DOLAR 32,2363 % 0.16
EURO 34,9606 % -0.03
STERLIN 41,1241 % -0.11
FRANG 35,7350 % 0.27
ALTIN 2.412,19 % -0,52
BITCOIN 67.609,65 -1.001
Yayınlanma Tarihi :

HALİL SOYUER, BEKİR COŞKUN VE ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF

HALİL SOYUER, BEKİR COŞKUN VE ÂŞIK MAHZUNİ ŞERİF

“Ben Halil Soyuer’in önce adını duydum. Stajyer polis muhabiriydim ben o zamanlar. O da efsane isimdi. Dilden dile Halil Soyuer adı dolaşırdı. Herkes onun bir yönünü anlatırdı… Böyle uzun süre merak ettim onu. Sonra bir gün Emniyet Sarayı’nın kapısında dururken, uzaktan Halil Soyuer’in geldiğini söylediler. Ben Halil Soyuer’i böyle iki metre boyunda, uzun yüzlü, sarı saçlı, yeşil gözlü olarak düşünüyordum. Baktım tam tersi, ufak tefek, sevimli, inanılmaz şirin bir adam gözüktü… Sonra geldiler, bize selam verdi… Tabii ben o günden sonra Soyuer’i izlemeye başladım… O bir tür ayaklı okul gibi oldu benim açımdan. Ben uzun yıllar Soyuer’e yaklaşma cesareti bulamadım. Yani belki 5-6 sene. Daima uzaktan izledim. Çünkü Soyuer’e yaklaşıp konuşmak zor işti.’’

Bekir COŞKUN

Bugün de sevgi ve saygıyla andığımız basın dünyasının duayen ismi Bekir Coşkun; 1921 Havran doğumlu, şair, yazar, gazeteci ve bestekar Halil Soyuer’i ulaşılmaz bir gazeteci olarak görüp tanıyor. Ne yazık ki, birçoğumuz Sayın Soyuer’in bu yönünü bilmiyoruz. Kendisini, ölüm yıl dönümlerinde düzenlenen programlarda anarken Coşkun’un ifade ettiği gibi büyük bir gazeteci olarak ele almıyoruz. Bu tür etkinliklerde daha çok Halil Soyuer’in sanatsal kişiliğini işlemeye devam ediyoruz.

Sevgili okurlarım; bu nedenle sizlere ulaştığım bu yeni yazımda, Bekir Coşkun ile Soyuer’in anılarından, Anadolu’nun yetiştirmiş olduğu eşsiz bir değer olan Âşık Mahzuni Şerif’e ye uzanan bir yolculuğu da dilim döndüğünce sizlere aktarmaya çalışacağım. Önce, kendisini aramızdan bedenen ayrılışının yirminci yıl dönümünde sanatçı ve yazar olarak bir kez daha saygı ve rahmetle analım. Ve ardından, gazeteci Halil Soyuer ile tanış olalım.

Halil Soyuer’in şiirlerinin birçoğu, İngilizce, Fransızca ve Farsça ’ya çevrilmiştir. Kendisi, ülkemizi Dünya Şairler Kongresi’nde temsil etmiştir. Adı,  doğum yeri olan Havran’ın büyük caddelerinden birinde yaşatılıyor. Başarılarla dolu hayatı, TRT Genel Müdürlüğü tarafından iki ayrı programda ebedîleştirildi. Şiirleri, ülkemizin önemli üniversitelerinde lisans ve doktara tezi olarak ele alındı.

Bestelenen ilk şiiri ‘’Hançer-i aşkınla ey yar’’, Türk Sanat Müziği klasikleri arasında yer aldı. Avni Anıl’dan Yıldırım Gürses’e, Prof. Dr. Selahattin İçli’den Ferit Sıdal’a, Selami Şahin’den Zekai Tunca’ya kadar pek çok ünlü bestekâr tarafından iki yüz altmış eseri bestelendi. Yayınlanmış yirmi kitabı bulunmaktadır. 1999 yılında, İstanbul Şairler ve Bestekârlar Derneği tarafından yılın ‘’Şair Babası’’ seçilmiştir. Ve ödül almıştır.

Soyuer’in gazeteci kimliğinin pek gündeme gelmeyişi gibi kendisinin doğa ve insan sevgisini en içten sözcüklerle dile getiren bir doğa dostu oluşu da konuşulmaz. Düz yazı ve nükte üstadı olan Soyuer, adeta doğa ana gibidir. Gösterişsiz bir görkem ve soylu bir asalet içinde yaşamıştır. Doğayı temsil eden bir bilgedir. Her kuşağın çağdaşıdır. Yaşamı boyunca olayları, Atatürk kuşağının bireyi olmanın aydın görüşüyle irdelemiştir. Bu sorumluluğunu hiçbir zaman yitirmemiştir.

En başta da belirttiğimiz üzere, Bekir Coşkun gibi efsanevi bir gazeteci Soyuer’e önceleri ulaşamasa da zaman içinde bu saygınlığı Halil beyin sevgisini ve güvenini kazanarak dostluğa dönüştürmeyi başarmıştır. Bu çok özel anıları, Soyuer’in kızı saygıdeğer hanımefendi Nursel Soyuer Gündüz’ün yıllar sonra Bekir Coşkun ile gerçekleştirdiği röportaj sayesinde öğreniyoruz.

Basının unutulmaz ismi Bekir Coşkun, üniversite yıllarında gazinolarda kanun çalarak kendi harçlığını kazanan bir öğrencidir. Çalıştığı gazinoya bir akşam Halil Bey ve beraberinde birkaç cumhuriyet savcısı, Ankara’nın tanınan simaları gelir. Programdaki ilk eser, Halil beyin güftesi olan: ‘’ Hançer-i aşkın ey yar gönlüm üzre vurma hiç ’’

Meslek büyüğü karşısında büyük bir heyecan içinde programı tamamlayan Coşkun, bir süre sonra Halil Soyuer’in dostluğunu kazanır. Ve kendisi için önemli olan bu özel anıyı Soyuer’e anlatır. Bekir Bey, Soyuer’den öğrendikleri ve O’nun tavsiyeleriyle mesleğinde emin adımlarla ilerler. Soyuer de öğrencilik yıllarından beri tanıdığı dostunu hiçbir zaman unutmaz. Kendisinden desteğini ve tecrübesini esirgemez.

Bu toprakların yetiştirdiği büyük değerlerinden biri olan Âşık Mahzuni, Mamak Cezaevi’nden yeni çıkmıştır. Ankara’nın o dönem meşhur olan mekânlarında sahne almaktadır. Halkın yoğun sevgisini ve ilgisini gören Mahzuni, programını tamamladıktan sonra yanına Halil Soyuer gelir. Sahne arkasında buluşan üstatlar, daha sonra Yazar Aile Çay Bahçesi’nde buluşur. Sohbetleri öylesine içtendir ki…

İki kadim dost, duygu ve düşüncelerini, bir âşık atışmasına dönüştürür. Birbirinden duygu yüklü dörtlükler havada uçuşur. Sanki Soyuer Mahzuni ile bir röportaj yapmıyor, bu iki büyük değerin sanatlarının zirvesine çıktığı şiir seli akıp gider sonsuzluğa. Söz konusu olan röportaj, tam olarak otuz sekiz sayfa olarak yayınlanır. Mahzuni ve Soyuer de sayfaların ve dizelerin çok ötesinde, yerleri doldurulmayacak değerler olarak halkın gönlünde taht kurar. Bugün de her iki sanatçımızı saygı ve rahmetle anıyoruz. İyi ki samimi, gerçekçi ve herkese örnek olan dostluğunuz ve kişiliğiniz ile bu topraklardan geçtiniz. Yattığınız yer incinmesin.

Kaynak: Kazdağı Eteklerinden Ankara Doruklarına HALİL SOYUER ( Hazırlayan; Nursel SOYUER GÜNDÜZ)

 

Kaynak : Çiğdem ÇİMEN

YORUM YAP

Haşmet Demirbil 26 Ocak 2024 / 19:45 Yanıtla

Çigdem kardeşim.Genç kuşak olarak Halil Soyuer,i o kadar farklı pencereden ve duygusal şiir gibi anlatımını geç fark ettim.özür dilerim.Yazınızı iki sefer büyük bir zevkle okudum ve Ankara,ya ilettim.Kızı Nursel kardeşimin,de sana teşekkürleri var.İnşallah HAVRAN bu özel değeri ilerideki yıllarda çok daha iyi sahiplenecek inancındayım.kalemine sağlık.iyiki varsın sanat ve vefa dünyasında binlerce teşekkür ederim.