16° Açık
  • EURO 6.75
  • DOLAR 6.04

TAPA’YI UĞURLADIK- Fatma Zehra KÖSELEY

Kültür - 23 Nisan 2019 19:50 A A
Dünyada en çok karikatürü çizilen adam İBRAHİM TAPA .
Bu benim hayatımda çizdiğim ilk ve tek karikatür. Bu karikatürün öyküsünü sayfama  şöyle yazmışım .
” Fatma Zehra Köseley’in çizimiyle İbrahim Tapa.
Ünlü karikatürist, Savaştepe İlköğretmen Okulu’ndan sınıf arkadaşım İbrahim Tapa rica etti..” Kardeş benim bir karikatürümü çiz diye..”
Zati adam karikatür gibi . 🙂
Hayatımda ilk kez karikatür çizdim .:)
Daha çok beğeni istiyom..
Zorla ve hile ile en çok benim çizgim beğenilecek..
Bu benim ilk karikatürüm.. Ama 8 kişi beğenmiş.. Tapa’nın sayfasında… Beğenmeyeni yakarım .”
 
1968 – 2015 İbrahim Tapa.

Sonra da şöyle yazmışım aynı karikatürümü yeniden paylaşıp…

” Tapa , Facebook demiş ki , arkadaşlığınızın 8. yılı kutlu olsun. Aptal Face 🙂 Bilmediğinizi ben diyeyim, Tapa ile sınıf arkadaşlığımız teeee 1962 yılında başladı. Savaştepe İlköğretmen Okulu’nun 1. sınıfında kardeş gibi olduk , taa ki mezun olana kadar. Tüm sınıfımız.. 1-E unutulmaz anılarda neler yok ki.. Daha sümüğümüzü silmeyi bilmeden kardeşliği gurbette yatılı okulda öğrendik. Birbirimizden borç aldık , ama o borcu hiç ödemedik . Hastalandığımızda , arkadaşlığımız , kardeşliğimiz ilaç oldu. Babamın da aralarında olduğu; Savaştepe Köy Enstitülü teyzelerimiz, amcalarımız okulun harcını kardılar, sıvasını yaptılar.. Kiremitlerini döşediler, binaların duvarlarını ördüler.. Bizler hazıra konduk. O canım Köy Enstitülü öğretmenlerimizin elinde oya gibi işlendik. 3 Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimleriyle yoğrulan bizler, hep iyi insan olma, iyi öğretmen olma yolunda , ayağımıza taş döşeyenlere rağmen başardık..  Türkiyemizin dört bir yanına dağıldık..Aydınlıklara kavuşulsun diye.. Kendi evladımıza sarılır gibi sarıldığımız öğrencilerimiz şimdi koca koca adamlar, saçlarında aklar, ellerimizden sevgiyle öpüyorsa. . Bizler çok şanslıydık mı diyeyim, eyyy Savaştepeden yolu geçen Çınaraltı Çocukları ..
Tapa , Çınaraltı Çocuklarının en meşhuru sen oldun. Karikatürlerini dünya tanıdı. Biz gururlandık. iyi ki varsınız İbrahim Tapa ve sevgili eşin Havva Tapa yolumuz kesiştiği için çok keyifliyim. Bak bu kadar yazdım, sakın şımarmayın.. Hepinize selam eder, sınıf gecemizde buluşuruz gariii .”

Eşi Havva Tapa ve İbrahim Tapa,
Karikatürcünün hayatında ancak bu kadar güzel resimler olur.
Tapa sağ olup bunları yazıma aldığımı görseydi , mutlaka muzır bir şeyler söylerdi.
Bana da onun bu gülümseten  resmini buraya almak kaldı..
Eşi Havva , dünyanın en naif arkadaşlarımdandır. Öğrencilerinin taziye yazılarını okuyorum, içim ısınıyor. Sevgiyle anılan bir İngilizce öğretmeni. Dost yaren.
Sevgili Havva, seni, aklımda kalan anıları şöyle bir düşünüm.. Beyoğlu ve  iki dostun çorbacıdaki sohbeti aklımda.. Sevil’in bizi yalnız bıraktığını da buraya not edeyim.. Diyarbakır’a uçacağım günün sonunda beni uğurlayan sendin.  İstanbul’a veda.. Diyarbakır’a merhaba.. Bazı yarenlikler insanın aklında hep duruyor.
Tapa’nın ardından yazdığın, iki sözcük , bir satır hiç aklımdan çıkmayacak..
” Hoşçakal yarim..”
***
İbrahim TAPA’mızı 15 Nisan günü hakka yürüdü.  Bizler , onu 16 Nisan günü Çanakkale Gelibolu / Cumalı köyünde, sevenleriyle , Çanakkale boğazına bakan yamacına, ebedi uykusuna uğurladık.


Kızı Özgecan Tapa şöyle yazmış babası Tapa’nın ardından.
“Sevgili babamı; dün eş, dost, aile hep beraber, hem gülerek hem ağlayarak uğurladık. Bu dünyadan bir İbrahim Tapa geçti ve yüzlerce ruha, genç insana sevgiyle emek verdi. Hayranı olduğum karikatürcülerin, sanatçıların “Tapa Abi!” dediği, özgün, çılgın, üretken, yaşam yanlısı bir adamdı. Ustalarından öğrendiklerini, çıraklarına sabırla aktardı. İnsanı, kediyi, köpeği, doğayı, renkleri, vosvosları ( benim bildiğim 5 vosvosu vardı) müziği çok sevdi. Gülmeyi güldürmeyi, hayatla dalga geçmeyi bildi. İki tel, bir maşa ile beş dakikada icat yapar, plastiği sevmez ama geri dönüşüm adına plastik malzemelerden kuklalar, maskeler neler neler tasarlardı. Yazlıktaki bir örnek plastik sandalyelere inat, tahtadan domates, biber , patlıcan, kabaklı sandalyeler boyamıştı. 8 numara gözlük takar, 8 cepli yelekler giyer, yanından kalemi, kağıdı, metreyi, çakısını eksik etmezdi. İsviçre çakısı gibi bir adamdı.
“Havva bir, rakı iki, karpuz üç” derdi, kuru fasülyeden başka yemek sevmezdi ama yeşil erikle taze sarımsağın tadına doyamazdı. Bir de turşunun..
Ud, kanun, cümbüş, tef ne bulursa çalar, çalamayınca ‘Kafamı karıştırıyorsunuz bi susun’ diye masadakileri azarlardı.
Özgecan olarak koyduğu ismimden ekonomi yaparak; “Özge, şuradan bir bira kapıver.. “ derdi.
Anneciğimle birlikte, abim ve bana insanları ayırmamayı, adil olmayı, paylaşmayı, okumayı, sorgulamayı, gezmeyi, kocaman sofralarda bir araya gelmeyi, hayattan keyif almayı öğrettiler.
Meslek seçimlerimiz, hayattaki tüm tercihlerimizde sonsuz özgürlük ve destek verdiler. Böyle bir babanın genlerini taşımaktan gurur duyuyor, onu özlem ve sevgiyle anıyorum.

Baba Tapa,
Thank you for the crazy genes! We love you so!”

İbrahim Tapa, bu güzel çizgiler ve emekler nasıl unutulur ?
Tapa 1950 yılında Çanakkale / Biga’da doğdu. Savaştepe İlköğretmen Okulundan mezun olduktan sonra Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksekokulu Grafik Bölümü’nden 1975 yılında mezun oldu. İlk karikatürü Ustura dergisinde yayımlandı. Gırgır, Fırt , Politika, Adam , Gün , Günaydın , Güneş gibi dergi ve gazetede çalıştı. İtalya , Bulgaristan , Yugoslavya , İngiltere , Kanada , Japonya , Belçika ,İran,İsrail ve Küba’da toplu sergilere katıldı.İtalya ( Tolentina ) ve Bulgaristan ( Gabrova ) müzelerinde eserleri sergilenen Tapa, Belçika’da hazırlanan Cartoon 89 takviminde karikatürü yayımlanan tek Türk sanatçısı oldu. İtalya’daki Bordighera – Altın Palmiye yarışmasında jüri özel ödülünü aldı..
***
Önceki sınıf gecemizden ayrılırken, herkes birbirine sarılıp vedalaşıyordu. Sınıf buluşmalarımızın hiç sevmediğim yeri vedalarıdır. Yaşımızı , başımızı yavaş yavaş alırken, hayatın sonuna daha var diye avunsak da, birer , birer gidiyoruz gari…
Tapa ile vedalaşıyoruz,
” eee Fatma Zera, bunca zaman sonra iki günde Savaştepe’nin laflarını bitiremedik. Cennet Koya gel hele, Havva , sen ben , bizim oğlan , o bu şu , cümbür cemaat anlatırız gariii.. Sen de bu gari lafını her yere sokuşturuyon ya, pes gariiii..”
TAPA, huzur içinde , ışıklarda uyu ,durağın uçmağ olsun  gariii..
Bu haber 468 kez okundu.
besob otel
Kültür - 19:50 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SINDIRGI İTTİFAKI
    Balıkesir’de gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde Ak Partili ve CHP’liler arasında sert tartışmalar yaşanırken, Sındırgılı üyeler tüm partilere örnek oldu. Birlik seçimlerinde oy kullanmak için Balıkesir’e gelen CHP’li Belediye Meclis üyeleri Mehmet Çetin, Asım Göksidan, Fikret Kavaklı, İYİ Partili Bülent Ata ile Sındırgı’nın AK Partili Belediye Başkanı Ekrem Yavaş Salih Tozan Kültür Merkezi’nde birlik beraberlik […]
  • 02
    TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..
    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • 03
    EDREMİT BELEDİYE PERSONELİNDEN ÖRNEK DAVRANIŞ
    Edremit Belediyesi tarafından her gün hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen iftar yemeğini bu kez belediye personeli üstlendi. Edremit Belediyesi’nin düzenlediği iftar sofrası Ramazan ayının her akşamı vatandaşları gönül sofrasında buluşturmaya devam ediyor. Hayırseverlerin destek verdiği iftar yemeğinin giderlerini önceki gün belediyede görev yapan memur, işçi ve şirket personeli çalışanları karşıladı.Personelin katkıları ile Faruk Serpil Parkı içinde verilen […]
  • 04
    GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!
    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]
  • 05
    PLEVNE’YE YAKIŞAN KUTLAMA
    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Plevne Ortaokulu’nda coşkuyla kutlandı. Milli Mücadele’nin başlangıcının 100’ncü yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Plevne Ortaokulu 100 kişilik korosuyla şarkı ve marşlarını seslendirdi. Ritm, jimnastik ve kule gösterisi büyük ilgi gördü. Kutlamalar şiirle ve horon dansı programa renk kattı. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürkün sözleri öğrenciler […]

YAZARLARIMIZ

  • TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!

    Türkiye de öğretmen yetiştirme 1970-1980 arasında bozulmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan kontrolünü yitirdiği Eğitim Fakülteleri döneminde ise akademik yaşam normları ile öğretmenlik mesleği umdeleri uzlaştırılamadı. Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanları akademisyen ile eğitimci arasında iki cami arasında beynamaz durumu yaşadılar. Bu, öğretmen yetiştirmede geleneğe sahip çıkamamanın somut sonucuydu.  2000’li yıllardan sonra gelen AKP ise ortaya […]
  • TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..

    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

    Ben her Anneler Günü’nde paylaşırım bu iletiyi. Atatürk, annesini ziyaret edeceği zaman mutlaka yaveri ile “İzin verirse validemi ziyaret etmek istiyorum.” diye haber yollardı. Zübeyde Hanım, hazırlanır, saçlarını taratır, oğlunu beklerdi. Atatürk de bu ziyarette mutlaka büyük üniformasını giyer, yaverleriyle birlikte gelir, büyük bir hürmetle annesinin elini öper, onun duasını alırdı.Annesi oğlunun bu davranışından çok […]
  • NE YAPMALI?

    73 yıl önce ilk demokrasi denemesinde “Açık oy gizli sayım” yapılarak Demokrat Parti’nin seçimi kazanması nasıl engellenmişse, İmamoğlu’nun İBBB’yi kazandığı seçimin geçersiz sayılması da aynı mantıkla engellenmiştir. Aynı zarfın içindeki 4 oydan 3’ü geçerli sadece İBBB oyu geçersiz. O da yetmiyor; 7 asil üyenin 4’ü hayır deyince 4 yedek üyeyi de çağırıp karar alıyorlar. Bu […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • BİR YANIM BAHAR BAHÇE BİR YANIM DİRENİŞ

    Çiğdemler; kış ne denli sert geçerse geçsin; yaşam gücünü hatırlatır. baharı yaşar. Adımı öylesine seviyorum ki, öylesine içselleştirmişim ki ; adım gibi olmak için her şeye rağmen hayat doluyum. Adımın peşinden koşsam, tüm Anadolu’yu gezmem gerekir. Anadolu’nun özüne, geleneklerine, o güzelim insanlarımıza ulaşırım. Kazdağ Çiğdemi, Toros Çiğdemi, İstanbul Çiğdemi, Ankara Çiğdemi , Hitit krallarının ağzına […]
  • BU NE SAMİMİYETSİZLİK!

    Artık bıkkınlık verdi ama aynı sözlerle yazıma başlıyorum : “Balıkesir Kuva-yi Milliye’nin başkenti diyoruz… İstiklal Madalyası istiyoruz… Cesur Balıkesir, Yürekli Balıkesir unvanına talibiz…”Ama aradan 100 yıl daha geçse bu kafalarla bu unvanı da, o madalyayı da alamayacağımız açıkça görünüyor… Balıkesir ne yazık ki son bir ayda Atatürk, cumhuriyet ve Kuvayi Milliye konusunda hep sınıfta kaldı. […]
  • NAİPLİ KÖYÜ’NDEN- Fatma Zehra KÖSELEY

    Bugün günlerden Naipli Köyü.İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum. Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor. Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor. Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük. Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı. Gülsüm abla, […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • GÜNEŞ UFUKTAN DOĞARKEN- İhsan DURAK

    Mayıs ayı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi kuşakta, ilkbaharın kendini, en can alıcı güzellikte ifade ettiği, yaz mevsimini kucaklayan bir zaman dilimidir. Tanyeri ağarmadan önce, gecenin en karanlık zamanıdır. Bu durumu başka cümle ile ifade edersek; GECENİN EN KARANLIK ZAMANI, AYDINLIĞA EN YAKIN ZAMANDIR. Krallıkların, imparatorlukların sonunu sıcak ve soğuk savaşlar belirler. “Sonsuzluk” diye bir kavram […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • 19 MAYIS VE GENÇLER – Tanyol KIPÇAK

    Şimdiki çocuklar bilmez.. Gençler bile.. Unutturuyorlar çünkü.. Nasıl bilsinler ki?.. Benim çocukluğumda ,benim gençliğimde günler önceden hazırlıklar başlardı.. Okullarda sınıflar süslenir.. Krapon kağıtlarından kırmızı-beyaz kedi merdivenleri yapılır. Kağıttan bayraklar camlara yapıştırılır.. Bahçede provalar, trampetler, yavrukurtlar, izciler, özel kıyafetler… Bir heyecan,bir heyecan.. Bir gün kala uyku gözüne girmez.. Ayakkabılar eğer yeni alındıysa başucunda durur.. Mis gibi […]
  • “İŞÇİ KIYIMI VE ADALETSİZLİK” RAMAZAN DİNLEMEZ

    Ramazanın gelişiyle birlikte bir ritüel haline getirilen iftar programları da başladı. Bandırma Belediyesi 1350 kişiye Bandırma, Edincik ve Aksakal’da hayırseverlerin desteği ile iftar yemeği ikram ediyor. Bandırma’da Ortaokulu önündeki iftarlara katılanlara baktığımızda bu yıl öğrencilerin ağrılıkta olduğunu görüyoruz. Oruçlu oruçsuz birçok insan burada karnını doyuyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? İnsanları “oruçlu oruçsuz” diye […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!

    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 86.771
    -0,03%
  • ALTIN 247.77
    0,05%
  • DOLAR 6.044
    0,27%
  • EURO 6.747
    0,18%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link