Yayınlanma Tarihi :

ÇOCUKLAR İÇİN EVLİLİĞİ DEVAM ETTİRMEK

ÇOCUKLAR İÇİN EVLİLİĞİ DEVAM ETTİRMEK

Bireysel danışmanlık verdiğim çocuklar ve ailelerinde ‘çocuk için evliliği devam ettirmek’ son dönemde sıkça karşılaştığım bir şey halini aldı. Bu da haliyle beni bu konu üzerinde düşünmeye ve yazmaya itti.

Öncelikle “Evlilik nedir?” ve “İnsanlar evlilikten ne beklemelidir?” sorularının cevabını verebilmek oldukça önemli… Evlilik her ne kadar toplumumuzda bir zorunluluk gibi gösterilse de insanın bir hayat arkadaşı bulmasıdır. Sevgi, saygı, ortak amaçlar etrafında birleşen iki kişinin aynı evi, aynı yastığı paylaşmasıdır. Bir denge halidir de diyebiliriz. Durum böyle olunca bu konuda şanslı olanlar kadar, dengeyi hızlıca kaybedenler de var. İşte tam bu noktada toplumsal baskılar devreye giriyor. “Boşanmış kadın olmak ne kadar zor biliyor musun?”, “Çocuklarınız var, saçmalamayın.” vb. söylemler bitmiyor.

Peki, denge halini kaybetmiş çiftlerin, çocukları için bir arada durmaya çalışmaları neden sağlıklı değil?  Çünkü her zaman ısrarla vurguladığım bir şey var. Çocuklar ev içerisindeki problemlerin, konuşulmayan sorunların resmen kokusunu alır. Yani siz her ne kadar çocuğunuzun sizin aranızdaki problemleri anlamadığını düşünseniz de çocuklarınız bunu hissediyor. Ev içerisinde sözleriniz ve davranışlarınız arasında bir tutarsızlık olduğunu fark ediyorlar. Sonrasında ise, dile getirmeseler bile onların gözünde itibarınız azalmaya başlıyor. Bütün çocuklar mutlu bir ev ortamında büyümeyi hak eder. Siz onun için fedakârlık yaptığınızı düşünürken, o ilerleyen yaşamında onu mutsuz bir ev ortamında büyüttüğünüz için sizi suçlayabilir.

Denge halinin kaybolduğu, mutsuz ve sağlıksız bir evliliği bitirdiğinizde ise çocuğunuza vereceğiniz mesajlar oldukça açıktır. Mutlu olmadığı, ait hissetmediği bir yerde kalmak zorunda olmadığını ona davranışlarınızla göstermiş olursunuz. Yanlış bir kararın ömür boyu devam ettirilmek zorunda olmadığını, şartlar ne olursa olsun yeniden başlanabileceğini kanıtlamış olursunuz. İstemediği şeyler karşısında çaresizce oturması yerine bir aksiyon alabilmesi gerektiğini öğretmiş olursunuz.

Şimdi mutlaka birileri çıkıp “Boşanmayı mı övüyorsunuz? Nerede kaldı aile birliği?” diyecektir. İşte tam bu noktada başa dönüyoruz. Kişi kendisi için iyilik halini sağlayamazsa, başkaları için de sağlayamaz. Elbette “İlk kavgada hadi herkes boşansın. Boş verin gitsin.” demiyorum. Ancak kafanızda bitmiş, devamını göremediğiniz yani sağlıksız bir evliliği çocuğunuz için devam ettirdiğinizde onu istemeseniz bile birçok tartışmaya ve tatsız söylemlere maruz bırakırsınız. Çocuklarınız pek çok kez gözyaşlarınıza tanıklık ederler. İnanın, çocuklar için iki farklı çatı altında yaşayan iki mutlu ebeveyn, aynı evin içinde sahte bir mutluluk sergilemeye çalışan iki mutsuz ebeveynden çok daha kıymetlidir.

Dilerim, yuvalarınızda denge hali hep sürsün; çocuklarınız yalnızca kahkahalarınızdan dolayı akan gözyaşlarınıza tanıklık etsin. O çocuklar aile bütünlüğü içerisinde mutlu anne ve mutlu baba figürleriyle büyüsün. Ancak dengeyi kaybettiğiniz noktada “Ben” diyemezseniz, “Biz” diyerek yaptığınız fedakarlıklar yalnızca sizin için değil, herkes için travmatik bir hal alacaktır.

 

Uzm. Klinik Psikolog Sedef Olcay Atıcı

 

 

Kaynak : Sedef Olcay Atıcı

YORUM YAP