AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ

Yayınlanma Tarihi :
AYİNESİ İŞTİR KİŞİNİN LAFA BAKILMAZ

İnsanlar yaptıkları işler ve bıraktıkları eserler ile tanınırlar. Zira kişi hakkında en gerçek bilgi, eserlerinde gizlidir.  Sözlerin önemi de elbette yadsınamaz ancak genelde söylenen sözlerin gerçek, icraatların ise hayal olduğu sanal bir yaşam içindeyiz.

Tanzimat edebiyatının öncülerinden olan Ziya Paşa, “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz, şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” demiş ve kişinin, sözünden çok ortaya koyduğu eserlerinin önemli olduğunu, akıl derecesinin ise yaptığı işlerden belli olduğunu vurgulamış.

Bireysel, örgütsel veya kurumsal olarak toplum yararı için yapılan çalışmaların; anlamlı, değerli ve gerçek olması ancak neden-sonuç ilişkisi ile topluma katkısının değerlendirilerek gerçekleştirilmesi ile mümkündür.

Zira işin ehli olmayan kişiler tarafından yapmış olmak için yapılmış, bütüncül yarar gözetilmemekle birlikte hangi akla hizmet ettiği anlaşılmayan niteliksiz işlerin yarattığı algının sebebi, örtbas edilmeye çalışılan becerisizliktir.

Basından da takip edildiği üzere her ne kadar bazı etkinlikler tasarruf tedbirleri kapsamında iptal edilmiş olsa da birçok ilçede farklı temalarla geleneksel kutlamalar yapılıyor.

Halktan alınıp yine halka sunulan ve maliyeti yüksek olan bu etkinliklerde amacı dışında aktivitelere yer verilmesi, bilinçli halk tarafından ilgili yerel yönetimlerin etkinliğe ilişkin bilgi yetersizliği ve sorumsuzluğundan kaynaklanan başarısızlık olarak değerlendiriliyor.

Sosyal projeler olarak düzenlenen bu etkinlik programları, konu ile ilgili olan yetkililerin bilgi, beceri, yetenek, düşünce ve vizyonları hakkında bilgilendirici özellik taşır.

Yeterli bilgi birikimi, tecrübe ve öngörü sahibi olunmadan halk için yapılan seviyesi düşük etkinlikler; eğiticilik, öğreticilik, gelişim ve toplumsal yarardan uzak sadece birilerinin tanıtım ve kazanç kapısı olmaktan öteye gidemiyor.

Maliyet açısından zarar olarak değerlendirilebilecek ve amaç-yarar ilişkisi gözetilmeksizin hiçbir yaratıcılığa sahip olmayan bu etkinlikler karşısında halkın olumsuz tepki ve eleştirisini dikkate almayan ve onları muhalif olarak gören zihniyetin, kendilerince başarı ve memnuniyet ölçütleri ise sadece çıkar amaçlı görünür olmak.

Oysa sosyal, kültürel ve halkla bütünleşmek için yapılan etkinliklerin, etkisi ve yararı önceden saptanmış olmalı ve etkinliklerin ardından amaçlarına uygunlukları ve başarıları değerlendirilmelidir.

Konusu her ne olursa olsun düzenlenen etkinliklerin hedef kitlesi ve başarısı, bu etkinlikleri düzenleyenlerin bilgileri, dünya görüşleri ve yaptıkları işe verdikleri önem ile doğru orantılıdır.

Bu tür sosyal, kültürel etkinliklerin, siyaset ve ayrımcılık aracı olarak kullanılması ya da kullanılmasına göz yumulması doğru bir uygulama yöntemi olmamakla birlikte halkın bütününe hizmet ettikleri de söylenemez.

Her etkinliğin ilettiği bir mesajı, eğitici ve öğretici etkisi vardır. Bu nedenle yerel yönetimler tarafından düzenlenen sosyal ve kültürel etkinliklerin mesajı toplumsal olmalıdır.

Zira halkın güvenini sarsan, mutsuzluğuna ve haklı eleştirilerine sebep olan niteliksiz, vizyonsuz ve başarısızlıkla sonuçlanan işlerle hizmet sunduklarını sanan yetkili ve sorumluların, Ziya Paşa’nın özlü sözünü her zaman hatırlamaları gerekiyor.

Türkiye Cumhuriyetinin ihtiyacı olan, söz ve eserleri ile ülkesinin; kadın, erkek, genç ve çocuğunu bilinçlendirecek, eğitecek, öğretecek, farkındalık yaratacak ve bütüne yarar sağlayacak işleri ile “Rütbe-i aklı liyakatinde” liderlerin ülke ve toplum adına hizmet etmesidir.

Çağdaş uygarlık seviyesine ancak bu özelliklere sahip lider ile ulaşılabilir.

YORUM YAP