“DEĞİŞİM TAVANDAN BAŞLAMALI, GENEL BAŞKAN DEĞİŞMELİ “

Yayınlanma Tarihi :
“DEĞİŞİM TAVANDAN BAŞLAMALI, GENEL BAŞKAN DEĞİŞMELİ “

CHP Karesi İlçe Başkanı Mahmut Arıcan, Balıkesir’de değişim konusundaki en net ve radikal görüşü dile getiren isim oldu. Arıcan, “Bizim CHP’de istediğimiz değişim; kadro, ideoloji, program, tüzük, strateji,söylem ve tabii bunlarla birlikte genel başkanın değişimidir.” dedi.

Coşkun YAMAN (balikesir24saat.com) CHP’de 14 ve 28 Mayıs seçimlerinin ardından başlayan değişim tartışmaları sürüyor.

Balıkesir’deki ilçe kongrelerinde tek liste çıkarken, tek liste ile nasıl değişim olacağı sorgulanıyor. Değişim konusunda farklı yorumlar dikkat çekiyor. İl Başkanı Erden Köybaşı, delege seçimlerinde kadın ve gençlerin önünü açtıklarını belirtirken, “Siyasette yenilenme ve değişim kadın ve gençlerin önünün açılması ile sağlanıyor. Şimdi bu artışın ilçe yönetimlerinde olmasını destekliyor ve istiyoruz.” mesajını verdi.

Balıkesir’de değişim konusundaki en net ve radikal görüşü ise Karesi İlçe Başkanı Mahmut Arıcan dile getirdi. Dilek Yalçın‘ın milletvekili adaylığı için  istifa etmesinin ardından ilçe başkanlığına getirilen ve 26 Ağustos’taki kongrede de aday olan Arıcan, partide tabandan ziyade tavanın değişmesi gerektiğini belirtirken, “Bizim CHP’de istediğimiz değişim; kadro, ideoloji, program, tüzük, strateji,söylem ve tabii bunlarla birlikte genel başkanın değişimidir.” dedi.

CHP Karesi İlçe Başkanı Mahmut Arıcan, 2017’de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun adalet yürüyüşüne de katılıp destek vermişti.

“GENEL BAŞKANIN DOĞRU BULMADIĞIMIZ YAKLAŞIMLARI”

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Arıcan, “Kimseye saygısızlık yapmadan, sorunların nerden kaynaklandığını ve tabi genel başkanımızın doğru bulmadığımız yaklaşımlarını üyelerimizle tartışmak istiyoruz” mesajını paylaştı.

“CHP KİMLİKSİZ BİR PARTİ OLDU”

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun bazı tercihlerini açıkça eleştiren Arıcan, “CHP kimliksiz bir parti oldu. Nedir CHP’nin kimliği? Merkez Parti mi? Sol Parti mi? Muhafazakar Parti mi? Bozkurt milliyetçisi mi?” diye sordu. Başkan Arıcan,  “Sağa benzeyerek sağı yenemeyeceğimizi bile bile aynı anlayışı sürdürüyoruz. Türkiye’nin muhafazakarlaşmaya değil sosyal demokrasiye ihtiyacı var…” dedi.

Arıcan’ın açıklamaları ve eleştirileri şöyle:

*  “Partinin ilkelerine bağlı arkası temiz birisini bulsam hemen bırakırım”

Bu sözler bu güne kadar CHP de siyaset yapmış herkesi üzmüştür, derhal geri alınmalıdır… CHP liderlerinin hiç birisinin akçeli işlerle ilgisi olmamıştır…

*  2014 cumhurbaşkanlığı seçiminde İslamcı bir gelenekten gelen Ekmelettin İhsanoğlu partinin yetkili kurullarında konuşulmadan aday gösterilmiş, Kılıçdaroğlu’nun ‘bugün olsa yine onu aday gösterirdim’ dediği İhsanoğlu ilk seçimde gidip AKP’ye oy vermiştir…

* CHP temel ilkesi olan LAİKLİĞİ ağzına almayan bir parti konumuna geldi…

Sayın genel başkanımız Zoom üzerinden katıldığı tarikat toplantısında; ‘Son on yılda Türkiye’de en fazla muhafazakârlaşan parti CHP’dir.’  diyerek LAİKLİĞİ önemsemediğini açıkça belirtmiştir…

* CHP ilkeleriyle uyuşmayan sağcı, muhafazakar, tarikat mensubu kişileri milletvekili belediye başkanı yapan sayın genel başkan seçim mağlubiyetinden sonra suçu ‘Benden habersiz yandaşlarını, dostlarını milletvekili yapmışlar‘ diyerek aday belirleme komisyonunu suçlamıştır. Bu durumda listeye girebilen milletvekillerinin tamamı şaibeli duruma düşmüştür…

* CHP kimliksiz bir parti oldu: Nedir CHP’nin kimliği? Merkez Parti mi? Sol Parti mi? Muhafazakar Parti mi? Bozkurt milliyetçisi mi?

* Ali Babacan ‘Anayasanın ilk dört maddesi tartşılabilir’ dedi susuldu. Sonra; Ümit Özdağ ilk dört maddenin tartışılamayacağını genel başkanımızın imzasıyla protokol altına aldırdı. Bu durum TC’yi kuran bir parti olarak tüm CHP’lileri üzdü

*  İstanbulda iki kere seçim kaybetmiş birisiyle yerel seçim startı vermek seçmenimizde hayal kırıklığı yarattı…

* İttifaklara elbetteki karşı değiliz ancak parti kimliğimizi korumak ve hak ettiği kadar vermek şartıyla. İttifak ortaklarına verilen milletvekillikleri fazla olmuştur.

* Sağa benzeyerek sağı yenemeyeceğimizi bile bile aynı anlayışı sürdürüyoruz. Türkiye’nin muhafazakarlaşmaya değil sosyal demokrasiye ihtiyacı var…

YORUM YAP

Celal İşgör16 Ağustos 2023 / 14:34Yanıtla

Sayın Mahmut kardeşim söyleminde haklı .Bende onun fikrine katılıyorum.