İCRALAR NEREYE?

Adliyenin her daim “üvey evladı” görülen icra dairelerine yine “yer aranıyor” iyi mi?..

Topu topu kaç yıl oldu yeni adliye açılalı?

Ki açıldığı gün, yani eski adliyeden yeni binaya geçiş bile evlere şenlik olmuştu…

Daha taşınıldığı gün icralara yer kalmadı, icraların biri bodruma indi, biri bahçedeki barakaya girdi.

Devasa bina ama içi otellerde bile bulunmayan şekilde boş alanla dolu…

Evlere şenlik bir plan!

Elli yıl değil; iki üç yıl idare etsin diye yapıldığından mütevellit zaman içinde koridordaki boşlukları kapaya kapaya yeni odalar yaratıldı.

Ama taşıma suyla değirmen dönmedi tabi.

Artan mahkemeler, artan hakim ve savcı sayıları nedeniyle yer sıkıntısı büyüyerek devam etti.

Ve bugün varılan noktada, hakim ve savcılara yer açmak için icra müdürlüklerine “dışarıdan” yer aranır hale gelindi.

Trajik!

Komik!

Daha doğrusu trajikomik!..

Bu işin en başında, yani Adliye’nin açıldığı ilk gün, Balıkesir için çok yetersiz kaldığı açıktı.

Ama tuhaf olan; devasa bir adliye bahçesinin içerisine yıllardır bir ek bina yapılamamasıdır.

Şimdi fısıltı gazetesinin yazdığına göre icra müdürlükleri için adliye dışında bir yer aranıyormuş.

Plevne Mahallesi’nin adı geçiyor.

“Şaka sanmayın” ama Paşaalanı’nın bile adı geçiyor-muş iyi mi?..

Yani icra müdürlükleri baba ocağından taşınacak, ayrı eve çıkacak …

E ne farkı kaldı eski halden o zaman?..

Adliyeyi bölecekseniz tekrar; en başında hiç sokmasaydınız yeni binaya, o gün dahi icralar zaten açıktaydı, bodruma hangi icra müdürlüğü mahkum olacak diye icra daireleri kendi aralarında kura çekmişti.

Talihli (!) 3. İcra dairesi bodrumun yolunu tutarken, zaman içerisinde 1. İcra dairesiyle aç-kapa yapılan 5. İcra dairesi de bahçede bir prefabrik yapıya mahkum edildi.

E taşımasaydınız o zaman icraları yeni saraya?!

Önceden  zaten icra müdürlükleri, eski adliyenin yetersizliğinden ayrı binadaydı; bir Mekik Sokak, bir Çankaya Sokak…

Komik olan o zamanki durum değildi tabi!..

Hatta yeni adliyeye sığamama komedisi karşısında dramatik bir yanı vardı eski halin.

Peki neden yapılamadı ki bunca yıldır bir ek bina….

Neden her dillendirildiğinde kulak arkası edildi.

İnanılmaz ötesi bir komiklik…

Trajikomik…

Dahası, her dönem hukukçu milletvekillerimiz var…

Hele hele bu dönem 3 avukat milletvekilimiz var…

Hem de hepsi merkezden, hepsi adliyenin ve icraların halini ilk hallerinden itibaren biliyorlar…

Yani şimdi vekillerimizin bu taşınma ve yer arama işinden haberi var mı, varsa adliye bahçesine bir ek bina için gereken her türlü girişim yapılıp böylesine basit bir sorun çözülmez mi, gerçekten anlamakta zorlanıyoruz…

Kaldı ki….

İcraların adliye ile iç içe olması elzemdir.

İşin doğası gereği ve icralardaki acil işlemlere binaen icra mahkemeleri başta olmak üzere asliye hukuk mahkemeleri ile çok yakın ilişki içindedir icra müdürlükleri…

‘Evrak getir götür’den tutun, tedbir ve ihtiyati haciz gibi kararların alınıp uygulanma sürecindeki gecikmeler veya arşivden dosya çıkarma gibi yoğun zaman harcatan işler icralar taşınırsa nasıl yerine getirilecek?

Hele hele….

Nicedir icra müdürlüklerine para giriş çıkışı olmuyor; ülke genelinde icra dairelerindeki tüm harç, masraf, tahsilat gibi işlemler Vakıfbank bağlı şubeleri aracılığı ile yapılıyor.

İcraları taşıdınız adliye dışına…

35 kuruş masraf için vatandaşa Vakıfbank mı aratacaksınız?..

Eziyete bakar mısınız?..

Bir de Paşaalanı’nın bile adının geçtiğini duyduk da…

E yakışır (mı) Balıkesir’e…

Kredi Yurtlar Kurumu ile Üniversite’nin nasıl bir tezatlık içinde olduğu hatırlanacak olursa…
Adliye ile icralar da 180 derece ters tarafa gider…

Pekişmiş olur!

Şakası bile kötü!

Aklın, mantığın, işin doğasının ve özellikle adliye personelinin 3 hukukçu vekile acil SOS çağrısı var….

Çözülmeyecek bir sorun değil.

İcraları adliyeden koparmayın!

Kaynak : Alp KAAN

YORUM YAP

Alp KAAN TÜM YAZILARI