17° Açık
  • EURO 6.75
  • DOLAR 6.04

50. YIL BULUŞMASI- Fatma Zehra KÖSELEY

Eğitim - 9 Mayıs 2019 01:30 A A

Yıl 1962.
Çocuktuk, hepimiz ailelerimizi sılada bıraktık, yeni bir yaşama merhaba dedik. En büyüğümüz 11, 12 yaşındaydı. İlkokulu bitirip , aradan üç ay geçince geldik Savaştepe tren istasyonuna. Yatılı öğrenci olacaktık. Yatılı ne demekti ? Öğrenecektik.
-Nasıl mı ? Yaparak yaşayarak.
Minicik ellerimizle , bücür boylarımızla , kocaman yüreklerimizle, akıllı ve zeki çocuklar olarak yatılı okuyacaktık. Eski deyimle ” leyli ” olacaktık.
Babam Balıkesir Lisesi’ne kaydımı yaptırmıştı . Balıkesir’deki anneannemde okuyacaktım. Babam ve annem Ergama’da ( Gökçeyazı) görev yapıyorlardı.
Rahmetli Şaziye halam kızı Saadet ablam, “Savaştepe’de gündüzlü öğrenci sınavları var , dayıma söyleyelim sen de benimle oku” dedi. Şaka ile başlayan Savaştepe öyküsü böyle başladı.
Ben gündüzlü öğrenci olarak, okuyacaktım. Halam ve eniştem beni evlatları gibi okutacaklarını söyleyip annemi de razı etmişlerdi. Gündüzlü , eski deyimle ” nehari ” sınavını kazanıp geldim Savaştepe İlköğretmen Okulu’na.
Talebe trenine bindik babamla. Balıkesir’den çıktık yola. Soğucak istasyonunda “çöp şiş” aldı babam. Keyifle yedim.
Babamın anlattıklarından çok heyecanlanmıştım. Savaştepe Köy Enstitüsü mezunu olarak , benim onun okulunda okumamdan çok keyif almıştı. Okulu nasıl yaptıklarını, duvar örmeyi, ağaç dikmeyi, keman ve bağlama çalmayı, marangozluğu ben okulumda öğrendim.. Bizi eğiten öğretmenlerimizin emeğini unutamam. Annesini yitirdiğinde 9 yaşında bir çocuktu, babamın acıları , yerli yerinde duruyordu.
Babaannemin , kaza geçirip hayatını kaybettiği Karacalar yolunu gösterdi uzaktan.
Gözyaşlarını benden sakladığını düşünüyorum.. ” Kara trenin , düdüğünü çok duyacaksın , rayların tıkırtısına bir türkü uyduracaksın, tren yollarında , gazete isteyen çocuklar için gazete biriktireceksin. Ve öğretmen olacaksın Fatma Zehra.. Anamın adı, ağzımın tadı , ilk göz ağrım kızım..”

İstasyonda taş binanın önünde durur trenler Savaştepe yazısını okursunuz.
İstasyondan uzun bir yol uzanır Savaştepe meydanına. İki yanında ağaçları olan, uzayan o yolda yürümek muhteşem bir güzelliktir.
O uzun yolda elinde tahta bavullarla gelenlerimiz çoktu. Belkide bizlerin o zamanlar deri bavulu yoktu !. İçimizde hiç zengin çocuğu yoktu. Bunu adım gibi biliyorum. Zenginin çocuğunun işi neydi yatılı okulda ? Hem de ilkokulu yeni bitirmiş bir çocuğun!..
Bizler , sümüğümüzü silmeyi anca öğrenmiştik . Saçımızı taramayı becermek için , saçlar ale garson kesildi. Kızların kulak memesi görünecek. Erkekler alaburus tıraş olacak . Asker tıraşına yakın sayılır.
Okulumuza gelir gelmez, sınıflarımızın neresi olduğunu öğrendik.
1/ E 1034. Kayıt tamamlandı. Babam sınıfıma götürürken , yatılı öğrencilerin bir hafta önceden derslere başladığını öğrendik. Babamın sınıf arkadaşı, daha sonra resim öğretmenim olacak olan, rahmetle andığım Kemal Şevik bey, beni sınıfıma getirdi. Kısa bir şaşkınlıktan sonra , sıraların en önüne oturdum. Zil çaldığında , yeni arkadaşlarımla tanıştım. Cıvıl cıvıldık. O zamandan bu yana 50 yıl sonra arkadaşlarım , yine ilk duydukları gibi seslenirler bana Fatma Zehra.
6/E olana kadar o güzelim kardeşlikte neler yaşamadık ki. Hüzünler, sevinçler, mızıkçılıklar, birbirimize şakalar, şakaların arasında kırmadan , dökmeden sitemlerle dolu dolu yaşanan bir 6 yıl..

Sınıfımı doğrudan geçince yatılılık hakkını kazandım. Yatakhanede yatıp, yemekhanede yemek yiyecek, etütlerde sınıfımla birlikte olacaktım. Çok renkli ve keyifliydi hayatımız. Zayıf aldığımda kaçan keyfimi , arkadaşlarımla gideriyordum. Beni teselli edenleri çok seviyordum. “Aman , boşver, gelecek yazılıda iyi alır kurtarırsın”
Yemekhanede bir curcunadır giderdi. Yemekleri beğenmeyenlerin başında geliyordum. İlk zamanlar aç kaldığım oluyordu. Daha sonra alıştım.
Sevdiğimiz ve bize evladı gibi davranan öğretmenlerimiz çoğunluktaydı. Yatılı okulda okumanın hüzünlü yanını onlar da biliyorlardı. Deyim yerindeyse el kadar bebelerdik.
Biz el kadar bebeler , ” öğretmen olmak ” için gelmiştik ana – baba ocağından buralara. Öğretmenlerimiz her fırsatta bizlere bunu anımsatırlardı. İyi birer öğretmen olmak, Savaştepe İlköğretmen Okulu’nun adını daha yükseklere çıkarmak. Onu yüceltmek.Okulumuzun , donanımı muhteşemdi. Biyoloji , Fizik -Kimya, Müzik, Resim -İş derslerimiz laboratuvarlarda yapılırdı. Beden Eğitimi ve spor okulumuzun en önemli ve rağbet gören etkinliği idi. Milli Oyunlar, deyince akan sular durur , biz coşku ile her yöremizin oyunlarını kızlı – erkekli kardeşçesine oynardık. Tiyatro ve Korolar. Mandolin gruplarımız. Bağlama grubumuz. Çok sesli koromuz ile ilgili bir anımı buraya not edeyim. Savaştepe İlköğretmen Okulu Kız Basketbol takımı , Balıkesirspor adı altında , Manisa’da yapılacak olan Türkiye Birinciliklerine katılacağız. Sınıf arkadaşım Kamuran Öztürk Pekyalçın ile birlikteyim. Derslerden hemen sonra sıkı antrenmanlar yapıyoruz.Beden Eğitimi öğretmenimiz Erol Özata bize göz açtırmıyor. Aynı zamanda çok sesli koroda da varız. Basketbol önceliği alıyor. Koroyu asıyoruz. Koroya arada bir uğrayıp , Müzik öğretmenimiz Mehmet Duru beye görünüyoruz. Mola verdiğinde soluğu antrenmanda alıyoruz.
O gün Kamuran ile koro çalışmasına gittik.” Fincanı taştan oyarlar ” türküsünü üç sesli olarak söylüyoruz. Başladık söylemeye. Öğretmenimiz az sonra , çalışmayı durdurdu. Kamuran , Fatma Zehra siz susun bakayım. Koro siz söyleyin. Birlikte katılmadığımız çalışmaların sonucunda , öğretmenimiz bizi korodan kovdu. Şimdilerde bunu öğretmenimize anlattığımızda , kahkahalarla gülüyoruz.
Tarım dersimize giren , babamın da öğretmenliğini yapan , Muharrem Tüzüner’i burada rahmet ve minnetle anıyorum.
Babamın öğrenciliğinde diktiği elma ağaçlarının , olduğu elmalıkta bizlere ağaçlara bakmayı, toprağı ekip biçmeyi öğreten , üretim ve eğitimi birlikte yapan o muhteşem eğitimden şimdilerde eser yok. Okulumuzda , babamın da minicik elleriyle taşıdığı tuğladan yapılan tüm binalar yıkıldı. O tuğlalar tren istasyonuna gelince , babamlar tek sıra olurlar, ve elden ele tuğlalar okula taşınırmış. Harç karmak, tuğla istiflemek, kum taşımak, kireç söndürmek dahil tüm inşaat işlerinde tüm öğrenciler ve öğretmenler birlikte çalışmışlar.
Savaştepe Köy Enstitüsü kurucu müdürü Sıtkı Akkay’ı burada rahmet, minnet ve saygı anıyorum.
Ağaç aşılamayı, bordo bulamacı yapıp asma budamayı öğreten öğretmenim, şimdi soğan ve patatesin durumunu görse, en çok biz öğrencilerine kızardı.. Ne oldu bu canım ülkemize diyerek..
Onun anlattığı Atatürk anıları hala daha belleğimde duruyor.
” Afyon tren garında Atatürk’ü karşılamaya giden öğretmenimiz, o kadar çok hayranlık duyar ki , öğrencileri ve halkı selamlarken , öğretmenimiz, sırasından fırlayıp Atatürk’e eliyle dokunur. Çok mutlu olur. “

Nöbetçi öğretmenlerimiz bizlerle birlikte sabahtan, gece yatana kadar , aramızda olurdu. Nöbetlerinde sınıflarımızı denetlerler, sabah bizi uyandırma servisi gibi yatakhanemizin kapısında olurlardı. Yatılı okulun sorumluluğunun zorluğunu Edebiyat Öğretmenim Meral Köz şöyle özetlemişti. Edebiyatçı olmasının özeniyle. ” Eline cam bir bardak veriyorlar,merdivenlerden inip, karanlıkta su dolduracaksın, kırmadan getireceksin ” İşte onun gibi bir şey , sizlere nöbetçi öğretmen olmak.
Bizler onların nöbetinin sorumluluğunun ağırlığını hiç böyle düşünememiştik o zamanlar.
Biz kendi tuttuğumuz , yemekhane, ve diğer sorumlu olduğumuz yerlerin nöbetini biliyorduk.
Biz, çocuktuk birlikte aynı sınıfın tahta sıralarında sabahın 7 sinden akşamın 10 na kadar oturanlar.Günümüz , sabah etütle başlar , derslerle sürer , akşam etütle biterdi . Yatakhanemize girince bir curcuna başlar. Koşuşturmalar, ütü odasında yaka ve önlük ütüleme sırası kapmak için sürerdi.
Hasta olanlar aramızda en sıcak sevgiyi ve şefkati görürdü.Kardeşimiz gibi birbirimizi kucaklar, sarmalardık. Memleketten gelen paketin içinden çıkanları , kardeş payı yapar , üleşirdik, bölüşürdük. Bizler öylesine bilinçle yetiştik ki, düşmanlığı öğrenmedik. İnsanın insana olan dayanışmasının değerini belledik. Her cumartesi sinemamıza Fitaş filmin en yeni ve önemli filmleri gelir, izlerdik. Bazen parasız kalırdık. Birbirimizden borç alırdık. Biz o borçları hiç geri ödemedik. Tiyatro oyunlarının okulumuzdaki gösterimleri şölene dönüşürdü.Biz öğrencilerin etkinliklerini izlemek için Savaştepe halkına özel gösterimlerde bulunurduk. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı Balıkesir Atatürk Stadyumunda sergilerdik. Balıkesir halkı sırf okulumuzun gösterilerini izlemek için stadyumu doldururlardı.

Duvar gazetesi için şiirler, öyküler yazar, karikatürler yapardık.
Sınıfımızın , en meşhur simalarından, dünyada karikatürü en çok çizilen karikatürist arkadaşımız İbrahim Tapa’yı bu sınıf gecemizin arefesinde kaybettik. Eğlencemiz yoktu bu buluşmamızda. Doyasıya sohbetleştik. Gidenlerimizden İbrahim Tapa, Şükran Dönmez Gün, Zehra Bozkurt Bal.. Işıklarda uyuyun.. Durağınız uçmağ olsun..

Yıl 2019 – 26 Nisan.Yer Kuşadası. Yıl buluşmamızı gerçekleştireceğiz. Son yıllarda birbirimiz bulup, birlikte iki gün geçirmenin keyfini yaşıyoruz. Anılar havada uçuşuyorlar. Buluşma yerine geldiğimizde , sanki ilk günün heyecanı ile birden çocukluğumuza dönüyoruz. Kucaklaşmalar , hasretle geçen yıllara inat en çocukça şakalarla sohbetler gırla gidiyor.. Anılar tazeleniyor. Oysa ;yeni yetme öğretmenlerden eser kalmamış. Hepimizin saçında aklar.. Yüzünde çizgiler.. Hastalıklara inat , en sağlıklı kavuşmalar bizim. Hepimizin yüreğinde memleket sevdası daha bir olgunlaşmış duruyor. Mustafa Kemal’in aydınlığında yetişen biz 6 / E sınıfında en mutlu oluncak durumun tespitini yapıyorum sınıf arkadaşım, Nafiz Yılmaz’a. Nafiz , bizim sınıftan hiç faşist olan yok biliyor musun ?
Bize emek veren, yurtsever ve çalışkan öğretmenlerimiz, bizi oya gibi işleyen Köy Enstitülü, kızlar, erkekler bizler çok şanslı olduğumuzu 50 yıl sonra bir kez daha anladık. Çok şanslıydık çok. Devletimiz ve öğretmenlerimiz bize ana – baba oldular. Dik durmayı, onurlu davranmayı, çok çalışmayı , Atatürk ilke ve devrimlerinin bekçileri olarak en iyi öğretmenliği yapmamızı bize kazandırdılar. Daha ne olsun du ki !..
Savaştepe’den mezun olup bizler dağıldık Anadolu’ya.. Siirt’e, Diyarbakır’a, Afyon- Emirdağı’na, Hakkari’ye, Adıyaman’a ,Urfa’ya, Mardin’e, Kars’a, Erzincan’a ve Sivas’a..
Karadeniz’in dağlarının en ucasına , Orta Anadolu bozkırlarının ortasına giden bizlerdik. Torosların en tepesindeki köylerde kaldı gençliğimiz..Ben Siirt ve Diyarbakır’a bıraktım otuzlu yaşlarımın yedi yılını.. Buraya yazmak kolaydır yedi yılı.. Öğretmenliğini düşünün o yedi yılın..Ve de yetmişli yılların ortasındaki koşullarını .. Yokluklarla ve yoksulluklarla boğuşan , feodal yapının kasıp kavurduğu Güneydoğu.. Şimdilerde GAP gezisine gidiyorlar.. Şimdilerde ne var ki GAP’ta şenlikli geziden başka.. Güzelliklerle , varsıllıkla gezilen yerler.. On kardeşin üçü aynı sınıfta okuyan öğrencilerin öğretmeni olun da , sizi alnınızdan öpeyim..

Biz , Savaştepe İlköğretmen Okulu’nun 6/E sınıfının çocukları olarak, geleceğimize dair kaygılarımızın ortak olmasından, sevinçlerimizin aynısının olmasından keyifliyiz. Hiç ayrışmadan geçen 50. yılın bu kutlamasında tek dileğim var, 51. yılda aynı çocuklarla , yeniden buluşup, hasret giderip yaşamak.
Buradan sesleneyim, eyyyy 6/E ler… Mızıkçılık yapıp gelmemek yok. Tamam mı ?
Gelmeyenler için haince planlarım var. Ona göre , şimdiden Balıkesir’de memleketimde yapacağımız 51. yıl kutlaması için , hazırlanmaya başlayın emi. Zaman dediğiniz nedir ki ? Giren ay, çıkan ay, şinanay, okadar. 51. yıl buluşmamızın hazırlayıcıları olan Osman Yaşar Özdemir, babamın oğlu Ali Sakin, beni yormadan ,bizimkisilerin , 6 / E lilerin kalacakları otel rezervasyon işlerini yapın gari..
6/E liler ;
” Bak ; konuşanlar diye hepinizin numarasını tahtaya yazar, nöbetçi öğretmene veririm”
Anlaşıldı mı ?
Balıkesir’den selam olsun hepinize..
Balıkesir’de her şey çok güzel olacak.

Bu haber 1462 kez okundu.
besob otel
Eğitim - 01:30 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SINDIRGI İTTİFAKI
    Balıkesir’de gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde Ak Partili ve CHP’liler arasında sert tartışmalar yaşanırken, Sındırgılı üyeler tüm partilere örnek oldu. Birlik seçimlerinde oy kullanmak için Balıkesir’e gelen CHP’li Belediye Meclis üyeleri Mehmet Çetin, Asım Göksidan, Fikret Kavaklı, İYİ Partili Bülent Ata ile Sındırgı’nın AK Partili Belediye Başkanı Ekrem Yavaş Salih Tozan Kültür Merkezi’nde birlik beraberlik […]
  • 02
    TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..
    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • 03
    EDREMİT BELEDİYE PERSONELİNDEN ÖRNEK DAVRANIŞ
    Edremit Belediyesi tarafından her gün hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen iftar yemeğini bu kez belediye personeli üstlendi. Edremit Belediyesi’nin düzenlediği iftar sofrası Ramazan ayının her akşamı vatandaşları gönül sofrasında buluşturmaya devam ediyor. Hayırseverlerin destek verdiği iftar yemeğinin giderlerini önceki gün belediyede görev yapan memur, işçi ve şirket personeli çalışanları karşıladı.Personelin katkıları ile Faruk Serpil Parkı içinde verilen […]
  • 04
    GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!
    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]
  • 05
    PLEVNE’YE YAKIŞAN KUTLAMA
    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Plevne Ortaokulu’nda coşkuyla kutlandı. Milli Mücadele’nin başlangıcının 100’ncü yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Plevne Ortaokulu 100 kişilik korosuyla şarkı ve marşlarını seslendirdi. Ritm, jimnastik ve kule gösterisi büyük ilgi gördü. Kutlamalar şiirle ve horon dansı programa renk kattı. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürkün sözleri öğrenciler […]

YAZARLARIMIZ

  • TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!

    Türkiye de öğretmen yetiştirme 1970-1980 arasında bozulmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan kontrolünü yitirdiği Eğitim Fakülteleri döneminde ise akademik yaşam normları ile öğretmenlik mesleği umdeleri uzlaştırılamadı. Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanları akademisyen ile eğitimci arasında iki cami arasında beynamaz durumu yaşadılar. Bu, öğretmen yetiştirmede geleneğe sahip çıkamamanın somut sonucuydu.  2000’li yıllardan sonra gelen AKP ise ortaya […]
  • TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..

    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

    Ben her Anneler Günü’nde paylaşırım bu iletiyi. Atatürk, annesini ziyaret edeceği zaman mutlaka yaveri ile “İzin verirse validemi ziyaret etmek istiyorum.” diye haber yollardı. Zübeyde Hanım, hazırlanır, saçlarını taratır, oğlunu beklerdi. Atatürk de bu ziyarette mutlaka büyük üniformasını giyer, yaverleriyle birlikte gelir, büyük bir hürmetle annesinin elini öper, onun duasını alırdı.Annesi oğlunun bu davranışından çok […]
  • NE YAPMALI?

    73 yıl önce ilk demokrasi denemesinde “Açık oy gizli sayım” yapılarak Demokrat Parti’nin seçimi kazanması nasıl engellenmişse, İmamoğlu’nun İBBB’yi kazandığı seçimin geçersiz sayılması da aynı mantıkla engellenmiştir. Aynı zarfın içindeki 4 oydan 3’ü geçerli sadece İBBB oyu geçersiz. O da yetmiyor; 7 asil üyenin 4’ü hayır deyince 4 yedek üyeyi de çağırıp karar alıyorlar. Bu […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • BİR YANIM BAHAR BAHÇE BİR YANIM DİRENİŞ

    Çiğdemler; kış ne denli sert geçerse geçsin; yaşam gücünü hatırlatır. baharı yaşar. Adımı öylesine seviyorum ki, öylesine içselleştirmişim ki ; adım gibi olmak için her şeye rağmen hayat doluyum. Adımın peşinden koşsam, tüm Anadolu’yu gezmem gerekir. Anadolu’nun özüne, geleneklerine, o güzelim insanlarımıza ulaşırım. Kazdağ Çiğdemi, Toros Çiğdemi, İstanbul Çiğdemi, Ankara Çiğdemi , Hitit krallarının ağzına […]
  • BU NE SAMİMİYETSİZLİK!

    Artık bıkkınlık verdi ama aynı sözlerle yazıma başlıyorum : “Balıkesir Kuva-yi Milliye’nin başkenti diyoruz… İstiklal Madalyası istiyoruz… Cesur Balıkesir, Yürekli Balıkesir unvanına talibiz…”Ama aradan 100 yıl daha geçse bu kafalarla bu unvanı da, o madalyayı da alamayacağımız açıkça görünüyor… Balıkesir ne yazık ki son bir ayda Atatürk, cumhuriyet ve Kuvayi Milliye konusunda hep sınıfta kaldı. […]
  • NAİPLİ KÖYÜ’NDEN- Fatma Zehra KÖSELEY

    Bugün günlerden Naipli Köyü.İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum. Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor. Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor. Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük. Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı. Gülsüm abla, […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • GÜNEŞ UFUKTAN DOĞARKEN- İhsan DURAK

    Mayıs ayı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi kuşakta, ilkbaharın kendini, en can alıcı güzellikte ifade ettiği, yaz mevsimini kucaklayan bir zaman dilimidir. Tanyeri ağarmadan önce, gecenin en karanlık zamanıdır. Bu durumu başka cümle ile ifade edersek; GECENİN EN KARANLIK ZAMANI, AYDINLIĞA EN YAKIN ZAMANDIR. Krallıkların, imparatorlukların sonunu sıcak ve soğuk savaşlar belirler. “Sonsuzluk” diye bir kavram […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • 19 MAYIS VE GENÇLER – Tanyol KIPÇAK

    Şimdiki çocuklar bilmez.. Gençler bile.. Unutturuyorlar çünkü.. Nasıl bilsinler ki?.. Benim çocukluğumda ,benim gençliğimde günler önceden hazırlıklar başlardı.. Okullarda sınıflar süslenir.. Krapon kağıtlarından kırmızı-beyaz kedi merdivenleri yapılır. Kağıttan bayraklar camlara yapıştırılır.. Bahçede provalar, trampetler, yavrukurtlar, izciler, özel kıyafetler… Bir heyecan,bir heyecan.. Bir gün kala uyku gözüne girmez.. Ayakkabılar eğer yeni alındıysa başucunda durur.. Mis gibi […]
  • “İŞÇİ KIYIMI VE ADALETSİZLİK” RAMAZAN DİNLEMEZ

    Ramazanın gelişiyle birlikte bir ritüel haline getirilen iftar programları da başladı. Bandırma Belediyesi 1350 kişiye Bandırma, Edincik ve Aksakal’da hayırseverlerin desteği ile iftar yemeği ikram ediyor. Bandırma’da Ortaokulu önündeki iftarlara katılanlara baktığımızda bu yıl öğrencilerin ağrılıkta olduğunu görüyoruz. Oruçlu oruçsuz birçok insan burada karnını doyuyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? İnsanları “oruçlu oruçsuz” diye […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!

    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 86.771
    -0,03%
  • ALTIN 247.77
    0,05%
  • DOLAR 6.044
    0,27%
  • EURO 6.747
    0,18%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link