DOLAR31,0051% 0.3
EURO33,5403% 0.27
STERLIN39,1860% 0.36
FRANG35,2412% 0.45
ALTIN2.023,37% 0,56
BITCOIN1.602.711-2.918

SANAT TOPLUM İÇİNDİR

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :
SANAT TOPLUM İÇİNDİR

Kim ne derse desin sanat toplum içindir, sanatçı ürettiği ve yarattığı her şeyi toplumun ve halkın istifadesine sunar, sunmalıdır. Bize lise yıllarında yazar ve ressamların iki gruba ayrıldığını, birinci grupta olanların sanat sanat içindir, ikinci grupta olanlarında sanat toplum içindir dediklerini öğretmişlerdi. Her iki grupta yer alan sanatçıların kendi kabul ettikleri tezler doğrultusunda sanatı kabul ettirmek istedikleri bilinmektedir. Öğrencilik yıllarımda söylediğim gibi bu günde yine diyorum ki “sanat toplum içindir”

Sanat güzelliğin ifadesidir, bu ifade söz ile olursa ŞİİR, nağme ile olursa MÜZİK, resim ile olursa RESSAMLIK, yontma ile olursa HEYKELTRAŞLIK, bina ile olursa MİMARLIK olur diyen Aziz ATATÜRK kültürümüze ve kültürümüzün gelişmesine en büyük destek ve katkıyı vermiştir.

Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ ün bu ifadelerindeki ilk güzel şey ŞİİR’ dir. Sanat güzelliktir, sanatçı bir eser üretirken kendi toplumunun değer yargılarını kendisine malzeme olarak seçer ve bunları eserlerine serpiştirir ve özgün yapıtlarını ortaya koyar.

Biçimde ve anlatımda, yaşamda ve düşte o kadar çok güzellikler gözlenir ki, bir şair için bu güzellikleri, okuyan ve dinleyenlere sanatın bu sözlü ifadesi aracılığı ile sunmak en büyük zevktir . Bir şair için bütün bu güzellikleri topluma sunmak ne kadar güzel bir zevk ise, bir müzisyen, bir ressam, bir heykeltıraş ve bir mimar için de ürettiği eserleri topluma ve insanlığın istifadesine sunmak en güzel zevk olmalıdır.

Konuya girince; SANAT, SANATÇI ve SANATKAR nedir, kimlere sanatçı veya  sanatkar denir onu bilmek gerekir . Bunun yanında SANATÇI (sanatkar) ile ZANATKAR’ ı ayırt edebilmeliyiz ve ayrı ayrı onların hakkını verebilmeliyiz .

SANAT: Bir duygunun, bir hayalin, bir tasarı yada güzelliğin insanda oluşturduğu estetik karşılıktır. Ancak sanat, insanın yaşamı ile ilgilidir, bir başka deyişle günlük ihtiyaçlarımızı karşılamaya yaramaz. Sanat yapıtının bir başka benzeri yoktur,

SANATKAR: Her defasında estetik karşılığı olan özgün bir eser ortaya koyabilen  kişidir. Sanatçı yeteneği ile doğar, sanatla zanaatın malzemesi ortak olabilir.

ZANAATKAR: Zanaat eserinin bir çok benzeri vardır, zanaatkar aynı ürünü bir çok kez tekrarlar, yapar ve üretir. Sanatçı yeteneği ile doğar buna karşılık, zanaatkar becerilerini sonradan kazanır. (acemilik , çıraklık , kalfalık, ustalık döneminden sonra)

Maddiyatta ve pratikte günlük ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlayan , acemilik , çıraklık , kalfalık ve ustalık gibi aşamaları da kapsayan işlere ZANAAT bu işlerle uğraşıp para kazananlara da ZANAATKAR denir. (demirci , berber, kuaför, terzi, nalbant, marangoz, sıvacı, boyacı, semerci, kalaycı, çömlekçi, …vb.) Bu meslek erbabı ustaların “zanaatkarların” da ürettiği ve sergilediği eserler onların gurur abideleridir.

Sanatçı ve sanat erbabı zanaatkarların tamamı ürettiği ve yaptığı eserin ve şeyin kötü ve çirkin , hatalı ve noksan olmasını istemez, güzel, mükemmel, muhteşem, şahane,  iyi, sağlam, hatasız,  hilesiz, estetik , cazip ve albenili olmasını ve beğenilmesini arzu eder.

Bu akımlar 1789 Fransız  İhtilalinden sonra iki farklı anlayış olarak ortaya çıkmıştır.Romantizm akımından etkilenenler toplumcu, toplumcu gerçekçilerin dışında kalan realistler ile sembolist , empresyonist ve parnasyen sanatçılar sanat için sanat anlayışını benimsemişlerdir.

Toplumcu ve gerçekçi edebi çevrelerde toplum için sanat anlayışı etkilidir. Sanat için sanat anlayışı genellikle toplumların refah içinde olduğu dönemlerde, toplum için sanat öndedir. Badireli dönemlerde ise toplum için sanat öndedir, çünkü sanat, toplumun zor zamanlarında sosyal fayda amacına yönelir.

Friedrich Nietzsche sanat sanat içindir anlayışına karşı çıkmıştır.Vatanın elden gittiği bir dönemde sanat için sanat yapmak anlamsızlaşır. Bizdeki Fecr- i Ati topluluğunun sanat yapmayı düşünen  ve esas alan yazarlarının bir çoğunun topluma döndüğü gibi.

 

SANAT TOPLUM İÇİNDİR ANLAYIŞINI BENİMSEYEN EDEBİYAT AKIMI TEMSİLCİLERİMİZ

 

* Tanzimat birinci dönem edebiyatçıları

* Mehmet Akif Ersoy

* Tevfik Fikret (Servet-i Fünun’cu olmasına rağmen)

* Milli edebiyatçılar (Halide Edip Adıvar, Ömer Seyfettin vb.)

* Beş hececiler

* Toplumcu gerçekçiler (Orhan Kemal , Sabahattin Ali Bey)

 

SANAT SANAT İÇİNDİR ANLAYIŞINI BENİMSEYEN EDEBİYATÇILARIMIZ

 

* Tanzimat ikinci dönem sanatçıları

*  Servet-i Fünuncular (Cenap Şahabettin vb)

* Fecr-i Aticiler (Tahsin Nahit vb)

* Divan edebiyatı sanatçılarının büyük bölümü (Fuzuli , Baki…)

* İkinci yeni sanatçıları (Cemal Süreyya , Turgut Uyar… vb.)

* Öz şiirciler (Ahmet Haşim…)

 

Sonuç olarak ; Günümüzden ve günlük yaşantımızdan somut  örnekler ile diyebiliriz ki sanat toplum içindir .

 

* Siz hiç duydunuz mu veya gördünüz mü , bir ressam bir çok güzel resim yapmış ve kimseler görmesin diye bir depoya kilitlemiş ve saklamış veya yakıp imha etmiş olsun.

*Siz hiç duydunuz mu veya gördünüz mü, bir heykeltıraş çok güzel heykeller yapmış ama kimseye göstermemiş, yaptıklarını da imha etmiş,

*Siz hiç gördünüz mü veya duydunuz mu bir müzisyen çok güzel eserler üretmiş, çalmış ve söylemiş ama kimseye dinletmemiş ,

*Siz hiç gördünüz mü, duydunuz mu bir yazar, çok güzel roman ve hikayeler yazmış ama hiç yayınlamamış veya yazdığı kitapları halk ile paylaşmamış olsun.

* Siz hiç duydunuz mu çok güzel şiirler yazdığı söylenen bir şair var ama,  hiç bir eserini halka duyurup yayınlamamış, kimse okumasın ve duymasın diye tüm şiirlerini ve kitaplarını imha etmiş olsun. Sıralayabileceğimiz bir çok mantıklı sebep ve örnekler var olduğuna göre diyorum ki SANAT TOPLUM İÇİNDİR nokta.    (07 MART 2022)

Muharrem KAYNAK

YORUM YAP