DOLAR31,0708% 0.17
EURO33,6790% -0.05
STERLIN39,4560% 0.03
FRANG35,2677% 0.06
ALTIN2.032,57% 0,77
BITCOIN1.608.9440.101

BÜYÜKŞEHİR YASASI VE MAHALLEYE DÖNEN KÖYLERİMİZİN SESİ (2)

Yayınlanma Tarihi :
BÜYÜKŞEHİR YASASI VE MAHALLEYE DÖNEN KÖYLERİMİZİN SESİ (2)

**Balıkesir İlimizin de içinde olduğu ve BÜYÜKŞEHİR’e Dönüştürülen  (30) İlimiz:

ADANA, ANKARA, ANTALYA, AYDIN, BALIKESİR, BURSA, DENİZLİ, DİYARBAKIR, ERZURUM, ESKİŞEHİR, GAZİANTEP, HATAY, İSTANBUL, İZMİR, KAHRAMAN MARAŞ, KAYSERİ, KOCAELİ, KONYA, MALATYA, MANİSA, MARDİN, MERSİN, MUĞLA, ORDU, SAKARYA, SAMSUN,  ŞANLI URFA, TEKİRDAĞ, TRABZON, VAN.

Belediye sınırları içindeki ve bu sınırlara en fazla 10 Km. uzaklıktaki yerleşim birimlerinin son nüfus sayımına göre toplam nüfusu 750.000’den fazla olan belediyeleri fiziki yerleşim durumları ve ekonomik gelişmişlik düzeyleri de dikkate alınarak Büyükşehir Belediyesine dönüştürülebilecektir.

Kanun gereği köyler mahalle, belde belediyeleri belde isimleri ile tek bir mahalle olarak bağlı oldukları ilçenin belediyesine katılmışlardır.

***

MAHALLEYE Dönüştürülen Köylerin Bazı Hakları Aynen Korunmuş ve İlaveten Bazı Hak, Kolaylık ve Destekler Sağlanmıştır;

1. Mera, yaylak ve kışlaklardan mahalle sakinleri 4342 sayılı Mera Kanununa göre bu alan ve yerlerden yararlanmaya devam edeceklerdir.

2. Orman köyleri ve köylüsünün hakları korunmuştur.                                                                                           

3. Bizim İlimiz Balıkesir Büyükşehir Belediyesine dönüştüğünde şehir merkezi iki yeni ilçeye daha kavuşmuştur. (Karesi ve Altı Eylül İlçeleri)

4. Köylerin ve Büyükşehirlerdeki İl Özel İdarelerinin tüzel kişiliği kaldırılmıştır.

5. İl Özel idareleri yerine Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kurulmuştur.

6.Büyükşehir Belediyelerinin hizmetleri arttığı için, genel bütçeden aldıkları vergi gelirleri de  arttırılacaktır. (Nüfus ve yüzölçümü ile orantılı olarak)

7. Mahalleye dönüştürülen köylerde beş yıl süre ile vergi ve katılım payı alınmayacaktır.

8. İçme ve kullanma suyunda ödeme en düşük tarifenin %25’ini geçmeyecektir.

9. Bina yapımında tip proje uygulaması zorunluluğu getirilmiştir.

10 Temizlik ve karla mücadelede mahalleler Belediyelerce desteklenecektir.Mahallelerde Tarım ve Hayvancılığa destek arttırılacaktır.

11.On yıl süre ile Büyükşehir ve İlçe belediyeleri bütçelerinin %10’unu mahalleye dönüştürülen köylerin alt yapı hizmetleri için ayıracaklardır.

12. Köy tüzel kişiliğine şartlı olarak bağış yapılan taşınır ve taşınmaz mallar devredilen il ve ilçe belediyelerince de aynı amaç doğrultusunda kullanılacaktır.

***

Örneklerle konuya açıklık getirmek gerekirse, dört beş yıldan beri uyguladığımız pandemi tedbirleri esnasında, köylerdeki ve kırsaldaki yaşamın kıymeti anlaşılmış ve artmıştır. Büyükşehir yaşamından vazgeçip köye göç edenlerin sayısında da bir artış gözlenmiştir. Devletimizce vatandaşlarımız “tekrar köylerine dönsünler tarım, ziraat ve hayvancılıkla uğraşsınlar” diye kişilere şehirlerarası seyahatlerde kolaylık da sağlayan ziraatçı belgeleri dağıtılmıştır. Üretime katkı sağlaması ve köyden şehirlere göçün önlenmesi bakımından olumlu bir uygulamadır. Ancak başlangıçta çıkartılan Büyükşehir Belediye yasası ile çelişmektedir. Bilakis bu yasa köylü vatandaşlarımızı topraktan ve üretimden koparmış ve şehir hayatına özendirmiştir.

Öğrencilik yıllarım ile …1970 ve devamındaki yıllarda yıllık izinlerimi yaz aylarında kendi köyüm Kayalar’da geçirirdim. Köyde arkadaş ve akrabalarımı arayıp sorunca; “orak biçiyor, demet çekiyor, harman alıyor, değirmene gitti, bahçe suluyor, koyunlara gitti, inekleri sağıyor, komşunun fırınında ekmek yapıyorlar, anam bulgur kaynatıyor, onlar susam silkiyorlar, daha yayladan dönmediler…” vb. cevap verirlerdi.

Şimdi arayıp sorduğumda cevaplar,… “O mu? kahvededir, çok oldu gideli belki de oyun oynuyordur, marketten ekmek ve bir şeyler almaya gitmişti, şehre gitmişti gelmedi…” vb. cevaplar alıyorum. Sadece emsalim arkadaşlar değil, maalesef gençlerimizde artık tarım, ziraat ve hayvancılık ile uğraşmıyorlar.

Bağlı olduğumuz il ve ilçe belediyeleri arazilerimizi ve bazı değerli yerlerimizi parselleyip satmak istiyor.Yıllar önce de öğretmen evleri ve sağlıkçı evlerimiz satılmıştı. Köyümüzdeki güzel görünümlü köy içi arazilerimiz parsellenerek satışa çıkartılmaktadır. İnşallah satışa arz edilen yerler mera, yaylak, otlak veya harman yerlerimiz değildir.

Büyükşehir Belediyemiz veya İlçe Belediyemiz kendi merkezlerinin meydan, sokak, cadde ve kaldırımları ile yollarını “çıkmaz sokakları dahil” makineler ile veya çöp hizmeti görevlileri marifeti ile süpürmektedir. Köylerimizde böyle bir süpürme işlemi henüz yapılmamaktadır. Zaman zaman Mahalle Muhtarlığımızın öncülüğünde köy içinde ve civarında çöp toplama etkinlikleri yapılmaktadır.

***

Balya Belediyemiz kısıtlı imkanları ile de olsa Kayalar’a çok güzel hizmetler getirmiştir, getirmeye de devam etmektedir. Belediyemize şükranlarımızı sunuyoruz. Köy içindeki yol ve caddelerimiz kilit taşı döşenerek çamurdan kurtarılmıştır. Köy merkezine bir çocuk parkı da yapılmıştır. Belli başlı yer ve köşe başlarına çöp konteynerleri konmuştur. Henüz cadde ve sokaklarımızda kaldırım yoktur, inşallah kaldırımlarla beraber, yağmur suyu arkları, ızgaralı – kapaklı su kanallarımız da  oluşturulacaktır.…

Esasen Kayalar 1965’li yıllarda elektriğe kavuşmuştur. Keza 1980’li yıllara gelmeden kendi su şebekesini de oluşturmuş ve her hanenin suyunu da bağlamıştır.Yine 1980’li yıllarda atık su ve kanalizasyon şebekesi de köy muhtarlığınca yapılmıştır. Tüm bu saydığımız hizmetler İMECE usulü ile yapılmış ve bitirilmiştir. Büyükşehir belediyesi uygulamasına geçtiğimizde henüz Kayalar köyü seviyesine gelmemiş olan; elektrik, yol, su ve kanalizasyon şebekesi olmayan köylerimize öncelikle hizmet verilmesi gerekmektedir, doğru olan da budur.

Seviye olarak Kayalar’a verilmesi gereken belediye hizmetleri diğer köylerden daha üst seviyede ve değişik hizmet alanlarında olmalıdır. 44 köye veya 46 mahalleye sahip olan Balya Belediyemiz’in işi zor değil “çok zordur” Allah Belediye Başkanımıza ve çalışanlarına kolaylık versin.

Köyden mahalleye dönüşmüş olsak da bizim en büyük üzüntümüz Kayalar İlkokulu’nun kapatılmış olmasıdır. Şehir hayatına özentiden ve köyde kalıp da tarım – ziraat ve hayvancılık yapmak gibi zor ve meşakkatli işlerle uğraşmak istemeyen vatandaşlarımız ŞEHİRLERE GÖÇ etmektedirler.

***

Aydınlanma çağında köylü vatandaşlarımız bilinçlendi, artık birden – ikiden fazla çocuk sahibi olan aile yapısı yok. Bu sebeplerle köylerimizde genç nüfusun azalmasına paralel olarak ilkokula giden çocuk sayısı da azalmıştır. Öğrenci azlığından dolayı öğretmen ataması durdurularak 2010’lara gelindiğinde okulumuz kapatılmıştır. Oysa10-15  öğrenci bile olsa önceki yıllarda olduğu gibi üç-beş köyün öğrencileri taşımalı eğitim ile Kayalar’da toplanarak eğitilebilirdi.

Esasen hiçbir köyümüzün okulsuz ve öğretmensiz kalmaması gerekir. On üç yıldır sadece Kayalar İlkokulu değil, civar köylerimizin okulları da kapalıdır ve köylerimizde öğretmen yoktur. Köyümüz mahalleye dönüştürüldüğü için Köy İhtiyar Heyetinin tabii üyesi olan öğretmenimiz de yoktur. Köy Muhtarlığı da Mahalle Muhtarlığına dönüştürülmüştür.

Köy Enstitüleri’nin kapatılmasında da, başlangıçta Köy Enstitülerini öğretmen okuluna çevirmişler ve  bilahare tamamını kapatmışlardı. Milletçe köylerde okul ve öğretmen olmayışının cezasını çok çektik, hala buna yönelik faaliyetler devam etmektedir, dolayısı ile bu devirde bile cahil sayımız artmaktadır.

***

17 NİSAN 1940 tarihinde 3803 sayılı kanun ile kurulan Köy Enstitülerimiz yanlış uygulanan ve yanlış anlaşılan parti politikaları yüzünden 14 yıl kadar bir ömür sürmüş ve 27 OCAK 1954 tarihinde resmen kapatılmıştır. Oysa, fakir ve yoksul köy çocuklarımız bu okullarda okuyarak hiç de yabancılık çekmedikleri köylerine öğretmen olarak dönmüşler tarım – ziraat ve hayvancılık yaparak köye ve köylülerimize de örnek ve rol model olmuşlardır.

-İlk olarak 1936 yılında eğitmen yetiştirmekle eğitim hayatına başlayan Köy Enstitülerimiz 18 yıllık ömürlerinde yurdumuzun 22 ayrı merkezinde (3 tanesi hariç) tamamını kendi elleri ile inşa ettiği okul binalarında ; 1.398’i kız, 15.943’ü erkek olmak üzere 17.341 ÖĞRETMEN, 7300 SAĞLIK MEMURU, 8.675 EĞİTMEN ve 209 YÜKSEK ÖĞRETMEN yetiştirmişlerdir.

-Öğretmen, eğitmen ve sağlık memurlarımıza köylerimizde örnek uygulama yapsınlar ve “köylümüze de örnek olsunlar” diyerek, bir çift öküz, bir at, bir pulluk ve üç-beş dönüm kadar da toprak vermiştik, her birisine öğretmenevi ve sağlık memuru evi yapıp tahsis etmiştik.

Köyümüze dönelim, okullarımız tekrar açılsın, biz yine onları başımızın tacı yaparız. Onlara birer traktör ile yeterli tarım alet ve makinelerini devlet vermese bile biz veririz, lojmanlarını da kendi ellerimiz ile yapar ve teslim ederiz.

-Nasıl Köy Enstitülerimizi ve oradan yetişen öğretmenlerimizi arıyor ve özlüyor isek, biz köylerimizi ve köy muhtarlığımızı, köy tüzel kişiliğimizi de özlüyor ve istiyoruz. Öğretmenlerimizin köy ihtiyar heyetimiz içerisinde tabii üye olarak yer almalarını da istiyoruz.

-Konu nereden nereye geldi, esas konumuz Büyükşehir Yasası ile Köy Tüzel Kişiliği sona eren köylerimizin mahalle yapılmasından vazgeçilmesi idi. Şimdi başka bir teklifimiz daha oldu. Büyükşehir Belediyesi ve Yasası olsun, Belediyelerimiz köylerimize daha fazla hizmet ve katkıda da bulunsunlar. Ama Köy Tüzel Kişiliğimiz eskiden olduğu gibi BAKİ kalsın ve devam etsin.

ORDA BİR KÖY VAR UZAKTA 

“Eski çamlar bardak oldu” atasözünde olduğu gibi, “eski köyler mahalle oldu” demesinler. Büyük şair Ahmet Kutsi Tecer’in, Münir Ceyhan tarafından okul şarkısı olarak da bestelenen;

Orda bir köy var uzakta

O köy bizim köyümüzdür

Gezmesek de, tozmasak da

O köy bizim köyümüzdür.

… diye devam eden beş kıtalık ve sekizli hece ölçüsü ile yazılmış olan, “Köye özlem  duygusunun öne çıkarıldığı” lirik şiiri ve okul şarkımızı ne olur değiştirmeyelim.

Mesele köylerimize belediye hizmeti götürmek ise, Belediyelerimiz ister Büyükşehir, ister Küçükşehir adı ile köylerimize hizmet etmeye devam etsin ve daha çok yardımda bulunsun, tabi ki biz bunu isteriz. Ancak siyasi amaç ve hesaplarla, bizim parti daha fazla milletvekili çıkaracak, yerel seçimlerde belediye başkanı bizim partiden olacak, Cumhurbaşkanı seçimlerinde bizim partimizin adayına daha fazla oy alacağız,  …vb. sebeplerle tüm köyleri mahalleye çevirmek olmaz.

Yapılabiliyorsa şöyle yapalım ; İl ve İlçe Belediyelerimizin Meclis üyeleri her bir köyümüzün muhtar ve ihtiyar heyeti üyelerinden oluşturulsun. Bu mecliste merkez ilçe mahalleleri ile her köy veya mahalleden seçim ile iş başına gelen Muhtar ve/veya bir Azamız oy sahibi olsun. Köylerimiz İl ve İlçe merkezindeki mahallelerle birlikte, aynı meclislerin karar organlarında üye olarak temsil edilsinler.

-Köylerimiz devletimizin genel bütçesinden ve belediyelerimizin bütçesinden (nüfus ve yüzölçümü oranlarında) hakça istifade etsinler. Tüm gelirler Belediye merkezlerindeki halkımızın refahı için harcanmasın (Cadde, Sokak, Kaldırım, Asfalt ve Yol yapımı, Kanalizasyon, Temizlik işleri, Ulaşım …vb) Merkezden uzak olduğuna bakılmaksızın tüm köy ve mahallelere yardım ve hizmet esas alınsın.

En sonunda; sandıklardan çıkan oylar, yerel ve genel seçimler ile Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde İlimizin ve İlçelerimizin oylarının tamamı toplam seçmen sayımız ile hesaba dahil edilmiyor mu?

Öyle ise bu önerimiz, hem gözden geçirilmeli, hem de akıl ve mantık süzgecinden geçirilmelidir, çünkü mantık olarak kabul edilebilir bir öneridir.

Aklımın erdiği ve dilimin döndüğü kadar yazıp, açıklayarak bazı önerilerde bulundum. Faydalı olabildim ise mutlu olacağım, saygılarımla.

Muharrem KAYNAK 

10 ARALIK 2023       

 

YORUM YAP