Yayınlanma Tarihi :

NE ARARSINIZ BAŞKANDA?..

NE ARARSINIZ BAŞKANDA?..

Geri sayım devam ediyor:

Tik tak, tik tak, tik tak…

Başkan adayları konuşuyor, koşturuyor;  günleri verimli kullanmak, koşarken hasta olmamak için bitki çaylarından muhtemel o ki mideleri bulanacak haldeler…

Adı üstünde seçim.

Adı üstünde yarış.

Warren Buffetty diyor ki:

“Bir insanda üç şey arayın: Zeka, enerji ve dürüstlük…  Eğer sonuncusu yok ise ilk ikisiyle de uğraşmayın.”

Yani…

Dürüstlük insanın harcı olmalı.

Yapı taşı.

Olmazsa olmazı.

Sadece siyasetçi için değil elbet bu şart; her insan için gereklilik.

Dürüstlüğü kaybettiğiniz zaman ülkenin geleceğini kaybediyorsunuz sonuç itibariyle.

31 Mart, dünyanın sonu değil, netice itibariyle sadece yerel seçim.

Ancak kuşkusuz partilerin güç politikaları, gidişatları, büyük şehirlerde alacakları oy oranları hepsi için önemli.

Peki  seçmen için önemli olan da partilerin aldığı oylar mı?

Yoksa iyi yönetilmek, yerel bazda yerel idarecilerin şeffaflığı, dürüstlüğü, ekibinin sağlam, güvenilir ve bilgi küpü olanların görev alması mı daha önemli seçmen için?

Kuşkusuz bu.

Çünkü seçmen; ekonomisi pamuk ipliğinde her türlü sarsıntıya açık ülkemizde belediyelerin temiz olmasını, şaibeye bulaşılmamasını, rant ve çıkarın ön plana çıkmamasını arzuluyor.

Arzusunun bugüne kadar ne kadar gerçeğe döndüğü Sayıştay raporlarıyla ortada.

Sayıştay hangi belediyeye el atsa elinde kalıyor neredeyse!..

Peki bu tablo, Türkiye’nin değişmeyecek kaderi mi olmalı?

Bunu değiştirecek; belediyelere seçeceğimiz yeni başkanlarda olmalı.

Başkan dürüstse; Buffetty’nin dediği gibi zeka ve enerjisi de varsa kuşkusuz ekibi de aynı şekilde oluşacaktır.

Dürüst olmayan bir başkanın ekibinin ise nelere yol açacağını tahayyül bile edemiyoruz.

Nasıl bir başkan istiyoruz?..

Önce hizmet. Önce güven. Önce liyakat.

Her seçim sonrası veya her seçim öncesi vaadi gibi belediye başkanlarının lafta parti rozetini çıkarması da değil önemli olan.

Nice isim var ki parti rozetini çıkarıyorum deyip her türlü partizanlığı tavan yapıp belediyeleri partilerin ikinci il veya ilçe başkanlıkları haline çeviriyor.

Ve nadir de olsa iyi ki bazıları da varlar ki, partisine, düşüncesine bakmadan işi yapıp yapmadığına, işin ehli olup olmadığına göre yönetiyor seçildiği beldeyi.

Hangisi makbul?

Belediye başkanı örnek olmalıdır.

Türkiye, çıkara endeksli siyasetten öylesine bıktı ve öylesine yıldı ki, harcanan her kuruşun o nedenle yerinde ve olması gereken şekilde harcanması gerekiyor.

Yerelde de genelde de dürüstlük şart.

Türkiye’nin eğer beka sorunu tartışılacaksa, bunun öncelikle eğitimde ve yargıda olduğunu düşünüyoruz.

Lakin eğitim ve yargıyı şekillendiren de siyasetçiler ise, beka sorunu bizi siyasetçilere götürecektir.

Siyasetçi topluma örnek olacak ve örnek alınacak olmalıdır.

Yerel seçime geri sayım sürerken ne arıyor Türkiye, seçeceği başkanda?..

Birinciye neyi yazmalıyız?

Buffetty haksız mı?..

Dürüstlük yoksa, her şey koca bir palavraya dönüşmüyor mu nihayetinde?

Kaynak : Alp KAAN

YORUM YAP