22° Açık
  • EURO 6.53
  • DOLAR 5.92

KAZDAĞLARI, İHANETİ AFFETMEZ!

Doğa-Çevre - 4 Ağustos 2019 21:30 A A

Munzur Dağlarının tamamı, maden sahası ilan edildi. Salda Gölü, milleti ümmete çevirme hevesine kapılanlar tarafından, Millet Bahçesi olması için ihaleye çıkıyor. Hasankeyf, 12 Bin yıllık kültürel miras ömrü en fazla 50 yıl olacak Ilısu Barajı için sular altında bırakılmak isteniyor. Kazdağları’nın doğası maden arama faaliyetleri yüzünden katlediliyor… Anadolu’ya, cehennemi yaşatan doğa katliamlarına yönelik gelişmeleri sıcağı sıcağına yaşıyoruz. Ne yazık ki bunlar ilk değil. Son olması için hep birlikte yaşam alanlarımıza sahip çıkmalıyız. Sahip çıkacağız. Başka yolumuz yok. Hep bir ağızdan dünyaya sesimizi duyuracağız: “ANADOLU’YU VERMİYOZ”
Medeniyetler beşiği Anadolu’nun, en önemli yaşam alanlarından biridir efsaneler diyarı , Kazdağı’mız. Eteklerinde yer alan Kuzey Ege’nin gözde turistik ilçeleri ve köyleri doğal güzellikleriyle, sahilleriyle, zeytiniyle dillere destandır. Her turizm sezonunda, Küçukkuyu’dan , Edremit Körfezi sahillerine, Madra’ya uzanan bölgeye gelen yerli ve yabancı turist sayısı artıyor.. Bölgeye yerleşenlerin sayısı da artınca bölge yazlık yerleşim merkezi olmaktan çoktan çıktı. Kuzey Ege’de yaşamını sürdürmeyi tercih edenler, bölgenin tüm güzelliklerini bildiği gibi doğal ve kültürel varlıkların önemini bilmelidir. Yazlık yerleşim merkezinden şehir yaşamına dönüşümde bu varlıkların yok olmasını istemiyoruz. Edremit Körfezi’nin tüm yerleşim merkezlerinin öz kültüründen, yaşam koşullarından, değerlerinden koparılmasına asla seyirci kalamayız. Sevgili okuyucularım, yazılarımda daha çok Kuzey Ege’de gezdiğim gördüğüm kültür , sanat adına hizmet veren, sahip çıkmamız gereken sanat evlerine, kitap kafelere, sanat galerileri ve müzelere yer vermekteyim. Katılmış olduğum doğa yürüyüşlerinde, doğanın yaşattığı tarifsiz huzuru da sizler ile paylaştım. Doğduğum günden bugüne kadar Kuzey Ege’siz kaldığım bir yıl olmadı. Böyle bir düşünce beni çok korkutur. Her gidişimde hep farklı bir güzellik ile karşılaşıyorum. Sahil keyfini ve yüzmeyi çok sevsem de kültürel ve doğal varlıklara çıkmam gerektiğini hiç unutmuyorum. Kuzey Ege’de zamanı iyi değerlendirmek için çabalıyorum. Demek istediğim sadece bölgede denizde zaman geçirmiyorum. Gerçekleştirilen etkinliklere katılıyorum. Bölgeye dair daha çok bilgi ediniyorum. Öğrendiklerimi çevremdekiler ile paylaşıyorum. Son 15-20 yıldır karşı karşıya olduğumuz şehir yaşantısının bölgeye zarar vermemesi için nasıl bir yaşam sürdürülmesi gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Şehir yaşamı, kentsel dönüşüm, trafik sorunları , tüketim çılgınlığı, tekdüze bir yaşam gibi bizi boğucu bir atmosfere sürükleyen koşullardan kaçıp Kazdağlarına sığınıyorsak aynı olumsuz koşulları bölgeye taşımamalıyız. Kazdağlılar olarak , doğaya sahip çıkan bir bilince sahip olalım. Kuzey Ege’de yaşamanın neler gerektirdiğini bilelim.

Bölge yaşayan bir kimse ; kumsalda bulunduğu alanı temiz bırakır, deniz ve dere kenarlarını çöplüğe çevirmez, oturduğu mahallenin yaşanabilir bir yer olması için insani ilişkilerine önem verir, tanımadığı kimselere günaydın demekten çekinmez, bölgenin ot kültürü gibi çok değerli yemek kültürünü günümüz fast food alışkanlığına değişmez, doğa harikası ormanlarına ve burada yaşayan varlıkların yok olmasına izin vermez, su kaynaklarını hoyratça kullanmaz, tarımsal zenginliğini korur, plansız şehirleşmeye karşı çıkar, bölgenin yetiştirdiği sanat, bilim ve kültür insanlarını tanır, bu değerli kimselere yaşarken sahip çıkar, bölgede yıllardır süre gelen köy hayırlarının devam etmesi için uğraşır, gelenek ve göreneklerin günümüz popüler kültürüne yenik düşmesini istemez, sokak hayvanlarının da bir canı olduğunu unutmaz, kültür turizmine önem verilmesi gerektiğini bilir. Bölgenin üstü gibi altının da zengin kaynaklara sahip olduğunun bilincindedir. Madenler, antik kentler gibi yer altı kaynaklarının , çok uluslu şirketler ve onların yerli işbirlikçileri tarafından talan edilmesine izin vermez. Bölge halkının bu konuda bilinçlenmesi için köy köy gece gündüz demeden dolaşır.

Kazdağı’mızın sakinleri olarak her birimize düşen görev ve sorumlulukların neler olması gerektiğini aklım erdiğince sıraladım. Bu listeye dahil olacak pek çok eylem mutlaka var. Kısaca görüş ve önerilerimi belirttim. Bunu yaparken kendimi sorguladım. Sıraladıklarımın kaçını bugüne kadar eksiksiz yapabildim. Kazdaz Çiğdemi olarak, bu topraklarda yaşamayı hak ediyor muyum? Bu sorgusalı hepimiz kendimize yöneltelim. Eksiklerimizi kapatmamız, yanlışlığa düşmemiz dünya mirası olan bölgede gelecek kuşakların yaşayabilmesi için zorunluluktur.

Dünyanın oksijen cennetlerinden biri olan tanrılar dağı Kazdağı’mız bugün can çekişiyor. Maden ocakları, rüzgar enerji santral projeleri, taş ocakları, yanlış tarım ve turizm politikaları , çarpık kentleşme uygulamaları , yanlış yerlere yapılması planlanan barajlar gibi hayatsal önem taşıyan sorunlar ve yaptırımlar etrafını sardı. Bölgedeki doğa ve çevre sorunlarını gündeme taşıyan, pek çok yaptırımı da önceden oluşturduğu kamuoyu ile önleme gücüne sahip derneklerimiz, çevre platformları ve Kazdağlarına gönül verenler dostlar var olsun, sağ olsun. Edremit Körfezi’nde doğa ve çevre mücadelesinde lokomotif görevini üstlenen, üyesi olmaktan gurur duyduğum Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği başta olmak üzere, Havran Çevre Platformu, Edremit Çevre Platformu, Edremit Kent Konseyi, Madra Dağı’nın sesi Burhaniye Çevre Platformu, bir başka önemli ilçemiz Ayvalık’ın temsilcisi Ayvalık Tabiat Platformu ve yöre halkı büyük bir zafere imza attı. Havran ilçemizde altın şirketine geçit vermediler. Demirtepe Altın Projesi durduruldu. Umarım bu durdurulma değildir altın şirketinin bölgeden tamamen çekilmesidir.

Bu güzel gelişmeden sonra dilerim ki ; 10 gündür Çanakkale Kirazlı Balaban mevkiinde devam eden su ve vicdan nöbeti zaferle taçlanır. Taçlanacaktır da buna inanıyorum. Kirazlı Altın Madeni projesi de hayata geçmeden iptal edilecektir Çanakkale’de Kazdağlarına sahip çıkan doğa dostlarını yürekten kutluyorum. Birlik ve beraberlik içinde direnenlere bin selam olsun. Yarın gerçekleşecek olan büyük buluşma dediğimiz Su Ve Vicdan Nöbeti Buluşması’na , çalıştığımdan dolayı katılamıyorum. Belki de bu bir neden değil. Belki de bugün direnmezsek yarın hiç olmayız düşüncesi ile sadece önceliğimiz toprağımız, havamız, suyumuz olmalıdır. Bunlara dokunanlar ile mücadele etmek olmalıdır.

Biz Türkler iyi taş taşıyormuşuz. Bu açıklama için dağlarımıza dokunanların başına taşlar yağda yeridir demekten kendimi alıkoyamadım. Nasıl öfkelenmem bu talana! Kazanacağımızı elbette biliyorum. Umudum sonsuz. Yarın bedenen büyük buluşmada olmasam da kalbim Kirazlı için, Kazdağları için atacak.

Ve yaşam savunucuları büyük buluşmada Moğollar konserinde, hep birlikte tek bir ağızdan haykıracaktır.

KAZDAĞLARI AŞKINA GERİ SAR, SELAM OLSUN KAZDAĞLARI HEPİMİZİN DİYENLERE!

Bu haber 431 kez okundu.
Doğa-Çevre - 21:30 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    MEHMET AMCA’NIN KALBİ DAHA FAZLA DAYANAMADI
    2 Temmuz 1993’de Sivas’ta katledilen aydınlardan İnci Türk’ün babası Mehmet Türk 77 yaşında vefat etti. Samsun’daki oğlu Prof. Dr. Taner Türk’ü ziyarete giden Türk, burada geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Yıllarca kızının acısıyla yaşayan Mehmet Türk, Sivas katliamının 26. yılında Balya’da İnci Türk’ün mezarı başında yapılan anma törenine eşi Necla ile katılırken, ” Karşımızda […]
  • 02
    SPORUN EN İYİLERİ
    Balıkesir’de Amatör Spor Haftası , Sporun En İyileri ödül töreni ile sona erdi. Törene “Barış Pınarı Harekâtı” damga vurdu. Salon Türk bayrakları ile donatıldı. Vali Ersin Yazıcı, “Milletimizin duası ordumuzla beraberdir” derken, ödül alan sporcular da asker selamı verdi. Amatör Spor’un Enleri ödül töreni Avlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde yapıldı. Törene Vali Ersin Yazıcı, Büyükşehir […]
  • 03
    EY HUKUK!.. GELİRSEN 3 KERE VUR!
    1988’de Ankara, İstanbul, 9 Eylül, Marmara, Dicle ve Selçuk Hukuk Fakülteleri vardı sadece. Geliyoruz bugüne. 30 yıl sonra bakmışsınız ki sayı 77. Yazıyla yazalım yetmişyedi. Kaç kat? Gönül isterdi ki “yetmişyedi kere maşallah” diyelim. Diyemedik. Diyemeyiz. Yozgat’tan tutun Kırklareli’ye.. Yalova’dan tutun Bolu’ya Fakültesi var. Var da, fakülte açınca “hukuk var” da diyebiliyor muyuz? İşte geçenlerde […]
  • 04
    MUCİZENİN ADI 29 EKİM … (3)
    İşbirlikçiler boş durmuyordu… “İstiklalimizi temin edebilmek için, kuvvetli bir devletin yardımına muhtacız, o devlet ki İngiltere’dir, bizi elimizden tutmalı, yaşamaya layık bir kuvvet halinde bizi muhafaza eylemelidir.”1919 Ref’i Cevat Ulunay “Birçokları, “bizimle insanlık maksadıyla ilgilenecek, sonra kendiliğinden çekilecek bir devlet bulunamaz, bu bir hayaldir” diyorlar. Biz iddia ediyoruz ki, böyle bir devlet vardır ve Amerika’dır. […]
  • 05
    BAL-KES’E İZMİR’DEN SPONSOR!
    Balıkesirspor,  Ekol Göz Hastaneleri ile isim ve kol sponsorluğu, Ekol Hastaneleri ile de göğüs sponsorluğu için 1+1 yıllık sözleşme imzaladı. Sezon başında Baltok ile sponsorluk sözleşmesini sona erdiren  kırmızı beyazlıların  yeni ismi Ekol Göz Balıkesirspor oldu. Sponsorluk anlaşması bugün Balıkesirsor tesislerinde düzenlenen törenle imzalandı. Bu anlaşmaya imza atmanın gururunu yaşadığını söyleyen Balıkesirspor Başkanı Kadir Dağlı, […]

YAZARLARIMIZ

  • POSTMODERN SÜREÇTE EĞİTİM … ALİ TÜRER (*)

    Postmodern Akımı Lyotard, J.Baudrillard, M. Foucault, Frederic Jameson ve Jacques Derrida gibi düşünürler tarafından geliştirildi. Bazı düşünürlerin Nietzsche’nin çöküş belirtisi olarak gördüklerini (Dekadans) Postmodernizmin habercisi olarak gördüklerini,  Feyarabent’in “Yönteme Hayır” yaklaşımının bu akımı beslediğini belirtelim. Bu akım dünyada etkisini, ağırlıklı olarak 1980’lerden itibaren hissettirmeye başladı. Piaget ve Vygotsky tarafından geliştirilen öğrenme kuramı “Yapılandırmacılık”, Postmodern süreçte […]
  • EY HUKUK!.. GELİRSEN 3 KERE VUR!

    1988’de Ankara, İstanbul, 9 Eylül, Marmara, Dicle ve Selçuk Hukuk Fakülteleri vardı sadece. Geliyoruz bugüne. 30 yıl sonra bakmışsınız ki sayı 77. Yazıyla yazalım yetmişyedi. Kaç kat? Gönül isterdi ki “yetmişyedi kere maşallah” diyelim. Diyemedik. Diyemeyiz. Yozgat’tan tutun Kırklareli’ye.. Yalova’dan tutun Bolu’ya Fakültesi var. Var da, fakülte açınca “hukuk var” da diyebiliyor muyuz? İşte geçenlerde […]
  • DÜNYA BALIKESİRLİLER GÜNÜ ŞEREFİNE : BALIKESİRLİ OLMAK..

    Bin yıl kadar önce, geldik bu topraklara. Biz Türkler, bin yıla yakın bir süredir bu topraklardayız. Dağına, taşına, ovasına, tepesine, deresine, ormanına ismimizi verdik. Bayrağımızı diktik. Damgamızı vurduk. Zamanı geldiğinde, devletin bekası, dirliği, düzeni için İmparatorluğun her yerine savrulduk.. Cepheden cepheye koştuk. Dağdan dağa uçtuk. Denizlerden geçtik. Devletimiz ayakta kalabilsin, bayrağımız başımızın üstünde durabilsin, halkımız […]
  • “SAVAŞA HAYIR”

    Birinci Körfez krizi sırasında Turgut Özal bir koyup üç alacağız diye milleti ABD ile birlikte Irak’ı işgal etmeye ikna etmek istedi ama başaramadı. Erdal İnönü liderliğindeki SHP’nin sıkı muhalefeti Türkiye’yi bir insanlık suçuna ortak olmaktan kurtarmıştı. Üstelik SHP içindeki muhalif gurubun savaşa hayır dememesine rağmen. Eğer savaşa dâhil olmuş olsaydı Türkiye 100 bin civarında Iraklının […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • ZEYTİNLİ’Yİ SANATLA BULUŞTURAN RESSAM ÜLKÜ ACAR

    Kızılkeçili’ye veda,  Anıt Ağaç’a bir merhabadır. Anıt Ağaç’ın, göklere uzanan dalları onu çok daha görkemli kılıyor. Tanık olduğu geçmiş, insanda merak uyandırıyor. Gövdesine dokununca sanki eski güzel günleri yaşıyor gibi insan. Manevi huzuru yaşatan Anıt Ağaç günümüzde pek çok turistin ilgisini çekmektedir. Kazdağları’na düzenlenen turların uğrak noktasına haline dönen Anıt Ağaç ile vedalaşmak zor olsa […]
  • KAZDAĞLARI’NDAN MARMARA’YA, SUSURLUK ÇAYI’NDAN GÖNEN’E…

    Bu yaz Balıkesir’de gündemi çevre olayları belirledi.Özellikle Çanakkale Kirazlı’dan Havran Demirtepe’ye, Balya Orhanlar’a kadar uzanan altın arayışı Balıkesir’de çevrecilerin haklı tepkilerini getirdi. Bu konuda yazılmadık, söylenmedik laf kalmadı. 5 Ağustos’taki büyük buluşmada görme engelliler bile vardı ama gerçekleri görmek istemeyen bazıları hala “Kirazlı Kazdağları’nda değil, Kazdağlarına 40 km uzaklıkta” demeyi sürdürüyor.Bazıları ise Edremit Körfezi’ndeki yapılaşmaya […]
  • YÖRSAN VE KAYSÜT … ERDOĞAN DUR

    Tarım ve hayvancılığın Balıkesir için önemi çok büyüktür. Büyüklüğü, Balıkesir topraklarında nüfusun yüzde 35’ine yakınını oluşturan, 400 bin civarında nüfusun bu sektörden geçiniyor olmasından; Türkiye gıda üretimine temel oluşturmasından; topraklarının tarıma ve hayvancılığa elverişli olmasından ve bitkisel eko sistemin hayvan etine kattığı bulunmaz nefasetten kaynaklanıyor. 2000’li yıllarla birlikte Balıkesir Hayvancılığı yeni bir boyuta geçiş yaptı. […]
  • AH MANASTIR AH… ( BALKANLAR GEZİSİ 3)

    Manastır Askeri İdadisi anı defterine bir şeyler yazmak isteyen gezi arkadaşlarımla sıraya giriyoruz. Hepimiz anılarda yer alsın diye duygularımızı anı defterine  döküyoruz. Sıra bana gelince ATA’ma sesleniyorum. İçimden geldiğince. Doğaçlama. Hiç kurgulamaca olmadan dökülüyor sözcükler. Silip yeniden yazma şansımız da yok. Ne yazdıysak  , o kalıyor orada. İçimden geldiği gibi yazıyorum. Yüreğimden geçenlerin tümünü yazmak […]
  • NEFES – Hakan TOPALOĞLU

    Soluk da diyebilirsiniz. Dua anlamı da taşıyor, duman anlamı da. Hatta şiir anlamı da taşıyor nefes. Nefes, aynı zamanda bir film ismi. Hani komutanın askerlerine “sen uyursan herkes ölür” diye bağırdığı film. Nöbette uyumanın ölüme yol açacağını anlatan efsane replik. Ölümün bizi uykuda yakalaması sadece terörün bir sonucu mu?.. Değil elbette. Araç kullanırken uyursanız, ölürsünüz. […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘BİZ 9 KARDEŞİZ’- İbrahim ERGÜL

    Hafta sonu Balıkesirliler Dernekleri Platformu’nun (BALDEP) Gönen’de gerçekleştirilen 8’nci çalıştayını takip ettim.Programın termal oteldeki ikinci bölümü yarım saat geç başlayınca,benim gibi toplantıya saatinde önce gelen Ahmet Akın’la daha geniş sohbet etme fırsatım oldu. Ahmet Akın’ın TBMM de Balıkesir’i temsil eden dokuz milletvekilinden biri olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir milletvekili Ahmet Akın’la daha […]
  • FIRTINALAR HAVZASI… İhsan DURAK

    Sonbahar, yaprak dökümü fırtınalarının yaşandığı zaman dilimindeyiz. Söz gelimi; kestane karası fırtınası, kuru yaprakları döken yönü belli olmayan karışık fırtınalar, doğanın kendi yasalarını uygular. Affı, hoşgörüsü, dini, imanı yoktur, zengin -fakir ayırmaz. Kavurucu sıcak günlerden serin, fırtınalı, rüzgarlı yağışlı günleri yaşamaktayız. Tufanlardan insanlarımızı Hakk saklasın… Bu dönemde, insanın kendi kendine, kendi aklını kullanması konusunda düşünürlerin […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 30 AĞUSTOS’U BİLMEYEN ZAVALLILARA … Nedim ISPARTA

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “30 Ağustos, halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir” demiş. Doksanlı yılların başında Görsel Yayınlar Bölge Müdürüyken 3 yıl Kütahya bölgesinde çalıştım. O  zaman Dumlupınar İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olan arkadaşımın davetlisi olarak 30 Ağustos’ta 2 yıl törenlerde protokolde bayramı izleme fırsatı buldum. Cepheleri ve şehitlikleri gezdim. Atatürk kendisine […]
  • SİYASET ÜSTÜ ŞEHİR ŞURASI

    Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın Şehir Şûrasındaki açıklamalarını dikkatle okudum. 20 ilçe ile birlikte siyaset üstü bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, “Stratejik planlamayı pas geçmek veya yeterince iyi düşünmeden kağıt üstünde bırakmak şehre, yaptığımız işe haksızlık olur” Şimdi tabii bizim yaşımızda olan birçok kimse bunları okuduğunda, “Biz ne stratejik planlamalar gördük” diyeceklerdir ki, biraz […]
  •  HANGİSİ DAHA ÇOK GÜNAH…?

    Tarım ve Orman Bakanlığı hileli ürünleri açıkladı. Tam 200 sayfa. Kimler yok ki? En büyük firmalardan en büyük markalara kadar. Hani sen ayda bir kez ya da iki kez cüzdanına baka baka aldığın yarım kilo kıyma ya da bir bükme sucuk var ya hah tam da o direk domuz etiymiş. Arkadaş domuz eti satmak suç […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • KEŞKE… Tanyol KIPÇAK

    Yıllardır “siyasetçi” olamadım bundan sonrada olamam herhalde!.. Yapamam!.. Dilim durmaz!.. Parti menfaati uğruna “beyaz’a siyah” diyemem!.. İyi yapılana “iyi”, kötü yapılana “kötü”… Doğru’ya “doğru”, yanlış’a “yanlış”… Demezsem kendimi inkar ederim!.. İktidar olsam bile, gerekirse “muhalefet” ederim. Onun için de “siyasetçi” olamam!.. Bana soran mı var, neden yazdım bunları.. Siyasetçileri dinlerken sinirlerim bozuluyor da ondan.. Abuk-subuk, […]
  • BANDIRMA “KADINA YÖNELİK ŞİDDETE” HAZIR OLSUN

    Başlık biraz sizleri rahatsız etmiş olabilir ama geçtiğimiz günlerde kızının gözleri önünde bıçaklanarak öldürülen Emine Bulut’un durumu acı bir ders olarak karşımıza çıktı ve bizler bir kez daha çaresizlikle yüzleştik. Kadına yönelik şiddetten her birimiz sorumluyuz ama yaşanan vahşet dolu cinayetlere rağmen pek bir şey yapmıyor, hatta yapanların da engellendiğine tanık olup sesimizi çıkartmıyoruz. Konuyu […]
  • SİHİRLİ DEĞNEK!. UĞUR SATILMA

    Benim kahramanım hep öğretmenlerim oldu. Değerli olduğumu, başarabileceğimi, zorluklar karşısında teslim olmamam gerektiğini hep onlardan öğrendim. Kaderin cilvesi, izlerinden giderek bende öğretmen oldum. Onlardan temel olarak öğrendiğim, bu mesleğin hayatlar üzerinde mucizevi etkilerinin olduğu…Biliyorum ki elimdeki sihirli değnek ile hayatları değiştirebilir, öğrencilerime ömürleri boyunca kullanacakları armağanlar verebilirim. Ancak  o sihirli değneği kullanmak maharet işi. Yanlış […]
  • MUCİZENİN ADI 29 EKİM … (3)

    İşbirlikçiler boş durmuyordu… “İstiklalimizi temin edebilmek için, kuvvetli bir devletin yardımına muhtacız, o devlet ki İngiltere’dir, bizi elimizden tutmalı, yaşamaya layık bir kuvvet halinde bizi muhafaza eylemelidir.”1919 Ref’i Cevat Ulunay “Birçokları, “bizimle insanlık maksadıyla ilgilenecek, sonra kendiliğinden çekilecek bir devlet bulunamaz, bu bir hayaldir” diyorlar. Biz iddia ediyoruz ki, böyle bir devlet vardır ve Amerika’dır. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 95.276
    1,38%
  • ALTIN 284.01
    -0,19%
  • DOLAR 5.916
    -0,18%
  • EURO 6.527
    -0,20%
sanalbasin.com üyesidir
BLANK style is purely built for customization. This style supports text, images, shortcodes, HTML etc. Use Source button from Rich Text Editor toolbar & customize your Modal effectively.
close-link
error: Content is protected !!