25° Parçalı az bulutlu
  • EURO 6.21
  • DOLAR 5.58

AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

Yazarlar - 1 Şubat 2019 23:42 A A
pusula balıkesir gurur

Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol eğitimi. Beşiğinizin mavi veya pembe olması veya isminizin belirlenmesi gibi. Örnek olarak, kimse Abdullah isimli bir kadın tanımamıştır.

Bu rol eğitimi geleneksel toplumda zorunlu, belki de insanoğlunun avcı-toplayıcı zamanlarına ulaşan kökleri olan ve son derece pratik bir eğitim. Yine iyi bir örnek “ev kadınlığı” bir meslek iken, ”ev adamlığı” diye bir kavram yok. Evin bir “üretim üssü” olduğu dönemde yapılması gereken ev işlerini kadınlara, dış işlevi erkeklere öğretmek, gençleri erkenden evlenmeye, çalışmaya, doğurmaya ittirmenin çok pratik bir yolu cinsiyet rolleri.

Şimdilerde çok eleştirilen bu “erkek ve kadın kavramlarına göre yetiştirilme” toplumun yapısından gelen ve çok doğal kabul ettiğimiz bir şey. Bazı dillerde örneğin Arapça, Almanca vb. her kelime “erkek” veya dişi olarak ayrılır. (Hemşir-hemşire vb.) Biz bunu fark etmeyiz bile. Doğaldır ve öyle kullanılır.

Yeni bir kavram var. Ünlü Amerikalı yıldız ile ilgili bir haberde, bir anne olarak, çocuğunu “genderless” yetiştireceğini söyledi. Yani, yeni doğan çocuğuna cinsiyet rollerini yüklemeyecek.”Unisex” veya Hermafrodit veya aseksüel değil, “genderles” olacak çocuk.  Pembe beşik kullanılmayacak, cinsiyet rolü çağrıştıran Barbie bebek almayacak vb. ”Genderless” yeni bir kavram ve cinsiyet rolünü öğrenmemiş bunu taşımaya, böyle düşünmeyen kişi demek. Bugünümüzde artan bir moda gibi. Belki iyi tarafları da var. Ancak, bu yazı,teknik ve sosyolojik bir yazının taslağı olacağından, ben bu kavramı açmak ve tanımlamak istiyorum.

Bir başka kelime, ki sık sık genderless yerine kullanılıyor. A-gender, yine cinsiyet rollerini benimsememiş insan olarak kullanılıyor. Benim bu yazıdaki önerim A-gender tanımını netleştirmek. Cinsiyet rollerini, toplumsal işlevini bozacak düzeyde ve kişisel ilişki kuramayacak derecede öğrenmemiş veya öğrenememiş kişiye AGENDER denmesini öneriyorum.

Durduk yere bu nereden çıktı ? Denebilir. Çok önemli bir süreç hemen açıklayayım. Her insanda temel kişilik sekiz yaşına dek oturur. Cinsiyet rol eğitimi çok öncesinde -başlar. Kısa bir uyku evresi (latent dönem, 7-12 yaş arası) sonrası cinsiyet hormonları ile gerçek cinsel kimliğimiz ve karşı cinsle ilişkilerimiz başlar. Bu 16-18 yaşa dek genellikle tamamlanır. Ancak beynin olgunlaşması ve kişilik gelişimi 21-24 yaşa dek sürer. Bu nedenle İspanyol toplumunda 16 yaş, pek çok toplumda 18 yaş, Anglosakson kültüründe 21 yaş çok önemli yetişkinlik ayıraçlarıdır. Bu bilginin çok temel bir özeti; genellikle sandığımız evya düşündüğümüz gibi önce insan sonra kadın veya erkek olmuyoruz. Yani, önce cinsiyet rolleri oturuyor sonra yetişkin insan oluyoruz.

Bu bilgi notunu kenara koyalım ve 1980 sonrası gençliğe dönelim. Bu nesiller, Y kuşağı bilgisayar ve ekranla, 2000 sonrası Z kuşağı ise internet ile büyüdü. Yani sosyal sınırları ve cinsiyet rollerini öğrenecekleri ve taklit edecekleri yaşlarda, gözleri sürekli ekrandaydı. Abartılı ortamlarda, abartılmış cinsiyet rolleri ile büyüdüler. Flört, cinsellik hatta en tuhafından seks eylemleri onlara yabancı değil. Yani antiseksüel (seks karşıtı) aseksüel (hiç cinsel yakınlaşma hissetmeyen) bir yapıları yok. Tam tersine bu konuda fazla eğitimliler. Bu konularda ki göstergelere bayılıyorlar. Dekolteler, piercingler, dövmeler, yan profilden fotoğraflarla bir tür “cinsel teşhircilik” bu kuşağın günlük yaşamının olmazsa olmazı.

Ancak bu tercihlerin ve uzun yıllar ekrandan aldıkları eğitiminin bir tuhaflığı var. Örneğin, çok sevilen friends gibi dizilerde hiç yaşlı yok, bebekler yok, çocuklar altını kirletmiyor, şık sofralar hep hazır, herkes bakımlı. Senaryo gereği çok nadir görünüp çıkıyor hizmet edenler.

Bu nedenle, yeni gelen neslin “genderless” kısmı ve ne yazık ki agender kısmı var. Yani, cinsiyetçi olmayan ve bu konuda ayrımcı olmayan ama yemek pişirebilen birinden hoşlanabilen kadın veya erkek gibi davranabilen uzun süreler için sözler verebilen ve sorumlu ilişkiler kurabilen kişilere itirazım yok; eşitlikçi ve bu konuda duyarlı anlamında “genderless” diyebiliriz.

Ancak, kadın ve erkek rollerinden çok uzak bir grup var. Her iki cinsiyette de çok dağınıklar, kıyafetler, çöpler, eşyalar inanılmaz dağınık. (hep toplayanlar var evde) Her iki cinsiyette düdüklü ile çaydanlığı ayırt edemiyor. Kendine omlet yapamıyor. Tornavida ve penseyi ayırt edemiyor ve “ampulü değiştir” kelimesini anlayamayacak haldeler. Kesinlikle abartmıyorum.

Vahim olan, sürekli bir ilişki evlilik, doğum hatta ayrı bir evde birlikte yaşama gibi kaygıları yok. Bu yaşam biçimi, şu anda Japonya toplumunun en ağır sorunu. Gençler kesinlikle, sevgili olarak bile aynı evde yaşamıyor, evlenmiyor ve asla doğurmuyorlar. Zaten doğurulan bebeklere bakım verecek cinsiyet bakış açısından veya cinsel rol eğitiminden uzaklar. Oyuna dalıp bebeğini arabada unutan veya bebeğin yanına biberon koyup tatile çıkan kadın haberlerini anımsayın.

Aseksüel değiller. Yani cinsel istekleri var ve bu nedenle “fuckbody” ve “friens with benefits” gibi yeni ilişki biçimleri ve kavramlar oluşturmuşlar. Ancak uzun süreli bir ilişkiye girmek, söz vermek vb. onlara çok zor geliyor ve hatta akıllarına bile gelmiyor.

Uzun süreli ve kalıcı ilişki gibi bir kavramları yok. İlişki, eski kuşaklar gibi “olmazsa olmaz” değil. Son on yılda kadın veya  erkek afrketmez, danışanlarıma sorduğum “niye ayrıldın” sorusuna çok sık aldığım bir yanıt var. ”Sınavım, işim vb.vardı, uğraşmak istemedim” “yordu beni” “sıkıldım artık” vb. Yani karşı taraf ile bir empati, samimi şehvet (intimacy) hissetmiyorlar. Robotik teknoloji ve sanal gerçeklikten sonra, canlı biriyle ilişki kurmaktansa, proglamlayabildikleri robotlar veya sanal programlarla ilişki ve cinselliği yeğleyebileceklerini şimdiden görebiliyorum.

Bu yazı devam edecek, ayrıntılanacak ve öneriler getireceğim ancak beni şaşırtanbir konuyu vurgulamak istiyorum şimdilik. Bizler bu değişimin farkında değiliz. Tuhaf olan bu. Artık toplumun yüzde ellisini oluşturan ve GENDERLESS / AGENDER bir nesil varken bunların ebeveynleri “mürvetini görelim” havasında. Bu kadar kopuk iki kitlenin aynı zamanda, aynı mekan (hatta aynı evde) yaşaması çok ilginç geliyor bana.

Değişen cinsiyet tanımları, ilişki biçimleri apayrı konular, pek yakında yazılacaklar efendim.

Bu haber 1168 kez okundu.
Yazarlar - 23:42 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    AĞAÇLARI DA VURURLAR !
    Hollanda’nın başkenti Amsterdam’da Anne Frank Müzesi’nin bahçesinde bulunan 150 yaşındaki 27 tonluk dev kestane ağacının devrilme tehlikesiyle karşı karşıya olduğu gerekçesiyle belediye tarafından kesilmek istenmesi karşısında harekete geçen çevrecilerin açtığı mahkeme sonucu kestane ağacı kesilmekten kurtuldu. Küçük Yahudi kız Anne Frank’ın 2. Dünya savaşı sırasında gizlenirken yazdığı anılarında yer alan kestane ağacı kesilmek yerine tedavi […]
  • 02
    ENFLASYON MU ? DEFLASYON MU?
    Enflasyon deyince ilk akla gelen paranın alım gücünün düşmesidir. Hayat pahalılığıdır. Oysa Türkiye’de her şeyin enflasyonu var. Sırayla bakalım; 1- Ekonomi 2- Siyaset 3- Eğitim 4- Sağlık Ekonomiyi zaten herkes biliyor. Cebine bakarsın çayın 1 TL olduğu yeri arıyorsan sen enflasyon kurbanısın. Gelelim siyasete… İşte aslında bizi, yani toplumu en çok mağdur eden siyasi enflasyondur. […]
  • 03
    BAL-KES PUANSIZ DÖNÜYOR
    Balıkesirspor, TFF 1. Lig ilk hafta maçında deplasmanda Adana Demirspor’a 2-0 yenildi. STAD : 5 Ocak Fatih Terim HAKEMLER: Kadir Sağlam, Önder Yılmaz, Utku Tunavelioğlu ADANA DEMİRSPOR : Kurtuluş Yurt, Mehmet Uslu, Semih Güler, Adil Demirbağ, Anderson (Dk. 46 Kosecki), Carayol (Dk. 73 Aosman), Süleyman Koç (Dk. 33 Hakan Bilgiç), Erdal Öztürk, Vedat Bora, Traore, […]
  • 04
    KAZDAĞLARI’NDAN MARMARA’YA, SUSURLUK ÇAYI’NDAN GÖNEN’E…
    Bu yaz Balıkesir’de gündemi çevre olayları belirledi.Özellikle Çanakkale Kirazlı’dan Havran Demirtepe’ye, Balya Orhanlar’a kadar uzanan altın arayışı Balıkesir’de çevrecilerin haklı tepkilerini getirdi. Bu konuda yazılmadık, söylenmedik laf kalmadı. 5 Ağustos’taki büyük buluşmada görme engelliler bile vardı ama gerçekleri görmek istemeyen bazıları hala “Kirazlı Kazdağları’nda değil, Kazdağlarına 40 km uzaklıkta” demeyi sürdürüyor.Bazıları ise Edremit Körfezi’ndeki yapılaşmaya […]
  • 05
    “GİDİŞLERİ YAKIN”
    Kitap Fuarı için Edremit’e gelen CHP Genel Başkan Yardımcıları Seyit Torun ve Yıldırım Kaya, ilçe örgütünü ve Belediye Başkanı Selman Hasan Arslan’ı ziyaret etti.. Torun, ” ‘Mart’ın Sonu Bahar’ olacak dedik, bahar oldu. Şimdi bir şey daha söylüyoruz gidişleri yakın. Halkın refahını arttırmak yerine, cebindeki paraya göz diken bir iktidar yıkılmaya mahkumdur ” dedi. CHP […]

YAZARLARIMIZ

  • KAZ DAĞLARINA BAK, EĞİTİM İLE YABANCILAŞMIŞ İNSANI GÖR!

    Eğitim, insana doğuştan sahip olduğu edimleri etkili kullanabilme yeteneği ve disiplini kazandırır.  İnsanın bu eğitimden yararlanabilmesi, aldığı eğitimin kalitesi ile bir de bireyin içinde bulunduğu bilişsel, duyuşsal hazır bulunuşluğu ile yakından ilişkilidir. Kazanılan yeteneklerin kullanım biçimini ve yönünü belirlemeye sıra gelince, işin içine ideoloji, inanç, egemen kültüre dayalı aşılamalar, güdülemeler, güdümlemeler girer. Eğitim sistemlerinin insan […]
  • KAZANIYOR MU SANIYORUZ SAHİDEN?

    “Doğayla savaş halindeyiz. Eğer kazanırsak kaybedeceğiz” demiş Hubert Reeves. Türkiye için “cuk” oturan bir tespit. Onlarca yıldır savaşıyoruz. Kazanıyor gibiyiz(!) Kaybettiğimizi  gelecekte anlayacağız şüphesiz de bugün kazandığımızı sandığımız savaşın sorumlularını bulabilecek miyiz? Hayır. İda’da aylardır on binlerce ağaç kesilirken, köylüler ve yörede faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile yerel basın dışında kimsenin sesi pek duyulmadı […]
  • ANAFARTALAR ZAFERİ -2-

    EMPERYALİSTLERİN BELİ NASIL KIRILDIÇanakkale Savaşlarını İngilizler safında başından sonuna kadar izleyen savaş muhabiri Ashmead-Bartlett Times gazetesinde 19 Mayıs 1916 tarihli makalesinde yazdıklarını okumak bile olayı gözler önüne seriyor :“10 Ağustos günü Anzak birlikleri büyük gayret sarfetmişler ve Conkbayırı sırtlarına ulaşmışlarsa da ele geçirdikleri yeri koruyamamışlardır. Hele Ghurkalardan bir tabur Conkbayırı’na çıkabilmişti. Fakat Türkler karşı saldırıya […]
  • KILIÇDAROĞLU’DAN (7) MADDELİK MANİFESTO

    Hafta sonu Afyonkarahisar Sandıklı ilçesinde CHP’li belediye başkanlarıyla Çalıştay yapan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu yedi maddelik bir manifesto yayınladı.Daha raporun mürekkebi kurumadan yandaş medya çamuru yapıştırıverdi.“Yedi maddelik kaos.”Bu Manifestodan kaos falan olmaz; ama AKP’nin kâbusu olur.Neyse, biz gelelim Kılıçdaroğlu’nun manifestosuna. Özetle: 1-Kimseyi ötekileştirmeyin, ayrımcılık yapmayın2-Hizmeti yandaşlara, eş, dost, akrabaya değil belde halkına yapın3-Fakir mahallelere pozitif […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • KAZDAĞLARI, İHANETİ AFFETMEZ!

    Munzur Dağlarının tamamı, maden sahası ilan edildi. Salda Gölü, milleti ümmete çevirme hevesine kapılanlar tarafından, Millet Bahçesi olması için ihaleye çıkıyor. Hasankeyf, 12 Bin yıllık kültürel miras ömrü en fazla 50 yıl olacak Ilısu Barajı için sular altında bırakılmak isteniyor. Kazdağları’nın doğası maden arama faaliyetleri yüzünden katlediliyor… Anadolu’ya, cehennemi yaşatan doğa katliamlarına yönelik gelişmeleri sıcağı […]
  • KAZDAĞLARI’NDAN MARMARA’YA, SUSURLUK ÇAYI’NDAN GÖNEN’E…

    Bu yaz Balıkesir’de gündemi çevre olayları belirledi.Özellikle Çanakkale Kirazlı’dan Havran Demirtepe’ye, Balya Orhanlar’a kadar uzanan altın arayışı Balıkesir’de çevrecilerin haklı tepkilerini getirdi. Bu konuda yazılmadık, söylenmedik laf kalmadı. 5 Ağustos’taki büyük buluşmada görme engelliler bile vardı ama gerçekleri görmek istemeyen bazıları hala “Kirazlı Kazdağları’nda değil, Kazdağlarına 40 km uzaklıkta” demeyi sürdürüyor.Bazıları ise Edremit Körfezi’ndeki yapılaşmaya […]
  • SU VE VİCDAN İÇİN – Fatma Zehra KÖSELEY

    Kaz Dağları Kirazlı – Balaban’da su ve vicdan nöbeti tutacağız.Kaz Dağları eteğinde oturan bizler sabah döküldük yollara. Kalabalıklar arttıkça , tanışlarla karşılaştıkça, Kaz Dağları eteğinin sıcağı serinliklere dönüştü. Kucaklaştık , yeniden görüşmenin coşkusuyla. Bu kadar yaman kalabalık olacağımızı sanmıyordum. Sabahın seherinde ötüyor kuşlar türküsünü mırıldandım aracımıza giderken. Keyifle yola koyulacağız , kadınlarımız rengarenk , coşkuyla […]
  • NEFES – Hakan TOPALOĞLU

    Soluk da diyebilirsiniz. Dua anlamı da taşıyor, duman anlamı da. Hatta şiir anlamı da taşıyor nefes. Nefes, aynı zamanda bir film ismi. Hani komutanın askerlerine “sen uyursan herkes ölür” diye bağırdığı film. Nöbette uyumanın ölüme yol açacağını anlatan efsane replik. Ölümün bizi uykuda yakalaması sadece terörün bir sonucu mu?.. Değil elbette. Araç kullanırken uyursanız, ölürsünüz. […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘BİZ 9 KARDEŞİZ’- İbrahim ERGÜL

    Hafta sonu Balıkesirliler Dernekleri Platformu’nun (BALDEP) Gönen’de gerçekleştirilen 8’nci çalıştayını takip ettim.Programın termal oteldeki ikinci bölümü yarım saat geç başlayınca,benim gibi toplantıya saatinde önce gelen Ahmet Akın’la daha geniş sohbet etme fırsatım oldu. Ahmet Akın’ın TBMM de Balıkesir’i temsil eden dokuz milletvekilinden biri olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir milletvekili Ahmet Akın’la daha […]
  • SERİN NEFESLER- İHSAN DURAK

    “Bir rahip,bir doktor ve bir mühendis golf sahasının boşalmasını beklemektedirler. Mühendis:”Bu adamlar ne yapıyor böyle, 15 dakikadır bitirmelerini bekliyoruz.” Doktor: “Bilmiyorum ama hiç böyle bir saçmalık görmedim.” Rahip: “İşte görevli geliyor, onunla konuşalım.” Rahip: ” Merhaba, Şu anda sahada olan grup ne zaman   çıkacak, neden bu kadar yavaşlar?” Görevli: “Evet onlar kör itfaiyeciler. Kulübümüzde […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 30 AĞUSTOS’U BİLMEYEN ZAVALLILARA … Nedim ISPARTA

    Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, “30 Ağustos, halkın genelini ilgilendiren bir bayram değildir” demiş. Doksanlı yılların başında Görsel Yayınlar Bölge Müdürüyken 3 yıl Kütahya bölgesinde çalıştım. O  zaman Dumlupınar İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü olan arkadaşımın davetlisi olarak 30 Ağustos’ta 2 yıl törenlerde protokolde bayramı izleme fırsatı buldum. Cepheleri ve şehitlikleri gezdim. Atatürk kendisine […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • TEHLİKELİ ANALİZ… HIRSIZ KİM…?

    Bizi yönetenleri suçlamadan önce şimdi herkes bir kez daha düşünsün…BUYRUN : Okuyun…… !!!!!KOSGEB’e başvurup…araya adam sokarak KOBİ kredisi alıp… altındaki arabanın modelini yükseltiyor..KOBİ destek kredisi alıp… Deniz manzaralı dubleks daire alıyor…KOBİ kredisi alıp… Aldığı parayı iş yerini büyütmekte kullanmıyor… faize yatırıyor… hem taksitle yavaş yavaş geri ödüyor… hemde parasına para katıyor…İşsizlik maaşı alabilmek İçin, patronundan […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • İNSANLIK MI?.. Tanyol KIPÇAK

    Düşünen ve konuşabilen canlı varlık nedir sorusunun cevabı hiç şüphesiz insandır…Hiç birimizin itirazı yok herhalde…Pekiii..Yukarıdaki tarife uyan bir canlı…Yolda yürürken kazara çarptığı insana bırakın “pardon” demeyi ; yürü lan deyip “küfür”ediyorsa; otobüste,metroda yaşlısına yer vermeyip “saygı” göstermiyorsa; trafikte aracından el,kol hareketleri yapıp başka sürücüleri “taciz” ediyorsa; kadına gözü ile “sarkıntılık” ediyorsa;“O” insan mıdır?..Hakkı olmadığı halde […]
  • YÜCEL BAŞKAN’IN KULAĞINA FISILDAYIN

    Bandırma’da yapılan “2020-2024 Stratejik Planlamaya Esas Kuzey Gölge Şehir Çalıştayı’nın ardından Yücel Yılmaz ve Tolga Tosun Bandırma’da incelemelerde bulundu. Büyükşehir Belediyesi bizi toplantıya davet etmediği için Çalıştay’daki konuşmaları aktaramıyorum ama Bandırma’da inceledikleri yerleri ve izlenimlerimi sizlere kısaca yazacağım. “Birlikte yöneteceğiz, ortak akıl” gibi seçim öncesi vaatlerde bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz’ın, söylediği sözlerin somut […]
  • KÜÇÜK ALTIN- UĞUR SATILMA

    Futbol sezonunun başlamaması nedeniyle gündemi fanatik ve sığ tartışmalar henüz esir almadı. Bu boşluktan istifa edip atletizmden konuşmalı, zira tam zamanı! Son günlerde özel sporcularımızın Uluslararası Paralimpik Komitesi (IPC) tarafından düzenlenen Dünya Gençler Para Atletizm Şampiyonasında kazandığı başarıları gururla takip ettik. Ancak durumu başlarını okşayarak geçiştirdik. Sanırım bu güzel çocuklara gerekli ilgiyi ülke olarak gösteremememiz, […]
  • DİRENEN KADINLARIMIZ…

    “Biz kadınlar okumasınlar demek istemiyoruz. Kadın izdivaçtan sonra arzu ederse, vakit buldukça kendi hanesinde ulum-u aliyeyi de tahsil edebilir. Şeriatımız buna mani olmaz, belki teşvik eder… Fatma Aliye Hanım hazretlerinin dediği gibi, tesettüre riayet şartıyla, bizde de herhangi bir kadın ticaret edebilir.” Şeyhülislam Musa Kazım… … LATİFE hanım… Atatürk evinde Nutuk’u bitirip okuduktan sonra eşi […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 95.734
    -0,87%
  • ALTIN 271.49
    -0,43%
  • DOLAR 5.585
    0,33%
  • EURO 6.211
    0,26%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link