CHP’NİN KONTENJAN ADAYI DEVA PARTİLİ DALGIN BALIKESİRLİ ÇIKTI

Yayınlanma Tarihi :
CHP’NİN KONTENJAN ADAYI DEVA PARTİLİ DALGIN BALIKESİRLİ ÇIKTI

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Millet İttifakının CHP listesinden Balıkesir 3. sıra milletvekili adayı olan Burak Dalgın, parti teşkilatında İl Başkan Vekili Mehmet Ergül ile birlikte gazetecilere açıklama yaptı. Bazı basın organlarında “Bursalı mühendis” olarak tanıtılan Dalgın, Balıkesir Gönenli bir ailenin, Bursa’da doğup büyüyen çocuğu olduğunu söyledi. Balıkesir’i çok iyi bildiğini belirten Dalgın, milletvekili seçildiği takdirde Balıkesir’in sorunlarını çözme adına çalışmalarda bulunacağını dile getirdi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir milletvekili adayı Dalgın’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Ben Balıkesir Gönenli bir ailenin Bursa’da doğup büyüyen bir çocuğuyum. Üniversiteyi Boğaziçi Üniversitesinde okudum, mühendislik eğitimi aldım. Koç Grubu’nda  erken aşama girişimlerle işe başladım. Türkiye’de bu işler pek yoktu ama erken aşama şirketlerle teknoloji şirketlerinin gelişmesi için çalıştım. Sonra Türk Eğitim Vakfı (TEV)  bursuyla Amerika Birleşik Devletlerine gittim. Harvard Üniversitesinde işletme mastırı  yaptım. Sonra da şu anda idare ettiğim fonları kurmak üzere Türkiye’ye geri geldim. Türkiye’de de memlekete olan borcumuzu ödemek için çalışıyorum. Çünkü ben orta sınıf bir ailenin devlet okullarında okuyan çocuğuyum. ”

“BALIKESİR’İN ÇOK BÜYÜK POTANSİYELİ VAR”

“Türkiye’ye borcumuzu ödemek için de 3 sene önce DEVA Partisi’nin önce programını hazırlayanlardan birisi oldum, sonra da kurucularından, kuruluşundan itibaren de genel başkan yardımcılığı yapıyorum. Oradaki sorumluluk alanım aslında Balıkesir’e de fevkalade örtüşen bir alan. Çünkü partinin Sanayi Girişimcilik ve Teknoloji Politikalarından sorumlu genel başkan yardımcısıyım. Yani Balıkesir’in hakikatten çok büyük biri potansiyeli var. Ama bir taraftan katma değerli sanayinin, öbür taraftan turizm ve tarımın, öbür taraftan girişimciliğin hakikatten önünü açmak ve şehri layık olduğu noktaya getirmek için de elimizden geleni hep beraber yapacağız.”

“İKİ TEMEL AMACIMIZ VAR”

“Millet İttifakı olarak iki temel amacımız var ve ikisini aynı anda gerçekleştirmek durumundayız. Birincisi Cumhurbaşkanlığı seçimini ilk turda ve net bir farkla kazanmak; Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığını ve genel başkanlarımızın cumhurbaşkanı yardımcısı olduğu sistemi oluşturmak, Türkiye’nin idaresini 15 Mayıs sabahı devralmak. İkincisi de bir bunun kadar önemli olan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kıymetli, değerli bir çoğunluğu ele geçirmek. Bunu yapmak lazım çünkü hem Türkiye’nin idaresi için hem de milletimize taahhüt ettiğimiz Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme geçmek için bu elzemdir. Bu çerçevede bilindiği gibi 5 tane siyasi parti bir liste ortaklığı yaptılar, bazı yerlerde bu 6 partiye de çıktı. Balıkesir özelinde Cumhuriyet Halk Partisi, DEVA Partisi, Gelecek Partisi, Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin ortak bir listesi var. Ben de Cumhuriyet Halk Partisi listesinden DEVA Partisi’nin adayı olarak burada yer alıyorum.”

“EDREMİT’İN SINDIRGI’NIN SORUNUNU ANKARA’DAKİ ADAM BİLMEZ”

“Benim seçim bölgem Balıkesir, Ankara değil. Ankara vekili olacaksam Ankara’dan aday olurum. Türkiye’de çok temel sorunlarımızdan birisidir bu. Bizim meselelerimizden bir tanesi her şeyi Ankara’dan çözmeye çalışmak. Bundan daha yanlış bir şey olamaz. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Avrupa’da 5-6 milyonluk ülkeler çok fazla ve bunu oralarda yapabilirsiniz belki. 85 milyonluk; Avrupa’nın en yüksek nüfusuna, en büyük topraklarına sahip, en geniş tarım alanlarına sahip bir ülkede her şeyi Ankara’dan çözemezsiniz. Bu sorunları yerelde çözeceksiniz. Sadece Balıkesir’de bile değil. Balıkesir’de bile Ege tarafı ayrı bir şey, Marmara tarafı ayrı bir şey. Dağ tarafı ayrı bir şeydir. Yani siz bunu bırakın Ankara’yı, her şeyi Balıkesir seviyesinde çözmeniz doğru değil. Alt havzalara doğru mümkün olduğu kadar itmeniz lazım. Edremit’in sorununu Ankara’daki bir adam bilemez. Sındırgı’nın meselesini bilemez. Orası bilecek, orası çözümünü getirecek. Diğer taraftan da destek olacak. O yüzden asıl mesele yerelin meselelerini mümkün olduğu kadar yerelde çözmek. Bunu da da Başkentte doğru platformlarda dile getirmek. Şu anda amuda kalkmış gibi Türkiye’nin sistemi. Tam tersi, milli eğitim müdürünü bile cumhurbaşkanı atıyor gibi gariplik içindeyiz. Yok böyle bir şey.  Niye sen atıyorsun? Bu sistemini sıkıntılarından bir tanesi budur. Türkiye’nin problemleri çok karmaşık, çok fazla iş var, bunu da yerel bilir. O yüzden mümkün olduğu kadar yerele itmek, işi yerelde görmek, Ankara’nın desteğini de tabi ki almak ama bağı da koparmamak gerekir diye düşünüyorum”

YORUM YAP