OTİZM SPEKTRUMLU ÖĞRENCİLERİN KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE ANNE BABALARIN KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLAR « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

21 Eylül 2022 - 12:28

OTİZM SPEKTRUMLU ÖĞRENCİLERİN KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE ANNE BABALARIN KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLAR

OTİZM SPEKTRUMLU ÖĞRENCİLERİN KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE ANNE BABALARIN KARŞILAŞTIĞI ZORLUKLAR
Son Güncelleme :

20 Eylül 2022 - 0:04

Otizm gelişimsel bir bozukluk olarak ortaya çıkıyor.
Henüz tıbbî tedavisi olmayan otizm erken çocukluk dönemlerinde fark edildiğinde eğitim – öğretim çalışmaları ve beslenme alışkanlıklarıyla hastalığın etkileri azaltılabiliyor.
Ebeveynlerin çocuklarında sezinleyemedikleri davranış bozuklukları ve öğrenme güçlükleri okulda öğretmenler tarafından rahatça belirlenebiliyor.
Durumun ciddiyetini idrak eden anne -babalar öğretmenlerle iş birliğine girdiğinde hastalığın etkisi en az zararla atlatılabiliyor.
Bu aşamada çocuk psikiyatristleri, psikologları, veli ve okul el birliğiyle çocuğun eğitimi üzerinde olumlu etki edecek çalışmalar yapabiliyorlar. Bu yoldaki çalışmalarını birleştirebiliyorlar.
Son yıllarda bazı disiplinler öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle ilgili kendilerini daha yetkin görmektedirler. Basında bunların reklamları velileri ikna edici boyuttadır.
Çocuğun davranışlarını olumlu yönde geliştirme amacı dışında bu alandaki çalışmaları kazanç kapısı olarak görmek etik değildir.
Otizm spektrumu mutlaka konuyla ilgili disiplinlerin ortak görüşleriyle ele alınmalıdır.
Bunların başında çocuğun okulda bulunduğu ortam gelmektedir.
Okul başlı başına etkinlik alanıdır. Çocuklar öğrenme eğitimi içinde çeşitli davranış şekilleri geliştirirler. Birbirleriyle olan iletişimlerinde genetik yapılarına ve sosyal çevrelerinden aldıkları kültürlere göre pasif, saldırgan, atılgan ve yönlendirici olabiliyorlar.
Kimi veliler, çocuklarının başarılarına ve davranış gelişimlerine olumsuz etki edeceği düşüncesiyle otizmli öğrencilerin çocuklarıyla aynı sınıfta eğitim-öğretim görmelerine karşı çıkmaktadır.
Basında yer alan bu girişimler şiddetle kınanmalı, okul yetkilileri bu taleplere asla taviz vermemelidir.
Oysa çevrelerine karşı ilgisiz kalan, göz teması kuramayan, çevreleriyle ilgilenmeyen, içe kapanık, kimi zaman aynı kelimeleri tekrarlayan, tekdüze bir ses tonuyla konuşan, eşyalarına sıkı sıkıya bağlanan, alışkanlıklarına müdahale edildiğinde sinirlenen, öne arkaya sallanma hareketi yapan otizmli çocuklar, bazen sınıfta zararsız ve sevimli kişiliğiyle tatlı bir ortam doğmasına sebep olabilmektedir.
Hatta bu çocukların anlatılanı anlaması için fazladan yapılan bilgi tekrarları, diğer öğrencilerin konuyu öğrenmelerini kolaylaştırmaktadır.
Öğrenme güçlüğü çeken öğrencilerle ilgili uluslararası beyannamelerde onların ekonomik, sosyal, siyasî ve kültürel yaşamdaki haklarının korunması ve geliştirilmesi ile ilgili maddeler bulunmaktadır.
Eğitimde fırsat eşitliği, temel insan haklarındandır. Anayasamızda konuyla ilgili 42’nci maddede kimsenin eğitim ve öğretim hakkından yoksun bırakılamayacağı açıkça belirtilmiştir.
İnsanî değerler ve çağdaş gelişmeler her bireyi farklı gelişim özellikleriyle kabul etmektedir.
Bireysel farklılıkların doğuracağı bir eğitim sistemi ve yöntemi varsa sosyal ve hukuk devleti bu imkanları sağlamakla sorumludur.
Otizmli öğrencilerin okullarda akranlarıyla eğitim-öğretim görmeleri anlamına gelen kaynaştırma eğitimi titizlikle denetlenmeli ve bu konuda öğretmenler, bilinçlendirilmeli ve öğretmenler, farklılıklara göre programlar ve öğretim teknikleri geliştirmelidir.

Alparslan AYRAL

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.