DOLAR 32,2363 % 0.16
EURO 34,9606 % -0.03
STERLIN 41,1241 % -0.11
FRANG 35,7350 % 0.27
ALTIN 2.412,19 % -0,52
BITCOIN 67.500,01 -0.281
Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

EMEK PARTİSİ BALIKESİR’DE HALKLA BULUŞTU

EMEK PARTİSİ BALIKESİR’DE HALKLA BULUŞTU

Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Balıkesir’de halk ile buluştu. Akdeniz, Emek Partisi Balıkesir İl Örgütü tarafından düzenlenen “Türkiye Nereye Gidiyor, Demokrasi Güçleri Ne Yapmalı?” konulu söyleşide hafta sonu halkla bir araya geldi. Şelale Düğün Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe,  parti üye ve yöneticileri, sendika ve sivil toplum örgütü temsilcileri ile emekten yana siyasi parti yönetici ve temsilcileri yanında halkın yoğun katılımı vardı.

Açılışta konuşan Emek Partisi Balıkesir İl Başkanı Cemil Tosunoğlu , katılanlara  teşekkür ederek; “Geçmişi unutmayacağız, geleceği birlikte kurmak için herkesi mücadeleye çağırıyorum” dedi.

Daha sonra söz alan Emek Partisi Genel Başkanı Ercüment Akdeniz,  21 Mayıs’ın aynı zamanda Çerkes halkının soykırıma  uğrayışının yıl dönümü olduğunu hatırlatarak,  “Zulme uğrayan Çerkes halklarını saygıyla anıyor ve bu yası paylaşıyoruz.” diye konuştu. 1864 sürgününün büyük bir bölümü Osmanlı topraklarına geldi. Bu topraklara gelen Çerkesler burada da zulümle boğuştu. Alevilerin, Kürtlerin taleplerini biliyoruz aynı zamanda Çerkeslerin de taleplerini bilmek zorundayız.” dedi.  Akdeniz konuşmasını şöyle sürdürdü:

KAFTANCIOĞLU İLE DAYANIŞMA           

“Biz hep şunu söylüyoruz; zulüm hangi kapıyı çalmışsa biz onun yanında oluruz. Bugün sıra Canan Kaftancıoğlu’na gelmişse bu gün bütün siyasi ayrılıkları bir tarafa bırakıp yan yana dururuz. Yapmak istedikleri şey ez, parçala, böl ve yönet. Buna karşı dayanışma içerisinde mücadele edeceğiz.”

SEÇİM KOŞULLARI VE BASKI YÖNTEMİ

“Yine olağanüstü koşullarda seçimlere gidiyoruz. Muhterem zat diyor ki bir konuşursak insan içine çıkamazlar diyor. Çık ne biliyorsan anlat. Madem bu bilgiler sende, madem bunun kara kutusu sensin çık anlat. Anlatmazsan bu olaylar bir daha yaşanır. Bir konuşursam insan içine çıkamazlar diyenler, daha önce de 400 vekil vermezsen ülke kaos içinde olur dediler, ve yaptılar. İşte buna izin vermememiz gerekiyor. Gazeteciler tehdit ediliyor, baskı uygulanıyor. Bu gazetecilere bilerek baskı yapılıyor. Gezi davasında yargılananlara da aynısı yapılıyor. Ne suçu vardı bu yargılananların. Mücella Yapıcı’nın ne suçu vardı. Burada verilen cezalar ibreti alem olsun diye. Bütün bir halkı sindirmek için bu cezalar verildi. Umudumuzu kaybedelim diye bu cezalar veriliyor. Umudumuzu kaybetmeyeceğimiz. Umudumuz bizim son kalemiz. Sabah karanlığın bittiği yerdedir. Güçlerini kaybediyorlar, kitle desteğini kaybediyorlar. Bunun için bu baskıları yapıyorlar.”

“NATO  VE DENİZLER’İN EMPERYALİZME KARŞI MÜCADELESİ”

“Daha yeni 1 Mayısı kutladık. Neydi 1 Mayıs’ın talepleri 8 saat çalışma hakkı. Bugün geldiğimiz noktada insanlar 8 saat çalışmıyorlar. İşçilerin emekçilerin şartları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Türkiye bağımsız mı? Değil. NATO’ya bağlı. NATO neresi parçalanırsa oraya Türkiye gücünü istiyor. Bugün Ukrayna için de Türkiye gücünü istiyorlar. Şimdi Finlandiya NATOya girecek mi konusu konuşuluyor. Burada asıl mesele kimin NATO’ya gireceği değil asıl mesele Türkiye’nin NATO’dan çıkmasıdır. Denizlerin mücadelesine sahip çıkmak için NATO’dan çıkmayı savunmak lazım. Bu mücadeleyi vereceğiz. Birileri ‘Sosyalizm sona geldi’ diyor. Hayır! Kapitalizm sona geldi. Bugün gelinen noktada bütün dünya göçmen olmuş, üçüncü dünya savaşı için güç denemesi yapılıyor. Emperyalizme karşı mücadele edeceksek sadece Türkiye’de değil tüm dünyada emperyalist tekellerin çıkarlarına karşı mücadele etme gerekir. Çünkü sosyalizm; din farkı, mezhep farkı, millet farkı bilmez, sosyalizm, enternasyonalizm ister. Bugün milliyetçi partiler mülteci düşmanlığı üzerinden bir politika yapıyorlar. Sanki ülkede yaşanan yoksulluğun sebebi mülteciler gibi gösteriyorlar. Burada asıl olan hükümetin mülteci politikasıdır. Ülkemiz mülteci deposu haline geldi. Asıl bununla mücadele etmek gerekir. ”

“EKONOMİK DURUM VE YOKSULLUKLA MÜCADELE”

“Üniversite öğrencisi diyor ki; öğlene kadar öğrenci yurdunda yatıyorum. Sabah kahvaltısı yapmamak için. Bu öğrenci sabah kahvaltısı yapamadan nasıl eğitim alacak. İşçi aileleri ‘çocukların beslenme çantalarına ekmek koyabilir miyim?’ diye düşünüyor. İnsanlar yeterli düzeyde beslenemiyorlar. Her yıl, her ay iş cinayetlerinde ölenlerle ilgili açıklamalar yapılıyor. Son dönemde bu verilere baktığımızda emekli işçilerin sayısında artış var. Emekliler geçinemedikleri için çalışmaya devam ediyorlar. Hala bütün çürümüşlüğüne rağmen AKP bu ülkede birinci parti çıkıyorsa bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi düzen muhalefetidir. Ali Babacan’la ekonomi kurulmaz, Ahmet Davutoğlu ile dış politika kurulmaz, Meral Akşener’le ülke yönetilmez. Devrimci demokratik bir halk iktidarını kurmamız gerekiyor. Eski sitemi restore ederek olmaz. Bu tek adam yönetim siteminden kurtulmak gerekir. Gidecek olan gidecek de yerine ne gelecek? Bu soruyu sormak gerekiyor. Akşener’le, Babacan’la, Davutoğlu ile olmaz. Tek adam yönetim sistemini gönderirken güçlendirilmiş parlamenter sistem modelini de doğru bulmuyoruz. Biz burada ‘tek adam yönetiminden kurtulalım ama bir halk iktidarı kuralım’ diyoruz. İttifak oluşumunda CHP’yi ayrı bir yere koyuyoruz.Emekten yana gerçek sol ittifak olarak cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turuna kendi ortak adayımızla katılacağız. Tek adam yönetimine son vermek adına ikinci tura Cumhur ve Millet ittifakı kalır ise gösterdikleri adayın halka karşı bir suç işlememiş olması halinde Millet İttifakı adayını destekleriz. Asıl olan budur. Burada yapacağımız en önemli şey mücadeleyi öne almaktır. Seçimi değil.”

 Haber: C. Saffet YILMAZ

Kaynak : balikesir24saat

YORUM YAP