DOLAR31,0708% 0.17
EURO33,6790% -0.05
STERLIN39,4560% 0.03
FRANG35,2677% 0.06
ALTIN2.032,57% 0,77
BITCOIN1.626.3891.711

BAL TUTAN PARMAĞINI YALAR, DEVLETİN MALINI DENİZ SANIR

Yayınlanma Tarihi :
BAL TUTAN PARMAĞINI YALAR, DEVLETİN MALINI DENİZ SANIR

Atasözü olarak kabul görmüş ve halk arasında sıkça kullanılan bazı deyişler var ki yarattıkları algıların külliyen zarar olduğunu düşünüyorum, tıpkı “Devletin malı deniz yemeyen domuz (keriz)”  ya da “Bal tutan parmağını yalar” gibi.

Durumu olağan gösteren hatta eşeğin aklına karpuz kabuğu düşüren bir anlayışın sonucu olarak ortaya çıkan ve Cumhuriyet döneminin özellikle 80’li yıllarından sonra hızlı bir şekilde uygulamaya geçirilen bu deyişlerin, toplumda yarattığı orantısız gücün ve haksız zenginliğin idrakine vardık nihayet.

Tuhaf olan ise; ganimet paylaşımının aracı haline getirilen devlette,  nüfusun yüzde yirmisini temsil eden gözü dönmüş ganimet avcılarının dışlanmak yerine birer rol modeli olarak özenilen kahramanlara dönüştürülmesi.

Neticede normal hale gelen bu anlayışla üretmeden köşeyi dönme, kolay yoldan para kazanma ve kuralları güçlü olanın belirlemesi gibi tutkuların yaygınlaşması, kazancın nasıl olduğunu değil ne kadar olduğunu önemli hale getirdi.

Adalet sisteminin boşluğunu fırsata çeviren ganimet avcıları, deniz olarak gördükleri devlet malını talan ederken, gerçek sahibin halk olduğunu ve devletin ancak halkı ile var olabileceğini de unuttular.

Her toplum kendi kaderini tayin eder. Bu nedenle toplumun her bir ferdinin sorumlu olduğu bu tayinde, görmezden gelinerek ya da umursanmayarak normalleştirilen her bir haksızlık, bütünün kaderi olmaya devam edecektir.

Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında nasıl bir anlayışla yönetilmek istediğimize şimdi bizler özgür iradelerimizle karar vereceğiz.

Ve bu kararla ya “Devletin malı ve bal tutan parmak” yerine “eşit dağılım, birlik, refah, özgürlük ve huzur” diyecek ya da ezilmeye, değersizleştirilmeye devam edeceğiz.

Ülke için önemli bir tarihsel döngünün eşiğinde, gelecek günlerin akıbetini tamamen bizlerin tercihi belirleyecek.

İnanıyorum ki bu tercih; bireysel çıkarları ön planda tutmayan, vatan ve millet bütünlüğünü önemseyen, hak, hukuk, adalet ile taçlandırılan Cumhuriyetimizi gelecek nesle taşıma arzusu içinde olan vicdanların çokluğu ile mümkün olacaktır.

 

YORUM YAP