Açık
  • EURO 6.52
  • DOLAR 5.77

AYVALIK …(1)

Yazarlar - 12 Mart 2019 00:39 A A

*Düşünebiliyor musunuz harf devriminden önce 1925 yılında(16 Şubat tarihli) Ayvalık gazetesinde, Arap yazısının öğrenciler için ağdalı ve ağır olduğu açık ve okunaklı basımının yapılması gerektiği konusunda tartışmalar yapılıyor.
*Şeyh Said isyanında ilk uyarı Ayvnalık’tan yapılmış. Postane’den sıraya girilip telgrafla protesto edilmiş. Mücadele için izin istenmiş.
*Ayvalık’ın öncesi ve sonrasındaki sosyal yaşam bir anlamda değişmemiş ve İlk sinema gösterimi 1924 yılında yine “Ayv8alık gazetesi” de 1924 yılında yayın hayatına başlamış.
*Elektrik, 1925 yılında gelmiş.
*İş bankası onuncu şubesini Ayvalık’ta açmış.
*1928 yılında ilk pirina fabrikası Ayvalık’ta kurulmuş.
*Tiyatro izleme geleneği ise ülkenin çok önündeydi. Önce Türk Ocağı sonrasında Halk Evi’nde oynanan tiyatro gösterilerinde kadın ve erkek birlikte sahnede yer alıyor.
*Ayvalık HALK EVİ’nin 41 kadın 261’i erkek 302 üyesi vardı. Halk evi faaliyetlerine gelince; 26 gösteriye 8300 kişi, 8 konsere 1350 kişi gelmiş, 5000 kişinin geldiği 33 balo ve danslı çay tertip edilmiş, 4 köy gezisine 200 kişi gitmiş, 335 toplantı yapılmış ve 887 cilt kitabı 3782 kişi okumuş…(BLK KÜLTÜR YILLIĞI)
*1926 yılında nüfusumuz 22000, ödeyeceğimiz EĞİTİM VERGİMİZ 29000TL dir. Oysa aynı yıl EDREMİT İLÇESİNİN NÜFUSU 45000 OLUP ÖDEYECEĞİ VERGİ DE 21000 LİRA OLARAK HESAPLANMIŞTIR. HERŞEYE RAĞMEN BU VERGİ ÖDENMİŞTİR. AYNI YILLAR İÇİNDE İSE YİNE 50000 LİRA VERİLEREK ÜLKEYE BİR UÇAK HEDİYE EDİLMİŞTİR.
*1925 yılında toplam nüfusumuz 25000 kişiydi. Yine aynı yıl ilçede 1396 hane, 950 dükkan, 2 han, 1 hamam, 2 otel ve 21 fabrika vardı. Cunda adası nahiyesinde 800 hane, 100 dükkan, 1 fabrika vardı. 1925 yılında 1684148kğ ZEYTİNYAĞI, 798164 kiloda SABUN İHRAÇ EDİLMİŞTİ. Aynı yıl BELEDİYE BÜTÇESİ 37000 LİRAYDI. TÜRK OCAĞI BÜTÇESİ İSE 16329 LİRAYDI.(AYVALIK GAZETESİ-8 MART 1926:1)
*Türk Ocak’larının kuruluş tarihi 1912 dir. Anadolu’da Kuvay-i Milliye henüz teşekkül etmemiş, Meclis toplanmamış ve hükümet kurulmamış iken İstanbul Türk Ocağı Mustafa Kemal’i tanımıştır. Sıkıntılarını, Babıali ve Saraya değil Anadolu’daki Mustafa Kemal’e yazmıştır(Hamdullah Suphi).

*Anadolu’da kazanılan büyük zaferin sonucu 9 Eylül 1922 tarihinde İzmir’in yeniden kazanılmasıyla İzmir de hemen kurulmuş. 1923 yılı Ocak ayı içinde Afyon, Aydın ve Sivas Türk Ocakları ile birlikte Ayvalık Türk Ocağı da açılmıştır. 10 Ekim 1924’de toplanan Ocak Kongresi’nde yapılan seçimde başkanlığa Doktor Fazıl Doğan getirilmiştir.

*Ayvalık Türk Ocağı yeni yönetimi 1924 yılında 85 lira borçla ise başlamış, 1925 yılında bütçeyi 16329 lira 30 kurusa yükseltmiştir. 1926 yılında bütçe 17198 liradır. Öksüz Yurdu yapılmasına rağmen 1927 yılına 6150 lira devredilmiştir(Ayvalık 8 Mart 1926: 1). Ayvalık Türk Ocağı 1927 yılında 34536 liralık bir bütçeye sahipken 1928 yılında Ocak, 33961 lira bütçeye sahiptir. Türk Ocakları içinde en yüksek bütçesi olan şubeler arasındadır.
*17 Subat 1923’de İzmir’de İzmir İktisat Kongresinde, Türkiye’nin büyük bir hızla kalkınabilmesi için girişimci bir sınıfın yaratılması gerektiği sonucu ortaya çıkınca Ayvalık’ta da etkin bir ticaret odası ve borsasına duyulan ihtiyaç dile getirilmiştir (Ayvalık Şubat 1925: Ayvalık 24 Ağustos 1925).

*İlçe ekonomisinin gelişimi için prina yağı üretimi ve zeytinyağı tasfiye etmek amacıyla fabrika inşa etmek üzere anonim şirket kurmayı zorunluluk kabul eden Ayvalık Türk Ocağı, memleket tüccarlarını derneğe davet ederek çalışmaları baslatmıştır(Türk Yurdu, 1926: 250; Ayvalık Prina ve Yağ Tasfiyesi Fabrikaları Türk Anonim Sirketi Nizamname-i Esasiyesi, 1926).

*Ayvalık Türk Ocağı, Atatürk devrimlerine de sahip çıkmıştır. 1925 yılında meydana gelen Şeyh Said ayaklanmasına tepki göstermiş ve “Vilâyet-i Sarkiye’nin bazı aksamında başkaldıran irticaya karşı” bir miting düzenlemiştir. (Tuncer vd. 1998: 139). Ayrıca Cumhurbaşkanı ve Başbakana telgraf çekerek Cumhuriyet’e karsı yapılan her tür hareketin karsısında olduklarını, kendilerine bir görev düşüyorsa yapacaklarını ve bu konuda emir beklediklerini dile getirmişlerdir.
*Ayvalık gazetesine yansıyan bir konser haberinde: “Klasik müzikte alaturka piyanist Madam Vazel Sılava tarafından Chopin’den Bach’a, Mozart’tan Beethoven’e klasik Batı müziği konseri verilmiştir. Kısa bir aradan sonra Kanunî Behzat Bey’in girizgâhıyla alaturka konsere geçilmiştir. Konser sonrasında halkın yoğun alkışları arasında sanatçılar ve Türk Ocağı Musiki Heyeti üyeleri kutlanmıştır.” sözleriyle okuyucularıyla paylaşmıştır. (Ayvalık 27 Şubat 1928).

*Konserlere başka bir örnek, Sükufe Namık Hanım ile eşi viyolensel, Hüsnüye Doğan Hanım piyano çalarken, Kemani Osman Bey, Tanburi Halim Niyazi, Kanuni Behzat, Udi Ramiz, Udi Kamil, Mustafa, Nedim Fuat ve İsmail onlara sazlarıyla eşlik etmiş, kadın erkek seçkin bir topluluk karsısında saat sekiz buçukta başlayan konser gece on ikide sona ermiştir(Ayvalık 19 Kânûn-ı evvel 1927: 1).
*Ayvalık Türk Ocağı, Ocak yasaları ve mesai programı çerçevesinde, etkin bir kütüphane kurma amacıyla 1924 yılında çalışmalara başlamıştır. Kulaksızzâde Muhtar Halim Bey ile Dava Vekili Hilmi İsmail Beylerin kütüphaneye kitap sağlanması konusunda önemli katkıları olmuş ve ocak yönetimi Ayvalık gazetesinde alenî olarak teşekkür etmiştir(Ayvalık 30 Mart 1925: 2). Kütüphane çalışmalarına katkı sağlamak için piyango çekilisi düzenlenmiş, elde edilen gelir kütüphane için harcanmıştır. Bu çalışmalar daha sonraki yıllarda da devam etmiştir.
*Ocak, ilçe merkezi yanında nahiyelerde de dispanser açmıştır. Örneğin, Alibey nahiyesindeki dispanser 27 Mayıs 1925 günü resmi tören yapılarak açılmıştır (Ayvalık 25 Mayıs 1925: 2). Açılış törenine Ayvalık Kaymakamı Ragıp Bey, Türk Ocağı İdare Heyeti, birçok ocaklı, tüccar ile Balıkesir esrafından Keçecizâde Hafız Mehmet Emin Efendi katılmıştır.
*Ayvalık Türk Ocağı, sağlam nesil yetiştirmek amacıyla etkin bir spor teşkilâtı kurmustur. İlçede futbol takımı olarak Türk Ocağı İdman Yurdu ve Ayvalık İsçiler Spor Kulübü vardı.
*1926 yılı şubat ayında da İttihat Spor kurulmuş ve fahri başkanlığına Meclis başkanı ve Karesi Milletvekili Kâzım (Özalp) Pasa getirilmiştir (Ayvalık 8 Subat 1926: 1). İttihat Spor’un resmi açılısında Ayvalık kaymakamı Ragıp, Burhaniye Kaymakamı İsmail Hakkı, Edremit Kaymakamı Mehmet Ali, Halk Fırkası mutemedi Doktor Fazıl, Muallimler Birliği,
Mahkeme-i Asliye Müdde-i Umumiyesi, Ticaret Odası Reis-i sanisi Namık Hulusi ve tüccardan Arif Çelebi Beylerle Türk Ocağı İdman Yurdu kaptanı Sefer ve İsçiler Spor Kulübü temsilcisi ile diğer birçok tüccarlarla gençler hazır bulunmuş, davetlilere sigara, çay, bisküvi ve şeker ikram edilmiştir. Kulüp başkanı Zeynel Abidin Bey yaptığı konuşmada saltanat
rejiminin gençliği hem beden hem de fikir olarak ihmal ettiğini, Cumhuriyet rejimininse “sağlam kafa sağlam vücutta bulunur” düsturuyla gençlerin elinden tuttuğunu dile getirmiş, grup fotoğrafları çekilmesinin ardından resmi açılış sona ermiştir (Ayvalık 15 Subat 1926: 1).
*Ayvalık İdman Yurdu sporcuları, Pallez Viyakos takımından gelen davet üzerine bu takımla maç yapmak üzere Midilli’ye gitmistir. İdman Yurdu sporcularının Midilli’ye gitmesi Egeopelayitikos Atlitizmos (Adalar Denizi Sporculuğu) ve Eleftros Logos (Serbest Söz) gazetelerinde de haber yapılmıştır. Haberlerde, sporcular sayesinde iki millet arasında barış köprülerinin kurulacağı ve ondan sonra ilelebet iki dost ülke olarak yaşanacağı vurgulanmış, takımların 2-2 berabere kalması ise iki demokratik ve cumhuriyetçi ülke gençlerinin başarısı seklinde yorumlanmıştır (Ayvalık 20 İkinci Tesrin 1930: 1).
*Türk Ocaklarınca halk eğitiminde etkin bir eğitim aracı olarak kabul edilen sinemadan Ayvalık Türk Ocağı yöneticilerince de yararlanılmıştır. Zirai ve sanayi hayatı tespit etmek ve elde edilen görüntüleri halkla ücretsiz paylaşmak amacıyla bir film ve projeksiyon makinesi getirtilmiş, bu makine ile ilk kez Türkiye’de deve güreşlerini filme alınmıştır(Türk Yurdu 1926: 250).
*Ayvalık halkı eğitimli olanlar-olmayanlar, zengin-fakir, kadın erkek gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin ilgi alanlarına göre müsamerelerde, kütüphanede, Musiki heyetinde veya sporla ilgili kollarda bir araya gelerek Türk Ocağında ortak çalışmalarda bulunmuş, hazırlanan gösterileri çevre ilçeler basta olmak üzere başka yerlerde sunarak veya onları ilçeye
davet ederek dayanışma ve birlik duygusunu pekiştirmiş; kütüphaneye alınan gazete, dergi ve kitaplarla okuma ihtiyacını gidermiştir.
*1925 yılında Ayvalık Türk Ocağı, kimsesiz ve fakir çocukların yiyip içmelerini aynı zamanda öğrenimlerini sağlamak düşüncesiyle öksüz yurdu açmayı kararlaştırdı. Bu fikrin en hararetli savunucusu Dr Fazıl Doğan bey’in girişimleriyle aynı yıl “Ayvalık Türk Ocağı Öksüz Yurdu Sanat Mektebi “ adı altında özel yatılı ilkokul açıldı. Hamdibey mahallesi altı numaralı evde öğretime açılan okulun yirmi yatılı, kırkyedi gündüzlü olmak üzere altmışyedi öğrencisi vardı. Okulda öğrencilere kültür derslerinin yanı sıra marangozluk, terzilik, demircilik meslekleri de öğretiliyordu. Günümüzde uygulanan mesleki eğitim Ayvalık’ta Türk Ocağı tarafından 1925’li yıllarda uygulamaya konulmuştur.

*1926’da ilkokullarda meslek derslerinin kaldırılması üzerine mevcut öğrenci ve malzeme Milli Eğitim Bakanlığı’na devredildi. Kurucu dr Fazıl Doğan bey ilkokul eğitimlerini tamamlayıp başka okula gidemeyen öğrencileri meslek sahibi yapmak ve eğitimlerini ilerletmek amacıyla,1927’de aldığı izinle, okulun adını “Muhtelit İkmal Meslek Mektebi” ne (karma olgunlaşma meslek okulu)çevirdi.

*1927-1928 öğretim yılına bu isimle başlayan okula ticaret meslek eğitimi de ilave edildi. Okulun ortaöğretim seviyesinde hizmet vermesi için dr Fazıl Doğan ve tüccardan Sadık Bigat, avukat Hilmi İsmail,Belediye Başkanı Namık Esmer, dr Seyfettin ve Muhip Özyiğit’ten oluşan idare heyetinin üstün çabaları ile 1929’da okulun adı “Ayvalık Türk Ocağı Muhtelit Orta Mektebi “ne çevrildi ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan resmi ortaokul programını takip etmesi izni alındı.”

*Türk Ocağı Öksüz Yurdu Sanat Okulu demirhane şubesi, Hükümet Caddesinde açılarak piyasadan iş kabul etmiş, bazı öğrenciler terzi ve kunduracı gibi sanatkârlar yanında eğitilmiştir. Böylece öğrenciler hem meslek öğrenmiş, hem de kazançlarıyla okul harcamalarına katkıda bulunmuştur. Böylece, günümüzde uygulamaya konulan mesleki eğitim, Ayvalık Türk Ocağı’nda 1925’li yıllarda gerçekleştirilmiştir. Devam edecek..

Bu haber 253 kez okundu.
merkez_optik
Yazarlar - 00:39 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SİZE 3600 YIL ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP VAR!.. Fatma Zehra KÖSELEY
    Emekli bir öğretmenin mektubunu bir kez okuyun. Yüksek sesle okuyun yanınızdakiler de duysun.. Bu mektubu bize bugünlere taşıyan o muhteşem bilim kadını Muazzez İlmiye Çığ öğretmenimize minnet duyacağınızdan hiç kuşkum yok. O bizim Sümer Kraliçemiz. Okuduğu Sümer tabletlerini , Türk okuruna ve bilim tarihimize kazandırırken nelerden vazgeçti kim bilebilir ? Sevgili okurlarımız, son Sümer Kraliçemiz […]
  • 02
    “YAPARSA TUNCAY HOCA YAPAR”
    Millet İttifakı’nın Sındırgı Belediye Başkan adayı CHP’li Tuncay Öztürk, seçimi kazanmak için gece gündüz demeden çalışıyor.”Sındırgı’ya sözümüz var” diyerek ilçeyi kalkındıracak projeleri ardı ardına açıklayan öğretmen kökenli başkan adayı, “Yaparsa Tuncay Hoca yapar” sloganıyla da kendine güvenini ortaya koyuyor. Sındırgı merkezle birlikte kırsal mahallelerde büyük ilgi gören CHP’li Öztürk, “Gelin hep birlikte Sındırgı’yı geleceğe taşıyalım, […]
  • 03
    ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK
    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • 04
    TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA” 
    Yerel seçim çalışmaları hızla devam ederken Bandırma’da siyasi partiler, seçmene dokunmak ve özel hissetmesini sağlamak amacıyla farklı yollar deniyor. Siyasetin artık değişmesi hatta karar alma mekanizması içinde halkın daha etkin olması gerektiğini düşünenlerden biri olarak seçmen ile Millet ve Cumhur İttifaklarının kurmaya çalıştığı bağı değerlendireceğim. Siyaset dili iletişimin ve bilimin geliştiği 21. yüzyılda artık didaktiklikten […]
  • 05
    ADD’DEN ATATÜRK’E SAHİP ÇIKAN ALBAY’A DESTEK
    Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Balıkesir Şube Başkanı İlhan Öner, 18 Mart Çanakkale zaferinin 104’ncü yıldönümü nedeniyle İstanbul Avcılar’da düzenlenen bir toplantıda okunan duada Cumhuriyetin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün adının anılmamasına tepki göstererek salonu terk eden Avcılar Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül’ün bu davranışının haklı ve onurlu bir davranış olduğunu ve ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.  Kamuoyunun büyük […]

YAZARLARIMIZ

  • UĞUR MUMCU

    seni yağmurlu bir günde vurdular hep puslu kalsın diye belki ülke geleceği yanıldılar uğurlandığın gün dört bir yandan gönül ışığı düştü  tabutunun üstüne aydınlanıverdi ortalık. yağmur sularına baktım simsiyah akıyordu sanki karanlığın ayak izlerini yıkıyordu insanların yüzleri ıslak, öfkeli ağaçların gözyaşları pırıl pırıl yağmur inatla yağıyor ama akan sel insan seli 1993-Balıkesir Download WordPress ThemesDownload […]
  • BAL-KES SİYASİ BİR KURUMDUR (!)

    Seçime geri sayım sürerken… Büyükşehir Başkan Adaylarının Balıkesirspor üzerinden karşılıklı söylemleri devam ediyor. Bir gün biri ziyarete gidiyor Balıkesirspor’a ve kendi mesajlarını veriyor. İki gün sonra diğeri gidiyor, o da kendi mesajlarını veriyor. Daha sonra yetmiyor olacak ki, bir gün birinin sözlerini okuyoruz gazetelerde Bal-Kes ile ilgili… İki gün sonra diğerinin verdiği cevapları… İkisi de […]
  • ATKÖYLÜ MEHMET ÇAVUŞ

    Atköylü Mehmet Çavuş Çanakkale, Filistin, Kafkas Cephesi, Kuvayı Milliye – Milli Mücadele derken uzun ayrılıklardan sonra köyüne döner bir bakkal dükkanı açar. Bütün harp görmüş insanlar gibi sert mizaçlıdır. Çabuk parlar, serttir, celallıdır, inatçıdır, doğrudan şaşmaz. Asla taviz vermez. Herkes az çok kendinden çekinir. Kimseye “Eyvallahı” yoktur. Öfkesi hazırdır. Arada sırada askerlik arkadaşı Bigadiç’in Çiftlik […]
  • YILMAZ HOCA (2)

    Yılmaz hocayı en kısa nasıl tarif edersin deseler şöyle derdim; Üreten, ürettiğini hakça paylaştıran, çalmayan, çaldırmayan, baskıya boyun eğmeyen bir devrimci adam… Yılmaz Büyükerşan kendisine oy vereninde vermeyeninde hocasıdır. Hocanız olmayan birisine hocam demek “Görüşlerinize katılmasam da sizin bilgeliğinizi, öğreticiliğinizi kabul ediyorum” demektir. Gelelim diğer dükkâna: Çiçekçi dükkânından başka bir dükkân daha açtı Yılmaz Hoca. […]
  • 90 GÜN KALA AKLIMA GELENLER – Birgi TUNA

    Bugün 18 Şubat 2019. 19 Mayıs 2019’a tam 90 gün kaldı. Emperyalizm, 20’nci yüzyılda en büyük hezimeti Çanakkale’de yaşadı. Uğradığı hezimete rağmen, Türk Milletini esir etmek için 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla başlayıp 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasıyla tamamlanmaya çalışılan süreçte emperyalist ordular tek kurşun atmadan Yunan, Bulgar, Arap çeteleri maşa olarak kullandı. Bu […]
  • BİR KÜLTÜR MABEDİ : SARIKIZ KAZDAĞI ETNOGRAFYA GALERİSİ

    Güre İskele’de bulunan galeri, 14 Kasım 2015 yılında Uğur ve Murat Bostancıoğlu kardeşler tarafından merhum babaları Ali Bostancıoğlu’nun anısına ithafen kurulmuştur. Galeride, 8 dakikalık Kazdağları ve bölge tanıtım filmi, İda Dağı Mitosları, Troya ve Antandros, Kuzey Ege Antik Kentleri, Antik dönemlere ait sikkeler, vazolar ve terrakotalar, Fatih’in İstanbul’un fethi sırasında Toroslardan getirdiği Tahtacı Türkmenleri, Yörükler […]
  • VUKUATLAR BİTMEZ!

    31 Mart seçimleri öncesi vukuatlara her gün bir yenisi ekleniyor. Önce ‘seçim vukuatları’ dedim. Sonra ‘bu seçimin en büyük vukuatı’ Ardından ‘vukuat üstüne vukuat’ Sonra da ‘vukuatlara devam’ Bu kez ‘vukuatlar bitmez’ diyorum. O kadar ilginç vukuattan sonra iş geldi sabıka kaydına!.. Edremit Adliyesi’ne giderek savcılıktan sabıka kaydını alan bağımsız aday Kamil Saka diğer adayların […]
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BALIKESİR KEŞŞAFLARI – Fatma Zehra KÖSELEY

    18 Mart Çanakkale Zaferinin 104. yıldönümünde Balıkesir Lisesi öğrencilerinden oluşan Keşşaflar ( İzciler ) Çanakkalede şehit olan Balıkesir Lisesi İzcilerini gururla ve minnetle andılar. Balıkesir Kuvayı Milliye şehrine yakışır bir temsili tören ancak bu kadar güzel ve anlamlı olabilirdi.Bu törene emek verenlere , yürekten teşekkürler. Keşke bu tören ta başından sonuna kadar kayıt altına alınabilseydi. […]
  • MEKTUP

    Sen öldün. Öldürmek bir eylemdir. Türkçe dilbilgisinde ya da yasalarda “fiil” de denir. Oysa ölmek bir eylem değildir. Senin ölmeni, ölümü, ölmeleri bir eylem yaptı insanoğlu ve ölünden ve ölümlerden kendine zırhlar, kapılar ve tesbitler icat etti. Ölümünden ve ölümlerden kendine konuşacak çok şey buldu ama yapacak hiçbir şey bulamadı. Sen öldün. Senin ölümünü ve […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • KENDİN, KENDİN OL- İhsan DURAK

    Toplumda ki duygu, düşünce, davranış bozulmalarında ki etkenlerden önde gelenler; varsılların yoksullara, amirlerin memurlara, yönetenlerin yönetilenlere, seçilenlerin seçenlere, üretenleren tüketenlere, özel arabayla gidenlerin ,trenle gidenlere, uçakla gidenlerin, yaya gidenlere… bakışlarına hayran, yiyişlerine hayran. Ne çabuk unuttun emeklediğin, ınga dediğin, altını ıslattığın günlerdeki ağlamalarını. Ama; anneler, babalar, sağlıkçılar, öğretmenler ve mahalle bakkaLları unutmaz; borçlarını ıskalayıp, başka […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 3 AY = ÇOK SENE… Nedim ISPARTA

    İstasyon mahallesi yazımda bahsettiğim gibi,  fabrikamızın özelleştirilmesi / kapatılmasının ardından çil yavrusu gibi dağıldık. Ben de bir arkadaş vasıtasıyla Görsel Yayınlar’a ansiklopedi satışı için başvurdum ama şartlar uymadı.  Lise mezunu değildim. Dursunbey’de satış yaparken yardımcı olduğum İpek hanım, beni direk müdür Hüseyin Aslan’ın( Facebook’dan arkadaşım şu anda) odasına götürdü.  – Nedim abi bu işi yapamazsa […]
  • HAÇLI KATLİAMLARI  DEVAM EDİYOR- Ramazan KARACA

    Bizim nesil Haçlıların yaptığı katliamları daha belki okullarda okumadan evvel Cüneyt Arkın’ın çevirdiği filmlerden öğrenmişti. (Örneğin, Selahattin-i Eyyubi. 1970’te çevrilmiş. Biz daha çocuk yaşlarda bu filmleri izledik. Bu yazıyı yazmadan önce yine baktım. Tam bir katliam o yıllarda yapılanlar.) Aradan yüz yıllar geçti ama bu katliamlar hâlâ devam ediyor. Bunu nereden anlıyoruz; Yeni Zelanda’da katliam […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • KARDEŞ KAVGASINA HAYIR… TAHSİN EREL

    Dostlar diyor ki: “Neden genel konularda yazmıyorsun?..” Gerçi şurada burada imzamızın göründüğü oluyor zaman zaman ama sonuçta yerel yazarız biz… Yerel okurun ilgisi seçime odaklanmış durumda.”Güncel” kavramının da anlamı daraldı böylece… Gazete yazarı günceli kovalar. Anketlere göre, koltuğu kapmasına çok bir şey kalmayan CHP Ankara adayı Mansur Yavaş’la ilgili iddialar da güncel gerçi; ama bu […]
  • ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK

    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • TOSUN’UN PROJELERİNDEN NOTLAR

    Cumartesi günü Millet İttifakı Başkan Adayı Tolga Tosun, proje ve meclis üyesi adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Toplantıya katılan Dursun Mirza’nın da konuşmasıyla CHP’deki buzların eridiğini söyleyebiliriz. Burada özellikle Tolga Tosun, Dursun Mirza’ya “Canımdan çok sevdiğim Dursun Ağabeyim” diye hitap etti. Mirza da konuşmasında Tolga Tosun ile sorunu olmadığını ve her türlü desteği vereceğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından seçim […]
  • RAMAZAN DİKMEN- Uğur SATILMA

    “Öldü. Ölmüş. Aramızdan ayrıldı. Sizlere ömür. Onu kaybettik. Acı kaybımız. Dilin alışkanlıkları karşısında raha­tına düşmüş zihnin kanaatkâr suskunluğu.” Ne de güzel ifade ediyor, “Afife Abla’nın İncileri” adlı öyküsünde Ramazan Dik­men malum son karşısındaki teslimiyetimizi. Biz bu sefer ak­sini yapalım, ölümün ardından zihnimizde beliren basmaka­lıp kelimeler yerine daha farklı cümleler kuralım ve yâd edelim. 1997 yılında […]
  • KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN YIKILDI !

    Yıkılış gerekçesi öyle önemli ki… “Keşke okusalar da gelip beni kesseler evvela!” Biraz uzundur ama okuduğunuza değecektir diye düşünüyorum… “Londra Halkevi’nin düzenlediği, “Köy Enstitüleri 50. Yaşında” konulu açıkoturumu izleyenler, üç buçuk, dört saat boyunca yerlerinden kımıldamadılar. İzleyenler, para ödeyerek biletle girmişlerdi. Giriş bizim paramızla aşağı yukarı yirmi bin lira (5 sterlin)! Salon tıklım tıklım dolu. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 99.835
    -3,45%
  • ALTIN 243.19
    5,68%
  • DOLAR 5.765
    5,49%
  • EURO 6.523
    4,76%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link