Açık
  • EURO 6.52
  • DOLAR 5.77

SAĞLIK ÇALIŞANLARI MUTSUZ

Manşet - 14 Mart 2019 23:13 A A

Balıkesir Tabip Odası Başkanı Şahin Cılız, sağlık alanındaki tüm çalışanların Tıp Bayramını kutlarken,  sağlık alanındaki sorunların giderek derinleştiğini vurguladı.   

Balıkesir Tabip Odası 14 Mart Tıp Bayramı’nı buruk kutladı.  Tabip Odası Başkanı Şahin Cılız Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Anıttaki törene CHP’nin doktor milletvekili Fikret Şahin de katıldı.

Tabip Odası Başkanı Dr. Şahin Cılız konuşmasında şu görüşleri dile getirdi:

“Sağlıkta dönüşüm programıyla birlikte katmerlenen sorunlarımız cumhurbaşkanlığı sistemiyle birlikte çözüm mekanizmalarını kaybettiğimiz bir sürece girdi. Şehir hastanelerinin açılmaya başlaması yeni sorunları beraberinde getirdi; her birimiz nerede çalışacağımızı, nasıl çalışacağımızı bilmeden, geleceğimizin ne olacağını bilemeden çalışmaktayız. Bu belirsizlik ne yazık ki, müdahale edemediğimiz etmekte geciktiğimiz bir süreç yaratıyor. Sonuç ise ne yazık ki yıllarca emek verdiği sağlık kuruluşundan ayrılma,  işsiz kalan sağlık çalışanları, gittikleri şehir hastanelerinde işlerini yapamayan laboratuvar teknisyenleri, fizyoterapistler, röntgen teknisyenleri olmakta. Şehir hastanesinin devasa büyüklüğü içinde sürekli göz altında tutulduğumuz  alanları, bitmeyen koridorları çalışırken her birimizi birbirinden uzaklaştırıyor, yalnızlaştırıyor.  Çıkmaz gibi görünen bu süreci değiştirmek hepimiz için çalışılır hale getirmek  meslek örgütlerimiz, birlikler, sendikalar, derneklerle mümkün olacak.  Bu dönem  çalışandan yana, haklarımızdan yana olan örgütlerimizin güçlenmesi ve güçlü bir biçimde taleplerimizi dile getirmesi  ve mücadelemizi birleştirmemizle aşılacak.”

“DOKTORLAR GÖÇ EDİYOR”

“Olağanüstü hal döneminde yüz binden fazla kamu emekçisinin ihraç edilmesine neden olan düzenlemeler, üç yıl daha yürürlükte kalarak iş güvencemizi ortadan kaldırmaktadır. Sağlık alanında yönetim kadrosu dışında gerekmeyen güvenlik soruşturmaları ise kurum değiştirirken iş güvencesini ortadan kaldırırken işsiz pek çok meslektaşımızın kamuda istihdamını engellemektedir. Üzülerek nitelikli pek çok meslektaşımızın Türkiye dışına göçüne tanık olmaktayız. Türkiye dışına beyin göçünü engellemek üzere getirilmiş mecburi hizmet uygulamalarının şimdi kendilerinin beyin göçüne neden olması kabul edilemez. Bu düzenlemeler derhal kaldırılmalı,  haklarında yargılanma ile kesinleşmiş suç bulunmamış kamudan ihraç edilen sağlık çalışanları işlerine dönmelidir”

“ÜCRETLER ERİYİP, KÜÇÜLDÜ “

“Çalışanların talepleri dikkate alınmadan tek taraflı belirlenen ücret politikaları maaşlarımızın giderek erimesine yol açmıştır. Ekonomik krizin etkisiyle giderek artan enflasyonun çok altında yapılan zamlar maaşlarımızı küçültmüştür. Maaşlarımızın daha büyük bir bölümünü oluşturan performansa dayalı ek ödemeler ise krizden ve şehir hastaneleri sürecinden etkilenen en düzensiz ödeme kalemini oluşturmaktadır. Sağlık hizmetini metalaştırarak alınıp satılan bir mala dönüştüren döner sermaye uygulamaları ve tamamlayıcısı olan performansa dayalı ödeme sistemi, sağlık hizmetinin bir ekip tarafından üretildiğini görmemektedir. Performans ödemesinin aylık gelirin önemli bir kısmını oluşturması ve ancak tam ay çalışıldığında ödenmesi,  kesintilerin anlamsız biçimde çalışılmayan günler üzerinden değil üç günün üzerindeki  izin ve istirahat kullanımlarında tamamen kesilmesi  hakkımız olan izinleri kullanmamızı ve hasta olduğumuzda gerekli şekilde istirahat etmemizi engellemektedir. Bunlar ve daha bir çok sebeple sağlık alanında döner sermaye ve performans sistemi kaldırılmalıdır. Eğer döner sermaye olacaksa performansa dayalı ek ödeme toplam ücretin yüzde 20’sinden fazla olmamalıdır. Göstergeler yeniden üniversite mezunu çalışanların hepsi için 3600 den başlayacak şekilde düzenlenmelidir. Emekliliğe yansıyacak, güvenceli, görev tanımına, liyakat ve kariyere uygun bir ücretlendirme politikası izlenmelidir. Sağlık çalışanları ve sağlık çalışanı emeklilerinin ücretleri, şu anda aldıklarının iki katından az olmayacak şekilde düzenlenmelidir”

” ŞİDDET ÖLDÜRÜCÜ BOYUTLARA ULAŞTI”

“Aynı işyerinde aynı mesleği farklı statülerde yapmaya bağlı olarak farklı haklar bize dayatılmaktadır.  İzin gün sayısından iş güvencesine, ücretlere uzanan bu eşitsizlikler en iyi, haklarda eşitlenme sağlanarak düzeltilmelidir. Nitelik değil nicelik hedefleyen döner sermaye/ performans uygulamaları sağlık hizmetinin ve sağlık kuruluşunun amacından sapmasına yol açarak iyileşmeyi değil döner sermaye gelirlerinin artmasını sağlayacak biçimde yönetilmesine yol açmaktadır. Bilimsel tıbbın temel “hastalık yok hasta vardır“ yaklaşımı teşhis tedavi paketleriyle ortadan kaldırılmıştır. Mesleki bağımsızlığımızı ortadan kaldıran bu yaklaşım ne yazık ki hastalarımızın sorunlarının tam çözülememesine yol açarak hastaların fiziksel, ruhsal, sosyal iyilik haline ulaşmalarını engellemektedir. Bu durumun yarattığı en önemli sorun şiddettir. Her yıl on binden fazla sağlık çalışanı sözel ya da fiziksel şiddete uğramaktadır. Şiddet öldürücü boyutlara ulaşmış; pek çok sağlık çalışanı öldürülmüş ve yaralanmıştır. Çoğumuzun hasta ve yakını ile yüz yüze çalıştığı iş yerlerimizin bu kadar güvensiz olmasını kabul etmiyoruz. Bu nedenle TTB tarafından meclise sunulan sağlıkta şiddeti önleme yasası gecikmeksizin çıkarılmalıdır”

“DİNLENME HAKKI GASP EDİLİYOR”

“Yıllardır sağlık emek ve meslek örgütlerinin gerekçelerini de sunarak, yapılan işin yıpratıcılığa göre düzenlenmiş fiili hizmet tazminatı kanun teklifi görmezden gelinerek 3 Ağustos tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 7146 sayılı kanunla  31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan tabloya yapılan eklemeyle ‘insan sağlığıyla ilgili işlerde çalışanlara yıllık 60 gün olmak üzere yıpranma payı’ düzenlemesi yapılmıştır. Çok yetersiz olan bu düzenleme sağlık ve sosyal hizmet emekçilerinin tamamını kapsamamaktadır, geçmiş çalışma yıllarımızı kapsamamaktadır, özelde çalışanları kapsamamaktadır. Fiili çalışma şartına bağlanmıştır, yıllık izinlerimiz, hafta sonu tatillerimiz, dinlenme hakkımız gasp edilmektedir. Topladığımız imzalarla da belirttiğimiz gibi sağlık ve sosyal hizmet iş kolunda çalışan tüm emekçilerin dahil edildiği, geçmiş çalışma yıllarını kapsayan, fiili çalışma süresi şartını kaldıran, yeni bir fiili hizmet yasası yapılmalıdır” (balikesir24saat) 

 

Bu haber 442 kez okundu.
merkez_optik
Manşet - 23:13 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SİZE 3600 YIL ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP VAR!.. Fatma Zehra KÖSELEY
    Emekli bir öğretmenin mektubunu bir kez okuyun. Yüksek sesle okuyun yanınızdakiler de duysun.. Bu mektubu bize bugünlere taşıyan o muhteşem bilim kadını Muazzez İlmiye Çığ öğretmenimize minnet duyacağınızdan hiç kuşkum yok. O bizim Sümer Kraliçemiz. Okuduğu Sümer tabletlerini , Türk okuruna ve bilim tarihimize kazandırırken nelerden vazgeçti kim bilebilir ? Sevgili okurlarımız, son Sümer Kraliçemiz […]
  • 02
    “YAPARSA TUNCAY HOCA YAPAR”
    Millet İttifakı’nın Sındırgı Belediye Başkan adayı CHP’li Tuncay Öztürk, seçimi kazanmak için gece gündüz demeden çalışıyor.”Sındırgı’ya sözümüz var” diyerek ilçeyi kalkındıracak projeleri ardı ardına açıklayan öğretmen kökenli başkan adayı, “Yaparsa Tuncay Hoca yapar” sloganıyla da kendine güvenini ortaya koyuyor. Sındırgı merkezle birlikte kırsal mahallelerde büyük ilgi gören CHP’li Öztürk, “Gelin hep birlikte Sındırgı’yı geleceğe taşıyalım, […]
  • 03
    ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK
    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • 04
    TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA” 
    Yerel seçim çalışmaları hızla devam ederken Bandırma’da siyasi partiler, seçmene dokunmak ve özel hissetmesini sağlamak amacıyla farklı yollar deniyor. Siyasetin artık değişmesi hatta karar alma mekanizması içinde halkın daha etkin olması gerektiğini düşünenlerden biri olarak seçmen ile Millet ve Cumhur İttifaklarının kurmaya çalıştığı bağı değerlendireceğim. Siyaset dili iletişimin ve bilimin geliştiği 21. yüzyılda artık didaktiklikten […]
  • 05
    ADD’DEN ATATÜRK’E SAHİP ÇIKAN ALBAY’A DESTEK
    Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Balıkesir Şube Başkanı İlhan Öner, 18 Mart Çanakkale zaferinin 104’ncü yıldönümü nedeniyle İstanbul Avcılar’da düzenlenen bir toplantıda okunan duada Cumhuriyetin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün adının anılmamasına tepki göstererek salonu terk eden Avcılar Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül’ün bu davranışının haklı ve onurlu bir davranış olduğunu ve ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.  Kamuoyunun büyük […]

YAZARLARIMIZ

  • UĞUR MUMCU

    seni yağmurlu bir günde vurdular hep puslu kalsın diye belki ülke geleceği yanıldılar uğurlandığın gün dört bir yandan gönül ışığı düştü  tabutunun üstüne aydınlanıverdi ortalık. yağmur sularına baktım simsiyah akıyordu sanki karanlığın ayak izlerini yıkıyordu insanların yüzleri ıslak, öfkeli ağaçların gözyaşları pırıl pırıl yağmur inatla yağıyor ama akan sel insan seli 1993-Balıkesir Download Best WordPress […]
  • BAL-KES SİYASİ BİR KURUMDUR (!)

    Seçime geri sayım sürerken… Büyükşehir Başkan Adaylarının Balıkesirspor üzerinden karşılıklı söylemleri devam ediyor. Bir gün biri ziyarete gidiyor Balıkesirspor’a ve kendi mesajlarını veriyor. İki gün sonra diğeri gidiyor, o da kendi mesajlarını veriyor. Daha sonra yetmiyor olacak ki, bir gün birinin sözlerini okuyoruz gazetelerde Bal-Kes ile ilgili… İki gün sonra diğerinin verdiği cevapları… İkisi de […]
  • ATKÖYLÜ MEHMET ÇAVUŞ

    Atköylü Mehmet Çavuş Çanakkale, Filistin, Kafkas Cephesi, Kuvayı Milliye – Milli Mücadele derken uzun ayrılıklardan sonra köyüne döner bir bakkal dükkanı açar. Bütün harp görmüş insanlar gibi sert mizaçlıdır. Çabuk parlar, serttir, celallıdır, inatçıdır, doğrudan şaşmaz. Asla taviz vermez. Herkes az çok kendinden çekinir. Kimseye “Eyvallahı” yoktur. Öfkesi hazırdır. Arada sırada askerlik arkadaşı Bigadiç’in Çiftlik […]
  • YILMAZ HOCA (2)

    Yılmaz hocayı en kısa nasıl tarif edersin deseler şöyle derdim; Üreten, ürettiğini hakça paylaştıran, çalmayan, çaldırmayan, baskıya boyun eğmeyen bir devrimci adam… Yılmaz Büyükerşan kendisine oy vereninde vermeyeninde hocasıdır. Hocanız olmayan birisine hocam demek “Görüşlerinize katılmasam da sizin bilgeliğinizi, öğreticiliğinizi kabul ediyorum” demektir. Gelelim diğer dükkâna: Çiçekçi dükkânından başka bir dükkân daha açtı Yılmaz Hoca. […]
  • 90 GÜN KALA AKLIMA GELENLER – Birgi TUNA

    Bugün 18 Şubat 2019. 19 Mayıs 2019’a tam 90 gün kaldı. Emperyalizm, 20’nci yüzyılda en büyük hezimeti Çanakkale’de yaşadı. Uğradığı hezimete rağmen, Türk Milletini esir etmek için 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla başlayıp 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasıyla tamamlanmaya çalışılan süreçte emperyalist ordular tek kurşun atmadan Yunan, Bulgar, Arap çeteleri maşa olarak kullandı. Bu […]
  • BİR KÜLTÜR MABEDİ : SARIKIZ KAZDAĞI ETNOGRAFYA GALERİSİ

    Güre İskele’de bulunan galeri, 14 Kasım 2015 yılında Uğur ve Murat Bostancıoğlu kardeşler tarafından merhum babaları Ali Bostancıoğlu’nun anısına ithafen kurulmuştur. Galeride, 8 dakikalık Kazdağları ve bölge tanıtım filmi, İda Dağı Mitosları, Troya ve Antandros, Kuzey Ege Antik Kentleri, Antik dönemlere ait sikkeler, vazolar ve terrakotalar, Fatih’in İstanbul’un fethi sırasında Toroslardan getirdiği Tahtacı Türkmenleri, Yörükler […]
  • VUKUATLAR BİTMEZ!

    31 Mart seçimleri öncesi vukuatlara her gün bir yenisi ekleniyor. Önce ‘seçim vukuatları’ dedim. Sonra ‘bu seçimin en büyük vukuatı’ Ardından ‘vukuat üstüne vukuat’ Sonra da ‘vukuatlara devam’ Bu kez ‘vukuatlar bitmez’ diyorum. O kadar ilginç vukuattan sonra iş geldi sabıka kaydına!.. Edremit Adliyesi’ne giderek savcılıktan sabıka kaydını alan bağımsız aday Kamil Saka diğer adayların […]
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BALIKESİR KEŞŞAFLARI – Fatma Zehra KÖSELEY

    18 Mart Çanakkale Zaferinin 104. yıldönümünde Balıkesir Lisesi öğrencilerinden oluşan Keşşaflar ( İzciler ) Çanakkalede şehit olan Balıkesir Lisesi İzcilerini gururla ve minnetle andılar. Balıkesir Kuvayı Milliye şehrine yakışır bir temsili tören ancak bu kadar güzel ve anlamlı olabilirdi.Bu törene emek verenlere , yürekten teşekkürler. Keşke bu tören ta başından sonuna kadar kayıt altına alınabilseydi. […]
  • MEKTUP

    Sen öldün. Öldürmek bir eylemdir. Türkçe dilbilgisinde ya da yasalarda “fiil” de denir. Oysa ölmek bir eylem değildir. Senin ölmeni, ölümü, ölmeleri bir eylem yaptı insanoğlu ve ölünden ve ölümlerden kendine zırhlar, kapılar ve tesbitler icat etti. Ölümünden ve ölümlerden kendine konuşacak çok şey buldu ama yapacak hiçbir şey bulamadı. Sen öldün. Senin ölümünü ve […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • KENDİN, KENDİN OL- İhsan DURAK

    Toplumda ki duygu, düşünce, davranış bozulmalarında ki etkenlerden önde gelenler; varsılların yoksullara, amirlerin memurlara, yönetenlerin yönetilenlere, seçilenlerin seçenlere, üretenleren tüketenlere, özel arabayla gidenlerin ,trenle gidenlere, uçakla gidenlerin, yaya gidenlere… bakışlarına hayran, yiyişlerine hayran. Ne çabuk unuttun emeklediğin, ınga dediğin, altını ıslattığın günlerdeki ağlamalarını. Ama; anneler, babalar, sağlıkçılar, öğretmenler ve mahalle bakkaLları unutmaz; borçlarını ıskalayıp, başka […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 3 AY = ÇOK SENE… Nedim ISPARTA

    İstasyon mahallesi yazımda bahsettiğim gibi,  fabrikamızın özelleştirilmesi / kapatılmasının ardından çil yavrusu gibi dağıldık. Ben de bir arkadaş vasıtasıyla Görsel Yayınlar’a ansiklopedi satışı için başvurdum ama şartlar uymadı.  Lise mezunu değildim. Dursunbey’de satış yaparken yardımcı olduğum İpek hanım, beni direk müdür Hüseyin Aslan’ın( Facebook’dan arkadaşım şu anda) odasına götürdü.  – Nedim abi bu işi yapamazsa […]
  • HAÇLI KATLİAMLARI  DEVAM EDİYOR- Ramazan KARACA

    Bizim nesil Haçlıların yaptığı katliamları daha belki okullarda okumadan evvel Cüneyt Arkın’ın çevirdiği filmlerden öğrenmişti. (Örneğin, Selahattin-i Eyyubi. 1970’te çevrilmiş. Biz daha çocuk yaşlarda bu filmleri izledik. Bu yazıyı yazmadan önce yine baktım. Tam bir katliam o yıllarda yapılanlar.) Aradan yüz yıllar geçti ama bu katliamlar hâlâ devam ediyor. Bunu nereden anlıyoruz; Yeni Zelanda’da katliam […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • KARDEŞ KAVGASINA HAYIR… TAHSİN EREL

    Dostlar diyor ki: “Neden genel konularda yazmıyorsun?..” Gerçi şurada burada imzamızın göründüğü oluyor zaman zaman ama sonuçta yerel yazarız biz… Yerel okurun ilgisi seçime odaklanmış durumda.”Güncel” kavramının da anlamı daraldı böylece… Gazete yazarı günceli kovalar. Anketlere göre, koltuğu kapmasına çok bir şey kalmayan CHP Ankara adayı Mansur Yavaş’la ilgili iddialar da güncel gerçi; ama bu […]
  • ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK

    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • TOSUN’UN PROJELERİNDEN NOTLAR

    Cumartesi günü Millet İttifakı Başkan Adayı Tolga Tosun, proje ve meclis üyesi adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Toplantıya katılan Dursun Mirza’nın da konuşmasıyla CHP’deki buzların eridiğini söyleyebiliriz. Burada özellikle Tolga Tosun, Dursun Mirza’ya “Canımdan çok sevdiğim Dursun Ağabeyim” diye hitap etti. Mirza da konuşmasında Tolga Tosun ile sorunu olmadığını ve her türlü desteği vereceğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından seçim […]
  • RAMAZAN DİKMEN- Uğur SATILMA

    “Öldü. Ölmüş. Aramızdan ayrıldı. Sizlere ömür. Onu kaybettik. Acı kaybımız. Dilin alışkanlıkları karşısında raha­tına düşmüş zihnin kanaatkâr suskunluğu.” Ne de güzel ifade ediyor, “Afife Abla’nın İncileri” adlı öyküsünde Ramazan Dik­men malum son karşısındaki teslimiyetimizi. Biz bu sefer ak­sini yapalım, ölümün ardından zihnimizde beliren basmaka­lıp kelimeler yerine daha farklı cümleler kuralım ve yâd edelim. 1997 yılında […]
  • KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN YIKILDI !

    Yıkılış gerekçesi öyle önemli ki… “Keşke okusalar da gelip beni kesseler evvela!” Biraz uzundur ama okuduğunuza değecektir diye düşünüyorum… “Londra Halkevi’nin düzenlediği, “Köy Enstitüleri 50. Yaşında” konulu açıkoturumu izleyenler, üç buçuk, dört saat boyunca yerlerinden kımıldamadılar. İzleyenler, para ödeyerek biletle girmişlerdi. Giriş bizim paramızla aşağı yukarı yirmi bin lira (5 sterlin)! Salon tıklım tıklım dolu. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 99.835
    -3,45%
  • ALTIN 243.19
    5,68%
  • DOLAR 5.765
    5,49%
  • EURO 6.523
    4,76%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link