16° Az bulutlu
  • EURO 6.35
  • DOLAR 5.75

KİTABIN DOSTLUĞU SATIN ALINAMAZ

Yazarlar - 5 Eylül 2019 10:26 A A

3. Edremit Kitap Fuarı 17-25 Ağustos tarihleri arasında gerçekleştirildi. Sanki yıllardır devam ediyormuş gibiydi. Edremit Belediyesi’ni hangi parti, hangi aday kazanırsa kazansın kitap fuarının geleneksellemiş bir etkinlik olarak her zaman yapılmasını diliyorum. Edremit Körfezi kültürel kimliği ile anılsın. Hiçbir zaman kitabın, önüne siyasi kimlikler, makam koltukları, kişisel çıkarlar geçmesin. Her zaman ilk ve son sözümüz kitap olsun. Kitap dostluğunu yaşayalım. Kitap ile temeli kültür olan Atatürk Cumhuriyeti’ne yaraşan çağdaşlık, bilim ve akıl dolu günleri var edelim. Kitap fuarına katılım koşulları maddiyata dayalı olmasın. Pek çok yayınevi yazarları ile kitap fuarına katılabilsin, okurları ile bulaşabilsin. Kitap fuarına Edremit Körfezi’nin her köşesinde yaşayan Edremit halkı gelebilsin. Sadece Altınkum’da yaşayanlar ve ulaşım olanaklarına sahip olanlar katılmasın. Sevdiği bir yazar ile kitap fuarında buluşan bir okur gibi, hiç okuma yazma bilmeyen bir vatandaşımızda kitap fuarında bulunabilsin.

Kitap okuma sevgisini aşılayacak çeşitli etkinlikler yapılabilir. Edremit’te eğitim ve öğretim hayatına devam eden okullarımızdaki öğrencilerimizin aydınlık yüzünü gösteren performanslarını izleyebildiğimiz çeşitli gösteriler düzenlenebilir. Ne yapılırsa yapılsın bence kitap fuarının yapılış amacı, kitap ile yörede yaşayan herkesi buluşturmak olmalı. Kitap ile aklını, ruhunu zenginleştiren Edremitlilerin dünyayı güzelleştirmek adına neler yapabileceklerini bizlere anlatması çok önemli. Ünlü bir yazarın, bir siyasinin varlığı ile yaşatılan atmosferden daha öte halkın kitabın sarılıp sarmaladığı, bizzat katılım sağladığı kültürel dünyanın inşaası ve her yıl gerçekleşecek olan kitap fuarı ile üzerine bir kat daha çıkılması çok daha önemlidir.

Kitap fuarına yönelik naçizane düşüncelerini siz sevgili oyucuları ile paylaşan ben Kazdağ Çiğdemi, 3. Edremit Kitap Fuarı’na Edremit’in Altınkum Mahallesi’nde yaşayan bir vatandaş olarak katıldı. Siyasi parti kimliğini geride bıraktı. Kitap fuarında bulunuş amacı, kütüphanesini daha zenginleştirmekti. Sevdiği yazarları görebilmekti. Kitabın dostluğunu yaşayabilmekti. Kitap dostları ile yeniden biraya gelmekti. Elbette kitap fuarına herkes gelsin ama hiçbir şey kitabın önüne geçmesin. Hiç bir şey Antik Yunan Çağı’ndan günümüze dek felsefe ile, edebiyat ile, bilim ile yoğrulan bu bölgenin kültürel dokusunu zedelemesin. Bizler kitap fuarı alanında kitaptan, edebiyattan, sanatsal olaylardan bahsedelim. Kim seçimlere girecekmiş kim nereye aday olacakmış bunların hepsini bir kenara bırakalım. Kitabın kazandırdığı her şey o kadar değerli ki; gelip geçici olan diğer her şey, yanında önemsiz kalır. Düşünsenize bir kitap okuyunca ufkunuz genişliyor, görmediğiniz diyarlara uzanabiliyorsunuz, farklı karakterlerdeki insanları tanıyabiliyorsunuz, değerlendirme beceriniz gelişiyor, çok daha güzel yazıp çok daha iyi okuyabiliyorsunuz. Kitap okumanın faydası; bölgenin dünya mirası olan Kazdağları gibi sonsuz, bin tanrılı oluşu gibi bin bir çeşit… Saymakla bitmez.

Geçtiğimiz yıl da bu yıl da kitap fuarını bütün güzellikleriyle yaşadım. Altınkum Mahallesi’ndeki evimizden sanki bakkaldan ekmek almaya çıkıyormuşum gibi evden çıkıp kitap fuarına gittim. Kitap okumak, bir kitap satın almak benim hayatımda su içmek gibi nefes almak gibi . Yaşamımın her alanında mutlaka bir sayfa bile olsa her gün kitap okumaya çabalıyorum. Kitap okumak için zaman yaratmam. Zaten kitap okumak olağan bir şey benim için. Ülke olarak kitap okuma oranları sanki yıldan yıla düşüyormuş izlenimi yaratılıyor. Bu olumsuzluğu ancak kitapsız bir dünya düşünemediğimiz zaman ortadan kaldırabiliriz. O nedenle kitap fuarını özel kılan çok neden olsa da yaşamımda olağan bir yere getirmeye çalıştım. Evden çıkıp gittiğimiz yerler kitap fuarı gibi aydınlığa açılan kültür durakları olsun. Bu dileğimi gerçekleştirecek anlayışlar, belediyelerimizi yöneltsin.

Kitap fuarında pek çok ünlü ismi gördüm. İlyas Salman,Ümit Zileli, Mustafa Balbay, Barış Doster, İsmail Saymaz, CHP’li milletvekilleri ve belediye başkanları bunların en başında geliyor . Ne yazık ki fuarın en başından sonuna kadar bulunamadım. Malum çalışma hayatı da bir yandan devam ediyor. O nedenle sadece kitap fuarına hafta sonu tatillerinde katılabildim. Ünlü isimler ile görüşmelerimi sizlere uzun uzun anlatmayacağım. Sadece Ümit Zileli ve Mustafa Balbay ile görüşmemizden bahsedeceğim. Edremit Körfezi’nde daha temiz bir deniz söylemiyle imza kampanyasını kitap fuarı süresince yürüten Edremit Çevre Platformu’ndan bahsedeceğim.

Edremit Çevre Platformu’nun masası hemen kitap fuarı sahnesinin önündeydi. Kitap Fuarı’nın konuğu olan isimler, sahneye çıkmadan önce buradan geçiyordu. Edremit Çevre Platformu’nun, gerçekleştirdiği imza kampanyasına destek amacı ile fuar alanına gittiğim her gün platform üyelerinin yanındaydım. Zileli ve Balbay’ın da konuşmasının olduğu gün de fuar alanındaydım. Kendilerini bekleyen okuyucuları ile buluşmadan kısa bir süre önce Edremit Çevre Platformu’nun masasını ziyaret eden Ümit Zileli ve Mustafa Balbay’da daha temiz bir Edremit Körfezi , daha temiz bir deniz için kampanyayı imzaladı. Kendileri ile bir hatıra fotoğrafı çektirdik. Ümit Zileli oldukça neşeliydi.Bizler ile bütün samimiyetiyle sohbet etti. Her iki isimde doğa ve çevre konularına dair duyarlılıklarını gösterdi.

Kazdağları’nın verdiği yaşam mücadelesi, kitap fuarına damgasını vurdu. Özellikle Kirazlı Balabanlı Mevkii’nde , altın madenine karşı direnişin devam ediyor oluşu kitap fuarının gündemini etkiledi. Konuşmacıların , okuyuculara anlatmak istediklerinin başında Kazdağları’nın önemi ve sahip çıkmazsak gelecekte bizleri ne gibi tehlikeler bekliyor olacak gibi konular yer alıyordu. Vatan toprağının kutsal olduğunu bilen kitap dostları, bu konuşmalara destek verdi. Kazdağları hepimizin diyen biz okuyucular, doğa ve çevre için emek veren herkesin yanındayız. Elbette hayvan dostlarımız içinde çabalayan dostlarımızın da yanınızdayız. Edremit Çevre Platformu’nun imza standının hemen yanında Edremit Kent Konseyi bünyesinde oluşturulan Hayvan Hakları Çalışma Grubu vardı. Onlar kitap dostu olarak , okurlara severek okuyacakları çeşitli kitapları satıp , satışlardan elde ettikleri gelir ile sokak hayvanlarının tüm ihtiyaçlarını karşılamak için kitap fuarına katıldılar. Takdire şayan bu güzel düşünceleri için kendilerini kutluyorum. Kent Konseyi’nin diğer çalışma grupları da böylesine kolay ama etkileyici çalışmalar yürütebilir. Edremit Belediyesi hem Hayvan Hakları Çalışma Grubu hem de Edremit Çevre Platformu ile uyum içerisinde çalışmalıdır. Kent Konseyleri gerçekten amacı için var olmalıdır. Sadece böyle bir oluşum var demek için kurulan, belli isimlerin egemen olduğu yapılar haline gelirse Kazdağları’na da, Edremit Körfezi’ne de hiçbir yararı olmaz. Biz Kazdağları’nın kısaca Antandros Derneği dediğimiz değerli kuruluşumuz da Kirazlı’daki altın madeni protestosuna destek amacıyla ve Antandros kazı yerinin ören yeri olması için imza kampanyasını gerçekleştirdi. Bu güzel işleri gerçekleştiren herkes var olsun.

Kitapların hayatımızda hep var olması gerektiğinden bahsetmiştim. Kitaplar ile tanışmamı, onların dostluğunu kazanışımı düşündüm. İlk önce boyama kitaplarım olmuştu. Ablam ile beraber Balıkesir’deki Eser Pasajı’ndan dünya klasiklerini de alıyorduk. O kitapları bizden sonra 8 yaş küçüğüm olan kardeşim de , şuan 13 yaşında olan yeğenim Arda Kaya da okudu. Mehmetçik ilköğretim Okulu’mda Türkçe derslerinde okuduğumuz kitapların özetini defterimize yazıyorduk. Yıl içinde en çok kitap okuyan öğrencilerden biriydim. Doğduğum günden itibaren evimizde hep kitap olmuştu. Babamın lise yıllarından itibaren alıp bizlere miras kalan kitapların çoğu siyasi içerikteydi. Annemin lise yıllarında edindiği doğru kompozisyon nasıl yazılır konulu kitabı da çocukluğuma dair hatırladığım kitaplar arasındadır.

İnsanların kitaplar ile anıları olması ne güzel. Ben de kitaplar ile yoğrulmaya devam eden yaşamıma dair güzel anılar biriktirmek için 3. Edremit Kitap Fuarı’ndaydım. Onların dostluğunu edinmiş herkes kitap dostudur. Kitap dostları nerede olursa olsunlar birbirlerini bulurlar. Bir insanın, hem kitap dostu hem de yazar dostları varsa kitap fuarının keyfini tamamen çıkarır. balikesir24saat haber sitemizin değerli yazarları Behiç İstanbulluoğlu ve Fatma Zehra Köseley, kitap fuarında okurları ile buluştu. Onlara kitaplarını imzaladılar. Her ikisinin masasında kitap dostluğunun en güzel halini yaşadım. Behiç abinin ‘’Mat’’ adlı kitabını imza ve söyleyişi gününü anlattığım yazım ile siz sevgili okuyucularım ile buluşmaya başladım. O nedenle Mat, benim için çok önemli ve özel bir kitaptır. Bu yerini hep koruyacak. Behiç abinin, partili kimliği de yazarlık kimliği de birbirine zarar vermiyor. Bu dengeyi çok güzel oluşturmuş. Makamlar, koltuklar, görevler bayrak yarışı misali gelip geçidir. Bir kitap, bir edebi eser ise ölümsüzdür. Behiç abinin, yazar oluşu partili isimlerden kendisinin nasıl bir farklılığa sahip olduğunu anlatıyor. Sevgili eşi Nur abla, bu yılda diğer kitap fularında olduğu gibi kendisini hiç yalnız bırakmadı. Masalarını beraber hazırladılar. Okurları beraber ağırladılar. Her gecenin sonunda kitapları beraber topladılar. Onlar ile kitap fuarında kitap dostluğunu yaşamak bana çok şey öğretiyor. Kültür ile sevgi ve saygı ile süregelen yaşam mücadelelerini içtenlikle alkışlıyorum. Kendilerine buradan sevgilerimi iletiyorum. Her Edremit Kitap Fuarı’nda beraber olmayı diliyorum.

Diğer yazarımız Fatma Zehra Köseley’i, sanırım tanımayanınız yoktur. Kendisi Balıkesirli Köy Enstitülü öğretmenler denildiğinde akla ilk gelen isimlerden biri olan Hayati Köseley’in kızı. Sevgili Fatma abla ile Silivri direnişi zamanlarında tanışmıştık. Kendisi bizim Altınkum pazarında köylülere haksız yere zindanlara atılan Mustafa Kemal’in askerlerini anlatıyordu. O günkü inadı bugün de devam ediyor. Bugün de yine vatanına, bayrağına, Ata’sına sahip çıkan çınar gibi sapasağlam bir Cumhuriyet kadını o. Şaman kültürünü yaşatan kıyafetleri, bana umut aşılayan sıcacık sohbeti, güneşi kıskandıracak ışığa sahip bakışları öylesine güçlü ve heybetliydi. Kendisine imrenmemek mümkün değil. Geleceğim onun gibi hayat,mücadele, umut dolu olsun. Sohbetimiz de bana söyledikleri çok güzeldi. Sizler ile buluştuğum yazılarımı kendisinin beğeni ile okuması beni çok mutlu etti. Yazmaya devam etmemi istedi. Yazdıkça güzel bir geleceğe ulaşacağımı söyledi. Kendisine bu güzel düşünceleri için ne kadar teşekkür etsem az.

balıkesir24saat haber sitemizin değerli yazarları dışında bahsetmek istediğim, 3. Edremit Kitap Fuarı’nda kitaplarını imzalayan bir diğer isimde Avvalık Küçükköy ve Bandırma merkezde sanat yaşamını sürdüren Arelos art &music Müzik Evi’nin sahibi, yazar, müzisyen emekli astsubay Abdullah İnaler…Kendisini babam sayesinde geçtiğimiz yıl tanımıştım. Ne mutlu ki onlara beraber çalışmışlar. Saygıdeğer Abdullah İnaler’in , ”Sırtımdaki Postal” adlı kitabı astsubayların onurlu mücadelesini anlatıyor. Kendisi sağolsun bana ”Yaşamdan Kesitler” adlı kitabını imzaladı. Değerli yazar ve müzisyenimiz Ayvalık Küçükköy’de sanatsaverleri bekliyor.Mutlaka uğrayınız.

Adıma kitap imzalayan bir diğer isim de Arzu K. Ayçiçek. Pek çok önemli ödülleri kazanan değerli şairimizin daha çok tanınması gerekiyor. Kitaplarını incelediğimde bir insan nasıl bu kadar edebiyata,şiire,çok önemli yazarlara dair duyarlı olabilir diye düşündüm. Benim için imzaladığı kitabı, hepimizin yakından tanıdığı ünlü yazarlar ile gerçekleştirdiği röportajlarından oluşuyor. Bir genç olarak yazıyor olmamdan dolayı çok mutlu olduğunu söyledi. Kendisi ile umarım bir kez daha görüşebiliriz. Ve kitap dostluğumuzu pekiştirebiliriz.

Kitabını önceden aldığım, kitap fuarında imzalatamadığım yazar ise CHP Balıkesir’in duayen isimlerinin başında gelen 18. ve 20. Dönem Milletvekili, CHP Balıkesir İl Başkanlığı ve Balıkesir Barosu Başkanlığı’da yapmış olan saygıdeğer Önder Kırlı’ydı. Kendisi, 3. Edremit Kitap Fuarı’na, en son yazdığı kitabı ‘’ “Osmanlıdan Günümüze Balıkesir Milletvekilleri-Meclis-i Mebusan “ ile katıldı. Altı Ok sevdalısı, kitap dostları kendisinin etrafını çevreledi. Sayın Kırlı’nın masası, eski partili pek çok ismi buluşturdu. Siyasi gelişmeler değerlendirilse de aslolan kitaptı. Yaşım gereği, kendisinin aktif olduğu dönem de partimde değildim. Bunun hiçbir önemi yok. Ortak noktamız önce kitaptı, Atatürk CHP’siydi, kültür merkezi olması istediğimiz Balıkesir’di.. Kitap dostu ve partili bir genç olarak beni anlayıp, dinlemesi, düşüncelerime önem vermesi benim için çok önemlidir. Anlayışı ve hoşgörüsü için sayın milletvekilim Önder Kırlı’ya teşekkürlerimi iletiyorum. Kendisinin kitabına dair yazmış olduğum yazıyı anımsarsınız. Sitemiz de sizler ile buluşan yazımda CHP Balıkesir ve ilçe başkanlıklarımıza sayın Kırlı’nın kitabının bizler ile buluşacağı imza günü etkinlerinin düzenlenmesi için çağrı da bulunmuştum. Bu çağrımı bir kez daha yineliyorum.

3. Edremit Kitap Fuarı’nın bana yaşattıkları bunlardı. Anlatmak isteyip de anlatamadığım bir konu kalmadı. Sadece yazımın başında kitap fuarına yönelik dileklerime bir yenisi ekleyeceğim. Bu dileğim aslında bir çağrı. Edremit Belediyesi’ne buradan çağrıda bulunuyorum. Zeytinli Belediyesi döneminde edebiyatımızın en önemli isimlerinden biri olan Fakir Baykurt’un adı verilen parkın , değerli yazarın adına yaraşır bir kimliğe yeniden bürünmesini istiyorum. Fakir Baykurt’tan adını alan bir parkın, tüm insanlığı kucaklayan nitelikte olması gerekir. Akçay’ın doğal güzelliğini yaşadığımız, Zeytinli Çayı’na açılan dereye Fakir Baykurt Parkı umarım önümüzdeki yaz hak ettiği değeri bulur. Kitap Fuarı , sadece o alan ile sınırlı değildir. Bu park gibi değerli yazarlarımızın adını alan ya da bir kitabı, bir edebi eseri simgeleyen başka yapıtların her zaman korunması da , onlara sahip çıkılması da kitap fuarını gerçekleştirmenin getirdiği sorumluluklarından biridir. Parkın çevre düzenlenmesi için ne yapılması gerekiyorsa bu konuda gönüllü olarak çalışmaya hazır olduğumu da Edremit Belediyemize bildiriyorum.
Ben bir kitap dostuyum, Altınkum derelelerinde…

Bu haber 335 kez okundu.
Yazarlar - 10:26 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    “VATANDAŞIN BORCUNU SİLMEYE VAR MISINIZ?”
    CHP Balıkesir Milletvekili ve Genel Başkan Başdanışmanı Ahmet Akın, iktidarın enerji şirketleri yerine vatandaşın takibe düşen tüketici kredileri ile 20 milyar lirayı aşan kredi kartı borçlarını silmesini önerdi. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin de 700 milyar lira civarında takibe düşen kredi borcu olduğunu belirten Akın, “Gelin bu borçları da silelim. Esnafın, çiftçinin borçları da her […]
  • 02
    İTİCİ…
    Türk Dil Kurumu’na bakalım; iki anlamı var “itici” kelimesinin: Birincisi, “itme işini yapan”, İkincisi, “soğuk, benimsenilmeyen, sevimsiz, sevilmeyen, antipatik”. Tahmin edersiniz ki bu yazı, kelimenin birinci anlamıyla ilgili değil. Toplum tarafından itici bulunan kısımla ilgili. Çünkü toplum, artık “haberin anında ulaşılabilir olması” ve internetin de getirdiği olanaklar ile çeşitli konularda hassasiyet düzeyini artırmış durumda. Örneğin […]
  • 03
    DÜNYA TEMİZLİK GÜNÜ’NE BALIKESİR KATKISI
    Dünya Temizlik Günü’nde Balıkesirliler de 5 ayrı noktada çöp toplayarak doğaya sahip çıktı. Dünya genelinde Let’s Do It Foundation öncülüğünde, Genç Liderler ve Girişimciler Türkiye (JCI Türkiye) koordinatörlüğünde gerçekleştirilen; Dünya Temizlik Günü’nde Balıkesir’de İkizcetepeler Barajı, Gökçeyazı, Bandırma, Güre ve Ayvalık’ta doğaya atılmış çöpler temizlendi. JCI Balıkesir Yönetim Kurulu üyesi ve JCI Balıkesir Lets Do It […]
  • 04
    ÖREN SAHİLİNDEN 700 KİLO ÇÖP ÇIKTI!
    Burhaniye’de Dünya Temizlik Günü’nde bir araya gelen üniversite öğrencileri  ve  vatandaşlar Ören sahilinde çevre temizliği yaptı. Ören plajında yaklaşık 50 kişinin katıldığı etkinlikte birkaç saatte 700 kilo çöp toplandı. Burhaniye’de Kaymakamlık, Belediye ve Burhaniye Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu(BUBYO iş birliği ile düzenlenen çevre etkinliği ilgi gördü. Etkinliğe sivil toplum örgütleri de destek verdi. Ören meydanında toplanan […]
  • 05
    POSTMODERN SÜREÇTE EĞİTİM … ALİ TÜRER (*)
    Postmodern Akımı Lyotard, J.Baudrillard, M. Foucault, Frederic Jameson ve Jacques Derrida gibi düşünürler tarafından geliştirildi. Bazı düşünürlerin Nietzsche’nin çöküş belirtisi olarak gördüklerini (Dekadans) Postmodernizmin habercisi olarak gördüklerini,  Feyarabent’in “Yönteme Hayır” yaklaşımının bu akımı beslediğini belirtelim. Bu akım dünyada etkisini, ağırlıklı olarak 1980’lerden itibaren hissettirmeye başladı. Piaget ve Vygotsky tarafından geliştirilen öğrenme kuramı “Yapılandırmacılık”, Postmodern süreçte […]

YAZARLARIMIZ

  • POSTMODERN SÜREÇTE EĞİTİM … ALİ TÜRER (*)

    Postmodern Akımı Lyotard, J.Baudrillard, M. Foucault, Frederic Jameson ve Jacques Derrida gibi düşünürler tarafından geliştirildi. Bazı düşünürlerin Nietzsche’nin çöküş belirtisi olarak gördüklerini (Dekadans) Postmodernizmin habercisi olarak gördüklerini,  Feyarabent’in “Yönteme Hayır” yaklaşımının bu akımı beslediğini belirtelim. Bu akım dünyada etkisini, ağırlıklı olarak 1980’lerden itibaren hissettirmeye başladı. Piaget ve Vygotsky tarafından geliştirilen öğrenme kuramı “Yapılandırmacılık”, Postmodern süreçte […]
  • İTİCİ…

    Türk Dil Kurumu’na bakalım; iki anlamı var “itici” kelimesinin: Birincisi, “itme işini yapan”, İkincisi, “soğuk, benimsenilmeyen, sevimsiz, sevilmeyen, antipatik”. Tahmin edersiniz ki bu yazı, kelimenin birinci anlamıyla ilgili değil. Toplum tarafından itici bulunan kısımla ilgili. Çünkü toplum, artık “haberin anında ulaşılabilir olması” ve internetin de getirdiği olanaklar ile çeşitli konularda hassasiyet düzeyini artırmış durumda. Örneğin […]
  • İLÇELERİMİZ NASIL KURTULDU

    Sındırgı’nın kurtuluşundan sonra millî müfrezeler üç gruba ayrılmış, biri Kırkağaç-Soma yönünü temizlemeğe, biri Bigadiç-Balıkesir yönüne, diğeri Dursunbey-Kepsut yönüne gitmişlerdi demiştik. Sındırgı, Bigadiç, Dursunbey, Kepsut kurtulduktan sonra Balıkesir kurtarılmış, sıra diğer ilçelere gelmişti.Kıyı bölgesi hariç düşman diğer bölgelerden çekilmiş ve İbrahim Ethem Bey ilçelere telgraflar çekerek buraların ileri gelenlerinden birer Müdâfaa-i Hukuk Hey’eti kurdurmuş, gerekli yerlere […]
  • YEDİEMİN!…

    Maliye Bakanlığı kontrolünde “Borçlanma Genel Müdürlüğü” adında bir birim oluşturuldu. Bu birimin yakın bir zamanda borç veren kuruluşların kontrolüne geçeceğini öngörmek için kâhin olmaya gerek yok, biraz tarih bilgisi yeter. Kısa bir tarih turu atalım mı? 1838 İngiliz ticaret anlaşmasıyla yabancılara ticari ayrıcalıklar verilir. 1856 ilk borçlanmadır. Islahat fermanıyla ayrıcalıklar artırılır. 1861 Osmanlı Galata bankerlerine […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • ANIT AĞAÇ GÖLGESİNDE KIZILKEÇİLİ

    Can dostum bisikletim ile, Altınkum’dan Kızılkeçili ve Zeytinli’ye gitmekten çok keyif alıyorum. Zeytin ağaçlarının eşlik ettiği bu güzergah , oldukça cömert. Yolun sonunda doğa, kültür, sanat, adına var olan bütün güzelliklere ulaşıyorum. Edremit-Çanakkale yolu üzerinde hepimizin bildiği gibi pek çok alışveriş merkezi ve restoran hizmet veriyor. Kazdağları’nın eşsiz güzelliğini yaşamak varken, buralarda vakit geçirmek hiç […]
  • KAZDAĞLARI’NDAN MARMARA’YA, SUSURLUK ÇAYI’NDAN GÖNEN’E…

    Bu yaz Balıkesir’de gündemi çevre olayları belirledi.Özellikle Çanakkale Kirazlı’dan Havran Demirtepe’ye, Balya Orhanlar’a kadar uzanan altın arayışı Balıkesir’de çevrecilerin haklı tepkilerini getirdi. Bu konuda yazılmadık, söylenmedik laf kalmadı. 5 Ağustos’taki büyük buluşmada görme engelliler bile vardı ama gerçekleri görmek istemeyen bazıları hala “Kirazlı Kazdağları’nda değil, Kazdağlarına 40 km uzaklıkta” demeyi sürdürüyor.Bazıları ise Edremit Körfezi’ndeki yapılaşmaya […]
  • YÖRSAN VE KAYSÜT … ERDOĞAN DUR

    Tarım ve hayvancılığın Balıkesir için önemi çok büyüktür. Büyüklüğü, Balıkesir topraklarında nüfusun yüzde 35’ine yakınını oluşturan, 400 bin civarında nüfusun bu sektörden geçiniyor olmasından; Türkiye gıda üretimine temel oluşturmasından; topraklarının tarıma ve hayvancılığa elverişli olmasından ve bitkisel eko sistemin hayvan etine kattığı bulunmaz nefasetten kaynaklanıyor. 2000’li yıllarla birlikte Balıkesir Hayvancılığı yeni bir boyuta geçiş yaptı. […]
  • AYAKLI GASTE RÖPORTAJI- İLYAS SALMAN

    Kitap, kitabın sayfalarına dokunmak, kağıdın o kendine özgü kokusuyla, içindeki dizili harflerden oluşan sözcüklere gözle dokunmak. Okumak. Anlamak. Başka dünyaların sessizce neler dediğini algılamak. Hayal etmek, gözünde canlandırmak,  bunlar az şeyler mi ?Okunan her kitap bittiğinde kocaman bir dünyanın içinden geçip, dağarcığımızı doldurmak. Dolu dolu yaşamak bir anlamda.Edremit 3. Kitap Fuarı alanına o gün erkenden […]
  • NEFES – Hakan TOPALOĞLU

    Soluk da diyebilirsiniz. Dua anlamı da taşıyor, duman anlamı da. Hatta şiir anlamı da taşıyor nefes. Nefes, aynı zamanda bir film ismi. Hani komutanın askerlerine “sen uyursan herkes ölür” diye bağırdığı film. Nöbette uyumanın ölüme yol açacağını anlatan efsane replik. Ölümün bizi uykuda yakalaması sadece terörün bir sonucu mu?.. Değil elbette. Araç kullanırken uyursanız, ölürsünüz. […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘BİZ 9 KARDEŞİZ’- İbrahim ERGÜL

    Hafta sonu Balıkesirliler Dernekleri Platformu’nun (BALDEP) Gönen’de gerçekleştirilen 8’nci çalıştayını takip ettim.Programın termal oteldeki ikinci bölümü yarım saat geç başlayınca,benim gibi toplantıya saatinde önce gelen Ahmet Akın’la daha geniş sohbet etme fırsatım oldu. Ahmet Akın’ın TBMM de Balıkesir’i temsil eden dokuz milletvekilinden biri olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir milletvekili Ahmet Akın’la daha […]
  • GÖNÜL KAPISI, PENCERE ARALIĞI… İhsan DURAK

    “Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin…” Şarkı ve türkülere konu olan gönül penceresi insanların ilgisini çeker. Gönül üzerine şarkılar, türküler düzenlerler. Nasıl bir organ, duygu, düşünce ve oluşumdur ki bu kadar insanı ve insanlığın ilgisini çeker.Gönül dağı boran boran…Gönül sana nasihatim var. Gönül penceresinden ansızın bakıp geçtin… Gönül gel seninle muhabbet edelim.. Sevdayla Uslandı Gönlüm Deli […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 30 AĞUSTOS’U BİLMEYEN ZAVALLILARA … Nedim ISPARTA

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “30 Ağustos, halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir” demiş. Doksanlı yılların başında Görsel Yayınlar Bölge Müdürüyken 3 yıl Kütahya bölgesinde çalıştım. O  zaman Dumlupınar İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olan arkadaşımın davetlisi olarak 30 Ağustos’ta 2 yıl törenlerde protokolde bayramı izleme fırsatı buldum. Cepheleri ve şehitlikleri gezdim. Atatürk kendisine […]
  • SİYASET ÜSTÜ ŞEHİR ŞURASI

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın Şehir Şûrasındaki açıklamalarını dikkatle okudum. 20 ilçe ile birlikte siyaset üstü bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, “Stratejik planlamayı pas geçmek veya yeterince iyi düşünmeden kağıt üstünde bırakmak şehre, yaptığımız işe haksızlık olur” Şimdi tabii bizim yaşımızda olan birçok kimse bunları okuduğunda, “Biz ne stratejik planlamalar gördük” diyeceklerdir ki, biraz […]
  • KÖKLER DALLAR YAPRAKLAR… Saffet NAYİR

    Zordur kararsız kalmak. Nereye gideceğine, kiminle yoluna devam edeceğine karar verememek ağaçtan düşen yaprak misali. Koptuğu ağaç belli, dal belli ama düşeceği yer belli değil…Dikkat ediniz bir zamanlar Adalet Partisi’nden ayrılan Demokrat Parti artık sadece tabela partisi konumuna düşmüştür. CHP’den ayrılan DSP aynı kaderi paylaşmıştır. Yine CHP’den kopan SHP kaçınılmaz kaderi paylaşmış tarihin çöplüğüne çoktan […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • EVLAT ACISI… SESİNİ DUYAN VAR MI?.. Tanyol KIPÇAK

    Ülkemizde ilk kez “Cumartesi anneleri” olarak “evlat acısını hissedenler” 1995 yılında İstanbul’da gündeme gelmişti..Yirmi yıldan fazla her cumartesi günü Galatasaray’da “oturma eylemi” yaparak “kaybolduğunu iddia ettikleri yakınlarını ve faili meçhul cinayetlere kurban giden yakınlarının faillerini arayan” bir topluluk olarak seslerini duyurmuşlardı..Hatırladınız mı?..Duydunuz mu?..Sağır sultan bile duydu!..Son günlerde ise Diyarbakır’da “terör örgütü” tarafından “dağa kaçırılan çocuklarını […]
  • BANDIRMA “KADINA YÖNELİK ŞİDDETE” HAZIR OLSUN

    Başlık biraz sizleri rahatsız etmiş olabilir ama geçtiğimiz günlerde kızının gözleri önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut’un durumu acı bir ders olarak karşımıza çıktı ve bizler bir kez daha çaresizlikle yüzleştik. Kadına yönelik şiddetten her birimiz sorumluyuz ama yaşanan vahşet dolu cinayetlere rağmen pek bir şey yapmıyor, hatta yapanların da engellendiğine tanık olup sesimizi çıkartmıyoruz. Konuyu […]
  • ARDA&İLKAY… UĞUR SATILMA

    2015 yılında, o tarihte görev yaptığım Dursunbey Atatürk Ortaokulu’nca hazırlanan ve benimde koordinatör olarak yer aldığım Ailenle Kucaklaş, Zararlı Maddelerden Uzaklaş projesi, Arda Turan, İlkay Gündoğan, Naz Aydemir Akyol gibi dünya çapında sporcuların desteği ile bir anda ilçe sınırlarını aşmış ve tahmin edilenden çok daha fazla insana ulaşmıştı.  Basketbol sevgisi ile çocuklarımızı olumsuz ortamlardan uzak […]
  • ÖNCE AHLAK, KÜLTÜR, PAÇOZ KÜLTÜRÜ… SANA NE …

    Son günlerde Kaya Erdem’in “Demokrasi’nin Elli Yılı” kitabını elimden düşürmez oldum. Okuyorum, üstüne düşünüyorum… Kaya Erdem sıradan bir insan ama sıradan bir siyasetçi değildi. İngiltere’de Londra Büyükelçiliği’nde 6 yıl görev yapmış. Görev yaptığı sırada kızı ilkokula bu ülkede gitmiş… İlkokul son sınıfta okurken baba-kız sohbet ederken kızının anlattıkları ilgisini çekiyor ve kitabına alıp yazmış. Kızı […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 100.237
    -0,10%
  • ALTIN 280.12
    1,64%
  • DOLAR 5.748
    0,51%
  • EURO 6.354
    0,54%
sanalbasin.com üyesidir
BLANK style is purely built for customization. This style supports text, images, shortcodes, HTML etc. Use Source button from Rich Text Editor toolbar & customize your Modal effectively.
close-link
error: Content is protected !!