Yayınlanma Tarihi :

İLETİŞİM HATALARI

İLETİŞİM HATALARI

Sosyal ve iş yaşamımızda genelde konuşmak ve anlamaktan ibaret olduğu düşünülen iletişim, aksine kuralları olan ve ilişkilerin saygı çerçevesinde sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için karşılıklı özen gösterilmesi gereken önemli bir konu.

İnsanların birbirini anlaması iletişimin var olduğunun kanıtı ancak yanlış anlamalar da söz konusu. Batılı düşünür Sylviane Herpin, iletişimde hata olabilecek en az dokuz olası durumdan ve bunların arasında fark olduğundan bahseder.

*Düşündüğünüz,

*Söylemek istediğiniz,

*Söylediğinizi sandığınız,

*Söylediğiniz,

*Karşınızdaki kişinin duymak istediği,

*Duyduğu,

*Anlamak istediği,

*Anladığını sandığı,

*Anladığı,

Ben de “dinlediğini sandığı ve dinlediği” arasındaki farkı eklemek istiyorum bu olası iletişim hatalarına. Zira dinlemek iletişimi başlatan en önemli unsurdur ve konuşan dikkatle, sözü kesilmeden dinlenirse iletilen mesajın anlaşılmasını kolaylaşır.

Konuşmaktan çok önce dinlemeyi öğrenmek gerek.

Hepimizin yaşamında çok konuşan birileri mutlaka vardır. Zihinlerinden geçen her düşünceyi alakalı, alakasız peş peşe sıraladıkları için bu durum, konuşan ve sabırla dinleyen şeklinde devam eder gider. Ta ki dinleyenin dikkati dağılana ve ilgisi kaybolana kadar.

Duymak, dinlemek değildir ve ne kadar duyarsak o kadar anlayabiliriz. Bu sebeple karşı tarafın söyleneni anlamasına ve geri bildirimde bulunmasına fırsat vermemiz iletişimin tamamlanabilmesi yani etkili olabilmesi için önemlidir.

Ben ne diyorum sen ne anlıyorsun.

Olası yanlış anlama sebeplerinden bahsetmişken, iletişimin %7’sinin kelimelerle, %38’inin ses tonuyla ve %55’inin beden diliyle gerçekleştiğini söylemekte fayda var.  Yani ne söylediğimiz değil nasıl söylediğimiz önemli.

Kısaca duygu, düşünce ve bilgiler karşı tarafa başarılı bir şekilde iletiliyor ve kişi kendini doğru ifade edebiliyorsa ancak o zaman etkili bir iletişimden bahsedebiliriz.

Toplumsal ilişkiler hepimiz için hayatın önemli birer parçası. Ancak birbirini dinlemeyen, anlamayan insanların sayısı o kadar çoğaldı ki çevremizde, iletişim kurmakta zorlanıyoruz.

Biyolojik, fizyolojik ve psikolojik ihtiyaçlarımızın karşılanması, ilişkilerimizin sağlam temeller üzerine kurularak sürdürülmesi ve sorunlarımıza çözüm üretmek ancak etkili bir iletişimin nasıl olduğunu öğrenmekle mümkün olabilir.

Anlamak, konuşmak kadar önemli ancak dinlemek kadar zordur.

 

Kaynak : Demet TOK

YORUM YAP