25° Parçalı bulutlu
  • EURO 6.39
  • DOLAR 5.73

AYVALIK’TA NASIL KAZANDIK

Yazarlar - 1 Nisan 2019 12:26 A A

Ayvalık’ta CHP’ye karşı kazanmak hem de Demokrat Parti şemsiyesi altında kazanmak sanıldığı kadar kolay bir durum değildi… Rahmi beyin aday olacağını biliyordum. Aday olduğunda da gösterileceğini… Ancak arkadaşlarım gösterilmeyeceği konusunda kendilerinden çok emindiler… Ve hatta bir ara ben de bu görüşe inandım ve isim vermeden bu iş oldu dedim…
Ancak olmadı.
Mesut beyin aday olacağını ve bu işin pratik mücadelesini Tuba başkanım ve çevresi verecekti, ben de bu mücadelenin teorisini sosyal medya üzerinden verecektim… Görev bölüşümü böyle yapılmıştı…
Rahmi beyi, bir önceki seçim sürecinden çok iyi tanımıştım. Ben duygusu çok yüksekti. Yanında bu anlamda süreci teori anlamında yürütecek kişileri bulundurmayacağını biliyordum. İşin sosyal medya ayağını bildiğim kişiler üzerinden yürüteceği belliydi..
Teorileri bu anlamda CHP’nin duruşu ile taban tabana zıttı… Ayvalık’ta süreç beka üzerinden yürütülecekti…
Yazacağım yazılarımda nokta atışı yapacaktım… Rahmi beyi kızdıran atışlar.. Bu atışlar öyle etkili olacaktı ki Rahmi bey öfke seli içindeyken daha da açığa düşüp daha fazla hata verecekti… Ancak bu şekilde yazarsam bilgisi yüksek CHP’nin ağır toplarının dikkatini üstüme çekip karşıma CHP çıkabilirdi. CHP’nin çıkması işimi çok zorlaştırırdı. CHP’yi tedirgin etmeden süreci yönetmeliydim …
Sürecin bu noktalara geleceğini bildiğimden en başından itibaren CHP seçmenine ve üyelerine yeni dönem bu isimle olmaz noktasında uyarıcı yazılar yazıyordum. Ve onlardan birinde CHP’ye aday önermiştim… Kabul etmeyeceklerini biliyordum… Rahmi beyin atacağı adımlardan bir saniye öncesinde yazdığım yazılarla muhtemel en iyi isimleri öneriyordum.. Ancak bu öneriyi yaparken cümle içine onun ben duygusuna tetikleyen kelimeleri de özenle koyuyordum… İyi bir meclis oluşturması işimizi o an bitirebilirdi… Orada da atik davranmış ve isimler önermiştim… Ego öyle yüksekti ki beni bile şaşırtan bir listeyle yapılabilecek en kötü listeyi önümüze koydu.. Ve o listenin ilk başındaki kişi daha adımını atar atmaz yazdığı yazıyı “ya istiklal ya ölüm” diye bitiriyordu. Benim gibi bir adama verilecek en güzel pas oluyordu. Deniz Gezmiş’in ölümü üzerine yazı yazan arkadaşının yazısına olumluluk anlamında teşekkür eden arkadaşımız da öyle güzel ofsaytta düşmüş oldu ki bir ara topu ile iki kişiyi kilitledim… Ve yazdığım yazıların Ayvalık’ta her evde okunup tartışıldığını biliyordum. Ancak benim kibiri yüksek arkadaşlarım beğeni sayısına baktıklarından bu noktayı kaçırıyorlardı. Bu yazıların bir hedefi de çözüm önerirken okuyana bir teorik bilgi de vermiş oluyordu. Teori önemliydi. Halk Hareketi, eylem yönü çok güçlü ataklar yapıyordu. O atakların bıraktığı boşluklarında dolması gerekiyordu.
Her yazdığım yazıda Rahmi beyi giderek tedirgin ettiğimi ve sinirlendirdiğimi biliyordum… Bu arada Rahmi beyin yakın çevresi Hasan başkana sürekli dokundurma yapıyorlardı. Bu dokundurmalarda hedef bir enkaz alındığı noktasına halkın inandırılmasıydı. Bunu öyle anlatmalıydım ki hem Rahmi başkan daha fazla öfkelensin hem de Hasan başkan sahneye insin… Çünkü sahada işin pratiğinde Rahmi beyin çok şiddetli sarsılması gerekiyordu. Bunu da kendisini sahaya çekenlerin farkında olmadan yarattığı mağduriyet duygusu Hasan başkanı hem rahatlatacak hem de yapacağı tek atışlık vuruşlarla Rahmi beyi nakavt konumuna düşürecekti… Rahmi bey ve yakın çevresi ne yaparsa yapsın hepsi önümüze geliyordu. Öyle cahil duruşları vardı ki inanın ben en zayıf vuruşları seçtim.. Çünkü hedef CHP değildi. Hedef Rahmi beydi. Rahmi bey ve çevresini yalnızlaştırmaktı. Beka konusunu gündeme getirmelerine mani olmaktı.. Öylesine teorik olarak boşaldılar ki tek vuruşta nakavt olabilirlerdi. Ancak her adımda CHP’nin itibarı de çok önemliydi. Çınarın içinde ki akil insanların bize olan saygısını diri tutmak ve asla incitmemek gerekiyordu. Rahmi beyin nelere kızabileceğini çok iyi bildiğimden her yazımda onu sürekli tedirgin edip üstüme konuşmasını istiyordum. Konuştukça bana da söz söyleme zenginliği geliyordu. Cumartesi günkü konuşma çok önemliydi.. O konuşma öncesi bana istediğim gol pası gelince zamanlamasını iyi ayarlayıp altın vuruşu yaptım… Çünkü bir gün önce ki konuşması dinleyenlerce çok beğenilmişti. Dikkatini dağıtıp bana kızmalı ve hata yapmalıydı.. Yaptı da…
Dostlarım buraya kadar yazdıklarım sakın aklınıza işin bu bakış açışıyla kazanıldığı düşüncesini getirmesin… Bu bakış açışında teorinin nasıl işlendiğini ve halkımıza aktarıldığını yazdım. Çünkü yola çıktığımızda zaman diye bir süremiz kalmamıştı. CHP genel merkezi bu durumu çok iyi bildiğinden ya da bizleri sosyal medyadan takip eden sermaye gruplarının adamları zamanı bizim aleyhimize olacak şekilde kullandılar. Öyle ki DSP faktörünü bile çözmüşlerdi. Elimizde gideceğimiz parti kalmamıştı. Ki ben, o ara bağımsız aday olmasını istiyordum, halk hareketinin beyni Tuba başkanım da o görüşteydi.. Mesut başkan, encümen çok önemli Vecdi bey, orasını istediğim şekilde kuramazsam Ayvalık’ı yönetemem, diyordu. Demokrat Partiyle yola devam ediyoruz dediğinde içimde ki bütün kaleler işin doğrusu yıkılmıştı. CHP’nin eline büyük bir koz geçmişti… CHP’nin iyi bir meclis oluşturması halinde elimizde kazanmaya dönük bir bir hamle kalmayacaktı. Bir de yola çıktığımız adayımız Boşnak kökenliydi. Kasabada ilişkiler o kadar önemliydi ki partinin gücü bir yana dursun eşrafın gücü, iş ilişkilerinin gücü ve bir de Ayvalık’ta ikinci baharını yaşayanların kendi baharlarını yaşarken siz ne derseniz deyin onlar meseleyle kurumsal açıdan baktıklarından CHP deyip olayı kendi açılarından kapatıyorlardı. Üstelik adayımız geçen dönemde parti değiştirmiş ve kaybetmişti. Bu dönemde aynısı olmuş ve daha da kötüsü Demokrat Parti ile seçime girilmişti… Solda ki dostlarımız kesinlikle kabul edilemez noktasında duruş gösteriyorlardı. Yani işe neresinden bakarsanız bakın elimizde tek bir olumlu veri yoktu. Mesut başkan Ankara’dan döndüğünde bu iş bitti, bu dosya kapandı demişti. Biz özellikle Tuba başkan hayır kapanmadı, yeni açıldı diyordu. DSP yolu kapandığında ise Mesut başkan iyice yorulmuş ve çökmüş durumdaydı. İşte o birkaç saat içinde Halk Hareketi oluştu. O birkaç saat içinde öyle büyük işler yapıldı ki sosyal medyanın gücünü öyle verimli kullandık ki moralsiz bir yolculuk ile Ayvalık’a gelen Mesut başkan, o tablo sonucunda kazanacağız arkadaşlarım dedi…
Bu sıkışıklığı öyle estetik kullandım ki sosyal medyada yazdığım her cümlede gelen yorumlardan Rahmi beyin aklından geçenleri okuyordum. Çünkü ona sahip çıkanlar en yakınında yer alan birkaç arkadaşıydı. Diğerleri uzaktan izlemekle yetiniyorlardı..
Rahmi beye meclis adaylığı için isim önerirken, ben duygusunu kızdıracak kelimeleri de özenle cümle içine koyuyordum. Telefon ile arayanlara da verdiğim mesajlarla nokta atışları yapıyordum. Ve müjde gibi geldi bana o CHP meclis üyesi listesi.. Listeyi görünce adeta kendi içimde bayram sevinci yaşadım.. Artık CHP’nin ağır topları bizimleydi. Rahmi beyin bunları düşünmesi mümkün değildi. Çünkü kendi ismi dışında bildiği bir şey yoktu… Ego öyle yüksekti ki biz kim oluyorduk ki..
Halk hareketi bu süreçte çok önemli çalışmalar yaptı. Gençler ve özellikle kadınlar öyle çalıştılar ki her biri için film yapılsa hayretlerle izlersiniz.. Tuba başkan ve çevresi müthiş bir efor kaydetti.. CHP’li gençleri fazla kızdırmadan sayfadan uzaklaştırdık. Çünkü onları yenmek bize hiçbir şey kazandırmazdı. Önemli olan onları etkisiz hale getirmekti, onu da sahada başardık.
Sosyal medyada “Rahmi Gencer başkanımıza inanıyoruz” grubunun kurucusuyum. Ve bu grupta geçen dönem seçim sürecinde seçimi kazanabilmek için Mesut başkan aleyhine çok yazı yazmıştım. Bunların hepsini bana karşı kullanabilirlerdi. 3 ay öncesinden tedbirimi aldım. Kendim dışında tüm yöneticileri görevden aldım. Sayfayı kullananlar dışında üyeleri dışarı aldım ve en son da onları dışarı aldım. Sayfayı gizli yaptım. Ve sonuçta kendim dışında kimse sayfada kalmadı. Benim aleyhime ne yazılırsa panzehirleri hemen hazırdı. Yani bu üç ayda hiç uyumadım desem ve yüzlerce kitap ile beraber her yere gittim desem ve sürekli alternatifli yazılar yazıp gelen bilgilere göre onları servis ettim. Beni takip eden özellikle CHP’li kadın arkadaşlarımın paylaşımlarında ki ruh hallerine kadar o kadar yoğun çalıştım ki çünkü sosyal medya üzerinden kazanmak çok önemliydi. Yine çok aktif bir sayfa olan Ayvalık Sorunlarını Tartışıyor sayfasına hiç bir yazımı göndermedim. Çünkü orada benim ismim üzerinden oluşacak tartışmalarda beka sorununu çok kolay işleyecek pratik zekalar beni çok yorardı, yormakla kalmaz sinirlendirirdi. Oysa sinirlenmesi gereken tek kişi sayın Rahmi beydi… CHP’nin ağır toplarının gönüllerini hep elimde tuttum.. Nusret hocamın duruşu da çok önemliydi. Onun ruh halini sakinleştirmek ve duygusallıktan uzak o muhteşem yazılarını yazmasına halk hareketi ile birlikte çok önemli katkılar yaptık. CHP’yi şaşırttık.. CHP’yi kızdırmadık. CHP’li kadınlara sakin olun derken biz siziz dedik.. CHP’li gençleri sakin zeminde tutmaya özen gösterdik. O esprilerinin öyle bir görevi vardı. Rahmi beyi öyle yalnızlaştırıp egosuyla onu öyle yükselttik ki oraya hiçbir CHP’li yanaşamadı. Bu bizim kazandığımızın zafer işaretleriydi. Oysa Rahmi bey seçime 11-0 önde başlamıştı ve maç 12’de bitecekti. Meclisini daha bir özenli yapabilirdi. İl’den benim sevdiğim saygı duyduğum CHP’lileri tespit ettirip onları Ayvalık’a getirip beni etkisiz hale getirebilirdi. Ah o ego yok mu, o ego…
Yapacak bir şey yoktu..
Ayvalık’ta halk kazandı.
Ayvalık’ta Halk Hareketi kazandı.
Ayvalık’ta namuslu emek ve namuslu bilinç kazandı…
Ayvalık halk hareketi bir anlamda sokak hareketiydi, ben ona harekete teori yazdım ve o teoriyi CHP’lileri üzmeden ve hatta gerçek CHP’lilerin onayını ve desteğini alarak CHP ile birlikte bir tarih yazdık…
Yazılan tarihin kahramanı sayın Mesut ERGİN’dir. Korkmayan bir cesur yürek o… Ayvalık söz konusu olduğunda her şeyimle hizmetindeyim diyen bir cesur yürek… Mesut başkan ve meclis üyelerine başarılar diliyorum. Bütün emeğim ve bilincimle yanındayım…
Ayvalık Halk Hareketi, kitabı yazılacak bir çalışma ve sonunda bir devrim yaptı… Orada görev alanlara ne dense azdır. Hepsiyle gurur duyuyorum..
Bana gelince, bir hata yaptık, yaptığımız hatayı düzelttik…
Ayvalık’ı paraya yendirmeyeceğiz…
Ne demişti Shakespeare, paranın kirlettiği bu dünyada paranın fetişizmini öyle güzel anlatır ki, “Atinali Timon” oyununda…
“Bağlar çözer dinleri; günahları kutsar,
Cüzzamlıya bile taptırır insanı; alır hırsızı,
Unvan verir, şan verir, nişan verir,
Oturtur senatörle yan yana; budur kocamış dulu yeniden gelin eden,
Hastanenin, çıbanların görse kusacağı kadını
Allar pullar da ilk yazına kavuşturur.
Çekil karşımdan kahrolası çamur, İnsanlığın orta malı, orospusun sen,
Ulusları birbirine düşüren.”
Ayvalık marka değildir, Ayvalık yaşayanlarıyla anlam ve değeri olan zeytin ağacı gibi ölümsüz bir dünya kentidir… Bütün birikimleriyle değerlidir…
Şimdi yaraları sarma ve kaybettiklerimizi yeniden geri getirme zamanı…
” Ben, benden sonra yine Ayvalık’tayım eyy dostlar!..”
Ahmet Yorulmaz
Sevgili dostlarım unutmayın; siyaset kazanma sanatı değildir, siyaset rakibinin duygularını yönetme sanatıdır…
Sevgi ve saygılarımla… Vecdi Yılmaz
*Yakın zamanda kaybettiğimiz beyefendi Ziya Eryavuz beyi de rahmet duygusuyla analım.. Onun sayesinde Takdir kardeşimle tanıştım, onunda çok emeği oldu, sağolsun. Bir gün önce bana söylemişti. Seçimi 500-1000 oy aralığında kazanıyoruz demişti. O nedenle dün gece yine sahneye çıktım ve duygularınızı yönettim… Merak etmeyin yemekleri yakmadım… Ortamı yumuşatmak amacıyla söylediğim tatlı sözlerdi…
Sonunda biz duygusuyla hareket edenler kazandı… Çıkarsız, beklentisiz hareket edenler kazandı…
Ayvalık kazandı…
*Son söz, kolaycılığa alışmayın ve dersinize her zaman çok iyi hazırlanın…
Bizler, O’nu kendi eylemleriyle yendik… O’nun yaptığı tek hata, düşünmemesiydi… Düşünceyi ancak daha iyi düşünerek yenebilirsiniz…

Bu haber 2287 kez okundu.
Yazarlar - 12:26 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    GEOMETRİ
    Almanya geçtiğimiz yüz yıl içinde iki büyük savaş yaşamış ve özellikle İkinci Dünya Savaşında yıkılmadık duvarı kalmamışken bugün ortaya çıkardığı ekonomik büyüklüğü ile dünyayı yönetiyor… Almanya bunu nasıl yapıyor konusunu hiç düşündünüz mü? bilmiyorum. Bunun tek yolu bilimdir. Bilim adamına duyulan saygı yanında verilen, gösterilen önemdir. Kuru dua ile hiçbir şey olmaz. Hazreti Muhammed sevgi […]
  • 02
    KAZ DAĞLARI KİMİN?..
    Belediyelerde de para kalmadığı için bu yaz sivrisinekle mücadele de zayıf gidiyor. Havanın zaten sıcak olduğu gecelerde azıcık olsun rüzgâr esmiyorsa eğer; sivrisineklerin vücudunuza hücum etmesi kuvvetli olasılıktır. Açık havada veya balkonda oturmanız ıstırap haline dönüşür. Kovalarsınız… Gider gibi yapar… Yeniden döner konar… Kovalarsınız bir daha gelir… Kovalarsınız bir daha… Yapışmıştır çünkü. İlle kanınızı emecek! […]
  • 03
    KURTDERE’YE DAVET
    Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan, Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz ve Belediye Meclisi üyelerini kırmızı dipli mumla Kurtdereli Yağlı Güreşleri’ne davet etti.. Cihan Pehlivanı Kurtdereli Mehmet Pehlivan adına bu yıl 60’ncısı düzenlenen Kurtdereli Yağlı Güreşleri için geri sayım başladı. Kurtdereli güreşlerinin bu yıl 2-3-4 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirileceği açıklandı. Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan Balıkesir […]
  • 04
    İŞÇİLER ALTINDA DİNLENİYOR DİYE AĞAÇLARI KESMİŞLER!
    Bandırma Belediyesinin 600 Evler Mahallesinde bulunan şantiyesinde geçen hafta 6 ağacın kesilmesinin yankıları devam ediyor. Kesilen ağaçlarla ilgili açıklamalar yapan Güney Marmara Doğal Kültürel Çevreyi Koruma Derneği (GÜMÇED) Bandırma Şube Başkanı Gültekin Mutlu, mesai saatlerinde işçilerin ağaçların altında yattığı gerekçesiyle 6 ağacın kesildiğini ileri sürdü. Açıklamasında Belediye Başkanı Tolga Tosun’u  duyarlı olmaya davet eden Mutlu, […]
  • 05
    WNBA’DAN GÜRESPOR’A!
    Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde ki temsilcimiz Edremit Belediyesi Gürespor, WNBA pantentli Breanna Levis’i  kadrosuna kattı. Türkiye Kadınlar Basketbol Ligi’nde (TKBL) şampiyonluk hedefi ile yola çıkan Edremit Belediyesi Gürespor, transferlerini açıklamaya başladı. Temsilcimiz, Kansas St. Üniversitesi mezunu, 2017 yılında WNBA takımlarından Dallas Wings tarafından 23. sıradan draft edilen Breanna Lewis’i transfer etti. Geçtiğimiz sezonu Bulgaristan Süper […]

YAZARLARIMIZ

  • MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI?

    İstanbul halkı 31 Mart seçimlerinden sonra yaşanan sürece tepkisini 23 Haziran seçiminde İmamoğlu’na verdiği açık ara destekle ortaya koydu. Bunun muhalefet ve iktidar üzerinde farklı etkileri olacağı belliydi. Muhalefet sistem değişikliğine odaklanır, umutlanırken AKP içinde Partili Cumhurbaşkanın belirlediği politikalar ilk kez ciddi yoğunlukta tartışılmaya başlandı. AKP’de yol ayrımı daha bir netlik kazandı. İstanbul seçimi sonrası […]
  • “BELEDİYE BAŞKANLARI” HALKIN GENELİNİ İLGİLENDİRMEZ Mİ?..

    Durduk yerde sorun üretmekte dünya lideri olduğumuz tartışmasızdır. Oysa sorun çıkacak bir konu mudur bu? Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı “Kurban Bayramı’nda ulaşım ücretsiz olsun” teklifi getirmiş. Belediye Meclisi’nde CHP de “30 Ağustos’ta da ulaşım ücretsiz olsun” demiş. Ne var bunda? Zaten tüm bayramlarda, dini ve milli ayırmadan yapsanıza ulaşımı ücretsiz?.. Dini bayramlar toplam 7 gün… […]
  • OĞUZ BOYLARI

    Selçuklu Devleti’nin yaşadığı yıllarda ve Moğolların önünden kaçan ya da onların ardından çeşitli şekillerde pek çok Oğuz boyu Anadolu’ya gelmeye devam etti.İlhanlı Devleti’nin yıkılmasıyla Anadolu’nun doğusunda kurulan devletler, Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmen devletleri kısa zamanda güçlenip sınırlarını kapayınca, Asya’dan Türkmen göçü tamamen durdu. Hemen bunların ardından başlayan ve yüzyıllar süren Osmanlı-Safevi sürtüşmeleri hudut boylarını geçilmez […]
  • SIFIR MI? İKİNCİ EL Mİ?

    AKP çatırdıyor! 2001’de Ecevit’in koalisyon hükümetini vurduğu gibi  yaşanılan kriz de belli ki Erdoğan’ı vuracak. Davutoğlu ve Babacan AKP gemisinin su alan deliklerini büyütmek için var güçleriyle çalışıyorlar.   AKP 1990-2000 arası yolsuzlukların, hortumlamaların, soygunların, faili meçhul cinayetlerin ayyuka çıktığı bir Türkiye’nin en kirli 10 yılının ardından, Yolsuzluk-Yoksulluk ve Yasakları ortadan kaldıracağı söylemiyle iktidara gelmişti. […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • CHP’Lİ KIRLI’NIN KİTABI VE ÜSTLENDİĞİ TARİHİ MİSYON

    “Bu kitap satın alındığı zaman çok seviniyorum. Çünkü bu kitaptan elde edilen gelir ile bu kitabın devamı olan ikinci kitap basılacak.” İfadeleri şehrimiz Balıkesir’e uzun yıllardır kültür hizmetinde bulunan Kitapçı Tivoli’nin sahibesi Sibel Kutluel Rodoplu’ya ait. Zaten satın aldığım kitabın öneminin farkındaydım. Bu bilgiyi de öğrenince kitabı iyi ki alıyorum dedim. Ve daha çok kimselere […]
  • ‘BALIKESİR HEYETİMİZ’E SORULAR!

    “Balıkesir’in oda başkanları, belediye başkanları ve milletvekilleri ‘birlik’ olup Balıkesir’e yatırımcı çekmek için Ankara’ya çıkarma yaptı” Sanıyorum bugün bir çok yerel gazete bu cümle ile çıkacak. Biz de balikesir24saat olarak Büyükşehir Belediyesi tarafından servis edilen bültenle birlikte bu önemli ziyareti ve Balıkesir’in T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’nin radarında olduğunu öğrendik. Tabii ki haberi verdik. Öncesinde “9 […]
  • BALYA-AKBAŞ… Fatma Zehra KÖSELEY

    Gideceğimiz Balya Akbaş Köyü 5 km mesafede. Köylünün üretimden gelen gücünün yarattığı değerin kıymetini bilen biz iki kardeş son durağımıza bir an önce varmak için hiç mola vermiyoruz. Akbaş Köyü kahvesinde oturup nefes alıyor ve bir orta şekerli kahve içiyoruz. Tanışımız ve eski bir dostumuzu soruyorum. Zafer Akçay. Balıkesir’den emekli olup köyüne dönenlerden . Baba […]
  • YABANCI – Hakan TOPALOĞLU

    Kelimeler ve kavramlar hayatımızın sadece sesi değil, kendisidir. Tarihin anlattığı, insanın yaşadığı, ders aldığı ya da alamadığı ne varsa önce kelimeler ve kavramlar ile sonrasında yine o kelimelere ve kavramlara verilen anlamlar ile yaşadı insanoğlu. Ve insanoğlu, kelimelere ve kavramlara verdiği anlamların esiri oldu. Özgürlüğe inanmayı, hak ve adalet ile davranmayı, saygılı olmayı, sevgiyle nefes […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘BİZ 9 KARDEŞİZ’- İbrahim ERGÜL

    Hafta sonu Balıkesirliler Dernekleri Platformu’nun (BALDEP) Gönen’de gerçekleştirilen 8’nci çalıştayını takip ettim.Programın termal oteldeki ikinci bölümü yarım saat geç başlayınca,benim gibi toplantıya saatinde önce gelen Ahmet Akın’la daha geniş sohbet etme fırsatım oldu. Ahmet Akın’ın TBMM de Balıkesir’i temsil eden dokuz milletvekilinden biri olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir milletvekili Ahmet Akın’la daha […]
  • ÜNLÜ- ŞANLI LAK LAKÇILAR LÜP LÜPÇÜLER

    İnsan, boş gezenin boş kalfası olunca; kalfalığın zor zanat olduğuna inanıyorsun. İnanmanın ötesinde,  kendine bir yaşam biçimi olarak seçiyorsun. Ülkemizde emekli olacağına öl daha iyi. Varlığın, vatana millete dert. Kalan tüm ömrün boyunca bakılacaksın. Bakılıyorsan, bakıldığın başına kakılacak. Kendisine ergin, olgun insan dediğimiz insanların başına yük olacaksın. Ortalıkta, itilmiş, kakılmış olarak yaşayıp, ömür vadenin bitmesini […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 30 AĞUSTOS’U BİLMEYEN ZAVALLILARA … Nedim ISPARTA

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “30 Ağustos, halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir” demiş. Doksanlı yılların başında Görsel Yayınlar Bölge Müdürüyken 3 yıl Kütahya bölgesinde çalıştım. O  zaman Dumlupınar İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olan arkadaşımın davetlisi olarak 30 Ağustos’ta 2 yıl törenlerde protokolde bayramı izleme fırsatı buldum. Cepheleri ve şehitlikleri gezdim. Atatürk kendisine […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • NEREYE GİDİYORUZ?..

    Başlığı okudunuz..Sizce nereye gidiyoruz?..Sizin cevabınızı bilmem ama bana göre “bindik bir alamete gidiyoruz kıyamete”..Geçtiğimiz günlerde yazdığım son yazıyı hatırlayın..“Eskiden” demiştim..Eğitimden asayişe; sosyal yaşamdan kültürel erezyona “eskinin” güzelliklerini harmanlayıp günümüzdeki örneklerine atıf da bulunmuştum..Çok da beğeni ile okunmuştu..Bir bölümünde ise;İlkokuldan liseye eğitimden dem vurmuştum.Biz..Yani bizim kuşak..1295 deki “Kadeş Savaşı’nı ” İlkokulda öğrenmiştik…Yurttaşlık bilgisi dersinde “memleket nasıl […]
  • CHP’DE KİRLİ SİYASET ZAMANI

    Geçtiğimiz günlerde bir sahte sosyal medya hesabı üzerinden önce bana, ardından da Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Metin Ok’a saldırıda bulunuldu. İki saldırıda da ortak noktalar çok. Öncelikle benim geçtiğimiz günlerde kent konseyi seçimleri öncesi kaleme aldığım yazıda CHP’nin Barış Tütüncü’yü Murat Ergöz’ün yürütme kurulu listesinden aday göstererek taraf olmasını eleştirmem ve bununla birlikte yıllardır […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • İÇİMİZDEKİ FAŞİZMİ NEDEN YENEMİYORUZ

    Özellikle anne ve babalar ile adayların ve öğretmenlerin ve tüm dostlarımın okumasını salık veririm. Aile üç kişiliktir. Anne, akşam yemeğini hazırlarken küçük oğlu koşar adımla nefes nefese ve ağlayarak mutfağa girer. Baba küçük oğluna bakar ve sert bir ses tonu ile “Nedir mesele? Neden ağlıyorsun? Bebek gibi görünüyorsun?” der. Küçük çocuk ağlayarak doğru annesinin kucağına […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 102.556
    0,00%
  • ALTIN 261.47
    0,37%
  • DOLAR 5.727
    0,18%
  • EURO 6.389
    0,06%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link