20° Parçalı bulutlu
  • EURO 6.81
  • DOLAR 6.10

  “KÖYLÜMÜZÜN OCAĞI TÜTMEZSE, FABRİKANIN BACASI SÖNER” (3)

Yazarlar - 2 Mart 2019 12:27 A A

1923-1930 arasında tarım kesiminde Aşar vergisinin kaldırılması dışında köklü bir dönüşüm projesi uygulanamadı. Üretim, Ortaçağlardan beri süregelen alışkanlıklar ve ilkel tarım araçları ile yapılıyordu. Makine kullanmayan işletmelerin oranı % 95.68 dir. Köylü bir oda içinde pislik ve olanaksızlıklar içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyordu. Verem, sıtma, trahom, tifo ve dizanteri gibi hastalıklarla sürekli kırılıyordu. Yolu, okulu, temiz içme suyu, elektriği, kanalizasyonu, tuvalet ve sabun kullanma alışkanlığı yoktu. 1950’de Demokrat parti iktidara geldiğinde sadece özel durumlarından ötürü 13 köyün elektriği vardı. Türkiye geneli traktör sayısı 34000 civarında ancak günün koşullarında yeni traktör sayısı 1175 idi.

Ekonomik değeri olan tarım, Çukurova, Aydın, Söke ovaları ile Ayvalık-Edremit arası zeytincilik alanlarında yapılıyordu. Başta buğday, pamuk ve birkaç önemli tarım ürününün eksikliği, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ithalat ile karşılanıyordu.

Balıkesir’den bir örnekle durumu anlatmaya çalışayım:
1910 yılında Karesi sancağı(BALIKESİR), İstanbul’un sebze, meyve ve hayvan ürünleri gereksinimlerini karşılıyor.
1927 yılında Balıkesir’de toplam nüfusun %76’sı tarımla uğraşıyor.
1950 yılında ise yapılan tarım sayımında Balıkesir’de 187 adet traktör varlığı tespit ediliyor. 2002’de bu rakam 33 449’a çıkıyor.

Gazi, yeni kurduğu devletin sıkıntılarını çok iyi biliyordu. Uzun yıllar süren savaşlar nedeniyle büyük acı ve sıkıntılar yaşayan Anadolu köylüsüne yönetim farkını hissettirmek için çırpınıyordu. Bu farkı hissettirebilmek o kadar kolay değildi.

1927 yılında Leningrad Üniversitesinden getirdiği uzmanlar kanalıyla ülkenin toprak envanterini çıkarttı. Ekilebilir alanın 25milyon hektar olduğu tespit edildi. 1930 krizinden sonra endüstrinin devlet eliyle kurulmasına yatırım ve üretim etkinliklerinin bir plan dahilinde yapılması benimsendi.

1930’lu yıllarda devletin yabancı sermayeye bakışı genellikle olumsuz olmuştur. Nitekim dönemin İktisat Vekili Celal Bayar “bu memleketin çocukları memlekette sanayi vücuda gelsin diye büyük bir külfete katlanırken bunun nimetini ecnebilere kaptıracak değiliz” diyerek hükümetin bu dönemdeki zihniyetini ortaya koymuştur. Bu politikaya uygun olarak 1930’lu yıllarda Ülkede bulunan imtiyazlı yabacı şirketler satın alınarak millileştirilmiştir. İzmir-Kasaba demiryolu, İzmir-Aydın demiryolu, Ereğli Kömür Şirketi, Şark Demiryolları, Ergani Bakır Madeni, İstanbul su, rıhtım, telefon, elektrik, tünel tramvay şirketleri ile İzmir, Ankara ve Bursa’daki benzer şirketler bu dönemde millileştirilmiştir.

1930 yılında yaşanan dünya krizi ekonomide tarım kesiminin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bu krizde özellikle ortaya çıkan fiyat makası(tarım ve sanayi mallarının fiyatları arasındaki ters gelişim) tarım kesiminde çok ciddi bir bunalımın ortaya çıkmasına neden oldu. Yaşanılan açlık köylünün dolayısıyla tarımın önemini ortaya koyarken bu süreçte köylüye yapılan Jandarma baskısı karşısında köylü için tek sığınma yeri olarak sadece din kalıyordu. Köylü hakikaten çok biçare durumdaydı. Bir oda içinde çok güç koşullar altında bir yaşam sürüyorlardı. Bütün bunlar neyse bir şekilde izah edilebilirdi çünkü o yıllarda kasabaların da durumu buna yakındı. En kötüsü ise köylerde erkek namına kimsesi kalmayan genç gelinlerin, maaş çıkartmak, maaş almak, zahire koparabilmek, firar kocasını saklamak için amil tahsildara veya jandarmaya veya iaşe memurlarına tabasbus (yaltaklanma) ve müdahaneye (dalkavukluk) mecburmuş gibi bir görüntü ya da söylenti de yaygındı. Bu cümlenin açılımı da f….ş yapmak olarak özetlenebilir.

1930’lu yıllarda bir grup yazar, medya mensubu. Sözde aydınlar ile tuzu kuru olanlar artık köylülük bitti, yeni bir dönem başladı diyerek eğlence ve sefil bir yaşam tarzı içinde olurlar. Bu durum Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU yazarımızın yazılarında söyle dile getirilir. Yakup Kadri 1932 yılında yazdığı Yaban’da şunu söyler: “Ey Türk aydını, bu geri kalmışlık aslında senin yüzünden; lütfen o insanlara, Anadolu’ya git.”

Gazi bir şeyler yapmak için her şeyi zorluyordu. 1930’da Tohumlukların Gümrük Resminden Muaf Olduğuna Dair Kanun çıkarıldı. Çeşitli yerlerde fidanlıklar kurularak meyve ağaçlarının ıslahına çalışıldı.1924 yılında çıkarılan bir kanunla Rize ve Borçka havalisinde Fındık ve Çay ziraatının geliştirilmesi için bir dizi teşvik tedbirleri alındı. 17 Haziran 1927’de Ziraat Tedrisatının Islahına Dair Kanun kabul edilerek Yüksek Ziraat ve Yüksek Baytar Mektepleri ve Enstitüleri kuruldu. Bu okullarda ders vermek üzere ihtisas amacıyla 74 ziraatçı hoca yurt dışına gönderildi. Bilimsel ziraatın yapılması için her alanda okullaşmaya gidildi. 1929 yılında çıkarılan Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu’yla bir yıl içinde ülke çapında 572 Kredi Kooperatifi’nin kurulması sağlandı. İlk üye Gazi oldu. Aynı yıl, 8 Haziran 1929’da Topraksız Çiftçiye Toprak Verilmesi Hakkında Kanun çıkarıldı. Bu suretle ülkenin en önemli gelir kaynağı ve geçim vasıtası olan ziraat sahasında verimin artırılmasına gayret edildi.

Bu amaçla Sovyet Rusya’dan getirilen ekonomi uzmanları tarafından 1934-38 yıllara arasında uygulamak üzere BİRİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI (BBYKP) hazırlanmıştır. Bundan amaçlanan sanayileşmeyi belli bir program çerçevesinde gerçekleştirmektir. Plan ile kimya, demir, kâğıt, kükürt, sünger, pamuklu ve yünlü kumaş, şeker sanayinin geliştirilmesine; hammadde yönünden dışa bağımlı olmayan sanayi tesislere; özel girişimcilerin altından kalkamayacağı büyüklükte sermaye ve ileri teknoloji gerektiren projelere öncelik verilmesine; kurulacak tesislerin yurtiçi tüketimi karşılayabilmesine önem verilmiştir.

1933’de hazırlanan ilk plan 1934 yılında yürürlüğe girdi. Sanayi kesimi için uygulamaya sokulan program tarım kesiminde de etkisini gösterdi. Bu çalışmalar meyve vermeye başlamıştı. 1934-1940 yılları arasında tarım yapılan toprak alanında %23 civarında bir büyüme ortaya çıktı.

BBYKP(BİRİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI), 1938 yılına kadar büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde dokuma, ağır sanayi, maden sanayi, selüloz sanayi, seramik, şişe, porselen, kimya sanayi dallarında toplam 16 fabrika açılmıştır. BBYKP için 44 milyon yatırım düşünülmüşken, yatırımın miktarı 100 milyon lirayı bulmuştur.

1933 yılında sanayi yatırımlarını finanse etmek, ağır ve hafif sanayinin gelişmesine öncülük etmek, devlet fabrikalarını işletmek, plana uygun olarak yeni fabrikalar açmak ve özel sermaye ile diğer alanlarda faaliyetlerde bulunmak amacıyla Sümerbank kurulmuştur.
1933’te vilayet, belediye ve köy idarelerinin vergilerinin % 5’ini ve bu idarelerin gelişme planlarındaki projelere maddi kaynak sağlamak amacıyla İller Bankası kuruldu.
Elektrik enerji, petrol ve madencilik alanlarındaki araştırma ve işletmeleri denetlemek ve yönetmek üzere 1935 yılında Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kuruldu.
1938 yılında Cumhuriyetin ilk yıllarında millileştirilen ticaret gemileri, liman ve rıhtımları işletmek amacıyla Denizcilik Bankası kuruldu.
Bunların yanında iki devlet şirketi daha kurulmuştur. Bunlardan biri belirli ürünleri satın alarak ya da satarak tarım fiyatlarını dengede tutmak amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi diğeri de Reji İdaresiyle Fransızların elinde bulunan şirketin alınarak alkollü içkiler, ispirto, kibrit, çay, tuz ve bir süre için yağ ve benzin olmak üzere devlet tekellerini yönlendiren İnhisarlar (Tekel)’dır

1930’lu yıllar Türkiye sanayisinde ilk ciddi ve büyük yatırımların yapıldığı yıllar olmuştur. Sanayide yıllık ortalama % 11,6 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Devlet 1938 yılı itibariyle temel tüketim malları ihtiyacından “üç beyazı” (un, şeker ve dokuma) kendi kendine ve yerli üretimle karşılar duruma gelmiştir.(devam edecek)

Bu haber 135 kez okundu.
besob otel
Yazarlar - 12:27 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    İMAMOĞLU İÇİN İSTANBUL’DA
    CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı, Balıkesir Milletvekilleri Ahmet Akın, Ensar Aytekin ve Fikret Şahin’le Ekrem İmamoğlu için İstanbul’da düzenlenen Seçim Koordinasyon toplantısına katıldı. 31 Mart seçimlerini kazanan ancak YSK’nin iptali sonrası 23 Haziran’da yeniden seçime girmeye hazırlanan Ekrem İmamoğlu ile çektirdiği fotoğrafı sosyal medya hesabından yayınlayan Sarı , “Ekrem Başkanımızın mazbatasını geri alacağız” dedi. […]
  • 02
    “KARA TREN” MÜJDESİ!
    TCDD Genel Müdürlüğü’nün Manisa’nın Yunusemre Belediyesi’ne kiraladığı buharlı lokomotif Balıkesir’e iade edilecek. TCDD Genel Müdürlüğü ile Yunusemre Belediyesi arasında imzalanan protokol ile 2 bin 557 lira artı KDV karşılığında bir yıllığına kiralanan ve Manisa’ya götürülen buharlı lokomotif Balıkesir’e geri dönüyor. Edinilen bilgilere göre, Balıkesir’deki tepkiler sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz devreye girdi. Yılmaz’ın talimatı […]
  • 03
    KURTULUŞ YATIRIM VE ÜRETİMDE
    Balıkesir Sanayici ve İş Adamları Derneği (BASİAD) Milli Mücadele Haftası’nda Balıkesir, Bandırma, Dursunbey ve İvrindi’de ekonomik kalkınma açısından yatırım süreçlerini mercek altına alarak değerlendirmelerde bulundu. Basın Sözcüsü Ümit Baysal, “Bu zor süreçten yine yatırımların ve üretimin arttırılması ile çıkmak mümkün olacaktır” dedi. Balıkesir Sanayici ve İş Adamları Derneği (BASİAD) kurulları bir araya gelerek; ekonomik darboğazı […]
  • 04
    BALIKESİR’E GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ MÜJDESİ
    Balıkesir Sanayi Odası’nın 2017 yılından itibaren Ticaret Bakanlığı nezdinde yapmış olduğu girişimler sonucunda Balıkesir Gümrük Müdürlüğü’nün kurulması uygun bulundu. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ali Eğinlioğlu, “Odamızca 2017 yılında İlimizde Gümrük Müdürlüğü kurulması talep edilmiş ve bu talebimizi her mecrada dile getirilmiştir, 2 Mart 2019 tarihinde Ticaret Bakanımız Sayın […]
  • 05
    TCDD’DEN GARİP BİR UYGULAMA
    Balıkesir Gar havzasında sergilenen ve “Kara Tren” diye bilinen buharlı lokomotif, TCDD Genel Müdürlüğü ile Manisa Yunusemre Belediyesi arasında imzalanan protokol ile bir yıllığına kiralandı. TCDD Genel Müdürlüğü’nün Balıkesir’in bağlı bulunduğu İzmir 3. Bölge’ye verdiği talimat üzerine, 18 Mayıs 2019 tarihinde Manisa’ya nakledilen tarihi lokomotifin bir yıl boyunca Yunusemre Belediyesi tarafından sergileneceği öğrenildi. Bu uygulama […]

YAZARLARIMIZ

  • TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!

    Türkiye de öğretmen yetiştirme 1970-1980 arasında bozulmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan kontrolünü yitirdiği Eğitim Fakülteleri döneminde ise akademik yaşam normları ile öğretmenlik mesleği umdeleri uzlaştırılamadı. Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanları akademisyen ile eğitimci arasında iki cami arasında beynamaz durumu yaşadılar. Bu, öğretmen yetiştirmede geleneğe sahip çıkamamanın somut sonucuydu.  2000’li yıllardan sonra gelen AKP ise ortaya […]
  • ESNERKEN ESNEMEK…

    Milli Eğitim Bakanlığı, bir süredir gündeminde olan “esnek ve modüler eğitim sistemi”ne ilk adımı attı. Yazılı ve görsel basında izliyor ve okuyorsunuz zaten. Esnemekten epey esnek hale geldik. Esnek ve modüler eğitim sistemi deniyor ya, onun biz sokaktaki tabirini kullanalım; bilineni bu çünkü: Yapboz. Bir kez daha yapboz oynuyoruz. Bir kez daha sistem değişiyor. Zaten […]
  • ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

    Ben her Anneler Günü’nde paylaşırım bu iletiyi. Atatürk, annesini ziyaret edeceği zaman mutlaka yaveri ile “İzin verirse validemi ziyaret etmek istiyorum.” diye haber yollardı. Zübeyde Hanım, hazırlanır, saçlarını taratır, oğlunu beklerdi. Atatürk de bu ziyarette mutlaka büyük üniformasını giyer, yaverleriyle birlikte gelir, büyük bir hürmetle annesinin elini öper, onun duasını alırdı.Annesi oğlunun bu davranışından çok […]
  • NE YAPMALI?

    73 yıl önce ilk demokrasi denemesinde “Açık oy gizli sayım” yapılarak Demokrat Parti’nin seçimi kazanması nasıl engellenmişse, İmamoğlu’nun İBBB’yi kazandığı seçimin geçersiz sayılması da aynı mantıkla engellenmiştir. Aynı zarfın içindeki 4 oydan 3’ü geçerli sadece İBBB oyu geçersiz. O da yetmiyor; 7 asil üyenin 4’ü hayır deyince 4 yedek üyeyi de çağırıp karar alıyorlar. Bu […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • BİR YANIM BAHAR BAHÇE BİR YANIM DİRENİŞ

    Çiğdemler; kış ne denli sert geçerse geçsin; yaşam gücünü hatırlatır. baharı yaşar. Adımı öylesine seviyorum ki, öylesine içselleştirmişim ki ; adım gibi olmak için her şeye rağmen hayat doluyum. Adımın peşinden koşsam, tüm Anadolu’yu gezmem gerekir. Anadolu’nun özüne, geleneklerine, o güzelim insanlarımıza ulaşırım. Kazdağ Çiğdemi, Toros Çiğdemi, İstanbul Çiğdemi, Ankara Çiğdemi , Hitit krallarının ağzına […]
  • T.C’DEN TCDD’NİN KARA TRENİ’NE!

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin T.C. ile ilgili önergeyi anlaşılmaz bir şekilde reddetmesinin ardından konu unutturulmak istense de  bir şekilde gündeme geliyor. Politika gazetesinden arkadaşımız Tarık Sürmelioğlu,“T.C. değil Türkiye Cumhuriyeti yazın” başlıklı yazısında olaya değişik bir açıdan yaklaştı. Sürmelioğlu, 16 Mayıs’ta  Kuva-yi Milliye Günü’nde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz‘a seslendi ve şunları yazdı: “Kuva-yı Milliye […]
  • NAİPLİ KÖYÜ’NDEN- Fatma Zehra KÖSELEY

    Bugün günlerden Naipli Köyü.İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum. Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor. Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor. Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük. Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı. Gülsüm abla, […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘GURBETÇİ GAZETECİ’NİN GÖZÜNDEN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ- İbrahim ERGÜL

    Hafta içinde fırsat bulup Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısını takip ettim. Öncelikle sorunsuz 7. kata ulaşabildiğimi ve toplantıyı basına ayrılan bölümde rahatlıkla izleyebildiğimi belirtmeliyim. Lakin basin mensuplarIna ayrılan bölümün Balıkesirlilere haber akışını sağlayan gazetecilere çok da uygun olmadığını söylemek lazım. Meclis salonunda ki gelişmeleri en arka sıradan gözlemlemeleri çok zor. Sağlıklı bir haber akışı için […]
  • GÜNEŞ UFUKTAN DOĞARKEN- İhsan DURAK

    Mayıs ayı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi kuşakta, ilkbaharın kendini, en can alıcı güzellikte ifade ettiği, yaz mevsimini kucaklayan bir zaman dilimidir. Tanyeri ağarmadan önce, gecenin en karanlık zamanıdır. Bu durumu başka cümle ile ifade edersek; GECENİN EN KARANLIK ZAMANI, AYDINLIĞA EN YAKIN ZAMANDIR. Krallıkların, imparatorlukların sonunu sıcak ve soğuk savaşlar belirler. “Sonsuzluk” diye bir kavram […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • RUMUZ T.C. – Tanyol KIPÇAK

    Bazen hepimiz kullanırız.. Dangalak deriz… Dangalak ne demek?.. Düşüncesiz demek!..Hödük demek!.. Düşüncesizce yapılan bir iş mesela.. Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltılmış haline ne diyoruz?.. Rumuzumuz bizim, ötesi yok.. T.C. İktidar bu ibareye gıcık!.. Ne olmalıydı acaba?.. Merak ediyorum!.. Gördüğü yerde indiriyorlar.. Hatta Belediye Meclislerine öneriliyor,eğer iktidar yanlıları çoğunluksa aynen red!.. A be hödükler!.. A be dangalaklar!.. Kendinizi […]
  • “İŞÇİ KIYIMI VE ADALETSİZLİK” RAMAZAN DİNLEMEZ

    Ramazanın gelişiyle birlikte bir ritüel haline getirilen iftar programları da başladı. Bandırma Belediyesi 1350 kişiye Bandırma, Edincik ve Aksakal’da hayırseverlerin desteği ile iftar yemeği ikram ediyor. Bandırma’da Ortaokulu önündeki iftarlara katılanlara baktığımızda bu yıl öğrencilerin ağrılıkta olduğunu görüyoruz. Oruçlu oruçsuz birçok insan burada karnını doyuyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? İnsanları “oruçlu oruçsuz” diye […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!

    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 84.114
    -1,40%
  • ALTIN 249.90
    0,67%
  • DOLAR 6.101
    0,81%
  • EURO 6.814
    0,81%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link