BİR KIVILCIM GELECEĞİMİZİ YAKMASIN! 

Yayınlanma Tarihi :
BİR KIVILCIM GELECEĞİMİZİ YAKMASIN! 

Ülkemizde orman yangınları açısından en riskli dönem TEMMUZ  – AĞUSTOS -EYLÜL ayları arasındadır. İklim krizinin de etkisiyle, küçük bir kıvılcım çok büyük orman yangınlarına dönüşebiliyor. Maalesef orman yangınlarının %88’i insan kaynaklıdır. Bundan dolayı havaların ısınmasıyla birlikte artan  orman yangını riskine karşı tüm vatandaşlarımız dikkatli olmalıdır. 

Orman yangınlarının %88’i insan kaynaklı 

Orman yangınlarının büyük bölümü önlenebilir yangınlardır. Bunun için insan kaynaklı yangınların azaltılmasına odaklanmamız gerekmektedir. Ülkemizde, son 25 yıldaki orman yangınlarının çıkış sebebinin % 12’sinin doğal, %88’sinin ise kasıt, ihmal ve kaza ve sebebi bilinmeyen olarak tanımlanması yangınlarda insan etkisinin büyük olduğunu kanıtlıyor. Orman yangın istatistikleri göstermektedir ki; her yıl çıkan orman yangınları doğrusal olarak artıyor. 2000 – 2010 yıllarında yılda ortalama yaklaşık 2 bin orman yangını çıkarken, 2010 yılından günümüze bu sayı % 28 artarak 2 bin 600’ü aştı. Bu artışta hiç şüphesiz yangın sezonunda orman-insan etkileşiminin artıyor olmasından kaynaklanıyor. Orman varlıklarımızın % 60’ı yangın riskinin en yüksek olduğu yerlerde yer alıyor. Bu durum da ülkemiz için hayati olan ormanların korunması adına yangınlara karşı çok dikkatli olmamız gerektiğini gösteriyor. Ancak bu dikkati yeterince gösteremediğimiz ne yazık ki çok açık! 

Ormanlarımız hep yaşasın!

İklim krizi orman yangınlarının yayılma hızını ve şiddetini artırmaktadır. Bir kıvılcım çok büyük orman yangınlarına dönüşebiliyor. Bu nedenle çok daha dikkatli olunmalı, ormanlarımızın korunması için yangın riski yüksek dönemlerde bırakın ormanda ateş yakmayı, bir kıvılcım bile çıkarılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki; ormanlar sadece ağaç topluluğu değil, bir ekosistemdir. Orman yangını sadece ormandaki bitkileri yakmıyor, içinde barındırdığı çok sayıda canlıyı da yok ediyor. Karbon yutağı olan ormanlarımız, yangınlar nedeniyle karbon salımı yapar hale dönüşüyor. Mevcut karbon depolama kapasitelerine ulaşabilmeleri için ise onlarca yıl gerekiyor. 

Orman yangınlarına sebep olmamak için izmarit ve cam şişe atma, anız yakma, mangal ateşini söndür! 

Ormana ya da ormana yakın alana atılan bir izmaritin çevresindeki otları ve bitkileri yakmaya başlayacağı, iyi söndürülmemiş bir mangal ateşinin rüzgârın etkisiyle tekrar tutuşabileceği, ormana atılan bir cam şişenin ya da benzer özelliklerdeki bir atığın, güneş ışınlarının mercek etkisi ile ateş oluşturabileceği unutulmamalı. Aynı şekilde anız yakılmasının da orman sınırına yakın alanlarda yapıldığında, bir orman yangınına dönüşebildiği göz önünde bulundurulmalıdır. Bu sebeple orman alanlarında ve orman sınırlarına yakın alanlarda kesinlikle ateş yakılmamalı, ormanlarda izin verilen piknik alanları dışında piknik yapılmamalı, yakılan piknik ateşlerinin tamamen söndürüldüğünden emin olunmalı ormana çöp, plastik, cam şişe ve cam parçaları atılmamalı, ormanlık alanlarda sigara içilmemeli ve orman kenarı karayollarına, ormana yakın alanlara sigara izmaritleri kesinlikle atılmamalı, anız yakmaktan vazgeçilmeli. Yangın riski görülen durumlarda ise hemen Acil Çağrı Hattı 112 veya Orman Yangını İhbar Hattı 177 aranarak ihbarda bulunulmalıdır. Vatandaşlarımız orman yangınlarının önlenmesi için üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir. 

Küçük ihmallerin felaket getirdiğini hiç unutmayalım… Havaların ısınmasıyla birlikte artan orman yangını riskine karşı tüm halkımız dikkatli olmalıdır. 

Orman yangınlarını önlemek söndürmekten çok kolaydır. 

Doğaya cam şişe bırakma / ormanda ve yakınında ateş yakma /anız yakma ormanlarımız hep yaşasın! 

                                                                                                            Metin KUTER 

YORUM YAP