DOLAR31,0708% 0.17
EURO33,6790% -0.05
STERLIN39,4560% 0.03
FRANG35,2677% 0.06
ALTIN2.032,57% 0,77
BITCOIN1.618.0350.195

DOĞA SAVUNUCULARI TÜMAD’IN KAPISINA DAYANDI !

Yayınlanma Tarihi :
DOĞA SAVUNUCULARI TÜMAD’IN KAPISINA DAYANDI !

Balıkesir İvrindi’ye bağlı Değirmenbaşı Mahallesi’nde faliyet gösteren Nurol Holding’e bağlı TÜMAD Madencilik şirketi üç yıldan bu yana Madra Dağı’nda siyanür kullanarak altın ve gümüş madeni arıyor. Madencilik faaliyetlerinin bölge ekosisteminde geri dönülmez tahribatlar yarattığını belirten çevre örgütleri doğa yürüyüşüyle soruna bir kez daha dikkat çekti. 

Burhaniye Emek Demokrasi Güç Birliği Ekoloji Komisyonu’nun çağrısı üzerine Edremit Körfezinde bulunan doğa yürüyüş grupları, ekoloji örgütleri temsilcileri Karadere Güzle Yaylası yolundan TÜMAD’ın kapısına kadar doğa yürüyüşü gerçekleştirdiler.

Doğa yürüyüşü sırasında TÜMAD’ın Burhaniye ve Edremit Körfezi ile ormanda gerçekleştirdiği ekolojik yıkıma dikkat çekildi. Doğa Yürüyüş grupları 4,5 km, diğer yürüyüşçüler 1 km yürüyerek TÜMAD’ın Karadere tarafındaki kapısının önünde toplandılar.

Jandarmanın önlem alarak maden sahasına girmelerine izin vermediği 100’ü aşkın yurttaş  burada siyanürcü şirket aleyhine sloganlar atarak tepkilerini dile getirdiler.

Katılımcılar adına basın açıklaması yapan Burhaniye Emek Demokrasi Güç Birliği üyesi Süheyla Okur,  TÜMAD Maden  Şirketi hakkında bilgiler verdi ve  yaşam alanlarının tahrip edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı. Mücadelelerini her zemin ve platformda sürdüreceklerine dair kararlı olduklarını söyleyen  Okur şu görüşleri dile getirdi:

“Şirketin adı TÜMAD Madencilik San. Ve Tic.AŞ. Nurol Holding’in bir şirketi. Madenin yeri Balıkesir İli İvrindi İlçesi Değirmenbaşı ve Küçük Ilıca köyleri ile Burhaniye İlçesi Karadere ve Korucaoluk köyleri. Maden Değirmenbaşı ve Küçük Ilıca köylerine 3-4 km. Diğer köylerin ise yazın yaşadıkları, tarım yaptıkları yaylalarına çok yakın…Proje alanı orman ve tarım alanlarından oluşmakta.Proje alanında hava kirliği yok. Proje alanı kentsel alanlardan uzak sayılabilecek kırsal bir alan içerisinde.”

“İşletmenin ilk ÇED başvurusu 2015 yılında yapılmış ve gerçekleşmiş. O dönemde ne yazık ki gereken refleks gösterilememiş. Ruhsat alanı 6.606,37 , ÇED alanı 856 hektar. 10 yıllık bir işletme yapacağını ifade ediyor…4 açık ocakta cevher çıkarılacak. Ocakların kapasitesi 7.760.00 ton/yıl. Toplamda 75.3 milyon ton cevher çıkarılacak..Yani devasa 4 adet krater/cehennem çukuru diye tabir edebileceğimiz çukur açılacak..Bu alana pasa da dediğimiz prosesten geçen yani değerli madenlerin alındığı cevher yığılacak. 100 hektarlık bir alan. Bu alana 3. Ve 4. Ocak açılana kadar 54 milyon m3 pasa depolanacak.Yani devasa bir pasa dağı oluşacak.”

“MADEN HAVZASI SU ZENGİNİ”

Bu havza su zengini. Hem yer üstü hem de yeraltı su kaynakları Burhaniye’de içme ve kullanma suyu olarak kullanılıyor. Düdüklü suyu kaynağından gelen kaliteli  içme suyu akıyor. Ve ücretsiz.  Düdüklü suyu  kaynağı, maden havzasında. Tesis 3 vardiya ve 24 saat çalışacak. Bu durumda 1 dakikada 3.480 lt, 1 saatte 208.800 lt, 1 günde 5.011.200 lt yani 5.011,2 m3, 1 ayda 150.336 m3, 1 yılda 1.804.032 m3 su kullanılacağı söylenmiş. 10 yıl süreceğini düşünürsek toplamda 18.040.320 m3 su kullanılacak.”

“TÜMAD KAMUYU YANILTTI”

“Bu durum, şunun için önemli; ilk ÇED hazırlık raporu ile bu rapor bazı bölümlerde ciddi çelişkiler içermekte. ( Örneğin su temini). Dolayısı ile TÜMAD kamuyu yanıltmıştır. Bu kamu yöneticileri tarafından fark edilmemiş midir, yoksa göz mü yumulmuştur? Çünkü Avrupa Kalkınma Bankasına gönderilen her iki raporda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı web sayfasında yayınlanmıştır…Dolayısı ile TÜMAD kendi hazırladığı raporlarla nasıl bir ekolojik yıkım olacağını istemeden de olsa ortaya koymuştur.”

HAVA, SU VE DOĞAYA BÜYÜK TAHRİBAT”

“Cevherin çıkarılması sırasında ortaya çıkacak ağır metaller ve patlatmalar ile oluşacak tozun bitkilere, hayvanlara ve insanlara zararları göz önüne bile alınmamıştır. Siyanürlü liç yönteminin risklerini söylemeyelim bile. Üstelik de bu havza 1. Derecede deprem bölgesi. Olası bir depremde yaşanacak ekolojik yıkımı düşünmek bile istemiyoruz.. Maden 2019 yılı Haziran ayında üretime başlamıştır. 2022 yılı yaz aylarında işletme alanı dışarısında yeni sondaj çalışmaları için ormanın içerisinden ağaç kesmeye ve yol açmaya başlamıştır. Burada yarattığı tahribatı bir kez daha gördük”

HABER: C.Saffet YILMAZ (balikesir24saat.com) 

 

 

 

YORUM YAP