atıyorlar.

İşte en sonuncusu.

Gölpazarı Belediyesi, bir caddenin 18 yıllık adını değiştirerek caddeye “Bakan Fatih Dönmez” ismini vermiş.

Bakanın ismi yetmemiş, caddenin adına “Bakan” sıfatı da girmiş.

Hatta tabelayı bile devasa yapmışlar, fotoğraf ve biyografisi de cadde tabelasına eklenmiş.

Bir bakanın ismi verilemez mi cadde veya sokağa?

Verilir elbet.

Ama bunu görevdeyken yaptınız mı, ne kadar hemşehriniz olursa olsun tuhaf kaçıyor.
Gerek var mı?..

Bakanın buna ihtiyacı var mı?..

Her insan mutlu olur onore edilmekten ve fakat keşke şöyle deseydi bakan: “Ben görevimin başındayım, görevim biter, beni unutmazsanız eğer, o zaman koyun ismimi”

Demiş mi?

Dememiş.

Fikrimiz o ki bu sonuç hiç de şık olmamış.

Zira yeni bir sokak veya caddeye de verilmiyor isim, 18 yıllık bir cadde ismi değiştiriliyor.

Yağcılık açısından gereksiz bir atak.

Siyasiler, ne zaman bu tip hareketleri tasvip etmezler, gereksiz reklam, gereksiz şaşa, gereksiz masrafın önüne geçerler; siyasete değil de mümkün olduğunca hizmete odaklanarak kendilerini vatandaşa adarlar, işte o zaman bazı hatalar düzeltilebilir hal alır.

Demokrasilerde ve siyasi sahnede elbette unutulanlar çok fazla olsa da unutulmayacak isimler de vardır.

Bu aynı neye benziyor biliyor musunuz?..

Öğretmen, doktor veya hakim olmanıza…

Nice emekli öğretmen vardır ki 50 yıl geçse de okul takviminin üzerinden unutulmaz.

Nice hakim vardır ki, 20 yıl önce emekli olmuştur, gördüğünüzde hala önünüzü iliklersiniz.

Nice doktor vardır ki hayat kurtaran dokunuşlarına bir ömür dua eder insan.

Anılmak için tabelaya veya isme gerek yok.

Yaptıklarınızla veya yapmadıklarınızla anılırsınız iyi ya da kötü.

Sayın Bakan, yerel belediyenin reklam ve yağcılığına prim vermiş, memnuniyetini dile getirmiş.

Keşke tam aksini yapsaydı da “kaldırın kardeşim o tabelayı, caddenin ismini değiştirecek ne var” diye tepki gösterseydi de bu yazıda olumlu bir bakışa konu olsaydı.

Yapmamış.

Peki üç gün sonra bir kararname ile görevden alınırsa o bakan veya herhangi bir bakan?..

Boşa düşen belediye veya yağcı belediyelerin hali komik olmayacak mı?

Habire tabela mı değişecek?..

Başka iş kalmadı mı?

Sokak, yani vatandaş;  ilerleyen zamanda bir bakanı minnetle anıyorsa ve asıl gaye de bu olmalıyken daha ulvi bir amaç olabilir mi?

Kaynak : Alp KAAN

YORUM YAP