Açık
  • EURO 6.52
  • DOLAR 5.77

AĞACIN SANATLA DANSI

Güncel - 8 Mart 2019 11:40 A A

7 Ağustos 2016 günü, Altınkum’da Atatürk Anıtı önündeydim. CHP Genel Merkezi, tüm yurtta demokrasi mitinglerini başlatmıştı. CHP Edremit ilçe Başkanlığı da bu doğrultuda miting düzenlemişti. O dönem partinin üst kademelerinde bulanan bazı isimler, tabanının içine sinmeyen açıklamalarda bulunmuştu. Mitinge katılacaksam üyesi olmaktan her zaman onur duyduğum partimin kırmızı çizgilerinden asla ödün vermeyeceğimi anlatan bir pankartı, bir resmi mutlaka taşımalıydım.  CHP’nin, savaş meydanlarından, Sivas Kongreleri’nden bugünlere geldiğini anlatmalıydım. Demokrasinin, ancak Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet ile bir anlamı olduğunu belirtmeliydim. Bunun nasıl olacağını çok fazla düşünmeye gerek yoktu. Ata’nın en güzel resimlerinden birini taşımalıydım. Hangi resmi olacağını düşündüğümde aklıma ilk gelen askeri üniformaları ile olan bir resmiydi.

Hava Harp Okulu öğrencilerinin, her yıl mezuniyet töreninde Ata’nın numarası olan 1238 okunduğunda hep bir ağızdan ”İÇİMİZDE” diye haykırmaları tüylerimi diken diken eder. Bu hissiyatım ile Ata’nın askeri üniformaları ile bir resmini bulmuştum. Fotoğraf programlarından çok iyi anlayan bir arkadaşım sayesinde istediğim olmuştu. O’nun sonsuza dek ”İÇİMİZDE’ olduğunu anlatacaktım. Fotoğraflarda gördüğünüz değerli çalışma ile Mustafa Kemal’in askeri olarak miting alanındaydım.

Benim için çok önemli olan bu resmi elime alışım, ruhuma dokunan ağaçların dünyası ile yakından tanışmamdı. Ata’nın resmi, telefonumda kayıtlıydı. Miting alanına gitmeme saatler kalmıştı. Altınkum’da çok kısa sürede resmin baskısını yapabilecek tek yer vardı: Vegacity Art Shop  . Burasının sahibi ve gördüğüm her eserin yaratıcısı olduğunu öğrendiğim Mecit Yıldırım’a , telefonumdaki resmi göstermiştim. İstediğim gibi bir sonuç elde edeceğimden emindim. Mitinge yetişebilme kaygım kalmamıştı. Mecit bey, çalışmasını sürdürürken daha önce detaylı olarak görme fırsatım olmayan sanat galerisini inceliyordum. Altınkum’da bu güzel bir yerin olmasından dolayı çok mutluydum.

Sanat galerisinin o zamanki yeri çok küçüktü. Ama bu Mecit beyin , bizi doğa sevgisi ile buluşturmasına engel değildi. Vegacity Art Shop , eserleri ile yaşam alanlarımızı doğaya uyumlu hale dönüştürebileceğimizin mümkün olduğunu anlatıyordu. Sanat galerisinin atölyesi Kızılkeçili Köyü girişindedir. Buradan da istediğiniz ürünü satın alabilirsiniz. Atölye görünümü ile adeta bir ağaç ev gibi Atölyeye uğrayışım, bisikletim ile gerçekleştirdiğim köy gezilerimin sonunda olur. Zeytinli’den Kızılkeçili’ye o çok sevdiğim yoldan geldikten sonra atölyeye varmanın keyfi bambaşkadır. Beni karşılayan bir ayna, bir masa, bir sehpa yorgunluğumu unutturur. Galerinin bugünkü yeri Akçay merkezde bulunan Saruhan Otel’in önü. Hem atölye hem galeri herkesin kolaylıkla ulaşacağı bir yerde. Bizleri günlük yaşantının tek düzeliğinden alıp götüren en güzel yerler.

Mecit beyin, eserlerini oluşturduğu malzemeler doğal yöntemler ile elde ediliyor. Hiçbir şekilde doğaya zarar veren bir uygulama yok. Zaten böyle bir düşüncede olamaz. Neredeyse tüm gününü eserlerini üreterek geçiren bir sanatçıdan aksini beklemek bizlerin hatası olur. Mecit bey, pek çok kişi gibi Körfez’e büyükşehir yaşantısını geride bırakarak yerleşen biri. Bu yeteneği ile sanki hep buralara aitmiş düşüncesini uyandırıyor.Yaptığı iş gerçekten çok önemli.İnsanın tasarladığı bir şeyi, herkesin beğenisi kazanacak hale dönüştürmesine saygı duymamak imkansız. Ürün yelpazesi çok zengin. Aklınıza gelebilecek her türlü ağaç tasarımı ürünler dışında taş baskı resim, istediğiniz bir deseni baskılı olarak görebileceğiniz kupalar, kırlentler, çantalar, magnetler, bardak altlıkları, yapbozlar, tişörtler, fayans üzerine baskı…

Benim Ata’nın resmini isteyişim gibi sizlerde nasıl bir esere sahip olmak istediğinizi hiç çekinmeden anlatabilirsiniz. Mecit bey, farklı görüş ve tasarımlara açık bir sanatçı. Kendisi nasıl hayal dünyasına bir ruh katıyorsa bizlerinde bir şeyler üretebilme çabamıza destek olacaktır. Vega Copy Sanat Galerisi ve diğer sanat atölyelerine sahip çıkalım.Yaşam alanlarımızın dekorunu doğa oluştursun. Tüketim toplumunu tetikleyen markalı ürünler ile kendimize ait olmayan bir dünyada yaşamayalım. O mağazalardan alacağımız bir ürünler değil doğanın özünden kopup gelen eserler kişiliğimizi yansıtır. Onlar da buluruz sevdiğimiz rengi,hayallerimizi,bulunmak istediğimiz doğa harikası yerleri. Ticari amaç ile tasarlanan birbirinin kopyası olan ürünleri sanat eseri olarak göremiyorum. El emeği ürünlerin yerini başka hiç bir şey alamaz.

Akçay’dan tüm dünyaya açılan sanat evi, ağaç tasarımları ile bölgenin mitolojiden beri süregelen yaşantısını devam ettiriyor. Mecit beyin eserleri, Kazdağlarının doğal güzelliklerini her yere taşır. Eserlerin çoğu sanki eski çağlardan günümüze ulaşmış bir tarihi eser gibi, bir antika gibi. Her eserin ayrıntılı işlemeleri, rengi, özgün modelleri insanda böyle his uyandırıyor.

Pek çoğumuzun hayalidir, bir sahil kasabasında yaşamak. Bir bahçemizin olmasını, toprak ile uğraşmayı,doğada daha çok zaman geçirmeyi isteriz. Şehirlerin insanı yoran yaşantısından tamamen uzaklaşmak isteriz. Bu güzel isteklerimizin gerçekleştiği dünyamızı işte bu sanat galerimiz ile çok daha anlamlı ve sevdiklerimiz ile paylaşılabilir hale getirebiliriz. Ne yazık ki çoğumuzun bu istekleri gerçekleştirmesi mümkün değildir. O zamanda nerede yaşıyorsak doğaya en yakın olmanın, Kazdağları’nın esintisini hissetmenin , benliğimizi yansıtan eserleri kullanmanın yolu da Vega Sanat Galerisi’nden geçer.

Evimizin en güzel köşesini buradan aldığımız bir eser ile daha da güzelleştirebiliriz.Bahçeler de özellikle yazın daha çok vakit geçiririz. Sanat galerimizden alacağımız bir masa, bir hamak, bir fener, mumluk gibi pek çok eser ile bahçemiz hayal tarlasına dönüşebilir. Tatile gittiğimiz bir otelin dekorunun buradan alınan ürünler ile oluştuğunu görmek ne kadar hoş olur. Ya da sevdiklerimizi ile bir akşam yemeğini yediğimiz restoranın bu sanat eserlerini tercih etmesi de çok hoş olur. Bu estetik bakış açısına sahip olan herkes yaşadığı yeri güzelleştirir.

Mecit beyden aldığım ağaç oymalı aynam, Balıkesir’de odamın en güzel yerindedir. Güne çok sevdiğim aynama bakarak başlamak bana güç veriyor. Sanki yüzümü Zeytinli Çayı’nda Bin Pınarlı İda’nın serin sularında yıkamışım gibi hissederim. Sanki bisikletim ile Zeytinli’de dolaşıyormuşum gibi gelir. Sebzeleri doğramak için almış olduğum yine bir ağaç tasarımı olan tahta, bir kır evinin bahçesinde çok sevdiğim insanlara yemekler hazırlayacakmışım gibi düşündürür. Odamdaki şifonyerin üstünde bulunan mumluğum da pek güzeldir. Yandıkça getirir bana Kuzey Ege’min havasını. Antandros desenleri ile bezenmiş kırlentim ile sanki bir tanrıçaymışım gibi kendimi özel hissederim. İşte bölyesine derindir sanat galerisinin yaşattıkları…

Belki de doğa tutkum yüzümden sanat galerisini çok seviyorum. Eserler bana çok daha farklı çok daha özel ve sanki mitolojiden günümüze fırlamış gibi geliyor. Daha önce gidenler eminim ki bana hak verecektir. Mecit beyin günlerini alan emek dolu ürünleri daha başka nasıl anlatılır bilemiyorum. Sanat galerisine her uğrayışım da hissettiklerimdi bunlardı.

Bir mitinge gidişim ile başlayan tanışma bugünlere geldi. Ve geleceğe de taşıyacağımı biliyorum. Umarım sizlerinde ilgisi ve desteği ile sanat galerisi çok daha uzun yıllar üretmeye devam eder. Akçay’ın saygın işletmelerinden biri olarak bölgenin turizme katkısı da sürer. Bölgede oluşan sanat platformlarında yer almaya devam eder. Doğanın mucizeleri her zaman sanat galerisine uğrasın.

İyi dilek ve temennileri ile Kazdağ Çiğdemi, yazısını sonlandırır. Masasından kalktığı gibi aynasına bakacaktır. Kazdağları’nda geçirdiği güzel zamanlardan aldığı enerji ile yeni bir iş gününe başlayacaktır. Doğa gibi doğallıktan yana tüm herkese selamı da unutmaz.

Selam olsun emeği ile var olan Anadolu’nun mücadeleci kadınlarına… Kurtuluş Savaşı’mızda Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın yanında yer alan eli öpülesi kadınlarımıza… Nene Hatun’a, Gördesli Makbule’ye, Nezahat Onbaşı’ya, Kara Fatma’ya… Minnetler olsun Zübeyde Ana’mıza…

Kutlu olsun 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü… Cumhuriyetimiz ile kurucusu Ulu Önderimiz Atatürk sayesinde kadın olarak haklarımızı elde edemeseydik bugünü kutlayamazdık. O nedenle önce ülkemin kadınları. Keşke bugünkü eylemlere Kurtuluş Savaşı’mızın kahraman kadınlarına ithafen onların bir resmi ile katılabilseydim. Yine o günkü gibi baskısını sanat galerimiz gerçekleştirirdi. Bu resmi de yine odamda duvarıma asardım.

Bu haber 224 kez okundu.
merkez_optik
Güncel - 11:40 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SİZE 3600 YIL ÖNCESİNDEN BİR MEKTUP VAR!.. Fatma Zehra KÖSELEY
    Emekli bir öğretmenin mektubunu bir kez okuyun. Yüksek sesle okuyun yanınızdakiler de duysun.. Bu mektubu bize bugünlere taşıyan o muhteşem bilim kadını Muazzez İlmiye Çığ öğretmenimize minnet duyacağınızdan hiç kuşkum yok. O bizim Sümer Kraliçemiz. Okuduğu Sümer tabletlerini , Türk okuruna ve bilim tarihimize kazandırırken nelerden vazgeçti kim bilebilir ? Sevgili okurlarımız, son Sümer Kraliçemiz […]
  • 02
    “YAPARSA TUNCAY HOCA YAPAR”
    Millet İttifakı’nın Sındırgı Belediye Başkan adayı CHP’li Tuncay Öztürk, seçimi kazanmak için gece gündüz demeden çalışıyor.”Sındırgı’ya sözümüz var” diyerek ilçeyi kalkındıracak projeleri ardı ardına açıklayan öğretmen kökenli başkan adayı, “Yaparsa Tuncay Hoca yapar” sloganıyla da kendine güvenini ortaya koyuyor. Sındırgı merkezle birlikte kırsal mahallelerde büyük ilgi gören CHP’li Öztürk, “Gelin hep birlikte Sındırgı’yı geleceğe taşıyalım, […]
  • 03
    ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK
    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • 04
    TOSUN’DAN “MEKTUP”, BOSTANCI’DAN “PASTA” 
    Yerel seçim çalışmaları hızla devam ederken Bandırma’da siyasi partiler, seçmene dokunmak ve özel hissetmesini sağlamak amacıyla farklı yollar deniyor. Siyasetin artık değişmesi hatta karar alma mekanizması içinde halkın daha etkin olması gerektiğini düşünenlerden biri olarak seçmen ile Millet ve Cumhur İttifaklarının kurmaya çalıştığı bağı değerlendireceğim. Siyaset dili iletişimin ve bilimin geliştiği 21. yüzyılda artık didaktiklikten […]
  • 05
    ADD’DEN ATATÜRK’E SAHİP ÇIKAN ALBAY’A DESTEK
    Atatürkçü Düşünce Derneği(ADD) Balıkesir Şube Başkanı İlhan Öner, 18 Mart Çanakkale zaferinin 104’ncü yıldönümü nedeniyle İstanbul Avcılar’da düzenlenen bir toplantıda okunan duada Cumhuriyetin kurucusu, Mustafa Kemal Atatürk’ün adının anılmamasına tepki göstererek salonu terk eden Avcılar Askerlik Şubesi Başkanı Albay Önder İrevül’ün bu davranışının haklı ve onurlu bir davranış olduğunu ve ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.  Kamuoyunun büyük […]

YAZARLARIMIZ

  • UĞUR MUMCU

    seni yağmurlu bir günde vurdular hep puslu kalsın diye belki ülke geleceği yanıldılar uğurlandığın gün dört bir yandan gönül ışığı düştü  tabutunun üstüne aydınlanıverdi ortalık. yağmur sularına baktım simsiyah akıyordu sanki karanlığın ayak izlerini yıkıyordu insanların yüzleri ıslak, öfkeli ağaçların gözyaşları pırıl pırıl yağmur inatla yağıyor ama akan sel insan seli 1993-Balıkesir Premium WordPress Themes […]
  • BAL-KES SİYASİ BİR KURUMDUR (!)

    Seçime geri sayım sürerken… Büyükşehir Başkan Adaylarının Balıkesirspor üzerinden karşılıklı söylemleri devam ediyor. Bir gün biri ziyarete gidiyor Balıkesirspor’a ve kendi mesajlarını veriyor. İki gün sonra diğeri gidiyor, o da kendi mesajlarını veriyor. Daha sonra yetmiyor olacak ki, bir gün birinin sözlerini okuyoruz gazetelerde Bal-Kes ile ilgili… İki gün sonra diğerinin verdiği cevapları… İkisi de […]
  • ATKÖYLÜ MEHMET ÇAVUŞ

    Atköylü Mehmet Çavuş Çanakkale, Filistin, Kafkas Cephesi, Kuvayı Milliye – Milli Mücadele derken uzun ayrılıklardan sonra köyüne döner bir bakkal dükkanı açar. Bütün harp görmüş insanlar gibi sert mizaçlıdır. Çabuk parlar, serttir, celallıdır, inatçıdır, doğrudan şaşmaz. Asla taviz vermez. Herkes az çok kendinden çekinir. Kimseye “Eyvallahı” yoktur. Öfkesi hazırdır. Arada sırada askerlik arkadaşı Bigadiç’in Çiftlik […]
  • YILMAZ HOCA (2)

    Yılmaz hocayı en kısa nasıl tarif edersin deseler şöyle derdim; Üreten, ürettiğini hakça paylaştıran, çalmayan, çaldırmayan, baskıya boyun eğmeyen bir devrimci adam… Yılmaz Büyükerşan kendisine oy vereninde vermeyeninde hocasıdır. Hocanız olmayan birisine hocam demek “Görüşlerinize katılmasam da sizin bilgeliğinizi, öğreticiliğinizi kabul ediyorum” demektir. Gelelim diğer dükkâna: Çiçekçi dükkânından başka bir dükkân daha açtı Yılmaz Hoca. […]
  • 90 GÜN KALA AKLIMA GELENLER – Birgi TUNA

    Bugün 18 Şubat 2019. 19 Mayıs 2019’a tam 90 gün kaldı. Emperyalizm, 20’nci yüzyılda en büyük hezimeti Çanakkale’de yaşadı. Uğradığı hezimete rağmen, Türk Milletini esir etmek için 30 Ekim 1918 Mondros Ateşkes Antlaşmasıyla başlayıp 10 Ağustos 1920’de Sevr Antlaşmasıyla tamamlanmaya çalışılan süreçte emperyalist ordular tek kurşun atmadan Yunan, Bulgar, Arap çeteleri maşa olarak kullandı. Bu […]
  • BİR KÜLTÜR MABEDİ : SARIKIZ KAZDAĞI ETNOGRAFYA GALERİSİ

    Güre İskele’de bulunan galeri, 14 Kasım 2015 yılında Uğur ve Murat Bostancıoğlu kardeşler tarafından merhum babaları Ali Bostancıoğlu’nun anısına ithafen kurulmuştur. Galeride, 8 dakikalık Kazdağları ve bölge tanıtım filmi, İda Dağı Mitosları, Troya ve Antandros, Kuzey Ege Antik Kentleri, Antik dönemlere ait sikkeler, vazolar ve terrakotalar, Fatih’in İstanbul’un fethi sırasında Toroslardan getirdiği Tahtacı Türkmenleri, Yörükler […]
  • VUKUATLAR BİTMEZ!

    31 Mart seçimleri öncesi vukuatlara her gün bir yenisi ekleniyor. Önce ‘seçim vukuatları’ dedim. Sonra ‘bu seçimin en büyük vukuatı’ Ardından ‘vukuat üstüne vukuat’ Sonra da ‘vukuatlara devam’ Bu kez ‘vukuatlar bitmez’ diyorum. O kadar ilginç vukuattan sonra iş geldi sabıka kaydına!.. Edremit Adliyesi’ne giderek savcılıktan sabıka kaydını alan bağımsız aday Kamil Saka diğer adayların […]
  • ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ BALIKESİR KEŞŞAFLARI – Fatma Zehra KÖSELEY

    18 Mart Çanakkale Zaferinin 104. yıldönümünde Balıkesir Lisesi öğrencilerinden oluşan Keşşaflar ( İzciler ) Çanakkalede şehit olan Balıkesir Lisesi İzcilerini gururla ve minnetle andılar. Balıkesir Kuvayı Milliye şehrine yakışır bir temsili tören ancak bu kadar güzel ve anlamlı olabilirdi.Bu törene emek verenlere , yürekten teşekkürler. Keşke bu tören ta başından sonuna kadar kayıt altına alınabilseydi. […]
  • MEKTUP

    Sen öldün. Öldürmek bir eylemdir. Türkçe dilbilgisinde ya da yasalarda “fiil” de denir. Oysa ölmek bir eylem değildir. Senin ölmeni, ölümü, ölmeleri bir eylem yaptı insanoğlu ve ölünden ve ölümlerden kendine zırhlar, kapılar ve tesbitler icat etti. Ölümünden ve ölümlerden kendine konuşacak çok şey buldu ama yapacak hiçbir şey bulamadı. Sen öldün. Senin ölümünü ve […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • KENDİN, KENDİN OL- İhsan DURAK

    Toplumda ki duygu, düşünce, davranış bozulmalarında ki etkenlerden önde gelenler; varsılların yoksullara, amirlerin memurlara, yönetenlerin yönetilenlere, seçilenlerin seçenlere, üretenleren tüketenlere, özel arabayla gidenlerin ,trenle gidenlere, uçakla gidenlerin, yaya gidenlere… bakışlarına hayran, yiyişlerine hayran. Ne çabuk unuttun emeklediğin, ınga dediğin, altını ıslattığın günlerdeki ağlamalarını. Ama; anneler, babalar, sağlıkçılar, öğretmenler ve mahalle bakkaLları unutmaz; borçlarını ıskalayıp, başka […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • 3 AY = ÇOK SENE… Nedim ISPARTA

    İstasyon mahallesi yazımda bahsettiğim gibi,  fabrikamızın özelleştirilmesi / kapatılmasının ardından çil yavrusu gibi dağıldık. Ben de bir arkadaş vasıtasıyla Görsel Yayınlar’a ansiklopedi satışı için başvurdum ama şartlar uymadı.  Lise mezunu değildim. Dursunbey’de satış yaparken yardımcı olduğum İpek hanım, beni direk müdür Hüseyin Aslan’ın( Facebook’dan arkadaşım şu anda) odasına götürdü.  – Nedim abi bu işi yapamazsa […]
  • HAÇLI KATLİAMLARI  DEVAM EDİYOR- Ramazan KARACA

    Bizim nesil Haçlıların yaptığı katliamları daha belki okullarda okumadan evvel Cüneyt Arkın’ın çevirdiği filmlerden öğrenmişti. (Örneğin, Selahattin-i Eyyubi. 1970’te çevrilmiş. Biz daha çocuk yaşlarda bu filmleri izledik. Bu yazıyı yazmadan önce yine baktım. Tam bir katliam o yıllarda yapılanlar.) Aradan yüz yıllar geçti ama bu katliamlar hâlâ devam ediyor. Bunu nereden anlıyoruz; Yeni Zelanda’da katliam […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • KARDEŞ KAVGASINA HAYIR… TAHSİN EREL

    Dostlar diyor ki: “Neden genel konularda yazmıyorsun?..” Gerçi şurada burada imzamızın göründüğü oluyor zaman zaman ama sonuçta yerel yazarız biz… Yerel okurun ilgisi seçime odaklanmış durumda.”Güncel” kavramının da anlamı daraldı böylece… Gazete yazarı günceli kovalar. Anketlere göre, koltuğu kapmasına çok bir şey kalmayan CHP Ankara adayı Mansur Yavaş’la ilgili iddialar da güncel gerçi; ama bu […]
  • ÖN YARGI – Tanyol KIPÇAK

    Bu hafta sonu ön yargıdan bahsedeceğim Kıssadan hisse işte.. Belki sonunda bir yerlere varırız diye.. İnsanlara “ön yargı” ile yaklaşmak hiç güzel bir yaklaşım değil..Tanımadığımız birini kaşı ile gözüyle,görselliği ve sözleriyle yargılamak.. Amaan bırak şunu…Sevimsiz şey!..Kendini beğenmiş,ukalanın önde gideni.. Demez miyiz?.. Hem de ne.. Daniskasını söyleriz.. Laf aramızda demeye bile gerek yok!.. Yapıyoruz maalesef.. Ben […]
  • TOSUN’UN PROJELERİNDEN NOTLAR

    Cumartesi günü Millet İttifakı Başkan Adayı Tolga Tosun, proje ve meclis üyesi adaylarının tanıtımını gerçekleştirdi. Toplantıya katılan Dursun Mirza’nın da konuşmasıyla CHP’deki buzların eridiğini söyleyebiliriz. Burada özellikle Tolga Tosun, Dursun Mirza’ya “Canımdan çok sevdiğim Dursun Ağabeyim” diye hitap etti. Mirza da konuşmasında Tolga Tosun ile sorunu olmadığını ve her türlü desteği vereceğini açıkladı. Bu gelişmenin ardından seçim […]
  • RAMAZAN DİKMEN- Uğur SATILMA

    “Öldü. Ölmüş. Aramızdan ayrıldı. Sizlere ömür. Onu kaybettik. Acı kaybımız. Dilin alışkanlıkları karşısında raha­tına düşmüş zihnin kanaatkâr suskunluğu.” Ne de güzel ifade ediyor, “Afife Abla’nın İncileri” adlı öyküsünde Ramazan Dik­men malum son karşısındaki teslimiyetimizi. Biz bu sefer ak­sini yapalım, ölümün ardından zihnimizde beliren basmaka­lıp kelimeler yerine daha farklı cümleler kuralım ve yâd edelim. 1997 yılında […]
  • KÖY ENSTİTÜLERİ NEDEN YIKILDI !

    Yıkılış gerekçesi öyle önemli ki… “Keşke okusalar da gelip beni kesseler evvela!” Biraz uzundur ama okuduğunuza değecektir diye düşünüyorum… “Londra Halkevi’nin düzenlediği, “Köy Enstitüleri 50. Yaşında” konulu açıkoturumu izleyenler, üç buçuk, dört saat boyunca yerlerinden kımıldamadılar. İzleyenler, para ödeyerek biletle girmişlerdi. Giriş bizim paramızla aşağı yukarı yirmi bin lira (5 sterlin)! Salon tıklım tıklım dolu. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 99.835
    -3,45%
  • ALTIN 243.19
    5,68%
  • DOLAR 5.765
    5,49%
  • EURO 6.523
    4,76%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link