16° Açık
  • EURO 6.75
  • DOLAR 6.04

ANNEANNEMİN MEMLEKETİ HAVRAN

Genel - 17 Nisan 2019 10:30 A A

3 yıl önce aramızdan ayrılan pamuk anneannem Havranlı. Babasını kaybedince Edremit’e taşınmışlar. Anneannem Edremit’in son zamanlardaki değişimini gördükçe; ”Benim memleket Havran aynı kaldı.” derdi. Edremit’ten Kadıköy’e lale toplamak için yürüdüklerini anlatırdı. Buraların günümüzdeki hali, anneannemin yaşadıklarının sanki bir masal olduğunu anlatıyor. Onun sağlığında ne yazık ki Havran’a beraber çok gelemedik. Küçüklüğümdeki bir gidişimizi hatırlıyorum. Altınkum’dan akrabalarını ziyarete gitmiştik. Kendi evlerini göstermişti. Yan komşuları Dudu teyzeyi anlatmıştı. Evlerinin kapısı, o çok sevdiğim eski evlerin kapısından farksızdı. Tahta kapılar ile güzelliklere açılan bu yapılara eski demek haksızlık. Onları olduğu gibi geleceğe aktarmayı ah bir başarabilsek. Yıkmak yerine yaşatmayı öğrensek. Bunu tam anlamıyla öğrendiğimiz zaman, umarım elimizdeki değerleri kaybetmiş olmayız.

Havran’ın her köşesini, en az bir Havranlı kadar bilmeyi çok isterdim. Keşke Havran’ı, her zaman bir Zeytinli, bir Akçay gibi görebilseydik. Keşke Havran’a sadece bin pınarlı İda’nın şifalı Eybek suyunu doldurmak ve meşhur leblebisini almak için uğrayıp geçmeseydik. Keşke, çok önceleri Havran’ın doğal ve kültürel değerlerinin farkına varsaydık. Keşke anneannem evlenince Balıkesir’e gelmiş olsa da , bizler Balıkesir’de yaşıyor olsak da Havran’a hak ettiği değeri verebilseydik.

Keşkeler geçmişi geri getirmez. Gelecek de başka keşkeler dememek için neler yapmamız gerektiğini öğretir. Sanırım iyi kötü öğrenmeye başladım. Anneannemin Havranlı oluşunu, hayatın bana bir armağanı gibi görüyorum. Kendimi bu güzel kentimize ait hissediyorum. Anneannemlerin Mahallesi Tekke’yi önemsiyorum. Geçmişle aramdaki aralığı kapatmak için Havran’a daha çok gideceğim. Turizm, sadece deniz, kum ve güneşten oluşmuyor. Kentler, kültürel turizm ile de pekala tanıtılır. Bu bilincim ile Havran’ın keyfini çıkaracağım. Belki en sonunda istediğim gibi olur. Ve anneannemden dolayı Havranlı sayılmam da gerçekten Havranlı olurum. Kentin tarihini, geçmişini, değerlerini, kültürünü çok iyi bilen biri olarak. Dokusunun bozulmaması için çabalayan biri olarak. Ve küçüklüğümde Havran’ı yeterince tanıyamamış olsam da bundan sonra Havran’ı tanıtacak, anlatacak biri olarak…

Aileler, çocuklarına yaşamsal ihtiyaçlarını tek başlarına nasıl karşılayacağını öğretir. Yaşadıkları kentin kimliğini oluşturan unsurları da öğretmeli. Bu iki öğreti arasında bence hiç fark yok. Kentleri tanımak yaşama dair. Yürümeyi, konuşmayı, yemek yemeyi, okumayı öğrenmek, nefes almak gibi. O keşkelerime devam edecek olursam; aile büyüklerimin memleketlerini, konuşmaya başladığımdan, ilk adımımı atmaya, ilk lokmamı dökmeden yutmayı başardığımdan ilk heceyi okumayı söktüğümden beri tanıyabilseydim. Keşke eğitim ve öğretim sistemimiz ezbere dayalı, sınav odaklı olmasaydı.Yaşadığımız kentin kimliğini gezerek, görerek öğrenebilseydik. Hiç şüphem yok ki bilgiler kalıcı olacaktır. Nesiller boyu oluşacak bilinç, kentlerimize sahip çıkmayı sağlar. Bir ailenin çocuğun elinden tutup, kenti baştan aşağı gezdirmesi , tanıtması bu açıdan çok önemli. Yoksa çocuk , kimden nasıl öğrenir geçmişini, kültürünü, tarihini ve doğal ve kültürel varlıklara sahip çıkması gerektiğini… Ağaç yaşken eğilir.

Keşkeler ve istekleri geride bırakıyorum. Havran’ı neden son zamanlarda daha çok önemsediğimi anlatmak istiyorum. Önceki yazılarımda kent turizmine pek çok kez değindim. Kent turizmini yaşadığım bölgede egemen kılmak için çabalayan kişileri de anlatmıştım. Bu kişilerin en başında Edremit Körfezi’nin dergisi Gökkuşağı ile geçtiğimiz aylarda Adım Adım Edremit Turu’nu gerçekleştiren Burhan Gümüş, Sinan Tortum, Cumhur Dokur, Bülent Güldal gibi isimler gelir. Ve bu amaç için çabalayan tüm dostlar. Onlar Kuzey Ege’nin sanat ve kültürel yaşamı için oldukça önemli isimler. Bizlere, cenneti aratmayacak kadar güzelliğe sahip yerlerde yaşadığımızı unutturmuyorlar. Onların Edremit’in sahip olduğu değerleri gözler önüne serişi, her şehrin aynı düşünce ile kent turizmine kazandırabileceğini anlattı. Adım Adım Edremit Turu’nun, yerel yönetimlerin ve turizmcilerin de ilgisini çektiğini düşünüyorum. Buna benzer gezilerin devamı gelecektir. Başkaları da başka kentlerde hayata geçirmek için çabalayacaktır. Umarım, Balıkesir merkez içinde yapılır. Bunu gerçekleştirebilecek bilgi ve donanıma sahip kimselere buradan çağrım olsun. Adım Adım Balıkesir Turu, neden olmasın? Balıkesir’in kültürel ve doğal varlıklarını neden tanıtmayalım? Belki de Gökkuşağı Dergisi’nin izini sürerek başkalarından beklemek yerine kendim harekete geçmeliyim. Ne dersiniz başarabilir miyim? …

Gökkuşağı Dergisi, bu ayın 25’inde perşembe günü, Adım Adım Havran Turu’nu gerçekleştirecek. Dergimiz sosyal medya hesaplarından tur ile ilgili açıklamaları yayınladı. Edremit turu gibi ilgi görmeye başladı. Etkinlik günü ne yazık ki hafta içine denk geliyor. O gün çalışıyorum. Katılamayacağım için çok üzgünüm.Yapılan açıklamada etkinliğin içeriğine dair bilgi sahibi olduk. Gezilecek ve görülecek yerlere daha sonra gidebiliriz. Derginin deneyimi, herkese rehber olacaktır. Ama ilk yapılacak olan bu turda olmanın keyfi bir başka olacaktır. Katılacak olanlar çok şanslı. Şimdiden ”Adım Adım Havran Turu” na katılım sağlayacak dostlara iyi eğlenceler, keyifli bir gezi diliyorum. Bu tur için yapılan ön hazırlıkları takdir ediyorum. İşin ciddiye alındığını, sadece bir kere ile sınırlı kalınmayacağını anlatıyor. Tura dair, yazıları, fotoğrafları, düşünceleri sabırsızlıkla bekliyorum. Havranlı değerli dostların oluşturdukları ”HAVRANLILAR DOSTLUK VE ARKADAŞLIK PLATFORMU VE EDREMİTLİLER DAYANIŞMA VE KÜLTÜR DERNEĞİ’NİN katkılarını belirtmemek haksızlık olur. Geçtiğimiz günlerde bu düşünce ile Burhaniye’de bir tur yapıldı. Diğer ilçelerimiz içinde yapılmasını diliyorum.

Anneannemin memleketi zaten tüm değerleri ile hep vardı. Ben sadece zamanında bu gözle bakabilmeyi bilmiyordum. Havran gibi tüm kentlerimizin nice güzelliklere sahip olduğunu biliyoruz. Zamanında sahip çıkıp koruyamadık. Son yıllarda rant uğruna doğa üzerinden talanlar, saldırılar arttıkça korumamız gerektiğini anladık. Eskiden beri mücadele verenlerin sesi artık daha gür çıkıyor. Her zaman onların destekçisi olacağız. Her birimiz, birer yaşam savunucusu olmalıyız. Geleceğe umutlu bakıyoruz. Çünkü Adım Adım kent turlarını gerçekleştiren Gökkuşağı Dergi’miz ve ekibi var. Bu turlara destek veren, katkı sağlayan güzel yürekler var. İşte bu gelişmeler, Havran’ı benim için çok daha önemli ve özel kıldı. Bu düşünceler ile geçtiğimiz ay, Havran’daydım. Kazdağ Çiğdemi olarak, kendi adım adım turumu gerçekleştirmiştim. Dergimizin turu ile öğreneceklerimin ardından bir kez daha Havran’a gitmek için sabırsızlanıyorum. Belki o gün Havran’da yaşadıklarıma dair anlatacaklarım, bu tura bir katkı sağlar. Belki değerli okuyucularım sizler de Havran’a gitmek için bir heves uyanır. Dünyaya güzellikler katabilmek için, anlatmaya başlıyorum.

Havran pazarı, cuma günüdür. O gün, kent çok daha kalabalık ve hareketlidir. Belki kenti gezmek için doğru bir gün olmayabilir. Çünkü pazar, o güzelim sokakları da kapsar. Olsun varsın, geçmişin güzellikleri her şeye rağmen size ulaşır. Yeter ki Havran’a gidin. Yeter ki kent, ruhunuzdaki isteği hissetsin. Bakın o zaman güzellikleri nasıl da hiç nazlanmadan size sunuyor. Çok mutluyum ki, Havran’a gitmiş olduğum günü doya doya yaşadım. Balıkesir’den geldikten kısa bir süre sonra kendimi Havran Kent Müzesi’nde buldum. Müzenin binası, bulunduğu sokak, müzeye giriş beni olduğum zamandan alıp, o eski evlerin ilk yapıldığı yıllara götürdü adeta. Müzenin giriş kapısından, sokağı izlemeye doyamadım. Görmüş olduğum diğer tarihi evleri gezmek istedim. Merdivenleri ağır ağır çıktım.Müzenin ilk katını gezmeye başladım. Gördüğüm her şey iyi ki gelmişim dedirtiyordu.

Havran’ın adı nereden geliyordu, tüm çağlardaki yaşam izleri neleri anlatıyordu, kentin tarihi eserleri nelerdir, Havran nasıl bir yemek kültürüne sahip, kentte kimler yaşamış, hangi önemli isimler ne gibi katkıda bulunmuş, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Havran’da hangi önemli tarihi gelişmeler yaşanmış, Havran Belediyesi’nin tarihçesi, Koca Seyit başta olmak üzre kahramanlıklar, Havran köyleri ve gelenekler, Havran’ın kurtuluşu, Ulu Önderimiz Atatürk’ün Havran’a gelişi, günümüz Havran basını ne durum da gibi pek çok geniş konu yelpazesi hakkında bilgiye sahip olmak mümkün.

Kent Müzesi olmanın ayrıcalığını, müzeyi gezerken her adımda hissediyorsunuz. Müzeyi kuranları, kuruluşunda emeği geçenleri, destek verenleri canı gönülden tebrik ediyor ve kutluyorum. Müzenin her katında, sizlere aktarmaya çalıştığım konuların ustalıkla işlendiğini göreceksiniz. Oldukça özverili ve başarılı bir çalışma sizleri karşılayacak. Bugüne kadar neden Havran hakkında bu kadar bilgiye sahip değildim gibi hayıflanmalarım oldu. O keşkelerim gibi…

Müzede gördüğüm, Havran’ı anlatan eski eşyaların her biri o kadar güzel ki… Neden o eski mutfakların olduğu evlerde yaşamadım … Neden o günümüz modasını unutturan, onlar da giysi mi dedirten yerel kıyafetlerin var olduğu dönemlerde yaşamadım. Ne güzel olurdu üzerimde o elbiselerden bir tanesi ile Havran sokaklarında gezmek, o eski evlerden birinin bahçesinde oturmak… Köy düğünlerindeki heyecanları,sevgileri, gerçek aşkı da da onca paraların sayıldığı birbirinden farksız düğün salonların da bence görmek mümkün değil. Müzenin büyülü havası mı böyle düşündürdü dersiniz. Belki de , hepimizin özlediği eski güzel günlerin sıcaklığı, mutluluğu bugünün çıkar ilişkileri içinde oluşumuzu birden hatırlatıverdi. Elbette, bugün her şey çok kötü değil. Değerlerimize sahip çıkacağız. Gelecek çok daha güzel olacak.

Müzedeki renk hakimiyeti de çok başarılı. Eşyaların yerleşimi, merdiven boşlukları, dışarından ışık alan camların konumu, zamanları anlatan nesneler … Gördüğüm her şey… İnsan hangi birini anlatacağını bilemiyor. Havran leblebisi, mantısı, keşkeği, höşmerimi, surası, eski hamamlar, eski Havran ve yaşantısı geleceğe ulaştırılması gerekenler. İnsan, müzeden dışarıya çıkmak istemiyor. Gördüğüm bir bölümü yeniden görmek istedim. Baktığım bir resimde başka bir geçmişi aradım. Müzenin çıkış kapısına gelmek gerçekten zor oldu Müzeden çıktıktan sonra gördüklerimi yaşamak istedim. Gördüğüm eski evler, eski zeytinyağ haneleri, camiler gibi Havran’ın öz benliğini yaşatan değerler isteğime karşılık verir gibi oldu. Ne yazık ki yıkılan evler, değişen sokaklar, artık olmayan tarihi ilkokul, yok edilen yarasaların yaşadığı doğal mağara ve bazı köylerdeki maden ocakları, talan edilmek istenen zeytinlikler gibi günümüzün acı gerçekleri var. Havran’da gün yüzüne çıkmayı bekleyen, antik kenti sakın unutmayalım. Hatta her zaman gündem konusu olmalı. Bu konu hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığım için sadece kısa bir hatırlatma ile geçiyorum. Başka bir yazımda Havran’ın yaşadığı sorunlara mutlaka değineceğim.

Eybek suyunu kana kana içtiğim sokaklarındaki çeşmeler , bahçelerinde bahar çiçeklerinin açtığı tek katlı evler, pazarın bize sunduğu güzellikler, aldığım için çok mutlu olduğum iğde ve meşhur leblebi, müzenin yaşattığı eşsiz gün, anneannem ve ailesi, korumamız ve geleceğe miras olarak bırakmamız gereken tüm değerler ile Havran… Sana bu gelişim elbette son değil. Daha çok geleceğim. Senin bizlere başta Atam ve Koca Seyit olmak üzre kurtuluşumuz için canını feda eden nice kahramanlardan emanet kaldığını asla unutmayacağım, unutturmayacağım. Varlığımızı borçlu olduğumuz Cumhuriyet değerleri ile hak ettiğin güzel günlere kavuşman için hep seninle olacağım. O keşkelerim için ne kadar üzüldüğümü biliyorum ki çok iyi anladın. Bundan dolayı gelecek için neler yapmak istediğimi de. Senin güzelliğine değer katan herkesi kucaklayacağını biliyorum. Bizleri her zaman sonsuz güzelliklerin ile karşılaman dileğiyle. Tekrar görüşmek üzre.

Bu haber 301 kez okundu.
besob otel
Genel - 10:30 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SINDIRGI İTTİFAKI
    Balıkesir’de gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde Ak Partili ve CHP’liler arasında sert tartışmalar yaşanırken, Sındırgılı üyeler tüm partilere örnek oldu. Birlik seçimlerinde oy kullanmak için Balıkesir’e gelen CHP’li Belediye Meclis üyeleri Mehmet Çetin, Asım Göksidan, Fikret Kavaklı, İYİ Partili Bülent Ata ile Sındırgı’nın AK Partili Belediye Başkanı Ekrem Yavaş Salih Tozan Kültür Merkezi’nde birlik beraberlik […]
  • 02
    TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..
    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • 03
    EDREMİT BELEDİYE PERSONELİNDEN ÖRNEK DAVRANIŞ
    Edremit Belediyesi tarafından her gün hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen iftar yemeğini bu kez belediye personeli üstlendi. Edremit Belediyesi’nin düzenlediği iftar sofrası Ramazan ayının her akşamı vatandaşları gönül sofrasında buluşturmaya devam ediyor. Hayırseverlerin destek verdiği iftar yemeğinin giderlerini önceki gün belediyede görev yapan memur, işçi ve şirket personeli çalışanları karşıladı.Personelin katkıları ile Faruk Serpil Parkı içinde verilen […]
  • 04
    GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!
    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]
  • 05
    PLEVNE’YE YAKIŞAN KUTLAMA
    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Plevne Ortaokulu’nda coşkuyla kutlandı. Milli Mücadele’nin başlangıcının 100’ncü yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Plevne Ortaokulu 100 kişilik korosuyla şarkı ve marşlarını seslendirdi. Ritm, jimnastik ve kule gösterisi büyük ilgi gördü. Kutlamalar şiirle ve horon dansı programa renk kattı. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürkün sözleri öğrenciler […]

YAZARLARIMIZ

  • TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!

    Türkiye de öğretmen yetiştirme 1970-1980 arasında bozulmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan kontrolünü yitirdiği Eğitim Fakülteleri döneminde ise akademik yaşam normları ile öğretmenlik mesleği umdeleri uzlaştırılamadı. Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanları akademisyen ile eğitimci arasında iki cami arasında beynamaz durumu yaşadılar. Bu, öğretmen yetiştirmede geleneğe sahip çıkamamanın somut sonucuydu.  2000’li yıllardan sonra gelen AKP ise ortaya […]
  • TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..

    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

    Ben her Anneler Günü’nde paylaşırım bu iletiyi. Atatürk, annesini ziyaret edeceği zaman mutlaka yaveri ile “İzin verirse validemi ziyaret etmek istiyorum.” diye haber yollardı. Zübeyde Hanım, hazırlanır, saçlarını taratır, oğlunu beklerdi. Atatürk de bu ziyarette mutlaka büyük üniformasını giyer, yaverleriyle birlikte gelir, büyük bir hürmetle annesinin elini öper, onun duasını alırdı.Annesi oğlunun bu davranışından çok […]
  • NE YAPMALI?

    73 yıl önce ilk demokrasi denemesinde “Açık oy gizli sayım” yapılarak Demokrat Parti’nin seçimi kazanması nasıl engellenmişse, İmamoğlu’nun İBBB’yi kazandığı seçimin geçersiz sayılması da aynı mantıkla engellenmiştir. Aynı zarfın içindeki 4 oydan 3’ü geçerli sadece İBBB oyu geçersiz. O da yetmiyor; 7 asil üyenin 4’ü hayır deyince 4 yedek üyeyi de çağırıp karar alıyorlar. Bu […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • BİR YANIM BAHAR BAHÇE BİR YANIM DİRENİŞ

    Çiğdemler; kış ne denli sert geçerse geçsin; yaşam gücünü hatırlatır. baharı yaşar. Adımı öylesine seviyorum ki, öylesine içselleştirmişim ki ; adım gibi olmak için her şeye rağmen hayat doluyum. Adımın peşinden koşsam, tüm Anadolu’yu gezmem gerekir. Anadolu’nun özüne, geleneklerine, o güzelim insanlarımıza ulaşırım. Kazdağ Çiğdemi, Toros Çiğdemi, İstanbul Çiğdemi, Ankara Çiğdemi , Hitit krallarının ağzına […]
  • BU NE SAMİMİYETSİZLİK!

    Artık bıkkınlık verdi ama aynı sözlerle yazıma başlıyorum : “Balıkesir Kuva-yi Milliye’nin başkenti diyoruz… İstiklal Madalyası istiyoruz… Cesur Balıkesir, Yürekli Balıkesir unvanına talibiz…”Ama aradan 100 yıl daha geçse bu kafalarla bu unvanı da, o madalyayı da alamayacağımız açıkça görünüyor… Balıkesir ne yazık ki son bir ayda Atatürk, cumhuriyet ve Kuvayi Milliye konusunda hep sınıfta kaldı. […]
  • NAİPLİ KÖYÜ’NDEN- Fatma Zehra KÖSELEY

    Bugün günlerden Naipli Köyü.İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum. Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor. Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor. Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük. Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı. Gülsüm abla, […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • GÜNEŞ UFUKTAN DOĞARKEN- İhsan DURAK

    Mayıs ayı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi kuşakta, ilkbaharın kendini, en can alıcı güzellikte ifade ettiği, yaz mevsimini kucaklayan bir zaman dilimidir. Tanyeri ağarmadan önce, gecenin en karanlık zamanıdır. Bu durumu başka cümle ile ifade edersek; GECENİN EN KARANLIK ZAMANI, AYDINLIĞA EN YAKIN ZAMANDIR. Krallıkların, imparatorlukların sonunu sıcak ve soğuk savaşlar belirler. “Sonsuzluk” diye bir kavram […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • 19 MAYIS VE GENÇLER – Tanyol KIPÇAK

    Şimdiki çocuklar bilmez.. Gençler bile.. Unutturuyorlar çünkü.. Nasıl bilsinler ki?.. Benim çocukluğumda ,benim gençliğimde günler önceden hazırlıklar başlardı.. Okullarda sınıflar süslenir.. Krapon kağıtlarından kırmızı-beyaz kedi merdivenleri yapılır. Kağıttan bayraklar camlara yapıştırılır.. Bahçede provalar, trampetler, yavrukurtlar, izciler, özel kıyafetler… Bir heyecan,bir heyecan.. Bir gün kala uyku gözüne girmez.. Ayakkabılar eğer yeni alındıysa başucunda durur.. Mis gibi […]
  • “İŞÇİ KIYIMI VE ADALETSİZLİK” RAMAZAN DİNLEMEZ

    Ramazanın gelişiyle birlikte bir ritüel haline getirilen iftar programları da başladı. Bandırma Belediyesi 1350 kişiye Bandırma, Edincik ve Aksakal’da hayırseverlerin desteği ile iftar yemeği ikram ediyor. Bandırma’da Ortaokulu önündeki iftarlara katılanlara baktığımızda bu yıl öğrencilerin ağrılıkta olduğunu görüyoruz. Oruçlu oruçsuz birçok insan burada karnını doyuyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? İnsanları “oruçlu oruçsuz” diye […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!

    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 86.771
    -0,03%
  • ALTIN 247.77
    0,05%
  • DOLAR 6.044
    0,27%
  • EURO 6.747
    0,18%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link