21° Parçalı az bulutlu
  • EURO 6.40
  • DOLAR 5.70

50. YIL BULUŞMASI- Fatma Zehra KÖSELEY

Eğitim - 9 Mayıs 2019 01:30 A A

Yıl 1962.
Çocuktuk, hepimiz ailelerimizi sılada bıraktık, yeni bir yaşama merhaba dedik. En büyüğümüz 11, 12 yaşındaydı. İlkokulu bitirip , aradan üç ay geçince geldik Savaştepe tren istasyonuna. Yatılı öğrenci olacaktık. Yatılı ne demekti ? Öğrenecektik.
-Nasıl mı ? Yaparak yaşayarak.
Minicik ellerimizle , bücür boylarımızla , kocaman yüreklerimizle, akıllı ve zeki çocuklar olarak yatılı okuyacaktık. Eski deyimle ” leyli ” olacaktık.
Babam Balıkesir Lisesi’ne kaydımı yaptırmıştı . Balıkesir’deki anneannemde okuyacaktım. Babam ve annem Ergama’da ( Gökçeyazı) görev yapıyorlardı.
Rahmetli Şaziye halam kızı Saadet ablam, “Savaştepe’de gündüzlü öğrenci sınavları var , dayıma söyleyelim sen de benimle oku” dedi. Şaka ile başlayan Savaştepe öyküsü böyle başladı.
Ben gündüzlü öğrenci olarak, okuyacaktım. Halam ve eniştem beni evlatları gibi okutacaklarını söyleyip annemi de razı etmişlerdi. Gündüzlü , eski deyimle ” nehari ” sınavını kazanıp geldim Savaştepe İlköğretmen Okulu’na.
Talebe trenine bindik babamla. Balıkesir’den çıktık yola. Soğucak istasyonunda “çöp şiş” aldı babam. Keyifle yedim.
Babamın anlattıklarından çok heyecanlanmıştım. Savaştepe Köy Enstitüsü mezunu olarak , benim onun okulunda okumamdan çok keyif almıştı. Okulu nasıl yaptıklarını, duvar örmeyi, ağaç dikmeyi, keman ve bağlama çalmayı, marangozluğu ben okulumda öğrendim.. Bizi eğiten öğretmenlerimizin emeğini unutamam. Annesini yitirdiğinde 9 yaşında bir çocuktu, babamın acıları , yerli yerinde duruyordu.
Babaannemin , kaza geçirip hayatını kaybettiği Karacalar yolunu gösterdi uzaktan.
Gözyaşlarını benden sakladığını düşünüyorum.. ” Kara trenin , düdüğünü çok duyacaksın , rayların tıkırtısına bir türkü uyduracaksın, tren yollarında , gazete isteyen çocuklar için gazete biriktireceksin. Ve öğretmen olacaksın Fatma Zehra.. Anamın adı, ağzımın tadı , ilk göz ağrım kızım..”

İstasyonda taş binanın önünde durur trenler Savaştepe yazısını okursunuz.
İstasyondan uzun bir yol uzanır Savaştepe meydanına. İki yanında ağaçları olan, uzayan o yolda yürümek muhteşem bir güzelliktir.
O uzun yolda elinde tahta bavullarla gelenlerimiz çoktu. Belkide bizlerin o zamanlar deri bavulu yoktu !. İçimizde hiç zengin çocuğu yoktu. Bunu adım gibi biliyorum. Zenginin çocuğunun işi neydi yatılı okulda ? Hem de ilkokulu yeni bitirmiş bir çocuğun!..
Bizler , sümüğümüzü silmeyi anca öğrenmiştik . Saçımızı taramayı becermek için , saçlar ale garson kesildi. Kızların kulak memesi görünecek. Erkekler alaburus tıraş olacak . Asker tıraşına yakın sayılır.
Okulumuza gelir gelmez, sınıflarımızın neresi olduğunu öğrendik.
1/ E 1034. Kayıt tamamlandı. Babam sınıfıma götürürken , yatılı öğrencilerin bir hafta önceden derslere başladığını öğrendik. Babamın sınıf arkadaşı, daha sonra resim öğretmenim olacak olan, rahmetle andığım Kemal Şevik bey, beni sınıfıma getirdi. Kısa bir şaşkınlıktan sonra , sıraların en önüne oturdum. Zil çaldığında , yeni arkadaşlarımla tanıştım. Cıvıl cıvıldık. O zamandan bu yana 50 yıl sonra arkadaşlarım , yine ilk duydukları gibi seslenirler bana Fatma Zehra.
6/E olana kadar o güzelim kardeşlikte neler yaşamadık ki. Hüzünler, sevinçler, mızıkçılıklar, birbirimize şakalar, şakaların arasında kırmadan , dökmeden sitemlerle dolu dolu yaşanan bir 6 yıl..

Sınıfımı doğrudan geçince yatılılık hakkını kazandım. Yatakhanede yatıp, yemekhanede yemek yiyecek, etütlerde sınıfımla birlikte olacaktım. Çok renkli ve keyifliydi hayatımız. Zayıf aldığımda kaçan keyfimi , arkadaşlarımla gideriyordum. Beni teselli edenleri çok seviyordum. “Aman , boşver, gelecek yazılıda iyi alır kurtarırsın”
Yemekhanede bir curcunadır giderdi. Yemekleri beğenmeyenlerin başında geliyordum. İlk zamanlar aç kaldığım oluyordu. Daha sonra alıştım.
Sevdiğimiz ve bize evladı gibi davranan öğretmenlerimiz çoğunluktaydı. Yatılı okulda okumanın hüzünlü yanını onlar da biliyorlardı. Deyim yerindeyse el kadar bebelerdik.
Biz el kadar bebeler , ” öğretmen olmak ” için gelmiştik ana – baba ocağından buralara. Öğretmenlerimiz her fırsatta bizlere bunu anımsatırlardı. İyi birer öğretmen olmak, Savaştepe İlköğretmen Okulu’nun adını daha yükseklere çıkarmak. Onu yüceltmek.Okulumuzun , donanımı muhteşemdi. Biyoloji , Fizik -Kimya, Müzik, Resim -İş derslerimiz laboratuvarlarda yapılırdı. Beden Eğitimi ve spor okulumuzun en önemli ve rağbet gören etkinliği idi. Milli Oyunlar, deyince akan sular durur , biz coşku ile her yöremizin oyunlarını kızlı – erkekli kardeşçesine oynardık. Tiyatro ve Korolar. Mandolin gruplarımız. Bağlama grubumuz. Çok sesli koromuz ile ilgili bir anımı buraya not edeyim. Savaştepe İlköğretmen Okulu Kız Basketbol takımı , Balıkesirspor adı altında , Manisa’da yapılacak olan Türkiye Birinciliklerine katılacağız. Sınıf arkadaşım Kamuran Öztürk Pekyalçın ile birlikteyim. Derslerden hemen sonra sıkı antrenmanlar yapıyoruz.Beden Eğitimi öğretmenimiz Erol Özata bize göz açtırmıyor. Aynı zamanda çok sesli koroda da varız. Basketbol önceliği alıyor. Koroyu asıyoruz. Koroya arada bir uğrayıp , Müzik öğretmenimiz Mehmet Duru beye görünüyoruz. Mola verdiğinde soluğu antrenmanda alıyoruz.
O gün Kamuran ile koro çalışmasına gittik.” Fincanı taştan oyarlar ” türküsünü üç sesli olarak söylüyoruz. Başladık söylemeye. Öğretmenimiz az sonra , çalışmayı durdurdu. Kamuran , Fatma Zehra siz susun bakayım. Koro siz söyleyin. Birlikte katılmadığımız çalışmaların sonucunda , öğretmenimiz bizi korodan kovdu. Şimdilerde bunu öğretmenimize anlattığımızda , kahkahalarla gülüyoruz.
Tarım dersimize giren , babamın da öğretmenliğini yapan , Muharrem Tüzüner’i burada rahmet ve minnetle anıyorum.
Babamın öğrenciliğinde diktiği elma ağaçlarının , olduğu elmalıkta bizlere ağaçlara bakmayı, toprağı ekip biçmeyi öğreten , üretim ve eğitimi birlikte yapan o muhteşem eğitimden şimdilerde eser yok. Okulumuzda , babamın da minicik elleriyle taşıdığı tuğladan yapılan tüm binalar yıkıldı. O tuğlalar tren istasyonuna gelince , babamlar tek sıra olurlar, ve elden ele tuğlalar okula taşınırmış. Harç karmak, tuğla istiflemek, kum taşımak, kireç söndürmek dahil tüm inşaat işlerinde tüm öğrenciler ve öğretmenler birlikte çalışmışlar.
Savaştepe Köy Enstitüsü kurucu müdürü Sıtkı Akkay’ı burada rahmet, minnet ve saygı anıyorum.
Ağaç aşılamayı, bordo bulamacı yapıp asma budamayı öğreten öğretmenim, şimdi soğan ve patatesin durumunu görse, en çok biz öğrencilerine kızardı.. Ne oldu bu canım ülkemize diyerek..
Onun anlattığı Atatürk anıları hala daha belleğimde duruyor.
” Afyon tren garında Atatürk’ü karşılamaya giden öğretmenimiz, o kadar çok hayranlık duyar ki , öğrencileri ve halkı selamlarken , öğretmenimiz, sırasından fırlayıp Atatürk’e eliyle dokunur. Çok mutlu olur. “

Nöbetçi öğretmenlerimiz bizlerle birlikte sabahtan, gece yatana kadar , aramızda olurdu. Nöbetlerinde sınıflarımızı denetlerler, sabah bizi uyandırma servisi gibi yatakhanemizin kapısında olurlardı. Yatılı okulun sorumluluğunun zorluğunu Edebiyat Öğretmenim Meral Köz şöyle özetlemişti. Edebiyatçı olmasının özeniyle. ” Eline cam bir bardak veriyorlar,merdivenlerden inip, karanlıkta su dolduracaksın, kırmadan getireceksin ” İşte onun gibi bir şey , sizlere nöbetçi öğretmen olmak.
Bizler onların nöbetinin sorumluluğunun ağırlığını hiç böyle düşünememiştik o zamanlar.
Biz kendi tuttuğumuz , yemekhane, ve diğer sorumlu olduğumuz yerlerin nöbetini biliyorduk.
Biz, çocuktuk birlikte aynı sınıfın tahta sıralarında sabahın 7 sinden akşamın 10 na kadar oturanlar.Günümüz , sabah etütle başlar , derslerle sürer , akşam etütle biterdi . Yatakhanemize girince bir curcuna başlar. Koşuşturmalar, ütü odasında yaka ve önlük ütüleme sırası kapmak için sürerdi.
Hasta olanlar aramızda en sıcak sevgiyi ve şefkati görürdü.Kardeşimiz gibi birbirimizi kucaklar, sarmalardık. Memleketten gelen paketin içinden çıkanları , kardeş payı yapar , üleşirdik, bölüşürdük. Bizler öylesine bilinçle yetiştik ki, düşmanlığı öğrenmedik. İnsanın insana olan dayanışmasının değerini belledik. Her cumartesi sinemamıza Fitaş filmin en yeni ve önemli filmleri gelir, izlerdik. Bazen parasız kalırdık. Birbirimizden borç alırdık. Biz o borçları hiç geri ödemedik. Tiyatro oyunlarının okulumuzdaki gösterimleri şölene dönüşürdü.Biz öğrencilerin etkinliklerini izlemek için Savaştepe halkına özel gösterimlerde bulunurduk. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımızı Balıkesir Atatürk Stadyumunda sergilerdik. Balıkesir halkı sırf okulumuzun gösterilerini izlemek için stadyumu doldururlardı.

Duvar gazetesi için şiirler, öyküler yazar, karikatürler yapardık.
Sınıfımızın , en meşhur simalarından, dünyada karikatürü en çok çizilen karikatürist arkadaşımız İbrahim Tapa’yı bu sınıf gecemizin arefesinde kaybettik. Eğlencemiz yoktu bu buluşmamızda. Doyasıya sohbetleştik. Gidenlerimizden İbrahim Tapa, Şükran Dönmez Gün, Zehra Bozkurt Bal.. Işıklarda uyuyun.. Durağınız uçmağ olsun..

Yıl 2019 – 26 Nisan.Yer Kuşadası. Yıl buluşmamızı gerçekleştireceğiz. Son yıllarda birbirimiz bulup, birlikte iki gün geçirmenin keyfini yaşıyoruz. Anılar havada uçuşuyorlar. Buluşma yerine geldiğimizde , sanki ilk günün heyecanı ile birden çocukluğumuza dönüyoruz. Kucaklaşmalar , hasretle geçen yıllara inat en çocukça şakalarla sohbetler gırla gidiyor.. Anılar tazeleniyor. Oysa ;yeni yetme öğretmenlerden eser kalmamış. Hepimizin saçında aklar.. Yüzünde çizgiler.. Hastalıklara inat , en sağlıklı kavuşmalar bizim. Hepimizin yüreğinde memleket sevdası daha bir olgunlaşmış duruyor. Mustafa Kemal’in aydınlığında yetişen biz 6 / E sınıfında en mutlu oluncak durumun tespitini yapıyorum sınıf arkadaşım, Nafiz Yılmaz’a. Nafiz , bizim sınıftan hiç faşist olan yok biliyor musun ?
Bize emek veren, yurtsever ve çalışkan öğretmenlerimiz, bizi oya gibi işleyen Köy Enstitülü, kızlar, erkekler bizler çok şanslı olduğumuzu 50 yıl sonra bir kez daha anladık. Çok şanslıydık çok. Devletimiz ve öğretmenlerimiz bize ana – baba oldular. Dik durmayı, onurlu davranmayı, çok çalışmayı , Atatürk ilke ve devrimlerinin bekçileri olarak en iyi öğretmenliği yapmamızı bize kazandırdılar. Daha ne olsun du ki !..
Savaştepe’den mezun olup bizler dağıldık Anadolu’ya.. Siirt’e, Diyarbakır’a, Afyon- Emirdağı’na, Hakkari’ye, Adıyaman’a ,Urfa’ya, Mardin’e, Kars’a, Erzincan’a ve Sivas’a..
Karadeniz’in dağlarının en ucasına , Orta Anadolu bozkırlarının ortasına giden bizlerdik. Torosların en tepesindeki köylerde kaldı gençliğimiz..Ben Siirt ve Diyarbakır’a bıraktım otuzlu yaşlarımın yedi yılını.. Buraya yazmak kolaydır yedi yılı.. Öğretmenliğini düşünün o yedi yılın..Ve de yetmişli yılların ortasındaki koşullarını .. Yokluklarla ve yoksulluklarla boğuşan , feodal yapının kasıp kavurduğu Güneydoğu.. Şimdilerde GAP gezisine gidiyorlar.. Şimdilerde ne var ki GAP’ta şenlikli geziden başka.. Güzelliklerle , varsıllıkla gezilen yerler.. On kardeşin üçü aynı sınıfta okuyan öğrencilerin öğretmeni olun da , sizi alnınızdan öpeyim..

Biz , Savaştepe İlköğretmen Okulu’nun 6/E sınıfının çocukları olarak, geleceğimize dair kaygılarımızın ortak olmasından, sevinçlerimizin aynısının olmasından keyifliyiz. Hiç ayrışmadan geçen 50. yılın bu kutlamasında tek dileğim var, 51. yılda aynı çocuklarla , yeniden buluşup, hasret giderip yaşamak.
Buradan sesleneyim, eyyyy 6/E ler… Mızıkçılık yapıp gelmemek yok. Tamam mı ?
Gelmeyenler için haince planlarım var. Ona göre , şimdiden Balıkesir’de memleketimde yapacağımız 51. yıl kutlaması için , hazırlanmaya başlayın emi. Zaman dediğiniz nedir ki ? Giren ay, çıkan ay, şinanay, okadar. 51. yıl buluşmamızın hazırlayıcıları olan Osman Yaşar Özdemir, babamın oğlu Ali Sakin, beni yormadan ,bizimkisilerin , 6 / E lilerin kalacakları otel rezervasyon işlerini yapın gari..
6/E liler ;
” Bak ; konuşanlar diye hepinizin numarasını tahtaya yazar, nöbetçi öğretmene veririm”
Anlaşıldı mı ?
Balıkesir’den selam olsun hepinize..
Balıkesir’de her şey çok güzel olacak.

Bu haber 1888 kez okundu.
Eğitim - 01:30 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    F.E.T.Ö.
    Dönüp dolaşıp geldiğimiz yer aynı. Ve bu bağlamda trajikomik bir manzara karşımızda… Çünkü legal ya da illegal tüm köktendinci oluşumların devletle mücadelesi var. Anayasal kaide çok basitti aslında; Devlet, kendi varlığı dışında hiçbir oluşuma meydan vermemeliydi. Fakat türlü hesaplarla verilen tavizlerin neticesinde Anayasal düzene, demokrasiye, cumhuriyete doğrudan diş bileyen din kisveli oluşumlar doğdu, kök saldı, […]
  • 02
    KARESİ’DE LAVANTA HASADI
    Karesi Belediyesi’nin Kocaavşar Mahallesi’nde bulunan lavanta bahçesinde Belediye Başkanı Dinçer Orkan ve vatandaşlar hasat yaptı. Karesi Belediyesi tarafından geçtiğimiz yıllarda kırsal Kocaavşar Mahallesi’nde oluşturulan Lavanta Bahçesi’nde hasat yapıldı. Karesi Belediye Başkanı Dinçer Orkan ve vatandaşların katılımı ile yapılan lavanta hasadı renkli görüntülere sahne oldu. Lavanta hasadına mahalle sakinleri de katıldı. Başkan Orkan vatandaşlar ve belediye […]
  • 03
    ALEVİLER ÜVEY EVLAT MI?
    CHP Balıkesir Milletvekili ve İçişleri Komisyonu Üyesi Ensar Aytekin, Alevi köylerinin ‘baraj yapacağız’ diyerek boşaltıldığını,  Alevi köylerine yol yapılmadığını iddia etti. Çevre ve Şehircilik Bakanı Mehmet Kurum’un yanıtlaması talebiyle TBMM Başkanlığı’na soru önergesi veren CHP’li Aytekin, Alevi vatandaşların yaşadığı bölgelerde hizmet alımlarında ayrımcılık yapıldığını öne sürdü. “Alevi, Çepni ve Türkmen köyleri hizmet alımlarında adeta üvey […]
  • 04
    BASİAD’DAN “YÜZ AKI” FİRMALARA KUTLAMA
    Balıkesir Sanayici ve İş Adamları Derneği (BASİAD) Türkiye’nin ilk 500 ve ikinci 500 sanayi şirketi arasına giren Balıkesirli firmaları kutladı. BASİAD yönetim kurulu son toplantısında Türkiye’nin ilk 500 Sanayi Kuruluşu ardından ikinci 500 çalışmasının açıklanmasının ardından konuyu, ülke ve Balıkesir ölçeğinde değerlendirdi.Toplantının ardından açıklamalarda bulunan BASİAD Başkanı Abdullah Bekki, “2018 yılında üretim yaparak; katma değer […]
  • 05
    BU TEKLİFLER DE REDDEDİLİR Mİ
    CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın öğrencilerin devlet yurtları ile toplu ulaşım araçlarından ücretsiz yararlanması  için hazırladığı kanun teklifleri TBMM Genel Kurulu’nda iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. CHP Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın’ın 25 milyon öğrenci ve ailesini yakından ilgilendiren kanun teklifleri TBMM Genel Kurulu’nda iktidar milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. CHP’li Akın, öğrencilerin devlet yurtları ile toplu ulaşım araçlarından […]

YAZARLARIMIZ

  • MUHALEFET, SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE HAZIR MI?

    İstanbul halkı 31 Mart seçimlerinden sonra yaşanan sürece tepkisini 23 Haziran seçiminde İmamoğlu’na verdiği açık ara destekle ortaya koydu. Bunun muhalefet ve iktidar üzerinde farklı etkileri olacağı belliydi. Muhalefet sistem değişikliğine odaklanır, umutlanırken AKP içinde Partili Cumhurbaşkanın belirlediği politikalar ilk kez ciddi yoğunlukta tartışılmaya başlandı. AKP’de yol ayrımı daha bir netlik kazandı. İstanbul seçimi sonrası […]
  • GECİKMİŞ BİR İNAL YAZISI

    Dağ taşın “hukuklu” olduğu ülkemizde nesli tükenen gerçek hukukçulardandı. Kısa bir süre önce kaybettik. Turgut İnal; Balıkesir Barosu ile özdeşleşmiş değerli bir kimlikti. Gerek hukuk tarihine gerekse Balıkesir dünyasında iz bıraktı. Çok yönlüydü. Koleksiyonerdi. Arşivciydi. Her zaman belgelerle konuşur, çantasından her konuyla ilgili doküman çıkardı. Şaşırtırdı. Mesleğine saygılıydı. Siyasi hayatında başına gelmeyen kalmamıştı. Aynı zamanda […]
  • OĞUZ BOYLARI

    Selçuklu Devleti’nin yaşadığı yıllarda ve Moğolların önünden kaçan ya da onların ardından çeşitli şekillerde pek çok Oğuz boyu Anadolu’ya gelmeye devam etti.İlhanlı Devleti’nin yıkılmasıyla Anadolu’nun doğusunda kurulan devletler, Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmen devletleri kısa zamanda güçlenip sınırlarını kapayınca, Asya’dan Türkmen göçü tamamen durdu. Hemen bunların ardından başlayan ve yüzyıllar süren Osmanlı-Safevi sürtüşmeleri hudut boylarını geçilmez […]
  • “DİNİKÛM PARA İMANIM MANGIR”

    Dini imanı para olanlar için kullanılır. Hani şu her gün bir yenisini duyduğumuz helal haram nutukları atıp el altından milletin parasını iç edenler için. Samimi Müslümanların gerçeği görmeleri için daha ne olması gerekiyor? Sadece Dalaman-Fethiye orman yangınının kısa sürede söndürülemeyişi bile milletin nasıl soyulduğunu anlamaya yeter de artar, ama anlamak isteyene. Orman bakanı Orman yangınlarını […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • CHP’Lİ KIRLI’NIN KİTABI VE ÜSTLENDİĞİ TARİHİ MİSYON

    “Bu kitap satın alındığı zaman çok seviniyorum. Çünkü bu kitaptan elde edilen gelir ile bu kitabın devamı olan ikinci kitap basılacak.” İfadeleri şehrimiz Balıkesir’e uzun yıllardır kültür hizmetinde bulunan Kitapçı Tivoli’nin sahibesi Sibel Kutluel Rodoplu’ya ait. Zaten satın aldığım kitabın öneminin farkındaydım. Bu bilgiyi de öğrenince kitabı iyi ki alıyorum dedim. Ve daha çok kimselere […]
  • T.C’DEN TCDD’NİN KARA TRENİ’NE!

    Balıkesir Büyükşehir Belediye Meclisi’nin T.C. ile ilgili önergeyi anlaşılmaz bir şekilde reddetmesinin ardından konu unutturulmak istense de  bir şekilde gündeme geliyor. Politika gazetesinden arkadaşımız Tarık Sürmelioğlu,“T.C. değil Türkiye Cumhuriyeti yazın” başlıklı yazısında olaya değişik bir açıdan yaklaştı. Sürmelioğlu, 16 Mayıs’ta  Kuva-yi Milliye Günü’nde Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Yücel Yılmaz‘a seslendi ve şunları yazdı: “Kuva-yı Milliye […]
  • BALYA-AKBAŞ… Fatma Zehra KÖSELEY

    Gideceğimiz Balya Akbaş Köyü 5 km mesafede. Köylünün üretimden gelen gücünün yarattığı değerin kıymetini bilen biz iki kardeş son durağımıza bir an önce varmak için hiç mola vermiyoruz. Akbaş Köyü kahvesinde oturup nefes alıyor ve bir orta şekerli kahve içiyoruz. Tanışımız ve eski bir dostumuzu soruyorum. Zafer Akçay. Balıkesir’den emekli olup köyüne dönenlerden . Baba […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • ‘BİZ 9 KARDEŞİZ’- İbrahim ERGÜL

    Hafta sonu Balıkesirliler Dernekleri Platformu’nun (BALDEP) Gönen’de gerçekleştirilen 8’nci çalıştayını takip ettim.Programın termal oteldeki ikinci bölümü yarım saat geç başlayınca,benim gibi toplantıya saatinde önce gelen Ahmet Akın’la daha geniş sohbet etme fırsatım oldu. Ahmet Akın’ın TBMM de Balıkesir’i temsil eden dokuz milletvekilinden biri olduğunu bilmeyen yoktur sanırım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Balıkesir milletvekili Ahmet Akın’la daha […]
  • ÜNLÜ- ŞANLI LAK LAKÇILAR LÜP LÜPÇÜLER

    İnsan, boş gezenin boş kalfası olunca; kalfalığın zor zanat olduğuna inanıyorsun. İnanmanın ötesinde,  kendine bir yaşam biçimi olarak seçiyorsun. Ülkemizde emekli olacağına öl daha iyi. Varlığın, vatana millete dert. Kalan tüm ömrün boyunca bakılacaksın. Bakılıyorsan, bakıldığın başına kakılacak. Kendisine ergin, olgun insan dediğimiz insanların başına yük olacaksın. Ortalıkta, itilmiş, kakılmış olarak yaşayıp, ömür vadenin bitmesini […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • TURGUT İNAL… TANYOL KIPÇAK

    Hukukçu kimliğinin yanı sıra “girişimci” karakteri ile hep ön plana çıktı..Demokrasi mücadelesini “ siyasi platformda” sürdürmenin yanı sıra yazdığı kitaplar ile de ölümsüzleştirdi…Baro Başkanı olduğu dönemde yine demokrasi için düzenlediği konferans ve çalıştaylar ile ülke çapında ses getirdi..Hukuk, turizm, medya sevdasının her zaman içini doldurdu doya, doya yaşadı..Yüzlerce makaleye imza attı..Herkesin, hepimizin olduğu gibi seveni […]
  • CHP’DE KİRLİ SİYASET ZAMANI

    Geçtiğimiz günlerde bir sahte sosyal medya hesabı üzerinden önce bana, ardından da Belediye Başkan Yardımcılığı görevinde bulunan Metin Ok’a saldırıda bulunuldu. İki saldırıda da ortak noktalar çok. Öncelikle benim geçtiğimiz günlerde kent konseyi seçimleri öncesi kaleme aldığım yazıda CHP’nin Barış Tütüncü’yü Murat Ergöz’ün yürütme kurulu listesinden aday göstererek taraf olmasını eleştirmem ve bununla birlikte yıllardır […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • AYVALIK, LÜMPENLİK VE GELECEK

    Cuma akşam saatlerinde Ayvalık’a geldim. Ağbim, birader çok sevdiğim arkadaşım geldi. Yarın sabahtan birlikteyiz. Programı sen yap. Akşam da uygun bir yerde yemeğimizi yiyelim, dedi… Cumartesi sabahtan evden yürüyerek çıktık. İlk molayı Sakarya Mahallesi Avcılar kulübüne ait çay bahçesinde mola verdik. Çayımızı keyifle içtik. Oradan arka sokaktan(Edremit Caddesinden) Ayvalık merkeze doğru yürüdük. Sefa caddesine girdiğimiz […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 99.806
    1,81%
  • ALTIN 261.05
    0,11%
  • DOLAR 5.695
    0,21%
  • EURO 6.405
    0,32%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link