Açık
  • EURO 6.52
  • DOLAR 5.77

AYVALIK… (2)

Yazarlar - 17 Mart 2019 01:45 A A

“13 Nisan” Ayvalık’ta bayramdır, bayram gibi kutlanır…
O yılları bir bütün olarak görmek zorundayız.
13 Nisan tarihi özellikle seçilmiş bir tarihtir… Atatürk’ün Ayvalık’a geldiği tarihtir(13 Nisan 1934 Cuma günü) ve Ayvalık’ta coşkuyla kutlanır. Ancak bu kutlama içinde ne yazık ki Cunda yoktur. Yani bu kutlamanın bir ayağı içinde de Cunda olmalıdır.
13 Nisan 1909;
1908 yılında ilan edilmiş Meşrutiyet’e karşı yapılan 31 Mart gerici isyanın olduğu gündür. Bu eylem bastırılır ve hemen CUNDA belediyesi, Midilli adasından bağı kopartılarak Karesi(Balıkesir’e) vilayetine bağlanır.
Şimdi isterseniz bu olaya fazla detaya girmeden yakından bakalım…
24 Temmuz 1908 devrimi oluyor, hemen arkasından üç ay içinde Bulgaristan bağımsızlığını ilan ediyor ve Avusturya, Bosna-Hersek bölgesini topraklarına katıyor.
Girit ada yönetimi Yunanistan’a katıldığını ilan ediyor. Girit olayı o an Avrupa da onaylanmasa da Girit artık elden çıkmak üzeredir. İttihat ve Terakki içindeki Rumlar bu ilhak olayında Yunanistan devletine tam destek olurlar. Ve bu olay kırılma anıdır. İttihat ve terakki içinde ki Türkler bu olay ile Türklerin gerçek dostu Türklerdir deyip çok hızlı bir şekilde örgüt içinde tasfiye işlemlerini yaparlar.
Ve bir yıl sonra dönemin İttihat ve Terakki yönetimi hemen Cunda’yı idare yönünden bağlı olduğu Midilli Mutasarrıflığından alırken ilçe olma hakkını da alır ve bucak-belediye olarak Karesi Mutasarrıflığına bağlar.
İleriyi gören çok yerinde ve önemli bir karardır.
Yoksa o tarihe kadar Cunda adası da ilçe olup önemli bir merkezdir. Yaklaşık onbin kişinin yaşadığı ve üretimde bulunduğu ve en önemlisi ada idari olarak Midilli Mutasarrıflığına bağlıdır. Ada da bulunan Taksiyarhis kilisesi metropolittir ve Anadolu da papaz yetiştiren ilk okuldur… Ve Ortodokslar için çok önemli olan Saint Sion yürütme meclisinde sandalyesi vardır. Ve o sandalye bugün de vardır ve kimse oturmamaktadır…
Eğer o gün bu adım atılmasaydı, Lozan da Cunda’yı kaybetmiştik…
Şimdi yine bu noktaya yani Midilli adasına bağlı olma noktasına iyi bakalım…
Ayvalık Rumları, Cunda’ya kokulu ada anlamına gelen “Moshonis” demişlerdir. Cunda, Osmanlı döneminde bir kaza merkezi olarak Midilli Mutasarrıflığına bağlıdır. Ama din işleri bakımından da Ayvalık Metropolitliği içinde yer alır. Gümrüğü Ayvalık’tan ayrıdır. Midilli ile arası yaklaşık 10 mildir. Temel ihraç ürünleri zeytinyağı, sabun, şarap ve balıktır. Cunda adası’nın bir başka özelliği de burasının önemli bir kaçakçılık merkezi olmasıdır. Kaçakçılık çok yaygındı ve önlenemiyordu. Ayvalık’ta zaman zaman çıkan huzursuzluklarda Cunda’daki kaçakçılığın önemli bir rol oynadığına şüphe yoktur.”( Zeki ARIKAN’nın notlarından alıntılanmıştır.)
Midilli Mutasarrıflğına Namık KEMAL’in atanması ada halkı için kırılma anıdır. Namık KEMAL bazı sorunların çözümü için bu göreve atanmıştır. Göreve başladığı 18 Aralık 1879’dan itibaren Midilli’deki görevi sırasında kaçakçılıkları önlemeye çalıştı. Hazine gelirini arttırdı. 20 Türk ilkokulu açtı. Türk’lerin hayat seviyesini yükseltti. Adalarda yaşayan Türk ahalisinin sorunlarını dile getiren bir rapor hazırlayıp Bâb-ı Âli’ye sundu.1882’de Nişan-i Osmanlı madalyası ile ödüllendirildi.
Namık KEMAL bey, Cunda adasının Midilli’ye bağlı olmasındaki yapaylığı kavramış ama bu yapaylığa bir anlam veremiyordu. Bu durum aslında Midilli’nin iç yönetimine ve gereksinimine de uygun değildi. Anlam veremediği nokta ise Midilli adasında Yunda’dan daha büyük köyler vardı ve bu nedenle bu küçük adanın Midilli sancağına bağlı bir kaza merkezi olması anlamsızdı. Bu sorunu sık sık dile getirmiştir. Adanın Ayvalık’a bağlanması yolunda yaptığı bütün girişimleri sonuç vermemiştir. Oluşturulan ve bir türlü anlam verilemeyen bu yapaylık, sonunda Midilli’nin elden çıkmasını sağlamıştı. Bu süreçte Yunda yerlileri ile adanın ileri gelenleri de Ayvalık’a bağlanmak istemiyor, hükümete yazdıkları dilekçelerinde bu durumu açıkça dile getiriyorlardı.
Namık Kemal, Midilli adasında kaçakçılıkla mücadelesinden çıkarları zarar görenlerin şikâyetinden sonra1884’te Rodos mutasarrıfı oldu. Rodos adasındaki çalışmaları da padişahın imtiyaz madalyası ile ödüllendirildi. Rodos’ta, Osmanlı tarihi hakkında eser yazmaya başladı. İngiliz ve Yunanlılar’ın şikayeti üzerine1887’de Rodos’taki görevi sona erdi. Sakız Adası mutasarrıfı oldu.
“Yunda bir kaza merkeziydi, ama doğru dürüst bir hükümet binası yoktu. Hükümet konağı topu topu dört küçük odadan oluşuyordu. Mahkemeler kahvelerde görev yapmak zorunda kalıyordı. Hükümet binası sorununa çözüm aranırken Despot Kulesi olarak bilinen Metropolit Agatonkiya’nin binlerce altın harcayarak yaptırdığı binanın satın alınması gündeme geldi. Böylece kaza merkezi düzenli bir hükümet binasına kavuştu.”(Zeki ARIKAN’nın notlarından alıntılanmıştır.)
Midilli adasına vali olarak atanan Namık Kemal Ayvalık ve Cunda için belirleyici olmuştur. Midilli adasında yaşayan Türkler için ise tam bir kırılma anı olmuştur. Türklük noktasından hızla uzaklaşan Türklere yeniden dini inanç dışında Türklük bilincini veren Namık Kemal olmuştur. Açtığı okullar ile bu bilinci yeniden yeşertmiştir. Başarılı öğrencileri hukuk ve tıp tahsili İstanbul’a göndermiş. Ve o çocukların da içinde olduğu Türk Ocağı 1913 yılında İstanbul da kurulmuş ve İstiklal savaşımızda büyük bir kahramanlık göstererek Atatürk’ün orduyu kurabilmesi için ona yeterli zamanı yaratmışlardır.
Namık KEMAL’in önerisi uygulansaydı yani Cunda adası Ayvalık’a o yıllarda bağlanmış olsaydı acaba nasıl bir tablo ortaya çıkardı… Tablo derken kastettiğim o yıllar da Namık Kemal hem bununla yani Cunda adasının Ayvalık’a bağlanması hem de Girit adasında bulunan Valinin Yunanistan ile yakın temasta olup ada da her kararında Rumu gözetmesi nedeniyle Girit adasının elden çıkacağını bunun içinde valinin derhal görevinden alınmasını Saraya bildirmesine rağmen hiç dikkate alınmadı ve sonunda sürgün yedi.. Namık Kemal’in önerisi uygulansaydı belki çok şey değişebilirdi…
Unutmayalım ki Ayvalık’ta ki Taksiyarhis kilisesi de alınan bir kararla geçtiğimiz yıllar içinde Metropolit yapılmıştır.
Yineliyorum, Ayvalık-Cunda-Küçükköy üçgeninde gelecek aylar ve yıllar içinde mücadele çok sert geçecektir. (Devam edecektir..)

 

Bu haber 258 kez okundu.
merkez_optik
Yazarlar - 01:45 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SİZE 3600 YIL ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP VAR!.. Fatma Zehra KÖSELEY
    Emekli bir öğretmenin mektubunu bir kez okuyun. Yüksek sesle okuyun yanınızdakiler de duysun.. Bu mektubu bize bugünlere taşıyan o muhteşem bilim kadını Muazzez İlmiye Çığ öğretmenimize minnet duyacağınızdan hiç kuşkum yok. O bizim Sümer Kraliçemiz. Okuduğu Sümer tabletlerini , Türk okuruna ve bilim tarihimize kazandırırken nelerden vazgeçti kim bilebilir ? Sevgili okurlarımız, son Sümer Kraliçemiz […]
  • 02
    “YAPARSA TUNCAY HOCA YAPAR”
    Millet İttifakı’nın Sındırgı Belediye Başkan adayı CHP’li Tuncay Öztürk, seçimi kazanmak için gece gündüz demeden çalışıyor.”Sındırgı’ya sözümüz var” diyerek ilçeyi kalkındıracak projeleri ardı ardına açıklayan öğretmen kökenli başkan adayı, “Yaparsa Tuncay Hoca yapar” sloganıyla da kendine güvenini ortaya koyuyor. Sındırgı merkezle birlikte kırsal mahallelerde büyük ilgi gören CHP’li Öztürk, “Gelin hep birlikte Sındırgı’yı geleceğe taşıyalım, […]
  • 03
    ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK
    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • 04
    TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA” 
    Yerel seçim çalışmaları hızla devam ederken Bandırma’da siyasi partiler, seçmene dokunmak ve özel hissetmesini sağlamak amacıyla farklı yollar deniyor. Siyasetin artık değişmesi hatta karar alma mekanizması içinde halkın daha etkin olması gerektiğini düşünenlerden biri olarak seçmen ile Millet ve Cumhur İttifaklarının kurmaya çalıştığı bağı değerlendireceğim. Siyaset dili iletişimin ve bilimin geliştiği 21. yüzyılda artık didaktiklikten […]
  • 05
    ADD’DEN ATATÜRK’E SAHİP ÇIKAN ALBAY’A DESTEK
    Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Balıkesir Şube Başkanı İlhan Öner, 18 Mart Çanakkale zaferinin 104’ncü yıldönümü nedeniyle İstanbul Avcılar’da düzenlenen bir toplantıda okunan duada Cumhuriyetin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün adının anılmamasına tepki göstererek salonu terk eden Avcılar Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül’ün bu davranışının haklı ve onurlu bir davranış olduğunu ve ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.  Kamuoyunun büyük […]

YAZARLARIMIZ

  • UĞUR MUMCU

    seni yağmurlu bir günde vurdular hep puslu kalsın diye belki ülke geleceği yanıldılar uğurlandığın gün dört bir yandan gönül ışığı düştü  tabutunun üstüne aydınlanıverdi ortalık. yağmur sularına baktım simsiyah akıyordu sanki karanlığın ayak izlerini yıkıyordu insanların yüzleri ıslak, öfkeli ağaçların gözyaşları pırıl pırıl yağmur inatla yağıyor ama akan sel insan seli 1993-Balıkesir Download WordPress Themes […]
  • BAL-KES SİYASİ BİR KURUMDUR (!)

    Seçime geri sayım sürerken… Büyükşehir Başkan Adaylarının Balıkesirspor üzerinden karşılıklı söylemleri devam ediyor. Bir gün biri ziyarete gidiyor Balıkesirspor’a ve kendi mesajlarını veriyor. İki gün sonra diğeri gidiyor, o da kendi mesajlarını veriyor. Daha sonra yetmiyor olacak ki, bir gün birinin sözlerini okuyoruz gazetelerde Bal-Kes ile ilgili… İki gün sonra diğerinin verdiği cevapları… İkisi de […]
  • ATKÖYLÜ MEHMET ÇAVUŞ

    Atköylü Mehmet Çavuş Çanakkale, Filistin, Kafkas Cephesi, Kuvayı Milliye – Milli Mücadele derken uzun ayrılıklardan sonra köyüne döner bir bakkal dükkanı açar. Bütün harp görmüş insanlar gibi sert mizaçlıdır. Çabuk parlar, serttir, celallıdır, inatçıdır, doğrudan şaşmaz. Asla taviz vermez. Herkes az çok kendinden çekinir. Kimseye “Eyvallahı” yoktur. Öfkesi hazırdır. Arada sırada askerlik arkadaşı Bigadiç’in Çiftlik […]
  • YILMAZ HOCA (2)

    Yılmaz hocayı en kısa nasıl tarif edersin deseler şöyle derdim; Üreten, ürettiğini hakça paylaştıran, çalmayan, çaldırmayan, baskıya boyun eğmeyen bir devrimci adam… Yılmaz Büyükerşan kendisine oy vereninde vermeyeninde hocasıdır. Hocanız olmayan birisine hocam demek “Görüşlerinize katılmasam da sizin bilgeliğinizi, öğreticiliğinizi kabul ediyorum” demektir. Gelelim diğer dükkâna: Çiçekçi dükkânından başka bir dükkân daha açtı Yılmaz Hoca. […]
  • 90 GÜN KALA AKLIMA GELENLER – Birgi TUNA

    Bugün 18 Şubat 2019. 19 Mayıs 2019’a tam 90 gün kaldı. Emperyalizm, 20’nci yüzyılda en büyük hezimeti Çanakkale’de yaşadı. Uğradığı hezimete rağmen, Türk Milletini esir etmek için 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla başlayıp 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasıyla tamamlanmaya çalışılan süreçte emperyalist ordular tek kurşun atmadan Yunan, Bulgar, Arap çeteleri maşa olarak kullandı. Bu […]
  • BİR KÜLTÜR MABEDİ : SARIKIZ KAZDAĞI ETNOGRAFYA GALERİSİ

    Güre İskele’de bulunan galeri, 14 Kasım 2015 yılında Uğur ve Murat Bostancıoğlu kardeşler tarafından merhum babaları Ali Bostancıoğlu’nun anısına ithafen kurulmuştur. Galeride, 8 dakikalık Kazdağları ve bölge tanıtım filmi, İda Dağı Mitosları, Troya ve Antandros, Kuzey Ege Antik Kentleri, Antik dönemlere ait sikkeler, vazolar ve terrakotalar, Fatih’in İstanbul’un fethi sırasında Toroslardan getirdiği Tahtacı Türkmenleri, Yörükler […]
  • VUKUATLAR BİTMEZ!

    31 Mart seçimleri öncesi vukuatlara her gün bir yenisi ekleniyor. Önce ‘seçim vukuatları’ dedim. Sonra ‘bu seçimin en büyük vukuatı’ Ardından ‘vukuat üstüne vukuat’ Sonra da ‘vukuatlara devam’ Bu kez ‘vukuatlar bitmez’ diyorum. O kadar ilginç vukuattan sonra iş geldi sabıka kaydına!.. Edremit Adliyesi’ne giderek savcılıktan sabıka kaydını alan bağımsız aday Kamil Saka diğer adayların […]
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BALIKESİR KEŞŞAFLARI – Fatma Zehra KÖSELEY

    18 Mart Çanakkale Zaferinin 104. yıldönümünde Balıkesir Lisesi öğrencilerinden oluşan Keşşaflar ( İzciler ) Çanakkalede şehit olan Balıkesir Lisesi İzcilerini gururla ve minnetle andılar. Balıkesir Kuvayı Milliye şehrine yakışır bir temsili tören ancak bu kadar güzel ve anlamlı olabilirdi.Bu törene emek verenlere , yürekten teşekkürler. Keşke bu tören ta başından sonuna kadar kayıt altına alınabilseydi. […]
  • MEKTUP

    Sen öldün. Öldürmek bir eylemdir. Türkçe dilbilgisinde ya da yasalarda “fiil” de denir. Oysa ölmek bir eylem değildir. Senin ölmeni, ölümü, ölmeleri bir eylem yaptı insanoğlu ve ölünden ve ölümlerden kendine zırhlar, kapılar ve tesbitler icat etti. Ölümünden ve ölümlerden kendine konuşacak çok şey buldu ama yapacak hiçbir şey bulamadı. Sen öldün. Senin ölümünü ve […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • KENDİN, KENDİN OL- İhsan DURAK

    Toplumda ki duygu, düşünce, davranış bozulmalarında ki etkenlerden önde gelenler; varsılların yoksullara, amirlerin memurlara, yönetenlerin yönetilenlere, seçilenlerin seçenlere, üretenleren tüketenlere, özel arabayla gidenlerin ,trenle gidenlere, uçakla gidenlerin, yaya gidenlere… bakışlarına hayran, yiyişlerine hayran. Ne çabuk unuttun emeklediğin, ınga dediğin, altını ıslattığın günlerdeki ağlamalarını. Ama; anneler, babalar, sağlıkçılar, öğretmenler ve mahalle bakkaLları unutmaz; borçlarını ıskalayıp, başka […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 3 AY = ÇOK SENE… Nedim ISPARTA

    İstasyon mahallesi yazımda bahsettiğim gibi,  fabrikamızın özelleştirilmesi / kapatılmasının ardından çil yavrusu gibi dağıldık. Ben de bir arkadaş vasıtasıyla Görsel Yayınlar’a ansiklopedi satışı için başvurdum ama şartlar uymadı.  Lise mezunu değildim. Dursunbey’de satış yaparken yardımcı olduğum İpek hanım, beni direk müdür Hüseyin Aslan’ın( Facebook’dan arkadaşım şu anda) odasına götürdü.  – Nedim abi bu işi yapamazsa […]
  • HAÇLI KATLİAMLARI  DEVAM EDİYOR- Ramazan KARACA

    Bizim nesil Haçlıların yaptığı katliamları daha belki okullarda okumadan evvel Cüneyt Arkın’ın çevirdiği filmlerden öğrenmişti. (Örneğin, Selahattin-i Eyyubi. 1970’te çevrilmiş. Biz daha çocuk yaşlarda bu filmleri izledik. Bu yazıyı yazmadan önce yine baktım. Tam bir katliam o yıllarda yapılanlar.) Aradan yüz yıllar geçti ama bu katliamlar hâlâ devam ediyor. Bunu nereden anlıyoruz; Yeni Zelanda’da katliam […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • KARDEŞ KAVGASINA HAYIR… TAHSİN EREL

    Dostlar diyor ki: “Neden genel konularda yazmıyorsun?..” Gerçi şurada burada imzamızın göründüğü oluyor zaman zaman ama sonuçta yerel yazarız biz… Yerel okurun ilgisi seçime odaklanmış durumda.”Güncel” kavramının da anlamı daraldı böylece… Gazete yazarı günceli kovalar. Anketlere göre, koltuğu kapmasına çok bir şey kalmayan CHP Ankara adayı Mansur Yavaş’la ilgili iddialar da güncel gerçi; ama bu […]
  • ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK

    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • TOSUN’UN PROJELERİNDEN NOTLAR

    Cumartesi günü Millet İttifakı Başkan Adayı Tolga Tosun, proje ve meclis üyesi adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Toplantıya katılan Dursun Mirza’nın da konuşmasıyla CHP’deki buzların eridiğini söyleyebiliriz. Burada özellikle Tolga Tosun, Dursun Mirza’ya “Canımdan çok sevdiğim Dursun Ağabeyim” diye hitap etti. Mirza da konuşmasında Tolga Tosun ile sorunu olmadığını ve her türlü desteği vereceğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından seçim […]
  • RAMAZAN DİKMEN- Uğur SATILMA

    “Öldü. Ölmüş. Aramızdan ayrıldı. Sizlere ömür. Onu kaybettik. Acı kaybımız. Dilin alışkanlıkları karşısında raha­tına düşmüş zihnin kanaatkâr suskunluğu.” Ne de güzel ifade ediyor, “Afife Abla’nın İncileri” adlı öyküsünde Ramazan Dik­men malum son karşısındaki teslimiyetimizi. Biz bu sefer ak­sini yapalım, ölümün ardından zihnimizde beliren basmaka­lıp kelimeler yerine daha farklı cümleler kuralım ve yâd edelim. 1997 yılında […]
  • KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN YIKILDI !

    Yıkılış gerekçesi öyle önemli ki… “Keşke okusalar da gelip beni kesseler evvela!” Biraz uzundur ama okuduğunuza değecektir diye düşünüyorum… “Londra Halkevi’nin düzenlediği, “Köy Enstitüleri 50. Yaşında” konulu açıkoturumu izleyenler, üç buçuk, dört saat boyunca yerlerinden kımıldamadılar. İzleyenler, para ödeyerek biletle girmişlerdi. Giriş bizim paramızla aşağı yukarı yirmi bin lira (5 sterlin)! Salon tıklım tıklım dolu. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 99.835
    -3,45%
  • ALTIN 243.19
    5,68%
  • DOLAR 5.765
    5,49%
  • EURO 6.523
    4,76%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link