Parçalı az bulutlu
  • EURO 5.97
  • DOLAR 5.30

AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

Yazarlar - 1 Şubat 2019 23:42 A A

Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol eğitimi. Beşiğinizin mavi veya pembe olması veya isminizin belirlenmesi gibi. Örnek olarak, kimse Abdullah isimli bir kadın tanımamıştır.

Bu rol eğitimi geleneksel toplumda zorunlu, belki de insanoğlunun avcı-toplayıcı zamanlarına ulaşan kökleri olan ve son derece pratik bir eğitim. Yine iyi bir örnek “ev kadınlığı” bir meslek iken, ”ev adamlığı” diye bir kavram yok. Evin bir “üretim üssü” olduğu dönemde yapılması gereken ev işlerini kadınlara, dış işlevi erkeklere öğretmek, gençleri erkenden evlenmeye, çalışmaya, doğurmaya ittirmenin çok pratik bir yolu cinsiyet rolleri.

Şimdilerde çok eleştirilen bu “erkek ve kadın kavramlarına göre yetiştirilme” toplumun yapısından gelen ve çok doğal kabul ettiğimiz bir şey. Bazı dillerde örneğin Arapça, Almanca vb. her kelime “erkek” veya dişi olarak ayrılır. (Hemşir-hemşire vb.) Biz bunu fark etmeyiz bile. Doğaldır ve öyle kullanılır.

Yeni bir kavram var. Ünlü Amerikalı yıldız ile ilgili bir haberde, bir anne olarak, çocuğunu “genderless” yetiştireceğini söyledi. Yani, yeni doğan çocuğuna cinsiyet rollerini yüklemeyecek.”Unisex” veya Hermafrodit veya aseksüel değil, “genderles” olacak çocuk.  Pembe beşik kullanılmayacak, cinsiyet rolü çağrıştıran Barbie bebek almayacak vb. ”Genderless” yeni bir kavram ve cinsiyet rolünü öğrenmemiş bunu taşımaya, böyle düşünmeyen kişi demek. Bugünümüzde artan bir moda gibi. Belki iyi tarafları da var. Ancak, bu yazı,teknik ve sosyolojik bir yazının taslağı olacağından, ben bu kavramı açmak ve tanımlamak istiyorum.

Bir başka kelime, ki sık sık genderless yerine kullanılıyor. A-gender, yine cinsiyet rollerini benimsememiş insan olarak kullanılıyor. Benim bu yazıdaki önerim A-gender tanımını netleştirmek. Cinsiyet rollerini, toplumsal işlevini bozacak düzeyde ve kişisel ilişki kuramayacak derecede öğrenmemiş veya öğrenememiş kişiye AGENDER denmesini öneriyorum.

Durduk yere bu nereden çıktı ? Denebilir. Çok önemli bir süreç hemen açıklayayım. Her insanda temel kişilik sekiz yaşına dek oturur. Cinsiyet rol eğitimi çok öncesinde -başlar. Kısa bir uyku evresi (latent dönem, 7-12 yaş arası) sonrası cinsiyet hormonları ile gerçek cinsel kimliğimiz ve karşı cinsle ilişkilerimiz başlar. Bu 16-18 yaşa dek genellikle tamamlanır. Ancak beynin olgunlaşması ve kişilik gelişimi 21-24 yaşa dek sürer. Bu nedenle İspanyol toplumunda 16 yaş, pek çok toplumda 18 yaş, Anglosakson kültüründe 21 yaş çok önemli yetişkinlik ayıraçlarıdır. Bu bilginin çok temel bir özeti; genellikle sandığımız evya düşündüğümüz gibi önce insan sonra kadın veya erkek olmuyoruz. Yani, önce cinsiyet rolleri oturuyor sonra yetişkin insan oluyoruz.

Bu bilgi notunu kenara koyalım ve 1980 sonrası gençliğe dönelim. Bu nesiller, Y kuşağı bilgisayar ve ekranla, 2000 sonrası Z kuşağı ise internet ile büyüdü. Yani sosyal sınırları ve cinsiyet rollerini öğrenecekleri ve taklit edecekleri yaşlarda, gözleri sürekli ekrandaydı. Abartılı ortamlarda, abartılmış cinsiyet rolleri ile büyüdüler. Flört, cinsellik hatta en tuhafından seks eylemleri onlara yabancı değil. Yani antiseksüel (seks karşıtı) aseksüel (hiç cinsel yakınlaşma hissetmeyen) bir yapıları yok. Tam tersine bu konuda fazla eğitimliler. Bu konularda ki göstergelere bayılıyorlar. Dekolteler, piercingler, dövmeler, yan profilden fotoğraflarla bir tür “cinsel teşhircilik” bu kuşağın günlük yaşamının olmazsa olmazı.

Ancak bu tercihlerin ve uzun yıllar ekrandan aldıkları eğitiminin bir tuhaflığı var. Örneğin, çok sevilen friends gibi dizilerde hiç yaşlı yok, bebekler yok, çocuklar altını kirletmiyor, şık sofralar hep hazır, herkes bakımlı. Senaryo gereği çok nadir görünüp çıkıyor hizmet edenler.

Bu nedenle, yeni gelen neslin “genderless” kısmı ve ne yazık ki agender kısmı var. Yani, cinsiyetçi olmayan ve bu konuda ayrımcı olmayan ama yemek pişirebilen birinden hoşlanabilen kadın veya erkek gibi davranabilen uzun süreler için sözler verebilen ve sorumlu ilişkiler kurabilen kişilere itirazım yok; eşitlikçi ve bu konuda duyarlı anlamında “genderless” diyebiliriz.

Ancak, kadın ve erkek rollerinden çok uzak bir grup var. Her iki cinsiyette de çok dağınıklar, kıyafetler, çöpler, eşyalar inanılmaz dağınık. (hep toplayanlar var evde) Her iki cinsiyette düdüklü ile çaydanlığı ayırt edemiyor. Kendine omlet yapamıyor. Tornavida ve penseyi ayırt edemiyor ve “ampulü değiştir” kelimesini anlayamayacak haldeler. Kesinlikle abartmıyorum.

Vahim olan, sürekli bir ilişki evlilik, doğum hatta ayrı bir evde birlikte yaşama gibi kaygıları yok. Bu yaşam biçimi, şu anda Japonya toplumunun en ağır sorunu. Gençler kesinlikle, sevgili olarak bile aynı evde yaşamıyor, evlenmiyor ve asla doğurmuyorlar. Zaten doğurulan bebeklere bakım verecek cinsiyet bakış açısından veya cinsel rol eğitiminden uzaklar. Oyuna dalıp bebeğini arabada unutan veya bebeğin yanına biberon koyup tatile çıkan kadın haberlerini anımsayın.

Aseksüel değiller. Yani cinsel istekleri var ve bu nedenle “fuckbody” ve “friens with benefits” gibi yeni ilişki biçimleri ve kavramlar oluşturmuşlar. Ancak uzun süreli bir ilişkiye girmek, söz vermek vb. onlara çok zor geliyor ve hatta akıllarına bile gelmiyor.

Uzun süreli ve kalıcı ilişki gibi bir kavramları yok. İlişki, eski kuşaklar gibi “olmazsa olmaz” değil. Son on yılda kadın veya  erkek afrketmez, danışanlarıma sorduğum “niye ayrıldın” sorusuna çok sık aldığım bir yanıt var. ”Sınavım, işim vb.vardı, uğraşmak istemedim” “yordu beni” “sıkıldım artık” vb. Yani karşı taraf ile bir empati, samimi şehvet (intimacy) hissetmiyorlar. Robotik teknoloji ve sanal gerçeklikten sonra, canlı biriyle ilişki kurmaktansa, proglamlayabildikleri robotlar veya sanal programlarla ilişki ve cinselliği yeğleyebileceklerini şimdiden görebiliyorum.

Bu yazı devam edecek, ayrıntılanacak ve öneriler getireceğim ancak beni şaşırtanbir konuyu vurgulamak istiyorum şimdilik. Bizler bu değişimin farkında değiliz. Tuhaf olan bu. Artık toplumun yüzde ellisini oluşturan ve GENDERLESS / AGENDER bir nesil varken bunların ebeveynleri “mürvetini görelim” havasında. Bu kadar kopuk iki kitlenin aynı zamanda, aynı mekan (hatta aynı evde) yaşaması çok ilginç geliyor bana.

Değişen cinsiyet tanımları, ilişki biçimleri apayrı konular, pek yakında yazılacaklar efendim.

Bu haber 446 kez okundu.
farmasi balıkesir
Yazarlar - 23:42 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    BANDIRMA CHP İSTİFALARLA DÜŞTÜ!
    CHP Bandırma İlçe Başkanı Niyazi Yeloğlu ve yönetim kurulu üyeleri, Balıkesir Milletvekili Fikret Şahin’i suçlayarak, istifa etti. İstifalarla birlikte yönetim de düştü. CHP İlçe Örgütü’nün açıklaması şöyle: “İlçe yönetimi olarak yerel seçimler sürecinde milletvekilimiz Fikret Şahin’in meclis üyeleri belirleme ve seçim çalışmalarında Belediye Başkan Adayımız Tolga Tosun’a yaptığı baskılar neticesinde gelinen noktada sağlıklı bir çalışma […]
  • 02
    EDREMİT’TE SİYASİ TANSİYON YÜKSEK
    Edremit’te CHP’li  Belediye Başkanı Kamil Saka’nın yerine Hasan Arslan’ın aday gösterilmesinin ardından başlayan  soğuk savaş dikkat çekiyor. Arslan’ın eski DSP’lilerin desteğini almak için yaptığı toplantının hemen ardından CHP’li 15 belediye meclisi aday adaylığından çekilmişti. 14 Şubat’ta Ata Kavşağı ve Atatürk Evi’nin açılışında soğukluk sürdü. Bugün yeni bir gelişme yaşandı. CHP Edremit Belediye Başkan adayı Hasan Arslan’ın […]
  • 03
    BU SEÇİMİN EN BÜYÜK VUKUATI!
    “Seçim vukuatları” başlıklı yazıma şimdilik “bu seçimin en büyük vukuatı” diyebileceğimiz olayla devam etmek istiyorum. Biliyorsunuz CHP, Edremit’te Kamil Saka yerine Selman Hasan Arslan’ı aday gösterdi. Bu tercih sonrası Kamil Saka, DSP ile anılmaya başlandı. Geldiğimiz noktada ise artık DSP’nin adayı diyebiliriz. Şimdi çok büyük bir sürpriz olmazsa eski DSP’li Selman Hasan Arslan CHP adayı […]
  • 04
    SAKARYA BULUŞMASI MİTİNGE DÖNÜŞTÜ
    AK Parti Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Yücel Yılmaz’ın, Sakarya Mahallesi sakinleriyle buluşması mitinge dönüştü. Kendisini coşkuyla karşılayan partilileri selamlayan  Yılmaz, “6 seçim geçirdik. Ne Sakarya ne de Karesi bizi hiç mahcup etmedi, hep arkamızda durdu. Bu birlik ve beraberliğimiz daim olsun” dedi. Cumhur İttifakı’nın AK Partili Belediye Başkan Adayı Yücel Yılmaz, 31 Mart seçimleri öncesinde […]
  • 05
    BAŞKAN KAFAOĞLU’NDAN YUSUF HOCA’YA DESTEK
    Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Zekai Kafaoğlu seçim çalışmaları kapsamında ilçe ziyaretlerine devam ediyor.  İvrindi İlçesinde AK Parti İlçe Başkanlığını ziyaret eden Kafaoğlu, eski İl Milli Eğitim Müdürü ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Yusuf Cengiz ve partililer ile bir araya geldi.  Memleketi Gökçeyazı’da Yusuf Cengiz’le Yücel Yılmaz’a destek istedi.  İvrindi İlçe Başkanı Tuğrul Çakır ve […]

YAZARLARIMIZ

  • UĞUR MUMCU

    seni yağmurlu bir günde vurdular hep puslu kalsın diye belki ülke geleceği yanıldılar uğurlandığın gün dört bir yandan gönül ışığı düştü  tabutunun üstüne aydınlanıverdi ortalık. yağmur sularına baktım simsiyah akıyordu sanki karanlığın ayak izlerini yıkıyordu insanların yüzleri ıslak, öfkeli ağaçların gözyaşları pırıl pırıl yağmur inatla yağıyor ama akan sel insan seli 1993-Balıkesir Download Premium WordPress […]
  • BEKA-1

    Bir “beka” tartışmasıdır gidiyor. Türkiye’nin beka sorunu hep var. İç hainler, dış güçler, terörün elli tonu her daim bizim başımızda olan “bela”lar değil mi?.. Ama yerel seçim “beka” mıdır?.. Neden olsun ki?.. Adı üstünde yerel seçim. Elbette her parti mücadelesini verecek, yarışacak, seçmen kimi belediye başkanı görmek istiyorsa onu seçecek. Yerel seçimleri abartmamak gerek, “beka” […]
  • ATATÜRK’ÜN BALIKESİR’E İLK GELİŞİ

    1923 yılı Türkiye tarihinde pek çok ilkin yaşandığı bir yıldır. Vatan kurtulmuştur. Vatanı kurtaran 1.Türkiye Büyük Millet Meclisi, “Vatan kurtuldu. Biz vazifemizi yaptık. Şimdi vatanı yeniden kurma vaktidir. Yeni bir “Meclis” seçilsin..” diyerek , 1 Nisan 1923 den itibaren, kendini feshetti. Miletvekilleri, seçim bölgelerine dağıldı. 1.Büyük Millet Meclisi’nin aldığı önemli kararlardan birisi de, Türkiye’de ilk […]
  • ÜÇ DAKİKA !

    Şöyle diyorum İç politikadan dışarıya çıksak mı? Mesela Venezuela da neler oluyor bir göz atsak? Sadece üç dakika Venezuela üretim ilişkileri bakımından kapitalizmden tam olarak kurtulamamış ama “Birleşik Sosyalist Parti” nin yönettiği bir ülke. Küba’yla birlikte Latin Amerika’nın ileri karakolu. Emperyalizm Madura’yı devirirse “Arap Baharında” yutturduğu yöntemle Venezuela’dan girip Paraguay, Ekvator, Peru, Güney Amerika, Bolivya’dan […]
  • Türk Sineması Muhteşem: O Oscar Bize Gelecek

    Ahmet Katıksız’ın yönetmenliğini yapmış olduğu Şampiyon, 7 Aralık’ta gösterime girdi. Anlattığı öykü kadar, görsellik olarak da izleyenleri büyülüyor. Gerçek yarışlarda yaşanmış anları, atların bir öne geçip bir geri kalmasını tekrar canlandırmak, atların bakışlarındaki o derin anlamı yakalamak hiç de kolay olmasa gerek. Halis Karataş’ı oynayan Ekin Koç’un gerçek Halis Karataş ile göz göze geldiği sahne, […]
  • ŞEYTAN DER Kİ SAĞIM SOLUM SANAT

    Sevgili okurlarım, en son ”SABAHATTİN ALİ, 71 YILDIR KAYIP” başlıklı yazımda buluşmuştuk. Sabahattin Ali’yi neden Ayvalık’ta andığımızı anlatmıştım. O günü Filiz Ali ve ”Sabahattin Ali: Sabah Yıldızı” belgeselinin yönetmeni Metin Andaç’a borçluyuz. Değerli yönetmenimiz, yazım için teşekkürlerini iletti. Hatırlarsınız teknik nedenlerden dolayı belgeselin son bölümünü izleyememiştik. Metin bey, ”bir gün hep birlikte izleyeceğiz  Ayvalık’ta, filmin […]
  • BU SEÇİMİN EN BÜYÜK VUKUATI!

    “Seçim vukuatları” başlıklı yazıma şimdilik “bu seçimin en büyük vukuatı” diyebileceğimiz olayla devam etmek istiyorum. Biliyorsunuz CHP, Edremit’te Kamil Saka yerine Selman Hasan Arslan’ı aday gösterdi. Bu tercih sonrası Kamil Saka, DSP ile anılmaya başlandı. Geldiğimiz noktada ise artık DSP’nin adayı diyebiliriz. Şimdi çok büyük bir sürpriz olmazsa eski DSP’li Selman Hasan Arslan CHP adayı […]
  • AĞLARSA ANAM AĞLAR, KALANI YALAN AĞLAR !.. Fatma Zehra KÖSELEY

    Dört Vatan evladını İki gün önce ” helikopter kazasında şehit verdik” !.. Yine ocaklar söndü !. Analar , babalar yandı kavruldu. Bu yangınlar , taa ki onlar da bu dünyadan göçene kadar sönmeyecek !.. Şehit Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa’nın , eşi Nadiye Çiğa , şehitlerimizin resimlerine şunu yazmış !.. “Toprağa verilmek üzere memleketlerine uğurlandılar” Bu cümleyi […]
  • NEDEN ÖLDÜĞÜMÜ ANLAMAYACAKLAR…

    Zamanın bir yerinde, bir yerlerde, birileri gidecek, yitecek ve ölecek. Zamanın şimdiki zaman kipinde bir yerlerde birilerinin gittiği, yittiği ve öldüğü gibi. Ve hayatımızdan yitip gidenleri ölü, ölmüş ve yitip gitmiş saymakla başlayacak gerçek ölüm. Bildik ve beylik sözlerde geçer ya; unutulursa ölür insan, diye. İşin aslı öyle değil. Unutma ile hatırlama ile unutmamaya yeminler […]
  • SEVGİNİN GÜNÜ- İbrahim ATACANOĞLU

    Bugün sevginin günüdür aslında her günün olması gerektiği gibi. Her şeyi, herkesi sevmek için 14 Şubat’ı beklemeye gerek var mı? Bir yıl içerisinde bir tane 14 Şubat varken, yılın 365 gün 6 saati vardır. Mahrum etmemek lazım sevgiyi her daim gönlümüzde. Koşulu yoktur sevginin koşulsuz sevilir. “Yaradılanı severiz yaradandan ötürü” sözü nasıl anlam kazanır başka. […]
  • PAZAR, ADAMI BOZAR

    Ustam söylemiş; “Bir ulus, ne kadar, okuma -yazma öğrenme, araştırma eğiliminde ise o kadar sağlam, o kadar hoşgörülü ve demokrat yapıda olur.-” Uğur Mumcu. O KADAR; ilerleme, kalkınma, gelişme, çağdaşlaşma yolundadır…. “ Gel ey hilal kaşlım dizim üstüne Söz söylenmez doğru sözün üstüne, Ay bir yandan sen bir yandan sar beni…” diyen dillere gönüllere, saygı […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • SATRANCI ÖKSÜZ BIRAKMAYIN- Ramazan KARACA

    Hafta sonu Balıkesir’de 2 gün devam eden bir satranç turnuvası düzenlendi. Rahmi Kula Anadolu Lisesi’nin, Emine Kula Spor Salonunda yapılan Elo Turnuvasına 5 kategoride 220 sporcu katıldı. Bu, seyirciye açık ilk Elo Turnuvasıydı. (ELO, bir sıralama, derecelendirme sistemidir. İsmini Arpad Elo ‘dan alır. Satranç ve Go gibi iki kişilik oyunlarda izafi yetenek düzeylerini ölçmek için […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • BASIN ÖZGÜRLÜK ÇİÇEĞİDİR, ÖZGÜR TOPRAKTA AÇAR… Tahsin EREL

    17’nci ve 18’nci yüzyıllar, Avrupa da, monarşinin ve onun üzerine bastığı feodalizmin çözülmeye başladığı, giderek demokratik devrimlerle yıkıldığı, aydınlanma çağının açıldığı yüzyıllardır. Venedik’te 16’ncı yüzyıl başlarında yayınlanan haber-dedikodu içerikli ve elden dağıtılan bültenleri bir yana koyacak olursak, ilk gazete olan Oxford Gazette de bu süreçte, 1665’te yayınlandı. Bizim ilk gazetemiz olan ve ilk sayısı 16 […]
  • BU SLOGANLAR TUTAR MI?

    Türk siyasi tarihine damga vuran seçim propaganda sürecine baktığımızda karşımıza çıkan en önemli sloganın, SHP’nin 1987 yılında gerçekleşen genel seçimlerde kullandığı “5 yıl daha limon gibi sıkılmaya gücünüz var mı?” olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin ekonomik koşullarını ele aldığımızda bu sloganı bugün CHP’nin alıp olduğu gibi kullanabileceği bir gerçeklikle de karşı karşıyayız. Yerel seçimler iktidara bir noktada […]
  • SPOR SERGİ- Uğur SATILMA

    Eski evlerine birkaç daire veren müteahhidin ısrarlarına aldırış etmeyen yaşlı ev sahipleriydi onlar. Fakat yaşanmış­lıklara kıyamayanların karşısında kendilerinin fikrini soran bir müteahhit değil “böyle uygun gördüm” diyen kaba ve da­yatmayıcı bir yapı vardı. Zaten onlar da ev sahibi değil zevk sahibiydiler. Ellerinden uçup giden ise yaşama sevinçleriydi. Kim miydi onlar? Aydan Siyavuş oyuncularını fırça­larken,  tribünden […]
  • ERKEKLİĞİMDEN UTANARAK YAŞAMAK İSTEMİYORUM …

    “Kim bilir, kaç asker, tecavüz ettiği bir Kızılderili kadını öldürdükten sonra saçını kesip ‘Bir savaşçıyla dövüştüm’ diye kahramanlık hikâyeleri anlatmıştır!?.” Sunay Akın … Yıl 1940 lı yıllar… “… geçen günü iskarpini çorapsız giyen bir genç kızı, yolcunun biri ihtarda bulunmuş: ‘Bana bak, bana: artık bundan sonra sizi böyle gezdirmeyeceğiz’ demiş. Hasan Ali Yücel şu yanıtı […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 102.715
    0,57%
  • ALTIN 224.04
    0,61%
  • DOLAR 5.296
    0,35%
  • EURO 5.967
    -0,09%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link