Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

NAİPLİ KÖYÜ’NDEN

NAİPLİ KÖYÜ’NDEN

Bugün günlerden Naipli Köyü.
İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum.
Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor.

Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor.
Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük.
Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı.
Gülsüm abla, kızkardeşimi şu cümle ile özetledi:
” Hasene kızım , baştan ayağa anneniz. Lütfiye ebe ruhunun haberi olsun “
Ekmek pişirmek için fırın önüne çırpı konurdu.
Şimdi o gelenek aynen sürüyor.
Sınıf arkadaşım Bahriye Kandemir ile çırpı geleneğini resimledim.
Belki de yüzlerce yılın ötesinden gelen bir hak belirleme usulü..
Herkez çırpısını, bir diğerinin ardına bırakacak..
Sıra böyle sürüyor.

Çocukluğumun en güzel anılarını yaşayıp dostları anmak, kucaklaşıp hasret gidermek..Çok keyifle ve hüzünle oldu..
Öğretmenimiz olan babam Mehmet Hayati Köseley’in öğrencilerine öğrettiği ” çobanı çobanı ” şarkısını eski öğrencileriyle birlikte söyledik.
Erkek kardeşim Zeki Köseley de cümbüşü ile bizlere eşlik etti.

Sınıf arkadaşım Bahriye Kandemir ile çırpı geleneğini resimledim. Belkide yüzlerce yılın ötesinden gelen bir hak belirleme usulü.. Herkes çırpısını , bir diğerinin ardına bırakacak..Sıra böyle sürüyor.

Annem Lütfiye Köseley’in Ebe olarak, Babam Mehmet Hayati Köseley’in Başöğretmen olarak görev yaptığı
Naipli Köyü anılarının geri kalanını yazmak boynumun borcu olsun gariii…

Kaynak : Fatma Zehra KÖSELEY

YORUM YAP