Yayınlanma Tarihi : Güncelleme Tarihi :

AHMET AKIN’IN EN ZOR ÜÇ AYI … (3)

AHMET AKIN’IN EN ZOR ÜÇ AYI … (3)

Kuru tarımdan sulu tarıma geçmek, tarımsal üretimde bir devrimdir. Devrimin tabana yayılarak gerçekleşmesi ise çok ciddi bir emek ve değişim ister. Köylü duruşuyla sulu tarım sürecini başarıyla tamamlayamazsınız.

*Sulu tarım, sulama tesisleri ve yapılarının hayata geçirilmesiyle devreye girer.

*Sulu tarım, alt yapısı(tahliye kanalları, yolları, arazi toplulaştırma ve tesviye çalışması) tamamlanmış sulama sahasıyla devreye girer.

*Sulu tarım, toprak-tohum-su altın üçgeninde bilinçli hareket eden üretici ile devreye girer.

*Sulu tarım, siyasetçinin ağzından çıkacak sözlerle değil, bilgisiyle, tarımsal üretimin ve maliyet ekonomisinin gerçek verilerine olan hakimiyeti ile ve üyesi olduğu ziraat odalarının ülke ekonomisinde olan ağırlığı ile devreye girer.

*Sulu tarım, suyu bedava vereceğiz diyen siyasetçiye prim vermemesiyle devreye girer.

DSİ kurumu tarafından işletmeye açılan sulamalarda sulama suyunun fiyatı zaten bedavaya yakındır. Örneğin, 2023 sulama sezonunda cazibe sulamasında bir dekar mısır sulamasının fiyatı 200 lira civarındaydı. Eğer siz ürününüzü yağmurlama veya damlama sulama sistemiyle suluyorsanız %40 indirim uygulanır. Sulama fiyatı 120 liraya düşer.

Bugün hibrit mısır tohumu en az 8 ile 11 kez arasında sulanır. Böyle bir sulama karık sulama sistemiyle yapılırsa buna ne su yeter ne de toprak dayanır. Bu nedenle hibrit mısır sulamasının topraklarımızın verimliliği açısından bir baş belası olduğunu hep söyledim, hem de raporlarımda yazdım.

Sulu tarımda asıl amaç suyun bitkiye ihtiyaç duyduğu sulama aralıkları dahilinde;

*yüzey erozyonuna,

*etkili toprak derinliğinde tabansuyunun yükselmesine,

*toprakta tuzun birikmesine neden olunmadan verilmesidir.

Su, sonsuz kaynak değildir. Bilinçli kullanılmadığında çözülmesi son derece pahalı sorunların nedeni olabilen ve bu nedenle çok özenli ve dikkatli ve ölçülü kullanılması şart olan bir kaynaktır. Suyun fazla verilmesi fazla ürün alınacağı anlamına gelmez. Kaldı ki köylümüzü bu süreçte çiftçi yapamadığımızdan dolayı tarımsal üretimin uygulama tekniklerinde olumluluk anlamında ciddi bir ilerleme sağlayamadık. Karık sulama sistemi halen sulamada en çok uygulanan bir sistemdir. Bu sistemde tarlanıza gereğinden çok suyu aldığınız gibi tarlanızın en verimli üst toprak tabakasının erozyonla akıp gitmesine neden olurken toprağınızda farkında olmadan tuzlulaşmanın başlamasına da neden olunacağının bilincinde olmak zorundayız. Bu nokta çok önemli olduğundan bunu biraz daha geniş olarak anlatmak istiyorum.

1. ve 2.nolu yazılarımda drenaj gözlem kuyularından bahsetmiştim. Bu gözlem kuyuları, sulama ovasının bitkinin kök bölgesi için önemli olan etkili toprak derinliği dikkate alınarak yeraltındaki tabansuyu seviyesini bize en iyi sonuçlarıyla verecek şekilde bir proje dahilinde projelendirilerek açılır. Bu suretle bitkinin etkili kök derinliğindeki tabansuyu seviyesi her ay yapılan ölçümlerle takip edilir. Bu ölçümlerde tabansuyunun yükselmesine yağmur mu yoksa sulamanın en yoğun olduğu pik dönemde yapılan sulama mı etkili olduğu hazırlanan tabansuyu kontrol haritalarında ortaya çıkar. Buna göre çözüm yolları uygulanır. Yine sulamanın yoğun olduğu dönemde gözlem kuyularından su örnekleri alınır. Laboratuvarda yapılan analiz sonuçlarına göre tuzluluk seviyesi ölçülür. Arazi üzerinde tuzlulaşmanın başlayıp başlamadığı hazırlanan haritalarda ortaya çıkar. Erken tespitte çözüm maliyeti yükselmeden sorun daha kolay çözülür.

Sulu tarım, kurallara uyulmadan bilinçli yapılmazsa kısa zaman dilimi içinde, toprakta tuzlulaşma sorunuyla birlikte yapısal sorunlar başlar. Bu durum önlem alınmazsa toprakta çölleşmenin nedenidir. Erken tespit edilmediğinde çözüm maliyeti çok yükselir ve toprak verimliliği olumsuz bir şekilde etkilenir ve sonunda üretim durur. Ülke tarımımızın temel sorunlarından biri de budur. Benim beka sorunu derken anlatmak istediğim hassas nokta budur.

Özetle yanlış sulama toprağı bitirir, toprak yoksa ekmek de yoktur.

Çiftçi eğitimi, DSİ kurumunda hep ön sıradaydı. Çiftçinin sulama öncesinde sulama beyannamesinde vereceği bilgilerin eksiksiz ve doğru olmasının ne kadar önemli olduğu konusu verimli bir sulama için olmazsa olmaz bir kuraldır. Sulama beyannamesi yoksa ya da bu beyannamenin bilincinde değilseniz sulu tarımın uygulama gerçeği olan planlı su dağıtımını arazide gerçekleştiremezsiniz… Paldır küldür bir anlayışla sulu tarım yapılamaz. Yapılmaya çalışılırsa orada verimli bir sulama yapılamayacağından yaşanılan gerginlikler nedeniyle toplumsal olaylar başlar. (Devam edecek)

Sevgi ve saygılarımla Vecdi Yılmaz

Kaynak : Vecdi Yilmaz

YORUM YAP