DÖRDÜNCÜ MUM « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

27 Kasım 2021 - 19:43

DÖRDÜNCÜ MUM

DÖRDÜNCÜ MUM
Son Güncelleme :

09 Aralık 2020 - 23:20

“Çay İçinde Döğme Taş
Gönlüm Huni Gözüm Yaş.
Aklımı Baştan Aldı
Orta Boylu Kalem Kaş.
Bir Mumdur İki Mumdur Üç Mumdur,
Dört Mumdur On Dört Mumdur
Bana Bir Bade Doldur…”

Urfa / Mehmet Özbek

“Bir mumdur, iki mumdur, üç mumdur, dört mumdur, bana bir bade doldur…”
Burada 4 mumdan 14 muma sıçrayış ile kuantum sıçrayışına işaret ediyor. Kuantum fiziğine derin ancak hissedilir bir göndermede bulunuyor. Zira bu atlamanın başka türlü anlamdırılması mümkün değil. Tamam 3 mumdur, belki 4 mumdur da neden ve nasıl birdenbire 14 mumdur?
Bu bağlantıyı tam anlamıyla çözdüğüm dakika “türkülerle kuantum” mantığına ulaşmanın tadını alıyorum…

USTAM DİYOR Kİ;
“Bir odada dört mum sessizce yanıyordu…
Birinci mum:
“Ben Barış’ım!” dedi……
“Ancak kimse benim sürekli yanık kalıp, etrafıma ışık saçabilmeme yardımcı olmuyor……
Artık sönmek üzereyim…”
Ve söndü…
*
İkinci mum:
“Ben akıl ve bilimim” dedi…
“Ama artık gerekli olduğuma inanmıyorum…
İnsanlar karanlığı tercih ediyorlar……
Kimsenin bana ihtiyacı yok……
Yanık kalmamın da bir kıymeti kalmadı…” derken söndü gitti…
*
Üçüncü mum:
“Ben sevgiyim…
Ama etrafıma ışık verecek gücüm kalmadı……
İnsanlar sevgiye gerek görmüyorlar…
Sevgisizlik daha çok egemen…” dedi…
Boynu büküldü, cılızlaştı ve nihayet sessizce söndü…
*
O sırada bir çocuk üç mumun söndüğünü görünce ağladı…
Dördüncü mum, yatıştırıcı sesi ile çocuğa ağlamamasını söyledi:
“Ağlama…
Korkma ben yandığım sürece ateşimle diğerleri yeniden yakılabilir ve onlar da aydınlatmaya devam ederler…
Benim adım umut…”
Çocuk umut mumunu alıp öbürlerini tutuşturup yaktı…”
*
Bu günlerde en çok ihtiyacımız olan duygudur; umut…
O söndüğünde, asıl o zaman ortalık kararır… Karanlığa teslim olmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştır…
Her şey bitmiştir, çocuk ağlar…
Beklenen bir şey yoktur…
Ne aydınlık…
Ne bir ışık…
*
Oysa aydınlığa ihtiyacımız var…
Dördüncü mum sönmesin…

(Bekir COŞKUN ; 30 Mart 2018 tarihli yazısı…)

***
Siz kendi içinizdeki yaşama sevincini söndürmeyiniz. Benim yaşama sevincim tavan yapıyor demeyiniz. Kendiniz, keninizin içindeki, yaşama sevincini körükleyen nefesinizi boşa yormayınız. Nasıl olsa işin sonu olacağına varır? Türküdeki son dizeler işin aslına değinir.

“Bu Ne Güzel Düğündür
Ha Ninnah,Ha Ninnah Ha Ninnah.
Bu Küçe Uzun Küçe,
Küçeye Serdim Keçe.
Hak Yoluna Üç Kurban,
Yar Gele Burdan Geçe… diyerek işin sonunu, rastlantıya bırakır aşık. Ama ancak ve lakin; işin aslı, rast geleye işi bırakmak değil; Bu durum insan aklına, mantığına aykırıdır. Sevdiğine kavuşmak için önce kendin, kendi mumunu yakacaksın. Kendin, kendine ışık olacaksın. Tüm kelebekler,börtü böcekler; renge, ışığa , kokuya yönelirler.
Sözün özü;
“SEVDİK GİTMEDEN, SEVDİK GELMEZ…”
Sen emeğini, zamanını, varlığını vereceksin ki; sevdiğiniz, sağlığınız, varlığınız gelecek, içinizdeki yaşam enerjisi sönmesin. Yeni düşüncelerde yaşasın.
İçinizdeki beslediğiniz umutlarınızı, yaşatmak için; tek başınıza bir hiç olarak kalırsınız. İkinci, üçüncü ,dördüncü… ondördüncü mumlarla birlikte yarattığınız SİNERJİyle yaşama tutunmak anlamlıdır.
İnsanın, eşi, dostu, akrabaları ve içinde yer aldığı toplumun bir üyesi olarak kişisel ve toplumsal sorumluluklarının bilincinde olarak yaşaması asil bir davranıştır.
Bu asil davranış insan haklarına saygının temel taşıdır.
* İ D U R A K İ * HERŞEY SENDE BAŞLAR, SENDE BİTER Kİ …
İçinizdeki barış,bilim, sevgi,saygı ve umut türküleri hiç susmasın dilerim yeni yıla ramak kalmışken…

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.