DOLAR 32,2448 % 0.11
EURO 35,0074 % -0.01
STERLIN 41,3701 % 0.01
FRANG 35,7046 % 0.11
ALTIN 2.427,65 % 0,11
BITCOIN 68.507,25 1.387
Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

ŞEFFAFLIK NEREDE

ŞEFFAFLIK NEREDE

CHP 31 Mart’ta ki yerel seçimlerde büyük bir başarıya imza attı ve Balıkesir’de büyükşehirle birlikte 15  ilçe belediyesini de kazandı.

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Balıkesir’de de insanların yüzü güldü, gelecek adına umutlandı.

Tam 74 yıl sonra CHP’li Ahmet Akın başkan seçildi ve 3 Nisan’da AKP’li Yücel Yılmaz‘dan görevi devraldı.

Türkiye Balıkesir’i AKP’li yönetimden kalan 15 milyar liralık borcuyla konuşuyor.

Balıkesir ise borçlardan çok kimin gelini işe girdi, kimin kızı müşavir oldu , kimin oğlu hangi belediye şirketinin yönetimine girmek istiyor, onu konuşuyor.  

Herkesin, başta partiyi yönetenlerin hısım akraba için iş beklentisi olması ise Başkan Akın’ı çok zorlayacak görünüyor.

CHP’nin yerelde de iktidara pek hazırlıklı olmadığı, planlı bir iş yapılmadığı gözleniyor.

Sürekli “Şeffaflık, liyakat, hak, hukuk, adalet” diyen CHP’lilerin bu sözlerinin de havada kaldığını görüyoruz. Bunu özellikle yapılan ya da yapılamayan atamalarda görüyoruz. Önce gizli saklı iş yapılıyor, tepkiler sonrası insanlar istifa ettiriliyor. Sözde yanlıştan dönülüyor

Örneğin 3 dönem Ankara milletvekilliği yapan, son seçimde Çankaya Belediye Başkan aday adayı olan Balıkesir’in damadı avukat Ali Haydar Hakverdi danışman hatta özel kalem müdürü olmak istiyor, tepkiler sonrası bu konuda geri adım atılıyor. (Hakverdi danışman mı değil mi, bunu da hâlâ tam olarak bilemiyoruz)

VEKİLİN AĞABEYİ, BAŞKANIN GELİNİ, BALDIZININ KIZI..

Hakverdi olayını anlamaya çalışırken Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı‘nın ağabeyi emekli albay Gökhan Sarı‘nın danışman olarak atandığını duyuyoruz . Tepkiler sonrası Sarı istifa ediyor. Halbuki askerliğinin yanında üniversitelerde bir çok önemli çalışması, kariyeri olan  Gökhan Sarı danışman olarak atandığında bunu basına duyursalar, Gökhan Sarı’nın CV’si ile öz geçmişi ile ilgili bilgiler aktarsalar belki de  ‘helal olsun donanımlı adammış’ diyeceğiz  ama ne oluyor, Gökhan Sarı 12 günde danışmanlığı bırakıp gitmek zorunda kalıyor.

“Akraba Partisi” deyince akla AKP gelir. Zaten harfler de partide yapılanlar da bu tanıma fena halde uyum sağlar.  Ama seçimlerden bu yana CHP’nin de pek bir farkının olmadığını gözlemliyoruz. Ne de olsa aynı toprağın partisi. Bir de şu var. AKP’de  bir çok şey gizli kalabilir, kalmasa bile pek yazılmaz. Ama CHP’de hiç bir şeyin gizli kaldığı görülmemiştir.

Şimdi AKP’ye yakın yerel basın organları her gün  bir haber patlatıyor. Ama ne kadar doğru olursa olsun, pek etkili olamıyor.

Fanatik olmayan vatandaş, “daha önce AKP döneminde niye bunları yazmıyordunuz” diye soruyor,

CHP’liler ise “hizmet için tabii ki kadrolaşacak” yorumları yapıyor.

Ancak bu şekilde  kadrolaşma da bir yere kadar…

CHP’li kurmaylar “Pusulamız şeffaflık, pusulamız adalet” derken, il ya da ilçe başkanları, belediye başkanları ya da milletvekilleri ağabeyini, oğlunu, kardeşini, kızını, gelinini, kayınbiraderini hatta baldızının kızını belediyede işe sokarsa, danışman, müdür, müşavir yaparsa güneşli günler çok kısa sürer. 

CHP’ye  umut bağlayan gençliği de kaybederler.

ATAMALAR NEDEN DUYURULMAZ

Balıkesir Büyükşehir Belediyesine koskaca bir genel sekreter atanıyor. Yine güzide basınımıza, değerli kamuoyuna bir açıklama yapılmıyor. Birileri ordan burdan duyduğunu yazıyor, biz de İstanbul Büyükşehir Belediyesinin X hesabından öğreniyoruz Naki Çetin‘in genel sekreter olduğunu…

Medya İletişim Sorumluğuna gazeteci Erdem Sevgi getiriliyor. Nasıl oluyorsa Sevgi’nin yeni görevi ve öz geçmişi basına duyuruluyor. Herkes “helal olsun” diyor, sen de  “adam koltuğa oturunca değişmezse, gerçekten de bu işi yapabilir” diyorsun ama Basın Daire Başkanı ya da bir başka Daire Başkanını atasan (belki de vekil olarak atadın) yine kamuoyuna bilgi vermiyorsun.

Sağolsun bizim Balıkesir basınının bir bölümü de gazeteci arkadaşımız Ahmet Namlı‘yı bazı kriterler olduğunu görmezden gelerek Basın Daire Başkanı yaptı.

Burada şunu da yazmalıyım.

Erdem Sevgi yaygın basından sorumluymuş, daire başkanı olduğu yönünde bir çok haber yapılan ve koordinatör olarak görevlendirilen Ahmet Namlı ise yerel basın sorumlusuymuş.

BELEDİYENİN BORCUNU YAYGIN BASINDAN ÖĞRENDİK !

Ne akla hizmetse basını yerel – ulusal diye ayırdılar ve ne olduğunu da geçenlerde gördük.

Günlerdir merakla beklenen Balıkesir Belediyesinin borcunu yaygın basın, Balıkesir basınından önce yazdı.

Sabah kalktık, Sözcü, Birgün, Cumhuriyet’in internet sitelerinde 15 milyarlık borç haberi.

O haberleri toparlayalım derken, dev afişi belediye hizmet binasına astılar. O gün biz de başlık değiştirmekten yorgun düştük.

Ahmet Akın ve ekibinin çok takdir ettikleri “gerçek gazeteci”lerin fikrini almadan bu tür tasarruflara gitmesini de anlamak mümkün değil tabii…

ZAMMI DA DUYURSAYDINIZ NE OLURDU

Aynı şey belediye hizmetleri için de geçerli.

Balıkesir’i “şiir” gibi yönettiğini söyleyenler ekmek ya da şehiriçindeki ulaşım zamlarını duyurmazdı örneğin.

Vatandaş ekmek aldığında, taksi dolmuşa, otobüse bindiğinde zamları öğrenirdi.

Şimdi “şeffaf belediye” var. Ama yöntem yine aynı. Otopark ücretlerine, Balbucks’ta çay ve kahveye zam mı yaptın, güncelleme mi yaptın her neyse duyur, herkesin haberi olsun.

Bu zammı neden yaptığını, yapmak zorunda olduğunu da anlat ki, seni eleştirmek için bekleyenlere de koz verme…

Bunlar dışında kafama takılan konular ve sorular da var tabii..

Yazmaya başladık arkası gelecek…

Kaynak : Coşkun YAMAN

YORUM YAP

Esin Bozoğlu 5 Mayıs 2024 / 22:05 Yanıtla

Bütün illerde durum böyle değil. Balıkesir çok uzun yıllar sonra kazanıldığı için talep ve beklentiler yüksek.
Atamalarda Balikesirde yıllarinı veren parti emektarları öne alınmalı,devşirmeler ve torpillilerle dışardan atamalarla olmaz.
Ancak ille de liyakat…