AZİM-İRADE, BECERİ-SADAKAT « Balıkesir Son Dakika – Balıkesir24SAAT

14 Eylül 2022 - 07:00

AZİM-İRADE, BECERİ-SADAKAT

AZİM-İRADE, BECERİ-SADAKAT
Son Güncelleme :

13 Şubat 2022 - 11:39

Başarı  için gerekli ortamı hazırlamak, insanın kendi eseridir. İnsan bu istenç içinde kendini geleceğe hazırlar.

Büyük hayaller kuranlar, doğanın insana yüklediği görevleri; günün, ortamın, ekonominin, kültürel olanakların içinde düşünmelidir.

İş yapma gücünü kendi içinde bulmak; düşünmeyi, araştırmayı, gözlemlemeyi, denemeyi ve problem çözme becerisini geliştirmeyi gerektirir.

Yaşam kaynağı iş; aş, ekmek demektir. Mesleğine, isine, uğraşına sahip çıkmak, birlikte sorunları çözebilecek, göğüsleyebilecek insanlar gerektirir.

Birlikte çalışmanın birinci düsturu: dürüst davranma, aşına, işine, eşine ve kendine dürüst olmaktan geçer. Bu bağlılığın gereklerini içtenlikle yerine getirmek, başarının ilk şartı…

Her mesleğin kendi içindeki düsturları farklı, farklıdır. Kol gücü, beyin gücü, bilgi, beceri ve deneyimler gerektirir. Yasal çerçeveler içinde olan mesleki çalışmalar, kendi görev sınırlarını, görev tanımlamalarını bilmeleri gerekir.

Hiç bir çalışma zorlamadan yerine getiremez. “Bilmemek ayıp değil”, sorunların çözümünde bir bilene danışmak, insana dağlar aştırır.

Dağları aşma gücünü kendinde bulamayan dağcı, düz yolda yolunu şaşırır.

***

Birinci Paylaşım Savaşı sonunda: yanmış yıkılmış BİR İMPARATOLÜĞÜN KÜLLERİ ARASINDAN Anadolu topraklarında yeni kurulan; TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ; Kurtuluş ve Kuruluş  yıllarında eğitim ve savunmaya ayrı bir önem vererek, çağdaş bir devlet yaratmanın devinimini yaşamıştır.

İkinci paylaşım savaşı sınırlarımıza dayanırken: Bu zor koşullarında, Anadolu aydınlanmasının bayraktarlığını yapan eğitim- öğretim kurumlarımız ve ordumuzdur.

O günlerin yoksulluklarını analarımız, babalarımız ve ninelerimiz dedelerimiz yaşamışlardır.

Cumhuriyet kazanımlarının değerleri kurumların yarattığı; kültürel, ekonomik gelişmeleri küçümsemek, geçmişimizi inkar etmektir.

Aşağıda ki metinde belirtilen tarihte ben babamın yediği armuttaydım.

KÖY ENSTİTÜSÜ MEZUNU öğretmenlerimizin öğrencisiyim.

Hangi koşullarda okuduğumuz ayrı bir yazı konusu olur. Mükemmel insan yetiştirme projesi kurumları olan Köy Enstitüsü ve Öğretmen okulları ulusal eğitimin isimsiz kahramanlarıdırlar.

BİR ÖRNEK ANI;

ÖĞRETMENLER, ÖĞRETMENİ EĞİTİMCİNİN

DURUM TESPİTİ;

“Yıl 1944. Ilgaz dağlarının eteklerinde bir köy ilkokulu…

Köy Enstitüleri için güç bela aldırılmış dört jeepten biriyle çok sayıda köyü bizzat gezmesiyle tanınan İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç, okulun önünde araçtan iner.

Bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında uzun süre kapıyı açtırmaya çalışır. Sonunda okulun başöğretmeni gelir ve okulu gezdirmeye başlar.

Tonguç, daha yeni inşa edilmiş okulun sınıflarından birinde tavandan damlamakta olan suyu görünce başöğretmene nedenini sorar.

Başöğretmen umursamaz bir tavırla;

– Birkaç kez Çankırı İl Eğitim Müdürlüğü’ne yazdım ama kimse ilgilenmedi, der..

Tonguç;

– Peki, siz bir şeyler yapamaz mısınız? deyince başöğretmen birdenbire çıkışır:

– Ben başöğretmenim, dam aktarıcısı değil!

İlköğretim Genel Müdürü’nün bu sözleri duymasıyla bahçeye fırlaması bir olur.

İnşaattan kalma bir merdiven bulur. Çatıya tırmanarak kırık kiremitlerin yerini tespit eder ve yenileriyle değiştirir. Bütün bunlar birkaç dakika içinde olup bitmiştir.

Tonguç, aşağı inince başöğretmene dönerek;

– Bir daha dam akarsa Çankırı’ya bildirme. Hemen bana haber ver, ben gelir hallederim, diyerek kartını uzatır.

Başöğretmen elindeki kartta yazan isme ağzı açık bakarken Tonguç çoktan başka bir köye gitmek üzere uzaklaşmıştır bile.

***

Mezuniyetimiz sonrası hedef;

Türk Bayrağımızın dalgalandığı her noktada görev yapmaya and içerek diplomalarımızı aldık.

ÖĞRETMEN MARŞI

“Alnımızda bilgilerden bir çelenk,

Nura doğru can atan Türk genciyiz.

Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk’e denk;

Korku bilmez soyumuz.

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;

Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun.

Candan açtık cehle karşı bir savaş,

Ey bu yolda and içen genç arkadaş!;

Öğren öğret halka hakkı, gürle coş;

Durma durma koş!

Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun;

Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun.” İsmail Hikmet ERTAYLAN

Bu duygu düşünceler ışığında, karanlıklara karşı yürümeye gönül verdik.

***

Çin Kralı( Debşelim), BEYDABA’YA sorar;

– “Şimdi  sen, bana dileği  peşinde koşan, sonra onu elde edince kaybeden kimsenin meselini anlat!”

Filozof der ki:

-Bir işin, bir dileğin peşinde koşmak, onu elde ettikten sonra korumaktan kolaydır… Kelile ve Dimme’den * İ D U R A K İ * bunu böyle bilesin.

 

 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.