DOLAR 32,2170 % 0.1
EURO 35,0190 % 0.02
STERLIN 41,0953 % -0.13
FRANG 35,7263 % 0.21
ALTIN 2.428,38 % 0,14
BITCOIN 68.319,42 0.901
Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

GENÇLİĞİN SIRRI

GENÇLİĞİN SIRRI

Kitap okumayı sevmeyen ve bütün gününü televizyon izleyerek geçiren bir arkadaşım bana bir video gönderdi, altına da kahkaha emojisi iliştirmiş. Nedenini videoyu izledikten sonra anladım.

Okumanın ötesinde zor bir metini anlamak için kafa yormanın kendisi için ne kadar imkânsız olduğunu söylemek istemiş bu emoji ile.

Videoda, filozof, felsefe ve bilim tarihçisi Michel Serres, televizyon izleyicilerine seslenmiş. 2019 yılında vefat eden Serres’in belki de son röportajlarından birisi olabilir bu video.

Serres, bir bilim insanı olarak bugün geldiğimiz durumun ana sebeplerinden birisini kısaca özetlemiş aslında ve bakın neler söylemiş.
“Her gün biraz zor bir metin okuyun. Her gün entelektüel bir çaba içinde bulunun. Çünkü yaşlılık bunama anlamına gelir. İnsanlığı derin bir aptallığa sürüklemek için üretilmiş televizyon programlarını izliyorsanız, acayip bir yaşlılık içindesiniz demektir. Elinize zor bir kitap alıp her gün bir sayfasını anlamaya çalışırsanız, gençleşeceğiniz kesindir. Bu tamamen bedavadır. Bilinmeyen, ancak etkili bir yöntemdir. Çünkü gençliğin sırrı kafadadır”

Okumayı bilen herkes okur ancak anlayarak okuyan bir başka okur. Zira okuduğunu anlama; anlama ve yorumlama yeteneğidir. Yani okunan metindeki kelimelerin işlenmesini, anlamlarının kavranmasını ve önceki bilgilerle bütünleştirilmesini içerir.

Yaşlılığın kolay kabul edilmediğine veya geçiş sürecinde özellikle psikolojik yıkımların yaşandığına kendimizden ya da yakın çevremizden aşinayız.

Peki, bu denli hayati bir konu ile ilgili önerilen bu basit çözüm ilginizi çekti mi?

Her gün sosyal medya aracılığı ile olur olmaz herkes bir sürü yol, yöntem aktarıyor. İşin ehli mi değil mi çok da önemli değil çoğu takipçi için. Önemli olan bir an önce fayda sağlamak.

Böyle bir yanılgıya ben de düştüm. Birkaç yıl önce bir arkadaşım Callogene kullanmaya başladığını, cildine ve vücut ağrılarına iyi geldiğini söyledi. İlgimi çekti ve araştırdım. Baktım ki faydaları saymakla bitmiyor.

Hele de insan yarım asrı devirince geç yaşlanmanın derdine düşüyor. İlaç dâhil olmak üzere bu tür takviyeleri kullanmayı sevmeyen ben, şifa niyetine içmeye başladım sipariş ettiğim ürünü.

İki ay geçti geçmedi balon gibi şiştim. Öyle ki parmaklarım dâhil olmak üzere vücudumu rahat hareket ettiremiyordum.

Diyabet olduğum için hızlı ve aşırı kilo alımı beni endişelendirdi ve doktora gittim. Tahlil sonuçlarım gayet iyi çıktı. Yani görünürde şişmiş olan vücudum hariç her şey yolundaydı.

Doktorum, “Bu süreçte farklı ne yapmış olabilirsin” diye sorunca kullandığım takviyeden bahsettim. Anladım ki bu tür takviyeler doktor kontrolünde kullanılmazsa faydadan çok zarar sağlıyormuş.

Hemen Kaz Dağlarının kucağına attım kendimi ve rutin yürüyüşlere başladım. Kısa zamanda da eski sağlıklı halime kavuştum. Hem de bedenen ve ruhen gençleşerek. Demek ki gençliğin sırrı gerçekten kafadaymış.

Birkaç gündür Serres’in önerisine kulak verdim ve çok sevdiğim sosyoloji ile ilgili bir kitap okumaya başladım. Zor olsa da anlamaya çaba sarf ediyor ve daha önce bilmediğim kavramları araştırıp öğreniyorum. Kim bilir belki ilerleyen zamanlarda sosyoloji bölümü ile yeniden üniversite öğrencisi bile olabilirim.
Henüz yeni başladığım için

Serres’in önerisi hakkında kesin bir yargıda bulunmam doğru olmaz ancak zihnimde tarif edemeyeceğim bir rahatlamanın olduğunu ve boş zamanlarımı bilmediklerimi öğrenek geçirmenin mutluluğunu yaşadığımı söyleyebilirim.

Beni Michel Serres’ten haberdar eden arkadaşıma ve ruhu her nerede ise Serres’e teşekkür ediyorum.

 

Kaynak : Demet TOK

YORUM YAP