Az bulutlu
  • EURO 6.22
  • DOLAR 5.46

  “KÖYLÜMÜZÜN OCAĞI TÜTMEZSE, FABRİKANIN BACASI SÖNER” (3)

Yazarlar - 2 Mart 2019 12:27 A A

1923-1930 arasında tarım kesiminde Aşar vergisinin kaldırılması dışında köklü bir dönüşüm projesi uygulanamadı. Üretim, Ortaçağlardan beri süregelen alışkanlıklar ve ilkel tarım araçları ile yapılıyordu. Makine kullanmayan işletmelerin oranı % 95.68 dir. Köylü bir oda içinde pislik ve olanaksızlıklar içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyordu. Verem, sıtma, trahom, tifo ve dizanteri gibi hastalıklarla sürekli kırılıyordu. Yolu, okulu, temiz içme suyu, elektriği, kanalizasyonu, tuvalet ve sabun kullanma alışkanlığı yoktu. 1950’de Demokrat parti iktidara geldiğinde sadece özel durumlarından ötürü 13 köyün elektriği vardı. Türkiye geneli traktör sayısı 34000 civarında ancak günün koşullarında yeni traktör sayısı 1175 idi.

Ekonomik değeri olan tarım, Çukurova, Aydın, Söke ovaları ile Ayvalık-Edremit arası zeytincilik alanlarında yapılıyordu. Başta buğday, pamuk ve birkaç önemli tarım ürününün eksikliği, cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren ithalat ile karşılanıyordu.

Balıkesir’den bir örnekle durumu anlatmaya çalışayım:
1910 yılında Karesi sancağı(BALIKESİR), İstanbul’un sebze, meyve ve hayvan ürünleri gereksinimlerini karşılıyor.
1927 yılında Balıkesir’de toplam nüfusun %76’sı tarımla uğraşıyor.
1950 yılında ise yapılan tarım sayımında Balıkesir’de 187 adet traktör varlığı tespit ediliyor. 2002’de bu rakam 33 449’a çıkıyor.

Gazi, yeni kurduğu devletin sıkıntılarını çok iyi biliyordu. Uzun yıllar süren savaşlar nedeniyle büyük acı ve sıkıntılar yaşayan Anadolu köylüsüne yönetim farkını hissettirmek için çırpınıyordu. Bu farkı hissettirebilmek o kadar kolay değildi.

1927 yılında Leningrad Üniversitesinden getirdiği uzmanlar kanalıyla ülkenin toprak envanterini çıkarttı. Ekilebilir alanın 25milyon hektar olduğu tespit edildi. 1930 krizinden sonra endüstrinin devlet eliyle kurulmasına yatırım ve üretim etkinliklerinin bir plan dahilinde yapılması benimsendi.

1930’lu yıllarda devletin yabancı sermayeye bakışı genellikle olumsuz olmuştur. Nitekim dönemin İktisat Vekili Celal Bayar “bu memleketin çocukları memlekette sanayi vücuda gelsin diye büyük bir külfete katlanırken bunun nimetini ecnebilere kaptıracak değiliz” diyerek hükümetin bu dönemdeki zihniyetini ortaya koymuştur. Bu politikaya uygun olarak 1930’lu yıllarda Ülkede bulunan imtiyazlı yabacı şirketler satın alınarak millileştirilmiştir. İzmir-Kasaba demiryolu, İzmir-Aydın demiryolu, Ereğli Kömür Şirketi, Şark Demiryolları, Ergani Bakır Madeni, İstanbul su, rıhtım, telefon, elektrik, tünel tramvay şirketleri ile İzmir, Ankara ve Bursa’daki benzer şirketler bu dönemde millileştirilmiştir.

1930 yılında yaşanan dünya krizi ekonomide tarım kesiminin ne kadar önemli olduğunu ortaya koydu. Bu krizde özellikle ortaya çıkan fiyat makası(tarım ve sanayi mallarının fiyatları arasındaki ters gelişim) tarım kesiminde çok ciddi bir bunalımın ortaya çıkmasına neden oldu. Yaşanılan açlık köylünün dolayısıyla tarımın önemini ortaya koyarken bu süreçte köylüye yapılan Jandarma baskısı karşısında köylü için tek sığınma yeri olarak sadece din kalıyordu. Köylü hakikaten çok biçare durumdaydı. Bir oda içinde çok güç koşullar altında bir yaşam sürüyorlardı. Bütün bunlar neyse bir şekilde izah edilebilirdi çünkü o yıllarda kasabaların da durumu buna yakındı. En kötüsü ise köylerde erkek namına kimsesi kalmayan genç gelinlerin, maaş çıkartmak, maaş almak, zahire koparabilmek, firar kocasını saklamak için amil tahsildara veya jandarmaya veya iaşe memurlarına tabasbus (yaltaklanma) ve müdahaneye (dalkavukluk) mecburmuş gibi bir görüntü ya da söylenti de yaygındı. Bu cümlenin açılımı da f….ş yapmak olarak özetlenebilir.

1930’lu yıllarda bir grup yazar, medya mensubu. Sözde aydınlar ile tuzu kuru olanlar artık köylülük bitti, yeni bir dönem başladı diyerek eğlence ve sefil bir yaşam tarzı içinde olurlar. Bu durum Yakup Kadri KARAOSMANOĞLU yazarımızın yazılarında söyle dile getirilir. Yakup Kadri 1932 yılında yazdığı Yaban’da şunu söyler: “Ey Türk aydını, bu geri kalmışlık aslında senin yüzünden; lütfen o insanlara, Anadolu’ya git.”

Gazi bir şeyler yapmak için her şeyi zorluyordu. 1930’da Tohumlukların Gümrük Resminden Muaf Olduğuna Dair Kanun çıkarıldı. Çeşitli yerlerde fidanlıklar kurularak meyve ağaçlarının ıslahına çalışıldı.1924 yılında çıkarılan bir kanunla Rize ve Borçka havalisinde Fındık ve Çay ziraatının geliştirilmesi için bir dizi teşvik tedbirleri alındı. 17 Haziran 1927’de Ziraat Tedrisatının Islahına Dair Kanun kabul edilerek Yüksek Ziraat ve Yüksek Baytar Mektepleri ve Enstitüleri kuruldu. Bu okullarda ders vermek üzere ihtisas amacıyla 74 ziraatçı hoca yurt dışına gönderildi. Bilimsel ziraatın yapılması için her alanda okullaşmaya gidildi. 1929 yılında çıkarılan Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu’yla bir yıl içinde ülke çapında 572 Kredi Kooperatifi’nin kurulması sağlandı. İlk üye Gazi oldu. Aynı yıl, 8 Haziran 1929’da Topraksız Çiftçiye Toprak Verilmesi Hakkında Kanun çıkarıldı. Bu suretle ülkenin en önemli gelir kaynağı ve geçim vasıtası olan ziraat sahasında verimin artırılmasına gayret edildi.

Bu amaçla Sovyet Rusya’dan getirilen ekonomi uzmanları tarafından 1934-38 yıllara arasında uygulamak üzere BİRİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI (BBYKP) hazırlanmıştır. Bundan amaçlanan sanayileşmeyi belli bir program çerçevesinde gerçekleştirmektir. Plan ile kimya, demir, kâğıt, kükürt, sünger, pamuklu ve yünlü kumaş, şeker sanayinin geliştirilmesine; hammadde yönünden dışa bağımlı olmayan sanayi tesislere; özel girişimcilerin altından kalkamayacağı büyüklükte sermaye ve ileri teknoloji gerektiren projelere öncelik verilmesine; kurulacak tesislerin yurtiçi tüketimi karşılayabilmesine önem verilmiştir.

1933’de hazırlanan ilk plan 1934 yılında yürürlüğe girdi. Sanayi kesimi için uygulamaya sokulan program tarım kesiminde de etkisini gösterdi. Bu çalışmalar meyve vermeye başlamıştı. 1934-1940 yılları arasında tarım yapılan toprak alanında %23 civarında bir büyüme ortaya çıktı.

BBYKP(BİRİNCİ BEŞ YILLIK KALKINMA PLANI), 1938 yılına kadar büyük ölçüde gerçekleştirilmiştir. Bu dönemde dokuma, ağır sanayi, maden sanayi, selüloz sanayi, seramik, şişe, porselen, kimya sanayi dallarında toplam 16 fabrika açılmıştır. BBYKP için 44 milyon yatırım düşünülmüşken, yatırımın miktarı 100 milyon lirayı bulmuştur.

1933 yılında sanayi yatırımlarını finanse etmek, ağır ve hafif sanayinin gelişmesine öncülük etmek, devlet fabrikalarını işletmek, plana uygun olarak yeni fabrikalar açmak ve özel sermaye ile diğer alanlarda faaliyetlerde bulunmak amacıyla Sümerbank kurulmuştur.
1933’te vilayet, belediye ve köy idarelerinin vergilerinin % 5’ini ve bu idarelerin gelişme planlarındaki projelere maddi kaynak sağlamak amacıyla İller Bankası kuruldu.
Elektrik enerji, petrol ve madencilik alanlarındaki araştırma ve işletmeleri denetlemek ve yönetmek üzere 1935 yılında Etibank ve Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kuruldu.
1938 yılında Cumhuriyetin ilk yıllarında millileştirilen ticaret gemileri, liman ve rıhtımları işletmek amacıyla Denizcilik Bankası kuruldu.
Bunların yanında iki devlet şirketi daha kurulmuştur. Bunlardan biri belirli ürünleri satın alarak ya da satarak tarım fiyatlarını dengede tutmak amacıyla kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi diğeri de Reji İdaresiyle Fransızların elinde bulunan şirketin alınarak alkollü içkiler, ispirto, kibrit, çay, tuz ve bir süre için yağ ve benzin olmak üzere devlet tekellerini yönlendiren İnhisarlar (Tekel)’dır

1930’lu yıllar Türkiye sanayisinde ilk ciddi ve büyük yatırımların yapıldığı yıllar olmuştur. Sanayide yıllık ortalama % 11,6 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Devlet 1938 yılı itibariyle temel tüketim malları ihtiyacından “üç beyazı” (un, şeker ve dokuma) kendi kendine ve yerli üretimle karşılar duruma gelmiştir.(devam edecek)

Bu haber 75 kez okundu.
merkez_optik
Yazarlar - 12:27 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    KENDİN, KENDİN OL- İhsan DURAK
    Toplumda ki duygu, düşünce, davranış bozulmalarında ki etkenlerden önde gelenler; varsılların yoksullara, amirlerin memurlara, yönetenlerin yönetilenlere, seçilenlerin seçenlere, üretenleren tüketenlere, özel arabayla gidenlerin ,trenle gidenlere, uçakla gidenlerin, yaya gidenlere… bakışlarına hayran, yiyişlerine hayran. Ne çabuk unuttun emeklediğin, ınga dediğin, altını ıslattığın günlerdeki ağlamalarını. Ama; anneler, babalar, sağlıkçılar, öğretmenler ve mahalle bakkaLları unutmaz; borçlarını ıskalayıp, başka […]
  • 02
    KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN YIKILDI !
    Yıkılış gerekçesi öyle önemli ki… “Keşke okusalar da gelip beni kesseler evvela!” Biraz uzundur ama okuduğunuza değecektir diye düşünüyorum… “Londra Halkevi’nin düzenlediği, “Köy Enstitüleri 50. Yaşında” konulu açıkoturumu izleyenler, üç buçuk, dört saat boyunca yerlerinden kımıldamadılar. İzleyenler, para ödeyerek biletle girmişlerdi. Giriş bizim paramızla aşağı yukarı yirmi bin lira (5 sterlin)! Salon tıklım tıklım dolu. […]
  • 03
    KANKA
    “Nadir gülen liderler” sıralaması yapılsa 1.sıraya kimi koymamız gerek?.. Kuşkusuz Sayın Devlet Bahçeli. Ancak geçen gün bilinen ciddiyetiyle söylediği bir cümle vardı ki kendisi gülmese de okuyunca bizim tebessüm etmemize sebep oldu. Dedi ki Sayın Bahçeli: “Beklenen netice olmazsa kimse endişe etmesin. İki parti artık kanka olmuştur.” Beklenen netice dediği 31 Mart yerel seçim sonuçları. […]
  • 04
    İNCE’DEN BALIKESİR’E TAM DESTEK
    CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Altıeylül ve Karesi belediye başkan adayları Esin Balıbek ve Levent Tellioğlu’na destek isterken, “Balıkesir’de bu sefer iddialı olduğumuzu görüyorum. Nisan’dan sonra inşallah belediyeye gelip sizleri kutlayacağım” dedi. CHP’nin 24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayı olan Muharrem İnce, Altıeylül Belediye Başkan adayı Esin Balıbek’e destek vermek için Balıkesir’e geldi. Değirmenboğazı’nda konvoyla karşılanan […]
  • 05
    “USTASI EMANETE SAHİP ÇIKAMADI Kİ, ÇIRAĞI NE YAPACAK”
    Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkan adayı İYİ Partili İsmail Ok, Pamukçu’da düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada AK Partili belediyeleri eleştirirken, “Sizlerin oyları ile bu göreve seçilenler emanete sahip çıkmak yerine ağlayarak, arkasına bakmadan kaçıp gitti. Şimdi de ağlayarak gidenin prensi Yücel Yılmaz büyükşehir adayı.  Ustası emanete sahip çıkamadı ki çırağı ne yapacak?” dedi. Millet İttifakı’nın Balıkesir Büyükşehir […]

YAZARLARIMIZ

  • UĞUR MUMCU

    seni yağmurlu bir günde vurdular hep puslu kalsın diye belki ülke geleceği yanıldılar uğurlandığın gün dört bir yandan gönül ışığı düştü  tabutunun üstüne aydınlanıverdi ortalık. yağmur sularına baktım simsiyah akıyordu sanki karanlığın ayak izlerini yıkıyordu insanların yüzleri ıslak, öfkeli ağaçların gözyaşları pırıl pırıl yağmur inatla yağıyor ama akan sel insan seli 1993-Balıkesir Download WordPress Themes […]
  • KANKA

    “Nadir gülen liderler” sıralaması yapılsa 1.sıraya kimi koymamız gerek?.. Kuşkusuz Sayın Devlet Bahçeli. Ancak geçen gün bilinen ciddiyetiyle söylediği bir cümle vardı ki kendisi gülmese de okuyunca bizim tebessüm etmemize sebep oldu. Dedi ki Sayın Bahçeli: “Beklenen netice olmazsa kimse endişe etmesin. İki parti artık kanka olmuştur.” Beklenen netice dediği 31 Mart yerel seçim sonuçları. […]
  • ATKÖYLÜ MEHMET ÇAVUŞ

    Atköylü Mehmet Çavuş Çanakkale, Filistin, Kafkas Cephesi, Kuvayı Milliye – Milli Mücadele derken uzun ayrılıklardan sonra köyüne döner bir bakkal dükkanı açar. Bütün harp görmüş insanlar gibi sert mizaçlıdır. Çabuk parlar, serttir, celallıdır, inatçıdır, doğrudan şaşmaz. Asla taviz vermez. Herkes az çok kendinden çekinir. Kimseye “Eyvallahı” yoktur. Öfkesi hazırdır. Arada sırada askerlik arkadaşı Bigadiç’in Çiftlik […]
  • YILMAZ HOCA (2)

    Yılmaz hocayı en kısa nasıl tarif edersin deseler şöyle derdim; Üreten, ürettiğini hakça paylaştıran, çalmayan, çaldırmayan, baskıya boyun eğmeyen bir devrimci adam… Yılmaz Büyükerşan kendisine oy vereninde vermeyeninde hocasıdır. Hocanız olmayan birisine hocam demek “Görüşlerinize katılmasam da sizin bilgeliğinizi, öğreticiliğinizi kabul ediyorum” demektir. Gelelim diğer dükkâna: Çiçekçi dükkânından başka bir dükkân daha açtı Yılmaz Hoca. […]
  • 90 GÜN KALA AKLIMA GELENLER – Birgi TUNA

    Bugün 18 Şubat 2019. 19 Mayıs 2019’a tam 90 gün kaldı. Emperyalizm, 20’nci yüzyılda en büyük hezimeti Çanakkale’de yaşadı. Uğradığı hezimete rağmen, Türk Milletini esir etmek için 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla başlayıp 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasıyla tamamlanmaya çalışılan süreçte emperyalist ordular tek kurşun atmadan Yunan, Bulgar, Arap çeteleri maşa olarak kullandı. Bu […]
  • BİR KÜLTÜR MABEDİ : SARIKIZ KAZDAĞI ETNOGRAFYA GALERİSİ

    Güre İskele’de bulunan galeri, 14 Kasım 2015 yılında Uğur ve Murat Bostancıoğlu kardeşler tarafından merhum babaları Ali Bostancıoğlu’nun anısına ithafen kurulmuştur. Galeride, 8 dakikalık Kazdağları ve bölge tanıtım filmi, İda Dağı Mitosları, Troya ve Antandros, Kuzey Ege Antik Kentleri, Antik dönemlere ait sikkeler, vazolar ve terrakotalar, Fatih’in İstanbul’un fethi sırasında Toroslardan getirdiği Tahtacı Türkmenleri, Yörükler […]
  • BAL-KES VE SİYASET!

    Balıkesirspor 31 Mart seçimleri ile birlikte nihayet anımsandı. Millet İttifakı’nın Büyükşehir Belediye başkan adayı İsmail Ok, her konuşmasında Balıkesirspor’u Süper Lige çıkardıklarını, şimdi ise 1. Lig’de düşmemeye oynadığını söylüyor. Süper Lig olayı doğru ama küme düşme olayı biraz ajitasyon gibi… Yine de şunu söyleyebiliriz. Teknik Direktör Giray Bulak ve futbolcuların özverili mücadelesi olmasa belki  şimdiden […]
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BALIKESİR KEŞŞAFLARI – Fatma Zehra KÖSELEY

    18 Mart Çanakkale Zaferinin 104. yıldönümünde Balıkesir Lisesi öğrencilerinden oluşan Keşşaflar ( İzciler ) Çanakkalede şehit olan Balıkesir Lisesi İzcilerini gururla ve minnetle andılar. Balıkesir Kuvayı Milliye şehrine yakışır bir temsili tören ancak bu kadar güzel ve anlamlı olabilirdi.Bu törene emek verenlere , yürekten teşekkürler. Keşke bu tören ta başından sonuna kadar kayıt altına alınabilseydi. […]
  • MEKTUP

    Sen öldün. Öldürmek bir eylemdir. Türkçe dilbilgisinde ya da yasalarda “fiil” de denir. Oysa ölmek bir eylem değildir. Senin ölmeni, ölümü, ölmeleri bir eylem yaptı insanoğlu ve ölünden ve ölümlerden kendine zırhlar, kapılar ve tesbitler icat etti. Ölümünden ve ölümlerden kendine konuşacak çok şey buldu ama yapacak hiçbir şey bulamadı. Sen öldün. Senin ölümünü ve […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • KENDİN, KENDİN OL- İhsan DURAK

    Toplumda ki duygu, düşünce, davranış bozulmalarında ki etkenlerden önde gelenler; varsılların yoksullara, amirlerin memurlara, yönetenlerin yönetilenlere, seçilenlerin seçenlere, üretenleren tüketenlere, özel arabayla gidenlerin ,trenle gidenlere, uçakla gidenlerin, yaya gidenlere… bakışlarına hayran, yiyişlerine hayran. Ne çabuk unuttun emeklediğin, ınga dediğin, altını ıslattığın günlerdeki ağlamalarını. Ama; anneler, babalar, sağlıkçılar, öğretmenler ve mahalle bakkaLları unutmaz; borçlarını ıskalayıp, başka […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 3 AY = ÇOK SENE… Nedim ISPARTA

    İstasyon mahallesi yazımda bahsettiğim gibi,  fabrikamızın özelleştirilmesi / kapatılmasının ardından çil yavrusu gibi dağıldık. Ben de bir arkadaş vasıtasıyla Görsel Yayınlar’a ansiklopedi satışı için başvurdum ama şartlar uymadı.  Lise mezunu değildim. Dursunbey’de satış yaparken yardımcı olduğum İpek hanım, beni direk müdür Hüseyin Aslan’ın( Facebook’dan arkadaşım şu anda) odasına götürdü.  – Nedim abi bu işi yapamazsa […]
  • HAÇLI KATLİAMLARI  DEVAM EDİYOR- Ramazan KARACA

    Bizim nesil Haçlıların yaptığı katliamları daha belki okullarda okumadan evvel Cüneyt Arkın’ın çevirdiği filmlerden öğrenmişti. (Örneğin, Selahattin-i Eyyubi. 1970’te çevrilmiş. Biz daha çocuk yaşlarda bu filmleri izledik. Bu yazıyı yazmadan önce yine baktım. Tam bir katliam o yıllarda yapılanlar.) Aradan yüz yıllar geçti ama bu katliamlar hâlâ devam ediyor. Bunu nereden anlıyoruz; Yeni Zelanda’da katliam […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • KARDEŞ KAVGASINA HAYIR… TAHSİN EREL

    Dostlar diyor ki: “Neden genel konularda yazmıyorsun?..” Gerçi şurada burada imzamızın göründüğü oluyor zaman zaman ama sonuçta yerel yazarız biz… Yerel okurun ilgisi seçime odaklanmış durumda.”Güncel” kavramının da anlamı daraldı böylece… Gazete yazarı günceli kovalar. Anketlere göre, koltuğu kapmasına çok bir şey kalmayan CHP Ankara adayı Mansur Yavaş’la ilgili iddialar da güncel gerçi; ama bu […]
  • TOSUN’UN PROJELERİNDEN NOTLAR

    Cumartesi günü Millet İttifakı Başkan Adayı Tolga Tosun, proje ve meclis üyesi adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Toplantıya katılan Dursun Mirza’nın da konuşmasıyla CHP’deki buzların eridiğini söyleyebiliriz. Burada özellikle Tolga Tosun, Dursun Mirza’ya “Canımdan çok sevdiğim Dursun Ağabeyim” diye hitap etti. Mirza da konuşmasında Tolga Tosun ile sorunu olmadığını ve her türlü desteği vereceğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından seçim […]
  • RAMAZAN DİKMEN- Uğur SATILMA

    “Öldü. Ölmüş. Aramızdan ayrıldı. Sizlere ömür. Onu kaybettik. Acı kaybımız. Dilin alışkanlıkları karşısında raha­tına düşmüş zihnin kanaatkâr suskunluğu.” Ne de güzel ifade ediyor, “Afife Abla’nın İncileri” adlı öyküsünde Ramazan Dik­men malum son karşısındaki teslimiyetimizi. Biz bu sefer ak­sini yapalım, ölümün ardından zihnimizde beliren basmaka­lıp kelimeler yerine daha farklı cümleler kuralım ve yâd edelim. 1997 yılında […]
  • KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN YIKILDI !

    Yıkılış gerekçesi öyle önemli ki… “Keşke okusalar da gelip beni kesseler evvela!” Biraz uzundur ama okuduğunuza değecektir diye düşünüyorum… “Londra Halkevi’nin düzenlediği, “Köy Enstitüleri 50. Yaşında” konulu açıkoturumu izleyenler, üç buçuk, dört saat boyunca yerlerinden kımıldamadılar. İzleyenler, para ödeyerek biletle girmişlerdi. Giriş bizim paramızla aşağı yukarı yirmi bin lira (5 sterlin)! Salon tıklım tıklım dolu. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 103.408
    0,09%
  • ALTIN 229.89
    0,47%
  • DOLAR 5.464
    0,79%
  • EURO 6.224
    0,55%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link