Yayınlanma Tarihi :

KAZ YUMURTASI – Tanyol KIPÇAK

KAZ YUMURTASI  – Tanyol KIPÇAK

Güre sahilde sabah erken..
Çay bahçesinde “yarım çay” yudumluyorum.
Yan masadaki beyefendiye sordum..
-Pardon…Kaz dağları nerede biliyor musunuz?
Adam gayet kendinden emin biçimde karşıyı gösterdi.
Gösterdiği bölge havaalanının arkasındaki dağ sıraları..
Madra dağını gösteriyor!..
“Neden sordunuz” dedi…
-Kaz dağlarında altın çıkarmak için Kanadalı bir şirket binlerce ağacı kesip siyanür havuzları yapıyormuş da merak ettim…
Adam yine kendinden emin bir şekilde “Yahu kardeşim…
Devletimiz bu işleri iyi takip eder sen kafanı yorma..
Adamlar altın bulsalar alıp da hepsini götürecek hali yok..
Yarısı bize kalır!..”deyiverdi…
Eh…”Madra”ya “Kaz dağı” diyen kafadan ne beklenir ?..
Allah’tan “Hindikuş dağları” demedi..
Bunlardan “Kaz pilavı” bile olmaz!..
Ama kafa bu işte..
Gelelim işin başka bir vehametine..
Önce şunu hemen belirteyim..
Dünyanın her yerinde maden aranır.
Arama ruhsatı alabilmek için belli kriterler oluşturulmuştur.
Bunları yerine getiren kuruluşlara da izin verilir.
İşte size izin bilançosu..
Türkiye’de 50 bine yakın maden arama ruhsatı verilmiş!..
Bu noktada;
ÇED raporlarına güvenmek istiyorum!..
Buraya kadar itirazım yok!..
Kamuoyunda yanlış bilinen bir doğrunun da altını çizelim…
Altın madeni arama çalışmalarının yapıldığı yer öncelikle “Kaz Dağları” değil…
Yenice nin Kirazlı köyü tepesi..
Yani Kaz dağlarına 40 km mesafede..
İşte itirazım önce buna..
Kaz dağları veya değil…
Ama bilinen o’ki; “Kaz dağlarının” devamı.
Bölgede harika bir “ekosistem” gelişmiş durumda..
Endemik yapısından tutun ; Allah’ın lütfu zeytin ağacı zenginliğine kadar böyle bir doğal örtü mevcut..
Ellemeyin işte!..
Bozmayın ekosistemi…
Bırakın ağaçları..Nefes alsın, gölge yapsın..
TEMA’ya göre 195 bin ağaç katledilmiş; Devletin bakanlığına göre 14 bin ağaç kesilmiş!..
İşin “o dedi; bu dedi” tarafında değilim.
O da önemli de..
Neyse
Soru bir..
Bu soru devleti yönetenlere..
Her şeye rağmen; neden böyle bir bölge için “izin” verirsiniz; başka bölge mi kalmadı?..
Soru iki..
Bu da çevreci dostlara..
Kirazlı tepede “binlerce dönümlük” alan bir günde mi “kel tepe” haline geldi?..
Ağaçlar kesilmeden,teraslar yapılmadan akıllar neredeydi?..
Daha çok soru varda…
Hiç değilse “tarihsel” ve “mitolojik” değere saygı gösterilseydide kuşlara, sürüngenlere, memelilere, böceklere, yüzlerce bitki türüne “altın değer” verilseydi..
Ben yine de…
Israrla…
İnatla…
Diyorum ki;
Doğaya dokunma
Yaprağımı kopartma!..
Gün gelir…
Doğanın intikamı acı olur!..

Kaynak : Tanyol KIPCAK

YORUM YAP