ÇANAKKALE ORMANLARI DEĞİL CİĞERİMİZ YANDI …

Yayınlanma Tarihi :
ÇANAKKALE ORMANLARI DEĞİL CİĞERİMİZ YANDI …

22 Ağustos’ta yanmaya başlayan Çanakkale Ormanlarının; ortaya çıkardığı acının dayanılmaz kokusu rüzgar ile birlikte kısa sürede Edremit Körfezinden hissedilmeye başlandı.

Kesif bir yanık kokusu çarpan yüreklerde üzüntüye dönüştü.

Kaz Dağları Çanakkale ve Balıkesir illerini birbirine en sıcak kucaklaşma ile bağlıyor.

Kaz Dağları bütün ülkenin değeri ama önce Balıkesir ve Çanakkale’nin en kıymetlisi.

Dillerde bir masal cümlesi misali dolaşıyor iklim değişikliği meselesi.

Sanki bizden çok ırak, sanki bize hiç dokunmayacak.

Hoyratça kullandığımız kaynaklar hiç tükenmeyecek, atmosfer hiç etkilenmeyecek…

***

2021 yılında gerçekleşen mega orman yangınları hafızalarımızda yerini koruyor.

Yapılan araştırmalar iklim değişikliğinin ülkemiz üzerindeki en önemli etkilerinden birinin kuraklaşma olacağını öngörüyor.

Sıcaklığın 1 derece daha artması Akdeniz Havzası Ormanlarını korkunç bir yangın furyasına sürükleyecektir.

Çanakkale Orman yangınından sonrada bir yangın sebebi duyacağız.

Lakin yangının gerçek sebebi kullandıklarımız, tükettiklerimiz ile bizleriz.

Çanakkale Orman Yangını’nın ana nedeni iklim değişikliğidir.

***

Dünyada 3 milyarı aşan insan iklim değişikliğine karşı yüksek derecede kırılgan ortamlarda yaşıyor.

Gıda ve su güvenliği azalıyor ve geçim kaynağı kayıpları yaşanıyor.

Aşırı sıcaklıklardan kaynaklanan ölümler artıyor ve hastalık oranları yükseliyor.

Ekosistemlerin bozulması ve sosyal refahın azalması gibi uzun vadeye yayılan riskler giderek büyüyor.

Ülkemizin de içinde olduğu Akdeniz Havzası sosyal-ekolojik sistemleri dünyanın iklim değişikliğinden en fazla etkilenen bölgelerin de arasında.

Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli’nin 2022 yılında yayınladığı rapor, Türkiye’nin aşırı hava olaylarına karşı Avrupa’nın en kırılgan ülkelerinden biri olduğunu belirtiyor.

Çanakkale Orman Yangını da bu bulguyu doğrular nitelikte.

***

Sera gazları sıcaklığı hapsederek yeryüzünün ortalama yüzey sıcaklığının yükselmesine neden oluyor.

Gazın miktarı arttıkça sıcaklık da artıyor.

Günümüzde salınan karbondioksitin beşte biri 10.000 yıl boyunca atmosferde olacak.

İklim açısından, sadece birkaç derecelik bir değişiklik bile büyük bir mesele.

İklim finansmanı, hali hazırda büyük oranda emisyon azaltımına yönelik olsa da, küresel ısınmayı 1,5°C’de sınırlama için gereken yatırım ihtiyacı seviyesinin altında seyrediyor.

Ülkemizin tüm yöntemlerini değiştirmesi gerekecek.

Modern yaşamda hemen hemen her faaliyet -bir şey yetiştirme, imal etme, bir yerden bir yere gitme- sera gazı salımı anlamına geliyor.

Hiçbir değişiklik olmadığı takdirde dünya sera gazı üretmeye, iklim değişikliği daha da kötü bir hal almaya devam edecek ve bu durumun insanlar üzerindeki etkisi büyük bir olasılıkla felaket olacak.

***

Kadın Duyarlılığını ön plana alarak; BASİAD’ın öncülüğünde Balıkesir İklim Değişimi Kadın Takip Topluluğu’nu kurduk.

Tüm hedefimiz ısınmayı 1,5 derecede tutmak için Balıkesir’den yükselen duyarlı bir ses olabilmek.

Unutmayalım rahatımız için açma tuşuna bastığımız klima da enerjisini yer küreyi ısıtan fosil kaynaklı yakıttan sağlıyor.

Neriman KÖYBAŞI

Balıkesir İklim Değişimi Kadın Takip Topluluğu Sözcüsü

 

YORUM YAP