DOLAR31,0708% 0.17
EURO33,6790% -0.05
STERLIN39,4560% 0.03
FRANG35,2677% 0.06
ALTIN2.032,57% 0,77
BITCOIN1.627.8251.052

ALTIN ÜRETİMİNDE YASALAR KİMDEN YANA?

Yayınlanma Tarihi :
ALTIN ÜRETİMİNDE YASALAR KİMDEN YANA?

Sevgili okurlarım, merhaba

Sizlere, bir önceki yazımda altın madeni ve özel maden şirketleri hakkında bazı bilgiler aktarmaya çalıştım. Doğa anadan ve yaşamdan yana bir kalem olarak, yeni yazımda da bu konuyu irdelemeye devam edeceğim. Çok daha doğrusu, altın madeni üretimi ile Anayasamız ve ilgili mevzuatlar neler diyor ve bütün bunlara gerçekten uygulanıyor mu, yoksa özel şirketlerin çıkarları mı korunuyor bu sorulara hep birlikte bir yanıt arayacağız.

Anayasamızın 168 maddesi aşağıdaki gibidir:

“168. Madde; Tabii Servetlerin ve Kaynakların Aranması ve İşletilmesi

Tabii servetler ve kaynaklar Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Bunların aranması ve işletilmesi hakkı Devlete aittir. Devlet bu hakkını belli bir süre için, gerçek ve tüzelkişilere devredebilir. Hangi tabii servet ve kaynağın arama ve işletmesinin, Devletin gerçek ve tüzelkişilerle ortak olarak veya doğrudan gerçek ve tüzelkişiler eliyle yapılması, kanunun açık iznine bağlıdır. Bu durumda gerçek ve tüzelkişilerin uyması gereken şartlar ve Devletçe yapılacak gözetim, denetim usul ve esasları ve müeyyideler kanunda gösterilir.”

Anayasada öngörülen ilgili kanun, 3213 Sayılı Maden Kanunu’dur. Maden Kanunu’nda altın madenlerinin aranıp işletilmesine, yerli ya da yabancı şirketlerce aranıp üretilmesine, üretilen altının ihracatı ya da pazarlanması ile ilgili ayrıcalıklı bir hüküm ya da kısıtlama yoktur. Maliye Bakanlığı, zaman zaman genelgelerle altının pazarlanmasına yönelik uygulamalar öngörmektedir. Öngörülen düzenlemeler nedense yabacı sermayeli şirketlerin hiçbir zaman zararına olmamıştır.

Madenlerin devletin hüküm ve tasarrufunda olduğu kapitalist sistemde madenler sermayenin “üretim aracıdır”. Üretim aracı olarak kullanılan madenler için Maden Kanunu’nda, devlet hakkı ödenmesi öngörülmüştür. Altın üreten yerli ve yabancı sermayeli madencilik şirketleri, devlete devlet hakkı olarak yüksek bedeller ödediklerini, az kar ettiklerini ifade etmektedirler. Ve ürettikleri altının %5’ini devlet hakkı olarak devlete ödediklerini belirtir. Bu durum ne kadar doğrudur?

 

Maden Kanunu’nun 14.Maddesi’nde altın ve benzer, madenlerden devlet hakkı “ocak başı satış fiyatı” üzerinden alınmaktadır. Ocak başı fiyatı altının satış fiyatı olmayıp kanundaki tanımı; ” … madenin ocakta üretiminden ilk satışının yapıldığı aşamaya kadar oluşan nakliye, zenginleştirme ve varsa farklı prosese ait kullanılan tesis ve ekipmanın amortismanı dahil giderler çıkarılarak oluşan fiyattır.” şeklindedir.

 

Diğer taraftan Maden Kanunu’nun 9.Maddesi’nde ; ”.. Altın, gümüş ve platin için ise devlet hakkının % 40’ı alınmaz.” denilmiştir.

Bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde; altın üreten yerli ve yabancı sermayeli madencilik şirketlerinin ülkemizde “ürettikleri altının karşılığı ödedikleri devlet hakkının altın olarak karşılığının” çok düşük olduğunu görmekteyiz. Yabancı sermayeli şirketlerin çoğu vergilerini neden kendi ülkelerinde ödemektedirler?

Ülkemizde üretimi yapılan altına karşılık ödenmiş devlet haklarının altın karşılığını hesaplamak için son 5 yıl altın üretim için teşvik sonrası ödenmiş devlet hakları ile ilgili bilgiye ulaşmak mümkün değil.

Ülkemizde 2011-2020 yılları arasında yaklaşık 2010 ton gümüş üretilmiştir. Üretilen bu gümüşün önemli bir bölümü altınla birlikte üretilmektedir. Devlet hakkı hesaplamalarında gümüşün nasıl değerlendirildiği de açıklanmalıdır.

Gümüşün 2021 sonu itibariyle değeri 23.10 $/onz’dur. Üretilen toplam gümüşün bugünkü fiyatla değeri 1.5 milyar $’dır. Ülkemizde üretilen altının Merkez Bankası’na verildiği söylenmektedir.

Bu durumun gerçek olduğunu varsayarsak, devletin hüküm ve tasarrufunda olan altın Merkez Bankası’na bedava değil, Londra Metal Borsası’ndaki altın fiyatları üzerinden satıldığı ortaya çıkmaktadır. Daha net bir ifade ile  ‘’Devletin malı devlete satılmaktadır.’’

Ülkemizde “cevher hazırlama tesislerinin prosese yönelik denetimi” ile ilgili yasal düzenleme yoktur. Maden işletmelerinde üretilen altın miktarı, tamamen şirketin beyanına bağlıdır. Tank özütlemede cevher tesise girdikten, yığın özütlemede ve özütleme sonrası devletin denetlemesi sadece gözlemlemekten ibarettir.

Oysaki altın üreten tesislerin denetlenmesi için süreç içinde elektronik ölçüm cihazları yerleştirilmesi, sürekli örnek alınması, gerekli hesaplamaların yapılması, özellikle külçe dökümünün bir denetleyicinin nezaretinde yapılmalıdır.

Son bir değerlendirme olarak şunu diyebiliriz; altın üreten yerli ve yabancı sermayeli madencilik şirketleri devlete ödedikleri devlet hakkının “altın olarak karşılığı” çok düşüktür. Bu bilgilerin ilgili devlet kurumunca verilmemesi bunu doğrulamaktadır.

 

KAYNAK

Necati yıldız (Maden Yüksek Mühendisi)

Mevzuat Bilgi Sistemi (www.mevzuat.gov.tr)

YORUM YAP