10° Parçalı az bulutlu
  • EURO 6.55
  • DOLAR 5.81

ANI ÖZÜMSE, UMUDUNU KORU

Eğitim - 9 Nisan 2019 14:16 A A
balıkesir_anket

Sevgili okurlarım, bir önceki yazım ile sizlere iki hafta önce ulaşmıştım. Gezdiğim, gördüğüm yerleri algı çerçevem ile sizlere anlatabilmek benim için çok önemli. Sizlerden gelen yorum ve tepkiler, amacıma ulaştığımı anlatıyor. Sağ olun, var olun. Hemen yeni bir yazı yazmak yerine yaşadıklarımı tüketmeden özümsemeyi tercih ediyorum.

Geçen iki hafta süresince geride bıraktığımız en önemli olay çoğunluğa göre 31 Mart yerel seçimleridir. Adayların açıklanması, seçim dönemi, ittifaklar ile partilerin birbiriyle ilişkileri, kazananlar ve iyi niyetli düşünemiyorum kazandığı halde mazbatası verilmeyen belediye başkanları… 31 Mart yerel seçimlerini tek başına yani sadece şuan yaşadıklarımız ile değerlendirmek çok yanlış olur. Özellikle 2011 yılından itibaren yaşadığımız her seçim, bir sonraki seçimi etkiledi. Seçimler üzerinden ülkenin siyasi yapısı ve ne yazık ki devlet yapısı değişti. Bu tabloyu her yönden iyi analiz etmek gerekiyor.Bugünü anlamlandırabilmek ve geleceğe dair bir öngörüye sahip olmanın yolu budur diyor ve seçimleri geride bırakıyorum.

Mart ayında sadece seçimleri yaşamadık. Bence seçimlerden çok daha heyecan ve umut verici gün eşitliğini 21 Mart’ı yaşadık. Bin bir güzelliklere uyanan doğadan güç topladık. Umutlarımızı tazeledik. Kendimize yeni sözler verdik. Doğa gibi yeni başlangıçlar için nedenler ürettik. Yaşama sevincimizi her şeye rağmen koruduk. Ne olursa olsa olsun yaşama sevincimizi kaybetmeyelim. . Nevruz ateşi ile her yanımızı dostluk, barış, özgürlük kapladı . İnsanlık adına tüm iyi dilek ve temennilerimizi doğa anaya sunduk

Böylesine hayat dolu bir günde, Balıkesir’de tiyatro izlemek çok anlamıydı. Tiyatronun, ufku açan büyülü dünyası; aydınlıktır, eğiticidir, öğreticidir. Tiyatronun, toplum için yapılmasını savunan değerli tiyatrocularımız bizler için çok önemlidir. Günümüzde sanat kavramının içi belli bir kesim tarafından boşaltıldı. Sanatçı kime denir sorgusalını, gördüğümüz itaatvari görüntüler ile defalarca sorduk. İşte o zaman gerçek sanatçılarımızın değerini bir kez daha anladık. Balıkesir Çağdaş Eğitim Vakfı’nın (BAÇEV) , tiyatro etkinlikleri, bu anlamı zenginleştirmeye devam ediyor. Başta BAÇEV  Başkanı Berrin Gençoğlu olmak üzere emeği geçen herkesi tüm içtenliğimle kutluyorum. Bizlere umudu aşılayan nice başarılı etkinlikler olsun…

21 Mart akşamı, biz Balıkesirliler ”Büyük Gözaltı” oyunu ile buluştuk. Sanat yaşamı boyunca çizgisinden ödün vermeyen büyük ustalardan Rutkay Aziz’in yönettiği, Taner Barlas’ın kurguladığı oyun, çok başarılıydı. Her izleyiş, yaşamın bir başka boyutunu düşündürür. İngiliz yazar George Orwell’ın 1949 yılında yazdığı kitabından uyarlanan oyun, her dönem güncelliğini korur. Her dönem gücünü kendine itaat edenlerden alanlar var. Onlar istiyor ki; insan nefes alırken bile kendilerine bağımlı olsun. İnsanın kendisine ait dünyası olmasın. Toplumda tek tip insan modeli var olsun.İnsan düşünmesin. Kendine sunulanı kabul etsin. Başka bir hayatın mümkün olduğunu unutsun. İnsani değerleri terk etsin. Geçmişini unutsun.

Oyunu izlerken, Balıkesir’in şu anki görünümünü ve geçmişini düşündüm. Tarihi Saat Kulesi ve Şadırvan’ın , oyuncak gibi kalacağını düşünmüyor değilim. Çocukluğumdaki çarşıyı özlediğimi fark ettim.Alışverişimizi yaptığımız, yemeğimizi yediğimiz, mahallemizdeki bakkallar gibi çok daha samimi, dostane ilişkiler kurduğumuz esnaftan artık söz etmek mümkün değil. 6 Eylül Kurtuluş Günü’müzü ve ulusal bayramlarımızı çok daha büyük bir coşku ile kutladığımız zamanlar vardı. Her neslin anılarının olduğu yerler bir bir yıkıldı. Yaşanmışlıklarımız çalınıyor. Geçmişimize tanık hiçbir iz kalmayacak. Balıkesir’i, Balıkesir yapan değerlere sahip çıkılmıyor. Bunun yerine bizleri tüketime yönelten alışveriş merkezi kültürü inşaa ediliyor. Zaten şehirde inşaat sektöründen başka gelişen bir şey yok gibi.

Devlet tiyatrosu, devlet opera ve balesi gibi sanatsal gerçeklikler neden Balıkesir’de hayat bulmuyor?!. Neden Aygören, Dumlupınar, Hacı İsmail Mahallesi, Hacı İlbey mahallerimiz gibi en eski yerleşim bölgelerimiz tarihi kimlikleri ile anlatılmıyor.?!. Şehrin özünü temsil eden Balıkesir evleri varken, benim için sanki şehre tamamen yabancı kalmamız istenildiği için yapılan yapıların hiçbir önemi yok. Birbirinden güzel mimariye sahip evlerimizin;
yıkılışı, yerini bir apartmana bırakışına çok üzülüyorum. Onlar, geçmişimizdir. Yeni açılan bir kafenin, AVM’nin, mağazanın yerini bilmeyi çok önemli bir şey olarak görmeyelim. Tarihimize, geçmişimize, büyüklerimizden bizlere kalan mirasa sahip çıkalım. İnsan merak etmez mi hiç basıp geçtiği yerin geçmişini? Elbette, merak eder. Ve geçmişin güzelliklerini yaşatmak için can atar.

Kapalı alanlarda sürekli bir şeyler satın alarak, bir şeyler yİyip içerek zaman geçirmeyelim. Şehrimizin sokaklarında insanlarımıza dokunduğumuz, onlar ile iç içe , ilişkilerimizi geliştirdiğimiz zamanlarımız olsun. Günün rüzgarına kapılmayalım. Dünün güzelliklerini yarına ulaştıralım. An gelip durduğumuzda, elimizde avucumuz da hiçbir şeyimizin kalmadığını görmek, çok acı verir. Ne yazık ki yaşantımızda çok önemli binaların artık var olmadığına tanık olduk. Mehmetçik İlköğretim Okulu’mun artık olmayışı ve asla geri gelmeyecek oluşu benim için çok derin bir üzüntüdür. Yaşamım boyuncada etkisini kaybetmeyecek olan üzüntüm. Şan Kafe ve Şan Sineması’nın, yazlık sinemaların yerlerinde yerler esmesi, Balıkesir’in kimliğini yansıtan bir çarşının olmayışı gibi pek çok durumda aynı üzüntüyü yaşatıyor.

Çocukluğumu yaşadığım Bahçelievler Mahallesi Örnek Sokağı’nda oynadığım oyunlar, o yıllardan beri can dostum dediğim bisikletim ile mahallenin altını üstünü getirdiğim anlardaki mutluluğumu, 2001-2004 yıllarını kapsayan Balıkesir Lisesi yıllarının güzelliğini uzun zamandır hiçbir yerde bulamıyorum. Kore Kafe’de bir çay içmek, yüzme havuzunun yanında bulunan potalara gitmek gibi eylemler de yok artık. Şehirde sadece yaşamsal ihtiyaçlarımı karşılamak gibi zorunluluğa dönüşen ruhsuz bir yaşam varmış gibi hissediyorum. Balıkesir’in ruhu çalındı. Bizler de ruhsuz, kimliksiz, geçmişini unutan geleceğe dair hiçbir amacı olmayan robotlara dönüştürülüyoruz gibi. Gibi dediğime de bakmayın basbayağı öyle.

Eski güzel günleri sadece anmak da yetmiyor. Bu gidişata dur diyebilecek miyiz? Önemli olan budur. Şehrin bugününü de yaşıyorum ama o zamanlardaki gibi bu şehir beni mutlu etmiyor. Balıkesir’de miyim , biz böyle miydik gibi sorular aklımda dolaşıyor. İnsanların, daha iyi bir yaşamı geçmişten kurtulmak sanmasını kabul edemiyorum. Eski güzelim evleri terk edip, bir apartman katına oturmayı tercih etmelerini hiçbir zaman anlamayacağım. İnsanlar deli gibi alışveriş yapıyor, gezip tozuyor diye ben de öyle olacak değilim. Çoğu zaman doğaya kaçıyorum. Doğanın bilgeliğinden, özümde kalmayı öğreniyorum. İlköğretimi bitirdiğimden beri zaten burada bisiklete hiç binmedim. Bisikletli yaşamı tercih ettiğim halde, şehrin ruhsuzluğu adeta bana burada bisiklete binmeyi yasakladı. Şehrin kimliğinden kopuşunu izledikçe, bir şeyler yapamadıkça doğal varlığını koruyabilen yaşam alanlarında olmak istiyorum.

”Büyük Gözaltı” oyunundan kareler, değerli oyuncularımızın başarılı performansları bana tüm bunları düşündürdü. O gün oyunu izledim. Artık geride kaldı diyemedim. Şehrin değişen yüzü ile yaşadığım üzüntümü anlatmak için daha çok düşündüm. Hislerimi tüketmek istemedim. Düşündükçe kendi kendime şunları söyledim; bir insanın sevdiği insanı, sevgisini bile inkar ettirecek bir düzen olamaz. Kendimizi, yaşadığımız şehri ve insanları sevelim. Sevgi uğruna bedeller ödeyelim. Şehrimizin yapısının tamamen değişmesini kabul etmeyelim. Tanımasak bile sırf aynı şehirde yaşadığımız için sevebileceğimiz insanların, ruhsuz varlıklara dönüşmesine alışmayalım. Sanat ile bilim ile kültür ile aydınlanan bireyler olalım.

Rutkay Aziz’in sesinden etkilenmeyen yoktur. O etkileyici ses, beni hem oyuna dahil etti hem de çocukluğumun dizisi Bizimkiler’e götürdü. Bize bizi anlatan, hepimizin severek izlediği diziyi düşündüm. Bu şehirde gerçekten mutlu olduğum yıllar. Ayla hanıma, okuduğu şiirleri birden duyar gibiydim. Sana Geldim İstanbul…Senden gidiyoruz Balıkesir’e dönüşmesin. Aman, Sakın… Popüler dünyaya hiçbir zaman ait olmadığımı da hissettim. O dünyayı yaratanlara karşı direneceğimi de biliyorum. Benim gibi düşünen nice güzel yürekler ile güzel yarınları inşaa edeceğiz. Buna inanıyorum. Bunu başarabilmek için yaşadığım her anı özümsüyorum, asla unutmuyorum. Geçmişime sahip çıkıyorum. Umudumu koruyorum. Benliğimi , şehrin ruhsuz kimliğinden uzak tutmanın bir yoludur, Kazdağ Çiğdemi olmak… Tiyatro gibi kültürel ve sanatsal etkinlikler ile mutlu bir şehir bizlere uzak olmasın… Aynı amaç altında buluşmak üzere sevgili okurlarım…

Bu haber 403 kez okundu.
merkez_optik
Eğitim - 14:16 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    AYVALIK, TUĞBA GÜNER
    Tuğba Güner hanımefendiden Ayvalık belediyesi kültür ve sanat çalışmalarında ve etkinliklerinde faydalanmalı diye düşünüyorum. Faydalanmalı kelimesi şık durmadı diye düşünen dostlarımız olabilir. O noktaya takılmayın… Tuğba hanım iddialı bir siyasetçi… Bu iddiasını sürdürebilmesi açışından onun da sesini, birikimlerini ve hareketlerini ve emeğini doğru projeler de aktarabileceği ve katkılarıyla hem bulunduğu yere hem de kendisine, (parti […]
  • 02
    O EL SIKILMALI… Tanyol KIPÇAK
    Neymiş?.. Kızgın demir’i soğutma zamanıymış.. Eyvallah hep birlikte soğutalım. İyi de sormadan edemiyorum. Neden kızdırdınız o zaman demir’i ?.. Neden dağladınız yürekleri, yaktınız gönülleri?.. Seçim zamanı olurmuş öyle şeyler.. Şimdi kucaklaşma zamanıymış!.. İşte “kırılma noktası” bana göre tam da burası.. Toplumun “kucaklaşması” için önce bir “sebep” ortaya koyacağız.. Sonra onun üzerinden “politika” üreteceğiz.. Yani.. Sebep-sonuç […]
  • 03
    “BİYOLOJİK ZENGİNLİĞİMİZ TEHDİT ALTINDA”
    Genç TEMA’nın katkılarıyla düzenlenen “Türkiye’nin Biyolojik Çeşitliliği ve Değeri” konulu konferans  Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde gerçekleştirildi. Fen-Edebiyat Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fatih Satıl’ın konuşmacı olduğu konferansa TEMA Vakfı  İl Temsilcisi Metin Kuter, Balıkesir Üniversitesi Genç TEMA Sorumlusu Mehtap Nur İndibi, öğretim elemanları, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye’deki biyolojik çeşitlilikle bu çeşitliliği tehdit eden faktörler […]
  • 04
    KORE GAZİSİ ASKERİ TÖRENLE UĞURLANDI
    Manyas’ta vefat eden Kore Gazisi İbrahim Tüz son yolculuğuna devlet töreniyle  uğurlandı. Manyaslı Kore Gazisi İbrahim Tüz, 87 yaşında vefat etti.  Evli ve 4 çocuk babası Kore Gazisi İbrahim Tüz için kırsal Tepecik mahallesinde ki evinin önünde askeri tören düzenlendi. Bandırma 6.Hava Üssü tören mangasından askerler Tüz’ün Türk bayrağına sarılı tabutunun başında nöbet tuttu. Cenazeye […]
  • 05
    HİÇBİR ŞEY OLMASA BİLE KESİNLİKLE BİR ŞEY OLDU
    Çok sevdim bu cümleyi. “Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şey oldu.” Tarih sayfalarına geçti. Kim diyor bunu?.. Pek çok ülke nüfusundan büyük, dünyanın en büyük metropollerinden, Türkiye’nin en kalabalık ve can damarı büyükşehrinde, iktidar partisinin il başkanı… Acaba dediklerini kulakları duyuyor mu? Veya hiç mi yanlarında uyaran, birlikte tartıştıkları, fikir fırtınası yaptıkları birileri yok? […]

YAZARLARIMIZ

  • İKİYÜZLÜ SİYASET ÜZERİNE!

    Siyaset alanında ikiyüzlülük, S. P. Huntington’nun “Medeniyetler Çatışması” (1996) ile Batı’ya armağanıdır. Yazık ki bugün, post modern süreç içinde dünyada giderek yaygınlaşan böyle bir durumu yaşıyoruz. Asya, Afrika hatta Amerika’da dini orijin üzerinden yükselen tepkilerle birleşince Huntington uyarısı, savaşlar, iç çelişkiler nedeniyle yorgun düşmüş Batı üzerinde etkili oldu. Bu uyarı bir anlamda Batı’yı, kültürel bagajında önemli […]
  • HİÇBİR ŞEY OLMASA BİLE KESİNLİKLE BİR ŞEY OLDU

    Çok sevdim bu cümleyi. “Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şey oldu.” Tarih sayfalarına geçti. Kim diyor bunu?.. Pek çok ülke nüfusundan büyük, dünyanın en büyük metropollerinden, Türkiye’nin en kalabalık ve can damarı büyükşehrinde, iktidar partisinin il başkanı… Acaba dediklerini kulakları duyuyor mu? Veya hiç mi yanlarında uyaran, birlikte tartıştıkları, fikir fırtınası yaptıkları birileri yok? […]
  • BALIKESİR LİSESİ’NE SELAM

    Çamlık yokuşunda, Lise yolunda, Gözlerin zeytin karası, Sesin höşmerim tadında, Bakışın serçe kaçışlı, Gülümsemen nar ekşisi, Nefesin bahar esişli.. Balıkesir üstünde ilim şatosu, Şehitler Lisesi, Gaziler Lisesi. Dağ başında kardelenler, Nergis ferahlığında Çamlık tepesi. İzciler geliyor selama durun.. Şehitler gidiyor selama durun.. Şehitler sıra sıra, gaziler madalyalı.. Yetiştirdi yüz binlerle sayılı.. Marşları, şarkıları, türküleri duyalı […]
  • NE OLDU?

    Ne olacak damat şaşırdı. Damadın “reform paketinden bakın ne çıktı. Devlet iki-üç bin dönümlük kamu arazilerinde çiftçilik yapacakmış. O zaman devlet, atlet-kilot üretir mi diye Sümerbank’ı neden özelleştirdiniz Süt Endüstrisi Kurumunu (SEK), Et Balık Kurumunu (EBK) özelleştirirken bunlar devletin iş değil diyordunuz. Bunlar değil seracılık devlet işi öyle mi? Karadeniz’in fındık üreticisini koruyan FİSKO BİRLİĞİ-Antalya’nın […]
  • 90 GÜN KALA AKLIMA GELENLER – Birgi TUNA

    Bugün 18 Şubat 2019. 19 Mayıs 2019’a tam 90 gün kaldı. Emperyalizm, 20’nci yüzyılda en büyük hezimeti Çanakkale’de yaşadı. Uğradığı hezimete rağmen, Türk Milletini esir etmek için 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla başlayıp 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasıyla tamamlanmaya çalışılan süreçte emperyalist ordular tek kurşun atmadan Yunan, Bulgar, Arap çeteleri maşa olarak kullandı. Bu […]
  • ANNEANNEMİN MEMLEKETİ HAVRAN

    3 yıl önce aramızdan ayrılan pamuk anneannem Havranlı. Babasını kaybedince Edremit’e taşınmışlar. Anneannem Edremit’in son zamanlardaki değişimini gördükçe; ”Benim memleket Havran aynı kaldı.” derdi. Edremit’ten Kadıköy’e lale toplamak için yürüdüklerini anlatırdı. Buraların günümüzdeki hali, anneannemin yaşadıklarının sanki bir masal olduğunu anlatıyor. Onun sağlığında ne yazık ki Havran’a beraber çok gelemedik. Küçüklüğümdeki bir gidişimizi hatırlıyorum. Altınkum’dan […]
  • DUYARLI BAŞKANLARA ALKIŞ

    Yerel seçimler öncesi başkan adayları örnek davranışlara imza attı. TEMA Vakfı Balıkesir İl Temsilciliği’nin “çevre dostu belediye başkan adayları arıyoruz” çağrısına adayların hemen hemen  tümü imza verip, destek oldu. Bir çok başkan adayı TEMA Evi’ni ziyaret etti, bazıları ise yaşadıkları ilçelerde doğa dostu başkan taahhütnamesini imzaladı. Aynı şekilde bir çok aday Otizmli Bireyleri Destekleme Vakfı’nın […]
  • KÖY ENSTİTÜLERİ / Fatma Zehra KÖSELEY

    Tarih , 17 Şubat 1923 yer İzmir. Tarihimizin o meşhur “İzmir İktisat Kongresi” nde Mustafa Kemal Atatürk geleceğimizin eğitim ve öğretiminin temelini oluşturan ilkelerin tespitlerini şöyle özetler. ” Evlâtlarımızı o şekilde eğitmeli ve terbiye etmeliyiz, onlara o şekilde bilgi, anlayış vermeliyiz ki, ticaret, ziraat ve sanat dünyasında ve bütün bunların faaliyet alanlarında verimli olsunlar, etkili […]
  • MEKTUP

    Sen öldün. Öldürmek bir eylemdir. Türkçe dilbilgisinde ya da yasalarda “fiil” de denir. Oysa ölmek bir eylem değildir. Senin ölmeni, ölümü, ölmeleri bir eylem yaptı insanoğlu ve ölünden ve ölümlerden kendine zırhlar, kapılar ve tesbitler icat etti. Ölümünden ve ölümlerden kendine konuşacak çok şey buldu ama yapacak hiçbir şey bulamadı. Sen öldün. Senin ölümünü ve […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • KORKMA CANCAĞZIM!.. İhsan DURAK

    “Korkulu düşün, sonu hayırdır” diye söylenir. Sevgi ve korku toplumlarının temel özellikleri bir birinden fersah fersah farklıdır. Binlerce yıldır tanrıların, (Tengri) gazabından kendilerini sakınan insanlar, sığınacak, dua edecek bir uluya karşı sevgi ve saygılıdırlar. İnsanların sevgi ve saygıları üzerinden duygu sömürüsü yapanlar. İnsanların akıllarını başlarından alacak korkular yaratmanın sevdasını yaşayarak; kendi geleceklerini garanti altına almayı […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 3 AY = ÇOK SENE… Nedim ISPARTA

    İstasyon mahallesi yazımda bahsettiğim gibi,  fabrikamızın özelleştirilmesi / kapatılmasının ardından çil yavrusu gibi dağıldık. Ben de bir arkadaş vasıtasıyla Görsel Yayınlar’a ansiklopedi satışı için başvurdum ama şartlar uymadı.  Lise mezunu değildim. Dursunbey’de satış yaparken yardımcı olduğum İpek hanım, beni direk müdür Hüseyin Aslan’ın( Facebook’dan arkadaşım şu anda) odasına götürdü.  – Nedim abi bu işi yapamazsa […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • O EL SIKILMALI… Tanyol KIPÇAK

    Neymiş?.. Kızgın demir’i soğutma zamanıymış.. Eyvallah hep birlikte soğutalım. İyi de sormadan edemiyorum. Neden kızdırdınız o zaman demir’i ?.. Neden dağladınız yürekleri, yaktınız gönülleri?.. Seçim zamanı olurmuş öyle şeyler.. Şimdi kucaklaşma zamanıymış!.. İşte “kırılma noktası” bana göre tam da burası.. Toplumun “kucaklaşması” için önce bir “sebep” ortaya koyacağız.. Sonra onun üzerinden “politika” üreteceğiz.. Yani.. Sebep-sonuç […]
  • BANDIRMA’NIN SINAVI “BANVİT”

    BANVİT A.Ş.’nin haziran ayı sonundan itibaren Banvit Basketbol ve Banvit Kırmızı’ya desteğinin sona ereceği geçtiğimiz günlerde kamuoyuna açıklandı. Yıllarca Görener ailesinin ekonomik desteği ile bir fabrika takımı olarak ayakta kalmayı başaran, ülke ve Avrupa’daki başarılarının yanı sıra adeta bir basketbolcu üretim merkezi durumuna gelen Banvit Basketbol, bugün sponsorsuz kalma tehlikesiyle karşı karşıya. Banvit Basketbol Kulübü […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • ÇOCUK YETİŞTİRMEK…

    William James, varlıklı bir ailenin çocuğu idi. Çocukluğunda çok ciddi sağlık sorunları yaşamıştı. Pek arkadaşı yoktu. İyi bir öğrenci değildi. Evin içinde resim yaparak günlerini geçiyordu. Yaptığı resimlerini satın alan yoktu. Babası kendisiyle alay ediyordu. Erkek kardeşi Henry James ise dünya çapında tanınan ve okunan bir yazar olmuştu. Babası iş ilişkilerini kullanarak oğlunu Harvard Tıp […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 96.861
    -0,03%
  • ALTIN 238.33
    0,17%
  • DOLAR 5.811
    0,16%
  • EURO 6.553
    0,32%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link