İSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜ

Yayınlanma Tarihi :
İSTİKLAL MARŞIMIZIN KABULÜ

Bu hafta İstiklal Marşımızın kabulünün 102. yıldönümü. Bundan dolayı bu haftaki sohbet konumuz İstiklal Marşımız üzerine olacaktır. Ulusal marşlar bir ülkenin simgesidir. O ülkenin nasıl kurulduğunu ve milli değerlerini anlatır. Ülkeler arası temaslarda ulusal marşlar çalınır. Spor yarışmalarında dereceye giren sporcuların madalya törenlerinde vatandaşı olduğu ülkenin marşı çalınır ve bayrağı göndere çekilir.

Ulusal marşlar 1789 yılında Fransız ihtilali ile gündeme gelmiştir. Çünkü bu ihtilal ile ulusal devlet ve milliyetçilik düşüncesi ortaya çıkmıştır. Bu kapsamda kurulan ulusal devletler kendi milli değerlerini belirten marşlar bestelemeye başlamışlardır. İlk milli marş 1825 yılında İngiltere’de kabul edilmiştir. Daha sonra diğer ülkeler milli marşlar bestelemişlerdir. 1829 yılında Avrupa devletlerinin desteği ile ayaklanıp yine onların baskısı ile Osmanlı’dan ayrılan ve milli devletlerini kuran Yunanlılar ise milli marşlarında Osmanlı’ya nasıl baş kaldırdıklarını anlatırlar. Marşlarında Türk düşmanlığı kokar.

Osmanlı Devleti de bu ulusal marş  konusun da geride durmadı ve aynı yıllarda başta bulunan 2.Mahmut bir milli marş besteletti. Bu marşa “Mahmudiye Marşı” adı verildi. Daha sonra her gelen padişah kendi adına bir marş besteletip ulusal marş olarak okuttu. Mecidiye, Aziziye, Hamidiye marşları milli marş olarak okundu. Bazı törenlerde ise Osmanlı devletini temsilen “Aydede” marşı okundu. Her padişahın kendi adına marş besteletmesi yüzünden oturmuş bir ulusal marş oluşamadı.

1. Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros ateşkes antlaşması ile Anadolu işgallere maruz kalınca buna karşı Türk ulusu Kurtuluş savaşını başlattı. Mustafa Kemal önderliğinde başlayan Kurtuluş savaşı iki aşamadan oluşur. Birisi kongreler ve Kuvayı Milliye dönemi, diğeri ise meclis ve düzenli ordu dönemidir. Kongreler dönemi hazırlık dönemidir. Bu dönemde Kuvayı Milliye ise Yunan işgalini geciktirmek çabasındadır. Kongreler dönemi sonunda 23.Nisan.1920 tarihinde Ankara’da TBMM’nin açılması ile meclis dönemi başlamıştır. Meclisin ilk işi bir hükümet kurmak olmuştur. Hükümet hızla orduyu düzenlemeye başlamış  ve Osmanlı hükümetinin imzaladığı Sevr antlaşmasını ret etmiştir. Bunun üzerine Haziran 1920 ‘de Yunan ordusu ileri harekata geçmiş ve İnönü mevzilerine kadar gelmiştir. Düzenlenen ordumuz ise İnönü mevzilerinde Yunan ordusunu karşılamış ve ilk zaferimiz kazanılmıştır.10.Ocak.1921 tarihinde kazanılan 1.İnönü zaferi büyük bir moral olmuştur. Aynı tarihlerde yeni bir anayasa hazırlanmış ve aynı ay içinde kabul edilmiştir.

Yeni kurulan devletin simgesi olarak TBMM Maarif Vekili bu günlerde ulusal marş için bir güfte yarışması açmıştır. Yarışmaya 724 şiir katılmıştır. Yarışmayı kazanana para ödülü verilecektir. Çanakkale Şehitlerine şiirinin yazarı Mehmet Akif Ersoy para ödülü var diye yarışmaya katılmaz. Maarif Vekili Hamdullah Suphi’nin ısrarı ile 10 kıtalık şiirini yazar ve yarışmaya katılır. Katılan şiirler arasında Mehmet Akif’in şiiri birinci seçilir.12.Mart.1921 tarihinde İstiklal Marşı kabul edilir. İstiklal marşının kabulünden 10 gün sonra Yunan ordusu İnönü mevzilerine tekrar saldırır ve yeniden bir savaş olur. Bu sefer 2.İnönü zaferimizi kazanırız. Mustafa Kemal Batı Cephesi komutanı İsmet Bey’e yazdığı telgrafta “Siz orada yalnız düşmanı değil milletin maküs talihini de yendiniz” diyerek tebrik eder.

İstiklal marşımız için beste yarışması açılır. Yarışmaya 24 besteci katılır ve 1924 yılında toplanan seçici kurul Ali Rıfat Çağatay’ın bestesini kabul eder. Bu beste 1930 yılına kadar okunur.1930 yılında bu bestenin yerine Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefi Zeki Üngör’ün 1922 yılında hazırladığı beste yürürlüğe konulur. Hala bu beste okunmaktadır.

Mehmet Akif Ersoy ödül parasını kabul etmez. Bu para bağış olarak dağıtılır. Daha sonraki bir söyleşide kendisine “yeni bir yarışma olsa daha güzel bir şiir yazabilir misiniz” diye soran bir gazeteciye “Tanrı bir daha bu millete İstiklal marşı yazdırmasın” demiştir. Kendisi yoksulluk içinde dünyadan geçmiştir. Hepsini minnet ile anıyorum. Ruhları şad olsun. Saygılar

12.Mart.2023

Sinan Kahyaoğlu

YORUM YAP