“ŞİFA DAĞITMAYA ÇALIŞIRKEN ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

Yayınlanma Tarihi :
“ŞİFA DAĞITMAYA ÇALIŞIRKEN ÖLMEK İSTEMİYORUZ”

Balıkesir’deki sağlık çalışanları “Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü”nde Dr. Ersin Arslan başta olmak üzere öldürülen tüm sağlık çalışanlarını Atatürk Şehir Hastanesi’ndeki basın açıklaması ile andı.

Balıkesir Aile Hekimleri Derneği, Birlik ve Dayanışma Sendikası, Genel Sağlık İş, Hekim Birliği Sendikası, Hekim-Sen, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve Balıkesir Tabip Odası “Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü”nde Gaziantep’te bir hasta yakını tarafından öldürülen Dr. Ersin Arslan başta olmak üzere şiddet sonucu hayatını kaybeden  tüm sağlık çalışanlarını Atatürk Şehir Hastanesi’ndeki basın açıklaması ile andı.

Ortak basın açıklamasını okuyan Balıkesir Tabip Odası Başkanı Dr. Necdet Uçan,  sağlıkta şiddet yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğini vurgularken, “Bu topraklarda hekimlik yapabilmek şiddetten uzak güvenli çalışma koşulları, emeğimizin karşılığını alabildiğimiz şartlar sağlanmalıdır. Yaşamı ve yaşatmayı kendine şiar edinmiş bir mesleğin mensupları olarak sağlıkta şiddete karşı mücadelemiz devam edecek; biz hekimler, şifa dağıtmaya çalışırken ölmek istemiyoruz, yaşamak ve yaşatmak istiyoruz” dedi.

“SAĞLIKTA ŞİDDET GENEL GEÇER BİR YÖNTEM OLDU”

Uçan açıklamasında şu görüşleri dile getirdi:

“Dr. Ersin Arslan’ın, tedavi ettiği bir hastanın yakını tarafından öldürülmesinin üzerinden 11 yıl geçti. Türk Tabipleri Birliği, bu üzücü günü ‘Sağlıkta Şiddete Karşı Mücadele Günü’ ilan etmiştir.

Dr. Ersin Arslan’ı ve son 20 yıl içinde öldürülen diğer 10 meslektaşımızı; sadece öfkeli hasta ve yakınları değil, mevcut sağlık sisteminin ağır sorunları aramızdan almıştır. Bu sorunları gidermek siyasi iktidarın sorumluluğundadır. Ancak sağlıkta şiddetin azalmasını sağlamak yerine; şiddet sarmalını besleyecek, büyütecek bir tutumda ısrarcı olunmuştur. 5 dakikada bir hasta bakılması dayatılması, hekimlerin hedef yapılması, her türlü olumsuzlukta hedef yapılırken önlem alınmaması diğer etkenlerdir. Bu tutum sonucunda şiddet yayılmış, olağanlaşmıştır. Sağlıkta şiddet, artık sorun çözme aracı olarak başvurulan doğal bir davranış ve düşünce biçimine dönüşmüştür. Hekime ve tüm sağlık çalışanlarına hakaret, küfür, tehdit, aşağılama, darp ve hatta cinayet; sorunlar karşısında başvurulan genel geçer bir yöntem halini almıştır. ”

PANDEMİDE BİLE DURMADI!

“Sağlıkta şiddet, pandemide büyük özveri ile çalışan, her türlü riskle karşı karşıya gelen, yaşamını kaybeden hekimler ve sağlık çalışanlarına karşın durmamıştır. Sağlıkta şiddeti gösteren Beyaz Kod bildirim sayısı; 2020’de 11.942 iken; 2021 yılında sağlık kurumlarına başvuru sayılarındaki artışa paralel olarak şiddet artmış; Beyaz Kod sayısı 29.826’ya yükselmiştir. TTB’nin yaptığı anket çalışmasına göre hekimlerin % 84’ü meslek hayatlarında en az bir kez fiziksel veya sözel şiddete uğramış ancak bunların yalnızca yarısı Beyaz Kod veya yetkili mercilere bildirimle sonuçlanmıştır. Başka bir anlatımla Beyaz Kod verilerinin buzdağının görünen kısmı olduğunu belirtebiliriz. Sadece Beyaz Kod verileri bile 2021 yılında Türkiye’de, günde ortalama 80’den fazla sağlıkta şiddet vakasının yaşandığını göstermektedir.”

Her geçen gün zorlaşan yaşam koşulları ve ekonomik kriz, toplumun bütün kesimlerini etkisi altına almıştır. Uzun süredir bu zor koşullarda yaşamını sürdürmeye çalışan yurttaşlar ve yoksulluk sınırının altına düşen gelirleri, performans sisteminin parçalayıcı-yoğun çalışma koşulları altında boğulan hekimler için iktidarın vurdumduymazlığı da hem şiddeti körükleyip hem de ayrı bir şiddet yöntemi halini almıştır. İktidarın sağlık alanında yürüttüğü politikalar hekimlere; şiddet, ölüm, çaresizlik, umutsuzluk olarak geri dönmüş ve çalışma koşulları dayanılmaz hale gelmiştir. Hekimler çözümü istifa etmekte, emekli olmakta, hatta ülke dışına gitmekte aramaktadırlar.
Hükümete defalarca bu şiddet ortamını düzeltecek, rehabilite edecek öneriler sunulurken; siyasi iktidar bunlara kulaklarını tıkayarak yanıt vermiştir. Tıkanmış sağlık sisteminin aynı şekilde devam ettirilmeye çalışılması, sağlıkta şiddetin daha da artmasına zemin hazırlamıştır. İktidarın kolaylıkla hazırlayabileceği etkili bir yasal düzenleme bile, şiddeti belki önleyemeyecek ama azaltacaktır.

Bugüne kadar yaptığımız gibi bundan sonra da toplumun sağlık hakkını iyi hekimlik değerleriyle koruyacağız. Bu topraklarda hekimlik yapabilmek şiddetten uzak güvenli çalışma koşulları, emeğimizin karşılığını alabildiğimiz şartlar sağlanmalıdır. Artık bir hekimin/ve çalışma arkadaşlarının kılına zarar gelmesine tahammülümüz kalmamıştır. Şiddet öngörülebilir ve önlenebilir toplumsal bir sorundur. Bu konuda hekimlerin, kendi yaşam hakları, sağlıklı çalışma yaşamı için seslerini ve güçlerini; her yerde, her koşulda, hep birlikte göstermeye hazır olduklarını bir kere daha belirtmek istiyoruz. Şiddet sona erene kadar mücadelemiz sürecektir. Kaybettiğimiz arkadaşlarımızı, 30 yaşında aramızdan ayrılan Dr. Ersin Arslan şahsında saygı ve şükranla anıyoruz.

Yaşamı ve yaşatmayı kendine şiar edinmiş bir mesleğin mensupları olarak sağlıkta şiddete karşı mücadelemiz devam edecek; biz hekimler, şifa dağıtmaya çalışırken ölmek istemiyoruz, YAŞAMAK ve YAŞATMAK İSTİYORUZ”

(balikesir24saat.com)

 

 

YORUM YAP