BELEDİYELERDEKİ ŞİRKET İŞÇİLERİ KADRO İSTİYOR

Yayınlanma Tarihi :
BELEDİYELERDEKİ ŞİRKET İŞÇİLERİ KADRO İSTİYOR

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası Balıkesir Şubesi Ali Hikmet Paşa Meydanı’nda düzenlediği basın açıklamasında belediyelerdeki şirket çalışanlarına kadro istedi.

DİSK Genel İş Balıkesir Şube Başkanı Hüseyin Hilmi Ovalı daha önce KHK ile taşeron çalışanların kadroya geçirilmesinde yaklaşık 400 bin belediye çalışanının mağdur edildiğini söyleyerek mağdurların bir an önce kadroya geçirilmesini istedi. Ovalı basın açıklamasında ücretlerden kesilen vergiler konusuna da değinerek az kazanandan az, çok kazanandan da çok vergi alınması gerektiğini bildirdi. Basın açıklamasına Balıkesir’deki meslek odalarının başkan ve yöneticileri de destek verdi.

“400 BİN İŞÇİYE HAKSIZLIK EDİLDİ”

DİSK Genel-İş Balıkesir Şube Başkanı Hüseyin Hilmi Ovalı yaptığı açıklamada ilk olarak belediye çalışanlarının kadro durumu hakkında konuştu. Ovalı şu görüşleri dile getirdi:
“24 Aralık 2017 tarihinde yayımlanan 696 sayılı KHK ile kamuda personel çalıştırılmasına dayalı ihale usulü sona erdirilmiş ve daha önce taşeronda çalışan yaklaşık 750 bin şirket işçisi kamu kurumlarına ve Belediye Şirketlerine 1 Nisan 2018 tarihi itibariyle aktarılmıştır. Kamuoyuna kadro olarak sunulan bu düzenleme ile şirket işçilerine Belediye şirketlerinde sürekli işçilikten ileride bir kadro verilmediği gibi birçok hak kaybının da önü açılmıştır. En başta yaklaşık 400 bin belediye işçisine ayrımcılık yapılmış ve bu işçiler belediyelerde ki kamu işçiliği yerine belediye şirketlerine aktarılmıştır. Bunun doğrudan bir sonucu vardır. Belediye şirketlerine aktarılan işçiler 52 günlük ilave tediye haklarından mahrum kalmıştır. Belediye şirket işçilerine doğrudan, ayrımsız, tamamına kadro talebimizi bu meydandan bir kez daha yineliyoruz. Belediyelerde şirket işçiliği değil, anamızın ak sütü gibi helal olan kadro hakkımızı istiyoruz. Bir an evvel arkadaşlarımızın kadro hakkı verilmeli bu arkadaşlarımızda diğer kamu işçileri gibi 657 ye 4-D’ye kadro tahsislerini yapılmalıdır.”

“Çalışma hayatı açısından eksiklikleri de olsa bazı önemli emek konularında çeşitli çalışmalar yapıldığını sosyal medya üzerinden izliyoruz. Bu yasal düzenlemeler içeresinde belediye şirket işçilerine kadro hakkı muhakkak yerini almalıdır. Belediye şirket işçilerine kadro hakkı ertelenebilecek ya da seçimlerden sonraya bırakılabilecek bir konu değildir. Sendikamız belediye şirket işçileri ile birlikte bu meseleyi esaslı olarak takip etmekte hükümetten bu konuda bir sonuca gitmelerini istemektedir. Buradan tekrar ediyorum anamızın ak sütü gibi helal olan kadro hakkımızı istiyoruz.”

“VERGİ ADALETSİZLİĞİ ÇALIŞANIN ÜZERİNDE YÜK”

Çalışanların ücretlerinden kesilen vergilerde adaletsizlik bulunduğunu da belirten DİSK Genel İş Sendikası Şube Başkanı Hüseyin Hilmi Ovalı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diğer bir önemli konuda vergi adaletsizliğinin işçiler ve emekçiler üzerindeki yüküdür. Türkiye’de vergi adaletsizliği her geçen gün derinleşiyor. İşçilerin altında kaldıkları vergi yükü ve gelir dağılımı adaletsizdir. Zengin ve varlıklı rant çevreleri daha az vergi öderken, toplumun diğer kesimleri daha çok vergi ödüyor. Bu oran, gelişmiş ülkelerde ise tam tersidir.

Bunun doğrudan bir sonucu olarak, ülkemizde bordrolu çalışan kesimin aylık ücretleri, verginin yılsonuna doğru, yükselerek, vergi dilimlerine göre artması sebebiyle yılın ikinci yarısında ücretler sürekli düşmektedir. Bir önceki aydan farklı olarak ne kazanıyoruz ki. Ne değişiyor daha çok vergiyi ödemeyi gerektirecek. Maalesef böyle bir şey olmadığı gibi, yılın ilk aylarındaki ödemelerimize kıyasla yılın son aylarında ödediğimiz elektrik, su, gaz parası güncellemeler gibi sebeplerle artıyor, gelirimiz vergi nedeniyle düşüyor. Bu durum çalışan sınıf için yıldan yıla ekonomik açıdan ağırlaşan bir hal almaktadır.”

“AZ KAZANANDAN AZ ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ”

“Bizler her ay ayni ücreti, maaşı kazananlar için adaletli bir vergi sisteminde olması gereken temel ilke ‘az kazanandan az, çok kazanandan çok vergi alınması’dır. Ülkemizde bu ilke tersine çevrilmiştir. Yıllardır büyük vergi yükü; ücret geliri ile yaşam mücadelesi veren işçilerin, emekçilerin omuzundadır. Tüm bunlar yetmezmiş gibi büyük şirketlere sağlanan vergi afları da ücretli kesimin daha yüksek oranda vergi vermesine neden olmaktadır. Son 10 yıllık süreçte toplanan vergilerin yüzde 92’sini ücretliler ödemiştir. Buna karşın bütçeden yapılan harcamalar sermaye sınıfına dönüktür. Emekçiler bütçeden eğitim, sağlık, ulaşım gibi hizmetleri ucuz ve nitelikli olarak alamamaktadır. ”

VERGİ ADALETİ ŞART!

“Emek üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Vergi adaleti sağlanmalıdır. Çok kazanandan çok az kazanandan az vergi alınan; karın-rantın-faizin vergilendirilmesine dayanan bir vergi sistemi kurulmalıdır. İşçi sınıfı olarak; baharı da getireceğiz, umudu da yeşerteceğiz!” (balikesir24saat.com)

YORUM YAP

mert5 Kasım 2021 / 15:32Yanıtla

bence belediyelerde çalışan üniversiteli taşeronlar kadroya geçmeli memur olmalı.

ÜniversiteMezunuEmekçi12 Kasım 2021 / 09:05Yanıtla

Merhabalar öncelikle bu konu üzerinde emek veren hakkını arayan bütün işçi ve emekçileri canı gönülden tebrik ediyor ve içtenlik ile selamlıyorum. 696 KHK ile aldatmacalı kadro görüntüsü verilmesi Belediye Şirketlerinde çalışan bütün taşeron personelin pskolojisi ile oynamıştır. Görüntüde sadece kamu personeli gibi görünüp lakin hiç bir sosyal haklarından faydalanmayan bu alt hatta dip emekçi grubu aynı mesaiyi tamamlayıp aynı ortamda aynı işleri yapan SÜREKLİ İŞÇİ, SÖZLEŞMELİ, MEMUR kadrolarında çalışıyor olan perosnellerden insani olarak bakın ekonomik boyutunuda geçtim artık insani olarak büyük eşitsizlik ve farklara maruz kalıyor. Örneğin bir Ofiste Bir Taşeorun (Şİrket Personeli) 3700 TL Bir Sürekli İşçi 6500 TL Bir Sözleşmeli 6700 TL (Teknik Sözleşmelilerin Maaşları 6000-9000 arası) Memur bulunduğu kadro sınıfa göre en düşük 6000 TL alıyorsa bu büyük haksızlıktır. Şimdi diyeceksiniz ki bir çok belediyede 5000 TL oldu vs vs inanın yapılan zam\′ın maaş a yansıdığını hiç hissetmedik. vergi dilimi en basit örnek olsun.! brüt olarak evet o paranın adı geçiyor ama net olarak rüyalarımızda ete ekmek banıyoruz.(İroni). Yerel Yönetimlerde çalışan personellerin hepsi engelli kadrolarında çalışanlar hariç hepsi birilerinin referansları ile girmiş olduğu için bu işlerde bu kadar eşitsizliğe maruz kalmamalı yani birileri dıdısının dıdısı diye sözleşmeli birileri bıdısınınbıdısı diye taşeron olmamalı kişilerin mezniyetlerine bakıalı hatta bir sene taşeron olarak değerlendirip sonra sözleşmeye alınmalı hak gerçekten karşılığını veriyor mu. gönül isterdi ki kpss ye çalışıp atanıp gitmeyi ama herkes polyanayı yaşamıyor. neyse o konu farklı bir konu dağıtmayalım. toparlıyorumm…. canlar ne çok dolmuşum .::D Şimdi Sendikalardan bahsedeceğiz Belediye Şirketinin Sendikası ile Sürekli İşçi Sendikasını karşılaştıralım yıpranma primi yol parası sosyal haklar ve aralarında uçurum var. Taşeron 20 TLlik yıpranıyor. kadrolu 80 TL (80 TL Temsili muhtemelen daha yüksektir.) yani bu tamamen işte size sendika hakkı tanıdık bakın ağzınıza bal çaldık da susun der gibi birşey. Arkadaşlar Sendika görevlileri emekçiler. Ailelerimiz Cumhuriyet tarihi kurulduğundan beri vergileri ödüyor ve vatanına milletine sadık vatandaşlık görevlerini yerine getiriyor. Biz TÜRK evlatlarının bu kadar eşitsizlik, fırsatsızlık ve alt eleman muamalesi görmesi hak mıdır sorarım sizlere. bakın bizim kazanılmış haklar ile hiç bir derdimiz yok tengri daha çok versin. lakin Belediye Şirketleri yerine ki bu yapılabiliniyor. Yeterki Seçtiğimiz Belediye Başkanları onay versin. Şirket personelleri Sürekli İşçi ve Sözleşmeli kadrolarına geçirile biliniyor. evet yanlış duymadınız yasa çıkmasına gerek yok nasılki memur için alıma çıkılıyor sürekli işçi içinde aynı sürek işlene bilimiyor. Belediyeler Bünyesinde ki çalışanlara sosyal haklarını kazandıra bilir. Şimdi tuzu kuru cebi yanmayan çocuğu aç kalmayan zihniyet çıkıp yOOO ORKADOS DEVLETE KÜLFET BUNLOR YOO diyecektir. diyorlar…. güldürmeyin bu ülkede haksız yere harcanan kamu ihaleleri kamu zararları olmasa çalışan personelin yaşam standartları insani düzeye çıkar. yani entrika yapmaya gerek yok. Biz Belediye Şirket çalışanları Üniversite mezunu olanlarımız ve olmayanlarımız HAK HUKUK VE ADALET istiyoruz. Saygılarımla lütfen değerlendirme yaparken objektif olun bu dünya sultan süleymana kalmadı. kimseye kalmayacak….

erol16 Kasım 2021 / 14:21Yanıtla

2002 yıldan bu tarafa destek verdik ama haksızlıgıda biz yedik

    erdinç akbayrak30 Kasım 2021 / 21:52Yanıtla

    belediyelerle ilgili hiç bir sendika hiç bir parti çalışma yapmıyor gündem.eyt ve sözleşmeliler belediyeler üvey evlat oldu artık belediyeler el atın allah rızası icin

Suat Dizman17 Aralık 2021 / 01:01Yanıtla

Hayırlı akşamlar ben de belediye şirketi adı altında calışıyorum ve ailemden coluk çocuğumu görmeden calışıyorum tayin hakkım olmadığı için ayda bir evime gide biliyorum devletimden en azından tayin hakkı talep ediyorum artık mesaim bittiğinde akşam çocuklarımın yanına gide bileyim Allah rızası için artık sesimizi duyun