20° Parçalı bulutlu
  • EURO 6.81
  • DOLAR 6.10

AYVALIK… (2)

Yazarlar - 17 Mart 2019 01:45 A A

“13 Nisan” Ayvalık’ta bayramdır, bayram gibi kutlanır…
O yılları bir bütün olarak görmek zorundayız.
13 Nisan tarihi özellikle seçilmiş bir tarihtir… Atatürk’ün Ayvalık’a geldiği tarihtir(13 Nisan 1934 Cuma günü) ve Ayvalık’ta coşkuyla kutlanır. Ancak bu kutlama içinde ne yazık ki Cunda yoktur. Yani bu kutlamanın bir ayağı içinde de Cunda olmalıdır.
13 Nisan 1909;
1908 yılında ilan edilmiş Meşrutiyet’e karşı yapılan 31 Mart gerici isyanın olduğu gündür. Bu eylem bastırılır ve hemen CUNDA belediyesi, Midilli adasından bağı kopartılarak Karesi(Balıkesir’e) vilayetine bağlanır.
Şimdi isterseniz bu olaya fazla detaya girmeden yakından bakalım…
24 Temmuz 1908 devrimi oluyor, hemen arkasından üç ay içinde Bulgaristan bağımsızlığını ilan ediyor ve Avusturya, Bosna-Hersek bölgesini topraklarına katıyor.
Girit ada yönetimi Yunanistan’a katıldığını ilan ediyor. Girit olayı o an Avrupa da onaylanmasa da Girit artık elden çıkmak üzeredir. İttihat ve Terakki içindeki Rumlar bu ilhak olayında Yunanistan devletine tam destek olurlar. Ve bu olay kırılma anıdır. İttihat ve terakki içinde ki Türkler bu olay ile Türklerin gerçek dostu Türklerdir deyip çok hızlı bir şekilde örgüt içinde tasfiye işlemlerini yaparlar.
Ve bir yıl sonra dönemin İttihat ve Terakki yönetimi hemen Cunda’yı idare yönünden bağlı olduğu Midilli Mutasarrıflığından alırken ilçe olma hakkını da alır ve bucak-belediye olarak Karesi Mutasarrıflığına bağlar.
İleriyi gören çok yerinde ve önemli bir karardır.
Yoksa o tarihe kadar Cunda adası da ilçe olup önemli bir merkezdir. Yaklaşık onbin kişinin yaşadığı ve üretimde bulunduğu ve en önemlisi ada idari olarak Midilli Mutasarrıflığına bağlıdır. Ada da bulunan Taksiyarhis kilisesi metropolittir ve Anadolu da papaz yetiştiren ilk okuldur… Ve Ortodokslar için çok önemli olan Saint Sion yürütme meclisinde sandalyesi vardır. Ve o sandalye bugün de vardır ve kimse oturmamaktadır…
Eğer o gün bu adım atılmasaydı, Lozan da Cunda’yı kaybetmiştik…
Şimdi yine bu noktaya yani Midilli adasına bağlı olma noktasına iyi bakalım…
Ayvalık Rumları, Cunda’ya kokulu ada anlamına gelen “Moshonis” demişlerdir. Cunda, Osmanlı döneminde bir kaza merkezi olarak Midilli Mutasarrıflığına bağlıdır. Ama din işleri bakımından da Ayvalık Metropolitliği içinde yer alır. Gümrüğü Ayvalık’tan ayrıdır. Midilli ile arası yaklaşık 10 mildir. Temel ihraç ürünleri zeytinyağı, sabun, şarap ve balıktır. Cunda adası’nın bir başka özelliği de burasının önemli bir kaçakçılık merkezi olmasıdır. Kaçakçılık çok yaygındı ve önlenemiyordu. Ayvalık’ta zaman zaman çıkan huzursuzluklarda Cunda’daki kaçakçılığın önemli bir rol oynadığına şüphe yoktur.”( Zeki ARIKAN’nın notlarından alıntılanmıştır.)
Midilli Mutasarrıflğına Namık KEMAL’in atanması ada halkı için kırılma anıdır. Namık KEMAL bazı sorunların çözümü için bu göreve atanmıştır. Göreve başladığı 18 Aralık 1879’dan itibaren Midilli’deki görevi sırasında kaçakçılıkları önlemeye çalıştı. Hazine gelirini arttırdı. 20 Türk ilkokulu açtı. Türk’lerin hayat seviyesini yükseltti. Adalarda yaşayan Türk ahalisinin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırlayıp Bâb-ı Âli’ye sundu.1882’de Nişan-i Osmanlı madalyası ile ödüllendirildi.
Namık KEMAL bey, Cunda adasının Midilli’ye bağlı olmasındaki yapaylığı kavramış ama bu yapaylığa bir anlam veremiyordu. Bu durum aslında Midilli’nin iç yönetimine ve gereksinimine de uygun değildi. Anlam veremediği nokta ise Midilli adasında Yunda’dan daha büyük köyler vardı ve bu nedenle bu küçük adanın Midilli sancağına bağlı bir kaza merkezi olması anlamsızdı. Bu sorunu sık sık dile getirmiştir. Adanın Ayvalık’a bağlanması yolunda yaptığı bütün girişimleri sonuç vermemiştir. Oluşturulan ve bir türlü anlam verilemeyen bu yapaylık, sonunda Midilli’nin elden çıkmasını sağlamıştı. Bu süreçte Yunda yerlileri ile adanın ileri gelenleri de Ayvalık’a bağlanmak istemiyor, hükümete yazdıkları dilekçelerinde bu durumu açıkça dile getiriyorlardı.
Namık Kemal, Midilli adasında kaçakçılıkla mücadelesinden çıkarları zarar görenlerin şikâyetinden sonra1884’te Rodos mutasarrıfı oldu. Rodos adasındaki çalışmaları da padişahın imtiyaz madalyası ile ödüllendirildi. Rodos’ta, Osmanlı tarihi hakkında eser yazmaya başladı. İngiliz ve Yunanlılar’ın şikayeti üzerine1887’de Rodos’taki görevi sona erdi. Sakız Adası mutasarrıfı oldu.
“Yunda bir kaza merkeziydi, ama doğru dürüst bir hükümet binası yoktu. Hükümet konağı topu topu dört küçük odadan oluşuyordu. Mahkemeler kahvelerde görev yapmak zorunda kalıyordı. Hükümet binası sorununa çözüm aranırken Despot Kulesi olarak bilinen Metropolit Agatonkiya’nin binlerce altın harcayarak yaptırdığı binanın satın alınması gündeme geldi. Böylece kaza merkezi düzenli bir hükümet binasına kavuştu.”(Zeki ARIKAN’nın notlarından alıntılanmıştır.)
Midilli adasına vali olarak atanan Namık Kemal Ayvalık ve Cunda için belirleyici olmuştur. Midilli adasında yaşayan Türkler için ise tam bir kırılma anı olmuştur. Türklük noktasından hızla uzaklaşan Türklere yeniden dini inanç dışında Türklük bilincini veren Namık Kemal olmuştur. Açtığı okullar ile bu bilinci yeniden yeşertmiştir. Başarılı öğrencileri hukuk ve tıp tahsili İstanbul’a göndermiş. Ve o çocukların da içinde olduğu Türk Ocağı 1913 yılında İstanbul da kurulmuş ve İstiklal savaşımızda büyük bir kahramanlık göstererek Atatürk’ün orduyu kurabilmesi için ona yeterli zamanı yaratmışlardır.
Namık KEMAL’in önerisi uygulansaydı yani Cunda adası Ayvalık’a o yıllarda bağlanmış olsaydı acaba nasıl bir tablo ortaya çıkardı… Tablo derken kastettiğim o yıllar da Namık Kemal hem bununla yani Cunda adasının Ayvalık’a bağlanması hem de Girit adasında bulunan Valinin Yunanistan ile yakın temasta olup ada da her kararında Rumu gözetmesi nedeniyle Girit adasının elden çıkacağını bunun içinde valinin derhal görevinden alınmasını Saraya bildirmesine rağmen hiç dikkate alınmadı ve sonunda sürgün yedi.. Namık Kemal’in önerisi uygulansaydı belki çok şey değişebilirdi…
Unutmayalım ki Ayvalık’ta ki Taksiyarhis kilisesi de alınan bir kararla geçtiğimiz yıllar içinde Metropolit yapılmıştır.
Yineliyorum, Ayvalık-Cunda-Küçükköy üçgeninde gelecek aylar ve yıllar içinde mücadele çok sert geçecektir. (Devam edecektir..)

 

Bu haber 358 kez okundu.
besob otel
Yazarlar - 01:45 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    İMAMOĞLU İÇİN İSTANBUL’DA
    CHP Balıkesir İl Başkanı Serkan Sarı, Balıkesir Milletvekilleri Ahmet Akın, Ensar Aytekin ve Fikret Şahin’le Ekrem İmamoğlu için İstanbul’da düzenlenen Seçim Koordinasyon toplantısına katıldı. 31 Mart seçimlerini kazanan ancak YSK’nin iptali sonrası 23 Haziran’da yeniden seçime girmeye hazırlanan Ekrem İmamoğlu ile çektirdiği fotoğrafı sosyal medya hesabından yayınlayan Sarı , “Ekrem Başkanımızın mazbatasını geri alacağız” dedi. […]
  • 02
    “KARA TREN” MÜJDESİ!
    TCDD Genel Müdürlüğü’nün Manisa’nın Yunusemre Belediyesi’ne kiraladığı buharlı lokomotif Balıkesir’e iade edilecek. TCDD Genel Müdürlüğü ile Yunusemre Belediyesi arasında imzalanan protokol ile 2 bin 557 lira artı KDV karşılığında bir yıllığına kiralanan ve Manisa’ya götürülen buharlı lokomotif Balıkesir’e geri dönüyor. Edinilen bilgilere göre, Balıkesir’deki tepkiler sonrası Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz devreye girdi. Yılmaz’ın talimatı […]
  • 03
    KURTULUŞ YATIRIM VE ÜRETİMDE
    Balıkesir Sanayici ve İş Adamları Derneği (BASİAD) Milli Mücadele Haftası’nda Balıkesir, Bandırma, Dursunbey ve İvrindi’de ekonomik kalkınma açısından yatırım süreçlerini mercek altına alarak değerlendirmelerde bulundu. Basın Sözcüsü Ümit Baysal, “Bu zor süreçten yine yatırımların ve üretimin arttırılması ile çıkmak mümkün olacaktır” dedi. Balıkesir Sanayici ve İş Adamları Derneği (BASİAD) kurulları bir araya gelerek; ekonomik darboğazı […]
  • 04
    BALIKESİR’E GÜMRÜK MÜDÜRLÜĞÜ MÜJDESİ
    Balıkesir Sanayi Odası’nın 2017 yılından itibaren Ticaret Bakanlığı nezdinde yapmış olduğu girişimler sonucunda Balıkesir Gümrük Müdürlüğü’nün kurulması uygun bulundu. Konu ile ilgili açıklamada bulunan Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Ali Eğinlioğlu, “Odamızca 2017 yılında İlimizde Gümrük Müdürlüğü kurulması talep edilmiş ve bu talebimizi her mecrada dile getirilmiştir, 2 Mart 2019 tarihinde Ticaret Bakanımız Sayın […]
  • 05
    TCDD’DEN GARİP BİR UYGULAMA
    Balıkesir Gar havzasında sergilenen ve “Kara Tren” diye bilinen buharlı lokomotif, TCDD Genel Müdürlüğü ile Manisa Yunusemre Belediyesi arasında imzalanan protokol ile bir yıllığına kiralandı. TCDD Genel Müdürlüğü’nün Balıkesir’in bağlı bulunduğu İzmir 3. Bölge’ye verdiği talimat üzerine, 18 Mayıs 2019 tarihinde Manisa’ya nakledilen tarihi lokomotifin bir yıl boyunca Yunusemre Belediyesi tarafından sergileneceği öğrenildi. Bu uygulama […]

YAZARLARIMIZ

  • TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!

    Türkiye de öğretmen yetiştirme 1970-1980 arasında bozulmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan kontrolünü yitirdiği Eğitim Fakülteleri döneminde ise akademik yaşam normları ile öğretmenlik mesleği umdeleri uzlaştırılamadı. Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanları akademisyen ile eğitimci arasında iki cami arasında beynamaz durumu yaşadılar. Bu, öğretmen yetiştirmede geleneğe sahip çıkamamanın somut sonucuydu.  2000’li yıllardan sonra gelen AKP ise ortaya […]
  • ESNERKEN ESNEMEK…

    Milli Eğitim Bakanlığı, bir süredir gündeminde olan “esnek ve modüler eğitim sistemi”ne ilk adımı attı. Yazılı ve görsel basında izliyor ve okuyorsunuz zaten. Esnemekten epey esnek hale geldik. Esnek ve modüler eğitim sistemi deniyor ya, onun biz sokaktaki tabirini kullanalım; bilineni bu çünkü: Yapboz. Bir kez daha yapboz oynuyoruz. Bir kez daha sistem değişiyor. Zaten […]
  • ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

    Ben her Anneler Günü’nde paylaşırım bu iletiyi. Atatürk, annesini ziyaret edeceği zaman mutlaka yaveri ile “İzin verirse validemi ziyaret etmek istiyorum.” diye haber yollardı. Zübeyde Hanım, hazırlanır, saçlarını taratır, oğlunu beklerdi. Atatürk de bu ziyarette mutlaka büyük üniformasını giyer, yaverleriyle birlikte gelir, büyük bir hürmetle annesinin elini öper, onun duasını alırdı.Annesi oğlunun bu davranışından çok […]
  • NE YAPMALI?

    73 yıl önce ilk demokrasi denemesinde “Açık oy gizli sayım” yapılarak Demokrat Parti’nin seçimi kazanması nasıl engellenmişse, İmamoğlu’nun İBBB’yi kazandığı seçimin geçersiz sayılması da aynı mantıkla engellenmiştir. Aynı zarfın içindeki 4 oydan 3’ü geçerli sadece İBBB oyu geçersiz. O da yetmiyor; 7 asil üyenin 4’ü hayır deyince 4 yedek üyeyi de çağırıp karar alıyorlar. Bu […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • BİR YANIM BAHAR BAHÇE BİR YANIM DİRENİŞ

    Çiğdemler; kış ne denli sert geçerse geçsin; yaşam gücünü hatırlatır. baharı yaşar. Adımı öylesine seviyorum ki, öylesine içselleştirmişim ki ; adım gibi olmak için her şeye rağmen hayat doluyum. Adımın peşinden koşsam, tüm Anadolu’yu gezmem gerekir. Anadolu’nun özüne, geleneklerine, o güzelim insanlarımıza ulaşırım. Kazdağ Çiğdemi, Toros Çiğdemi, İstanbul Çiğdemi, Ankara Çiğdemi , Hitit krallarının ağzına […]
  • T.C’DEN TCDD’NİN KARA TRENİ’NE!

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin T.C. ile ilgili önergeyi anlaşılmaz bir şekilde reddetmesinin ardından konu unutturulmak istense de  bir şekilde gündeme geliyor. Politika gazetesinden arkadaşımız Tarık Sürmelioğlu,“T.C. değil Türkiye Cumhuriyeti yazın” başlıklı yazısında olaya değişik bir açıdan yaklaştı. Sürmelioğlu, 16 Mayıs’ta  Kuva-yi Milliye Günü’nde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz‘a seslendi ve şunları yazdı: “Kuva-yı Milliye […]
  • NAİPLİ KÖYÜ’NDEN- Fatma Zehra KÖSELEY

    Bugün günlerden Naipli Köyü.İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum. Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor. Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor. Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük. Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı. Gülsüm abla, […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘GURBETÇİ GAZETECİ’NİN GÖZÜNDEN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE MECLİSİ- İbrahim ERGÜL

    Hafta içinde fırsat bulup Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısını takip ettim. Öncelikle sorunsuz 7. kata ulaşabildiğimi ve toplantıyı basına ayrılan bölümde rahatlıkla izleyebildiğimi belirtmeliyim. Lakin basin mensuplarIna ayrılan bölümün Balıkesirlilere haber akışını sağlayan gazetecilere çok da uygun olmadığını söylemek lazım. Meclis salonunda ki gelişmeleri en arka sıradan gözlemlemeleri çok zor. Sağlıklı bir haber akışı için […]
  • GÜNEŞ UFUKTAN DOĞARKEN- İhsan DURAK

    Mayıs ayı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi kuşakta, ilkbaharın kendini, en can alıcı güzellikte ifade ettiği, yaz mevsimini kucaklayan bir zaman dilimidir. Tanyeri ağarmadan önce, gecenin en karanlık zamanıdır. Bu durumu başka cümle ile ifade edersek; GECENİN EN KARANLIK ZAMANI, AYDINLIĞA EN YAKIN ZAMANDIR. Krallıkların, imparatorlukların sonunu sıcak ve soğuk savaşlar belirler. “Sonsuzluk” diye bir kavram […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • RUMUZ T.C. – Tanyol KIPÇAK

    Bazen hepimiz kullanırız.. Dangalak deriz… Dangalak ne demek?.. Düşüncesiz demek!..Hödük demek!.. Düşüncesizce yapılan bir iş mesela.. Türkiye Cumhuriyeti’nin kısaltılmış haline ne diyoruz?.. Rumuzumuz bizim, ötesi yok.. T.C. İktidar bu ibareye gıcık!.. Ne olmalıydı acaba?.. Merak ediyorum!.. Gördüğü yerde indiriyorlar.. Hatta Belediye Meclislerine öneriliyor,eğer iktidar yanlıları çoğunluksa aynen red!.. A be hödükler!.. A be dangalaklar!.. Kendinizi […]
  • “İŞÇİ KIYIMI VE ADALETSİZLİK” RAMAZAN DİNLEMEZ

    Ramazanın gelişiyle birlikte bir ritüel haline getirilen iftar programları da başladı. Bandırma Belediyesi 1350 kişiye Bandırma, Edincik ve Aksakal’da hayırseverlerin desteği ile iftar yemeği ikram ediyor. Bandırma’da Ortaokulu önündeki iftarlara katılanlara baktığımızda bu yıl öğrencilerin ağrılıkta olduğunu görüyoruz. Oruçlu oruçsuz birçok insan burada karnını doyuyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? İnsanları “oruçlu oruçsuz” diye […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!

    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 84.114
    -1,40%
  • ALTIN 249.90
    0,67%
  • DOLAR 6.101
    0,81%
  • EURO 6.814
    0,81%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link