DOLAR31,1057% 0.2
EURO33,6948% 0.17
STERLIN39,4303% 0.1
FRANG35,2952% 0.16
ALTIN2.031,92% -0,03
BITCOIN1.618.544-0.228

“BALIKESİR’DE YIKICI DEPREM OLUŞTURABILECEK 20 FAY VAR”

Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :
“BALIKESİR’DE YIKICI DEPREM OLUŞTURABILECEK 20 FAY VAR”

Jeoloji Mühendisleri Odası Balıkesir İl Temsilcisi Arda Erden, Balıkesir’de gelecekte yıkıcı deprem oluşturabilecek 20 fay bulunduğunu belirterek bunlardan da 3’ünün 7,2 büyüklüğünde deprem oluşturabileceğine dikkat çekti.

“DAHA DUYARLI VE KARARLI MÜCADELE ŞART”

Jeoloji Mühendisleri olarak yıllardır Balıkesir’de meydana gelebilecek depremlerle ilgili uyarılarda bulunduklarını belirten Arda Erden, deprem riskinin her geçen gün arttığına işaret etti. Yetkililerle birlikte vatandaşları depreme daha duyarlı, daha kararlı ve daha mücadeleci olmaya çağıran Arda Erden yapılması gerekenlerle ilgili 9 maddelik öngörü paylaştı.

“Son günlerde Balıkesir ve çevresinde peş peşe 4,7  büyüklüğüne varan sayıları 100’ün üzerinde depremler oldu. Bu nedenle Balıkesir ve çevresinde gerçekleşen depremler konusunda halkımızın doğru bilgilendirilmesi ihtiyacı doğmuştur. “diyen Erden açıklamasında şu görüşlere yer verdi:

“7 .2 BÜYÜKLÜĞÜNDE DEPREM OLUŞTURABİLECEK 3 FAY”

“Balıkesir il sınırları içinde Kuzey Anadolu Fayı’nın güney koluna ait fay segmentleri olarak kabul edilen Yenice-Gönen Fayı ve Edremit Fay Zonu ile Balıkesir il merkezinden geçen Havran-Balıkesir Fay Zonu; Balıkesir’in güneydeki Simav Fayı önemli sismojenik kaynaklardır.

Verilere göre, Balıkesir ilinde gelecekte yıkıcı deprem oluşturabilecek 20 fay ve bunlardan Mw=7.2 büyüklüğünde deprem oluşturabilecek 3 fay bulunmaktadır:

1-Yenice-Gönen Fayı, 2-Balıkesir Fayı ve 3-Edremit Fayı. Her üç fay zonu da Balıkesir ili yerleşim alanlarından geçmektedir. Bunlardan, Edremit Fayı, Havran-Balıkesir Fayı ve Yenice-Gönen Fay Zonu boyunca yoğun bir yapılaşma ve dolayısıyla nüfus yoğunluğu söz konusudur. Halihazırda, kent merkezlerinden geçen (örneğin Balıkesir Fayı) diri faylar üzerinde yer yer yoğun yapılaşmaların olduğu anlaşılmaktadır. Bu fay zonları boyunca Yüzey Faylanması Tehlike Kuşağı + Fay Sakınım Bandı çizildikten sonra oluşturulan tampon bölge içinde kalan bina envanteri çıkartılmalı, bu binaların ‘Bina performans analizi’ yapılmalı, zon içinde kalan yoğun nüfusun barındığı 1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği(TBDY)’nde Bina Kullanım Sınıfı (BKS) 1 olan Hastane, okul gibi yapıların ise, kentsel dönüşüm kapsamında yeniden değerlendirilmesinde yarar vardır. Prof. Dr. Hasan Sözbilir hocamız ve arkadaşların hazırladığı, ‘Balıkesir İlinin Deprem Tehlike Kaynakları Ve Alınması Gereken Önlemler’ başlıklı 2019 yayın yılı bildirisini, Balıkesir depremi konusuyla ilgili tüm paydaşların okumasını ve dikkatlice incelemesini burada tekrar öneririz.”

“TEMEL SORUMLULUK DEVLETTE”

“Jeoloji mühendisleri olarak uzun yıllardır Balıkesir’de meydana gelebilecek depremlere dair uyarılar yapıyoruz. Bugün Marmara’nın içerisinden geçen ve bölgesel bir deprem beklediğimiz İstanbul’da Marmara Denizi içerisindeki fayın kırılmadığını biliyoruz. Yine İzmir- Balıkesir transfer zonu dediğimiz çok sayıda fayın yer aldığı bu zon içerisindeki alanların riskli olduğunu söylüyoruz. Uzun yıllardır buralarda depremler meydana gelmedi ve tarihsel olarak bu bölgenin çok aktif olduğunu, deprem beklediğimizi tekrar söyleyelim. Kamu kurum ve kuruluşlarından yapılan açıklamalar, çoğunlukla yurttaşları depreme karşı önlem almaları için bilinçlendirmeye yönelik.
Öte yandan sorunun yalnızca eğitimle, yurttaşların bireysel farkındalığıyla çözülemeyeceği çok açık. Deprem risklerini azaltma konusunda temel sorumluluk devlete aittir.”

ZEMİN ETÜTLERİNE DİKKAT

“Kentlerde ve diğer yaşam alanlarında deprem risk havuzu her geçen gün biraz daha büyüyor. İnsanlar içinden diri faylar geçen yerleşim alanlarında hazırlıksız şekilde yaşamlarını sürdürüyor. Güvenli yapılaşmanın ilk adımı olan zemin ve temel etüt raporlarını yerinde denetleyen bir yapı denetim sistemi ise kurulabilmiş değil. Ayrıca diğer denetim ayağı olan belediyeler de özellikle arazi çalışmaları denetim dışı kalmakta. Örneğin hala genelge gereği denetmenlerin arazide hazırlaması zorunlu olan arazi tutanakları hayata geçirilebilmiş değil. ( örneğin Ek-7 sondaj tutanağı gibi ). Yine Balıkesir genelinde, Çevre ve Şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığı il müdürlüğümüz, belediyelerde yapılan zemin etütleri için denetleme ekibi oluşturamıyor. Geçtiğimiz yıllarda özellikle Körfez ilçelerimizin sorumsuzca aldıkları deprem bölgelerinde yapılacak zemin etütlerinin bilimsel ve hukuki olarak yapılmasını engelleyen meclis kararlarını idari mahkemelere taşıdığımızı hatırlatmak isteriz. Kimisini kazandık bazılarını ise mahkemeye taşıyacak süreyi kaçırdığımız için takip edemedik.”

“OVA VE TARIM ALANLARININ İMARA AÇILMASI AÇIKÇA CİNAYET”

“Birçoğu aktif diri faylarla oluşturulan ova ve tarım alanlarının imara açılıyor. Böylece bir yandan deprem riski havuzu genişletilirken diğer yandan gıda üretim alanları heba ediliyor. Bunun yanında çok sayıda kritik sanayi tesisi, köprü, baraj, gölet, limanlar da diri faylar üzerine inşa edilmiş ve edilmeye devam ediyor. Yakın geçmiş depremlerde, devletin gözetimi ve denetimi altında yapılan çok sayıdaki ruhsatlı yapı da yıkıldı veya ağır hasar gördü. Bu durum basit bir sorumsuzluk değil, açıkça bir cinayettir.”

“SIVILAŞMA VE KIYI EROZYONU TEHLİKESİ”

“Sıvılaşmayla ilgili de sıkıntı olduğunu düşünüyoruz. Özellikle kıyı yerleşim yerlerindeki bazı konutlarda hasarlar meydana gelecek ve kıyı erozyonları yaşanacak. Yine sıvılaşma etkisiyle yanal yayılma dediğimiz bazı bölgelerde heyelanlar meydana gelecek. Ancak günümüzde inşaat sektöründe ulaşılan teknolojik gelişmeler sayesinde, deprem sırasında taşıma gücünü kaybedebilecek ve sıvılaşma oluşturabilecek zayıf zeminler jeolojik-jeoteknik araştırma ve incelemeler sonucunda belirlenebilmekte, bu zeminler yapılaşma öncesinde iyileştirilebilmekte ve böylece depreme dayanıklı yapı üretilebilmektedir.”

“BETON LOBİSİNE DUR DENİLMELİ”

“1 Ocak 2019 tarihinde yürürlüğe giren Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY), bu tür zayıf zeminler için ‘zemin iyileştirilmesini’ zorunlu kılmıştır. Ancak üzülerek söylemeliyiz: Balıkesir genelinde zemin tanımlamaları iyileştirmeden kaçılarak yapılmaktadır. Düşünün, Balıkesir ilinde bir iyileştirme firması yoktur. Yapılan tek tük iyileştirme uygulamalarının ise kontrolü yoktur.
Bu sistem ‘beton lobisi’ tarafından kurgulanıyor ve düzelmesi engelleniyor. Artık bu beton lobisine Balıkesir olarak ‘dur’ denilebilmelidir.
Artık, Balıkesir ölçeğinde tam teşekküllü bir afet risk planlamasının yapılması, fay zonları üzerindeki yapıların boşaltılarak buraların kentsel dönüşüme tabii tutulması ve zayıf zemin özelliklerine sahip alanlardaki yerleşim birimlerinde onun gerektirdiği bilgi ve teknolojiyle yapıların yapılması gerekiyor.”

PEKİ NE YAPMALI?

“Herkesi depremlere karşı daha duyarlı, daha kararlı ve daha mücadeleci olmaya çağırıyoruz. Bu çağrının gereği olarak 9 maddelik acil yapılması gerekenler:

1. Beton lobisinin başta ovaların imara açılması olmak üzere; imar, planlama, yapı üretim ve denetim sistemi üzerindeki etkisini azaltacak önlemler alınmalı.

2. Ülke kaynakları, vakit kaybetmeden kentsel dönüşüm ve yenileme çalışmalarına aktarılmalıdır.

3. Tarım arazileri, sulak alanlar ve ovalar zorunlu haller dışında imar planları dışına alınarak nitelikleri korunmalıdır.

4. Jeoloji mühendislerinin ‘Yapı Denetim Sistemi’ içerisinde kadrolu olarak yer alması sağlanmalıdır.

5. Jeoloji mühendislerinin, Balıkesir ilçe belediyeleri içerisinde kadrolu olarak yer alması sağlanmalıdır. Özellikle birisi arazi kontrolleri diğeri büro, dosya kontrolleri açısından en az 2 jeoloji mühendisi muhakkak belediye kadrosuna eklenmelidir. Bütçe olmaması sebebiyle bu kadrolar oluşturulamıyorsa merkezi bir kontrol mekanizması-komisyon oluşturularak kontrolsüz etüde izin verilmemelidir.

6. Sıvılaşma tespit edilen zeminler için iyileştirme acilen kontrol altına alınmalıdır.

7. Fay yasası çıkartılmalı. Türkiye Paleosismoloji Araştırma Projesi hızlandırılmalı.

8.Deprem risklerinin önlenmesi amacıyla yapılacak bu mikro bölgeleme ve paleosismoloji araştırmaları için kamu kaynaklarından yeterli ödenek ayrılmalı. Bunun için deprem vergisi olarak bilinen özel tüketim vergisi kullanılmalı. Bu araştırmaların planlanması ve uygulanması süreçlerinde yerel yönetimler aktif olarak devrede olmalı.

9.Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İl Müdürlüğümüz, belediyelerde yapılan zemin etütleri için denetleme ekibi oluşturmalı… 

“SON DEPREMLER BİZİ TEKRAR UYARDI”

Maalesef depremler olur, vatandaş unutur yöneticilerimiz de bununla uğraşacak enerji, kaynak ve zaman bulamaz. Yıllardır aynı şeyleri konuşuyoruz ama aynı şeyleri her defasında yaşıyoruz. Son günlerde Balıkesir ve çevresinde peş peşe 4,7’ büyüklüğe varan sayıları 100 ün üzerinde depremler neyse ki ilimizde herhangi bir zarara sebebiyet vermedi ama bizi tekrar uyardı. Balıkesir ilimize geçmiş olsun.” (balikesir24saat.com)

YORUM YAP