16° Açık
  • EURO 6.75
  • DOLAR 6.04

15 MAYIS 1919…

Yazarlar - 15 Mayıs 2019 18:08 A A

15 Mayıs 1919 İzmir’in işgali ile başlayan süreç…
Ramazan ayının ilk günlerindeyiz.
İslam dininde iki şey çok önemlidir…
Bir, insanın kendini fethetmesi yani kendi nefsini kontrol altına alarak daha fazla insan olma yolunda mücadelesi…
İki, bulunduğu yeri zorbaya teslim etmemesi…
İzmir’in işgali ile bu işgale baş kaldıran sosyalist görüşlü Hasan Tahsin’i anmamak ve ruhuna bir fatiha göndermemek ve minnet ve şükran duygusuyla anısı önünde eğilmemek mümkün değil…
Samim Kocagöz’ün Kalpaklılar romanında, İzmir’e çıkan Yunan ordusunu seyrederken Gazeteci Hasan Tahsin’le “Yusuf’un konuşmaları(böyle anlatır):
Kordonboyu’na çıktılar. Omuz omuzu sökmüyordu. Yavaş yavaş yol açarak, Frenk mahallesine doğru yürüdüler. Yolcu salonunun önünden öteye, taa Büyük Tiyatro’ya kadar yürümeye imkan yoktur. Kadın erkek Rumlar, yollara dökülmüş, pencerelerden sarkmış, rıhtımı seyrediyorlardı. Her kafadan bir ses çıkıyordu. Düşman donanması açıklarda demirlemiş, iki harp gemisi rıhtıma biraz daha yaklaşmıştı. Nakliye gemileri, limanın dışında, yolcu salonunun ilerisinde, rıhtıma rampa etmeye hazırlanıyordu. Güvertedeki askerler, ellerini, şapkalarını sallıyor, marşlar söylüyorlardı. Karadaki Rumlar, yaygaralar kopararak onlara karşılık veriyorlardı. (…)
Yusuf boğulan bir sesle:
Bu rezaleti niçin seyrediyoruz ? diye sordu. Hasan Tahsin, yanan gözlerini gemiden inmeye başlayan Efzun askerlerine dikmişti:
İsterseniz siz gidebilirsiniz. Benim beş dakika sonra burada küçük bir işim alacak dedi. (….)
Dövüşe başlıyoruz, dedi, ben başlıyorum, siz devam edeceksiniz. Hakkını helal et. Yusuf’un dili tutulmuştu. Dumanlanan gözlerini etrafta gezdirdi. Şimdi bağırmalar, çağırmalar, çağırmalar, alkışlar “Zito”lar göklere çıkıyordu. Askerler rıhtıma dizilmişler, yürüyüşe hazırlanıyorlardı. Yusuf, güçlükle mırıldandı:
Sizi, sizi ne yaparlar?.. Hasan tek bir sesle cevap verdi:
Biliyorum, beni paramparça edecekler. Ama ben de onların birkaçını parçalayacağım. Geri kalanını, millet yok edecek, yurdumuzdan kovacak.”
Bu toprakların ne haini biter ne de kahramanı…
“Cafer usta Antep’i kurtarmak amacıyla, savaşta askerlerimiz kullansın diye mağara duvarlarında ki küfleri toplamış barut yapmış.

Şerife bacı, cepheye cephane ve erzak taşımış.

Pozantı’lı Mehmet Usta, Akköprü’de 500 metreden Fransız komutanı alnından vurmuş.

Hatice, 30 liraya gelinliğini satmış parayı gazilere harcanmak üzere Kızılay’a vermiş.

Yüzbaşı Fazıl, üç Yunan uçağını silahları tutukluk yapmış uçağıyla kaçırtmış.

Teknisyenlerimiz ve makinistlerimiz, Fransız temsilci M.Franklin Bouillon’u şaşırtan ve (sizi yenmek imkansız) dedirten, üç ayrı uçağı birleştirerek uçak yaratmışlar.

Yüzbaşı Ahmet Saffet, 12 MAYIS 1915’de komutasındaki Muavenet-i Milliye muhribiyle GOLİATH zırhlısını batırmış.

Maraş’ta Sütçü İmam, Gazi Antep’te Şahin Bey, Giresun’da Topal Osman Ağa, Çukur ova’da Kara Mehmet Çavuş, İzmir’de Gazeteci Hasan Tahsin, Bayburt’lu Üsteğmen Ağah…

Saymakla bitmiyor ne kahramanlar ne destanlar.

Senin bağımsızlık uğruna ve yeni bir millet yaratmak için savaş verdiğin yıllarda hainlerde işbirlikçiler de boş durmamış;

Maarif Nazırı Fahrettin Rumbeyoğlu “ okul kitaplarından TÜRK kelimesinin çıkartılmasını “ emretmiş.

Hürriyet ve itilafçı Filozof Rıza Tevfik Bölükbaşı, bir Fransız gazetesine “İngilizlerden çok şey öğrendim. Fransız medeniyetine hayranım. Bende duygu ve düşünce bakımından beğenilecek ne varsa sizindir. Bende fena olan her şeyin kaynağı benim.” Diye beyanat vermiş.

Veliaht Abdülmecit Efendi The Morning Post gazetesi muhabirine “ bizi kendi tarafınıza çekerek Türk halifesinin dini nüfuzunu imparatorluğunuz içinde sulh ve sükun lehine kazanmakta fayda vardır.” Diye beyanat vermiş.

İslamı Yüceltme Derneği, “ Yunan ordusu Halife’nin ordusu sayılır. Hiç de zararlı bir topluluk değildir.” Diye bildiri yayınlamış.

İsyancı başlarından Divit’li Eşref Hoca “ İngilizlere meydan okuyoruz. Bu en büyük küfürdür.” diye fetva vermiş.

Konya sokaklarında tellallar “ kim milliyetçilerle birlikte Yunan’a karşı giderse şer’an kâfirdir.” diye bağırarak dolaşmış.

Peyam-ı Sabah gazetesi yazarı Ali Kemal “Ankara yöneticilerinin, Yunanlılara hala meydan okumalarına çılgınlıktan başka bir sıfat verilemez. Yunanlılarla aramızda akılca da, ilimcede, kuvvet bakımından da ve her açıdan bu kadar fark varken,onlarla muharebelere girilemez.” diye başlık atmış.

Mesut Fani’de “ Dört yüz yıldır altında yaşadığımız bayrak denen o kırmızı paçavradan ne fayda gördünüz? Bu gün muazzam bir devletin ( Fransa’nın )şanlı bayrağı üzerimizde dalgalanıyor. Bari bundan istifade ederek mesut yaşayalım.” Der. (1.TBMM Zabıt Ceridesi, 8.C.S.443)” Alıntıdır… M.TAYFUN ACARLI yazısından….
Ayvalık’ı unutma diyen seslerinizi duyar gibi oldum…
İlk direnişi Ayvalıklı boşnak müfrezeleri başlatıyor.
Doğan Avcıoğlu Milli Mücadele tarihi adlı kitabında şu şekilde aktarıyor: “Oysa Ayvalık ve çevre halkı direnmeye hazırdır. Direnişi söndürmeye çalışan İngiliz temsilcisi, Balıkesir Mutasarrıfını çağırtarak ondan zeytinliklerin boşaltılmasını, vapurla Bursa’ ya gönderilmek üzere askerî birliklerin teslim olmalarını Rumeli göçmenlerinin, Rumlar eski evlerine döneceklerinden buradan çıkmalarını ister. Hadkinson’un tercümanlığı ile konuşan bir Yunan subayı da, Ayvalık Rum halkının, zeytinliklerinde ve tarlalarında serbestçe çalışabilmesini sağlamak için işgalin yapıldığını Çetinkaya Kuvvetlerinin çekilmesi gerektiğini bildirir. Rumeli Göçmenleri yeni evlerini ve tarlalarını kolayca bırakmak niyetinde değillerdir. Ordu birliklerinin de desteği ile adım adım döğüşürler. Akbaş cephaneliği baskınıyla bilinen Edremit kaymakamı, Köprü’lü Hamdi Bey, Burhaniye Kaymakamı Özdemir Salim gibi Millici güçlerin başına geçer. Ayvalık’a doğru yapılan başarılı bir saldırıyı Hamdi Bey 16 Haziranda şöyle anlatır: Düşmanın topçu ve makineli tüfek ateşi altında ilerleyen kendini esirgemez arkadaşlarımızın hareketi, her çeşit övgünün üstündedir. Eylemlere katılan Edremit Bölüğü ile Boşnakların canlarını feda edercesine çalışmalarını özel olarak belirtiyorum.Edremit’in soylu çocukları 4,5 saat süren büyücek bir savaş ile adlarını tarihe geçirdiler. Yitiklerimiz pek önemsizdir. Tanrı’nın desteği ile düşman yenilecek ve vatan kurtarılacaktır.” (Doğan Avcıoğlu Milli Mücadele Tarihi syf. 1245)
Bu güzel günler içinde vatanları için kanlarını hiç çekinmeden akıtan atalarımızın ruhuna bir fatiha okurken anıları önlerinde saygıyla eğiliyorum. İşbirlikçi hainleri lanetliyorum.
Ne Mutlu Türküm Diyene
Yaşasın Türk Milleti
Yasaşın Türkiye Cumhuriyeti Devleti

Bu haber 149 kez okundu.
besob otel
Yazarlar - 18:08 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.

SON EKLENENLER

  • 01
    SINDIRGI İTTİFAKI
    Balıkesir’de gerçekleştirilen Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerinde Ak Partili ve CHP’liler arasında sert tartışmalar yaşanırken, Sındırgılı üyeler tüm partilere örnek oldu. Birlik seçimlerinde oy kullanmak için Balıkesir’e gelen CHP’li Belediye Meclis üyeleri Mehmet Çetin, Asım Göksidan, Fikret Kavaklı, İYİ Partili Bülent Ata ile Sındırgı’nın AK Partili Belediye Başkanı Ekrem Yavaş Salih Tozan Kültür Merkezi’nde birlik beraberlik […]
  • 02
    TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..
    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • 03
    EDREMİT BELEDİYE PERSONELİNDEN ÖRNEK DAVRANIŞ
    Edremit Belediyesi tarafından her gün hayırseverlerin katkılarıyla düzenlenen iftar yemeğini bu kez belediye personeli üstlendi. Edremit Belediyesi’nin düzenlediği iftar sofrası Ramazan ayının her akşamı vatandaşları gönül sofrasında buluşturmaya devam ediyor. Hayırseverlerin destek verdiği iftar yemeğinin giderlerini önceki gün belediyede görev yapan memur, işçi ve şirket personeli çalışanları karşıladı.Personelin katkıları ile Faruk Serpil Parkı içinde verilen […]
  • 04
    GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!
    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]
  • 05
    PLEVNE’YE YAKIŞAN KUTLAMA
    19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Plevne Ortaokulu’nda coşkuyla kutlandı. Milli Mücadele’nin başlangıcının 100’ncü yılı kutlamaları kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Plevne Ortaokulu 100 kişilik korosuyla şarkı ve marşlarını seslendirdi. Ritm, jimnastik ve kule gösterisi büyük ilgi gördü. Kutlamalar şiirle ve horon dansı programa renk kattı. Cumhuriyetimizin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürkün sözleri öğrenciler […]

YAZARLARIMIZ

  • TÜRKİYE’DE ÖĞRETMEN YETİŞTİRME SİSTEMİ NASIL BOZULDU!

    Türkiye de öğretmen yetiştirme 1970-1980 arasında bozulmaya başladı. Milli Eğitim Bakanlığının doğrudan kontrolünü yitirdiği Eğitim Fakülteleri döneminde ise akademik yaşam normları ile öğretmenlik mesleği umdeleri uzlaştırılamadı. Eğitim Fakültelerindeki öğretim elemanları akademisyen ile eğitimci arasında iki cami arasında beynamaz durumu yaşadılar. Bu, öğretmen yetiştirmede geleneğe sahip çıkamamanın somut sonucuydu.  2000’li yıllardan sonra gelen AKP ise ortaya […]
  • TEHLİKENİN FARKINDA MISINIZ?..

    İlhan Şeşen sevdiğine yazmış ama nakarat kısmını toplumumuzun ruh haline uyarlamamak mümkün mü? “Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor Neler oluyor bize yine neler oluyor gülüm Neler oluyor sana bana neler oluyor” Tehlikenin farkında mısınız?.. Nasıl ayrıştığımızın, bölündüğümüzün?.. Kutuplaşmanın nerelere gidebileceğinin?.. Bayramdan tutun spora kadar ne hale geldiğimizin […]
  • ATATÜRK VE ANNESİ ZÜBEYDE HANIM

    Ben her Anneler Günü’nde paylaşırım bu iletiyi. Atatürk, annesini ziyaret edeceği zaman mutlaka yaveri ile “İzin verirse validemi ziyaret etmek istiyorum.” diye haber yollardı. Zübeyde Hanım, hazırlanır, saçlarını taratır, oğlunu beklerdi. Atatürk de bu ziyarette mutlaka büyük üniformasını giyer, yaverleriyle birlikte gelir, büyük bir hürmetle annesinin elini öper, onun duasını alırdı.Annesi oğlunun bu davranışından çok […]
  • NE YAPMALI?

    73 yıl önce ilk demokrasi denemesinde “Açık oy gizli sayım” yapılarak Demokrat Parti’nin seçimi kazanması nasıl engellenmişse, İmamoğlu’nun İBBB’yi kazandığı seçimin geçersiz sayılması da aynı mantıkla engellenmiştir. Aynı zarfın içindeki 4 oydan 3’ü geçerli sadece İBBB oyu geçersiz. O da yetmiyor; 7 asil üyenin 4’ü hayır deyince 4 yedek üyeyi de çağırıp karar alıyorlar. Bu […]
  • YOBAZ

    Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ve İş Bankası hisselerinden elde edilen gelirin bir kısmını bağışladığı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “yobaz” şöyle tanımlanıyor: Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen (kimse). Sıfat : “Bu memleketi de dört buçuk yobaza bırakamayız.” -A. Gündüz. Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan (kimse). Mecazi Kaba […]
  • BİR YANIM BAHAR BAHÇE BİR YANIM DİRENİŞ

    Çiğdemler; kış ne denli sert geçerse geçsin; yaşam gücünü hatırlatır. baharı yaşar. Adımı öylesine seviyorum ki, öylesine içselleştirmişim ki ; adım gibi olmak için her şeye rağmen hayat doluyum. Adımın peşinden koşsam, tüm Anadolu’yu gezmem gerekir. Anadolu’nun özüne, geleneklerine, o güzelim insanlarımıza ulaşırım. Kazdağ Çiğdemi, Toros Çiğdemi, İstanbul Çiğdemi, Ankara Çiğdemi , Hitit krallarının ağzına […]
  • BU NE SAMİMİYETSİZLİK!

    Artık bıkkınlık verdi ama aynı sözlerle yazıma başlıyorum : “Balıkesir Kuva-yi Milliye’nin başkenti diyoruz… İstiklal Madalyası istiyoruz… Cesur Balıkesir, Yürekli Balıkesir unvanına talibiz…”Ama aradan 100 yıl daha geçse bu kafalarla bu unvanı da, o madalyayı da alamayacağımız açıkça görünüyor… Balıkesir ne yazık ki son bir ayda Atatürk, cumhuriyet ve Kuvayi Milliye konusunda hep sınıfta kaldı. […]
  • NAİPLİ KÖYÜ’NDEN- Fatma Zehra KÖSELEY

    Bugün günlerden Naipli Köyü.İlkokul 1.sınıftan 4.sınıfa kadar birlikte okuduğum sıra arkadaşım Bahriye Kandemir ile buluştum. Naipli köy fırınında annemin ekmek yaptığı fırın aynı yerinde duruyor. Anılar taa uzaklardan sıcacık ekmek kokusu ile buluşuyor. Bize ablalık yapan Gülsüm ablamız ile de görüştük. Gülsüm ablamız, kızkardeşim Hasene Füsun Öztop’u ve kardeşim Zeki’yi görünce gözyaşlarını tutamadı. Gülsüm abla, […]
  • HİÇBİR ŞEY GÜZEL OLMAYACAK- HAKAN TOPALOĞLU

    Hayatımıza dair gerçekleri görmezden geliyoruz. Hayata gerçekçi baktığını iddia edenimiz  çok ama gerçeği değil gerçeğin görüntüsünü, olan biteni değil olan bitenin bize yansıtılan kadarını görüyor ve hatta inanıyoruz. Bu olgu hayatımızda olan bitenler için olduğu kadar hayatımızdaki insanlar için de geçerli. Aziz Nesin’in ülkemizde yaşayan insanlarımızın zeka düzeyini sorgulayan sözleri hala akıllarda ve dillerde. Kendi […]
  • NAMUSLULARIN SİYASETİ / İbrahim ATACANOĞLU

    Namuslu insanlar yani egoları toplumsal değerlerin önüne geçmemiş insanlar, namussuzlar kadar hırslı olmadıkları için çoğu zaman siyasi mücadelede geride kalabiliyorlar. Asıl siyaseti yapması gerekenler bu gruptaki insanlardır.Aksi taktirde her anlamda ülkede refaha huzura ulaşmak mümkün olmamaktadır. Dikkat ederseniz ülkemizde sağını solunu ayırt etmeksizin baktığınızda bir koltuk savaşı mücadelesini görmek mümkün. Nefsiyle haşır neşir olanlar için […]
  • GÜNEŞ UFUKTAN DOĞARKEN- İhsan DURAK

    Mayıs ayı, ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi kuşakta, ilkbaharın kendini, en can alıcı güzellikte ifade ettiği, yaz mevsimini kucaklayan bir zaman dilimidir. Tanyeri ağarmadan önce, gecenin en karanlık zamanıdır. Bu durumu başka cümle ile ifade edersek; GECENİN EN KARANLIK ZAMANI, AYDINLIĞA EN YAKIN ZAMANDIR. Krallıkların, imparatorlukların sonunu sıcak ve soğuk savaşlar belirler. “Sonsuzluk” diye bir kavram […]
  • SİYASİ İŞLER- İlhan AY

    Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü. Seçen ve seçilen için ise 31 Mart Sevgililer Günü. Çünkü bugünde seçmen gül de verir, diken de. Herkes hesabını kitabını buna göre yapsın. Malum seçim zamanı, sokakta, pazarda, kahvede, otobüste her yerde aynı sohbetler. Bizim milletimiz kahvehanelerde hükümet de yıkar, hükümet de kurar, yani siyasi bir milletiz… Onun için halkın […]
  • MERHABA BENİM ADIM EYLEM. ÖYKÜ ARİN YAZICININ ANNESİYİM! – MEMET KOŞAR

    2 ay ne kadar uzun bir süre sizin için? Belki tuttuğun takımın şampiyon olup olamayacağı belli olacak, heyecanla bekliyorsun. Belki çocuğun olacak cinsiyeti belli olmuş onu kucağına alacağın günü bekliyorsun, sabırsızca. Okulun bitecek, içinde bir umut var hayata dair bir çok şey seni bekliyor, umutlusun. Veya nişanlın askerde, dönmesine de 2 ay kaldı, korkuyorsun, her […]
  • PAZARLAMADA 25 YIL – Nedim ISPARTA

    Bugün size 25 yıllık pazarlama hayatımın 1/3’ünü oluşturan ansiklopedi satışı sırasında başımdan geçen ilginç satış olaylarından bahsedeceğim. 90’lı yıllarda ilk satış yaptığım bölge Kütahya’dayım. Okullarda anket yaparak velilere ulaşıyoruz. Taşımalı eğitim sebebiyle en ücra köylere kadar ulaşıyoruz. Altımda Lada otomobil, tek başıma satış yapıyorum ( Daha sonra 3 yıl arka arkaya 185 kişi arasında Türkiye […]
  • BİR DÜNYA ÇİÇEK- RAMAZAN KARACA

    Geçtiğimiz hafta Avlu Gösteri Merkezi’nde çok güzel ve yararlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Benim de özellikle takip ettiğim gecede yaşadıklarımız ve gördüklerimiz bizleri çok mutlu etti. Geceyi Türk Eğitim Vakfı Balıkesir Şubesi tertiplemişti. “Safiye Ayla- Anma Etkinlikleri” ismi verilen gecenin neden TEV tarafından yapıldığı da davetiyenin üzerinde yazıyordu. Safiye Ayla TEV’in çok değerli ve önemli bir […]
  • AGENDER NESİL- Sedat İRGİL

    Cinsiyet veya teknik adıyla “Cinsel Kimlik” çok karmaşık bir kavram. Kromozomlarınızın XX veya XY olması yeterli değil. Anne karnında maruz kaldığınız hormon, beslenme, anotomik yapı vs. bunda çok etkili. Ayrıca aynı yemek kültürü gibi toplumun kadın ve erkeklere yüklediği roller var. Yine teknik adıyla “Toplumsal cinsiyet rolleri” . Yani doğar doğmaz başlayan bir cinsel rol […]
  • GÖMEÇ’TE  BEKLENEN  SONUÇ… Tahsin EREL

    Bir yerel  seçimi daha geride bıraktık… Gömeç belediyesi Ak Parti’den CHP’ye geçtinin ötesinde, Gömeç halkının sevdiği ama 5 senede doğru dürüst iş yapmayan, halkı ve hizmeti seçime 3 ay kala hatırlayan,  “yapacağız”, “edeceğiz”  sözleriyle sadece vaad sunan Kazım Arslan’dan,  Gömeç  halkının sevdiği  ve her konuşmasında halkı öne çıkartarak, “aday benim ama Gömeç’i , Gömeç halkı […]
  • 19 MAYIS VE GENÇLER – Tanyol KIPÇAK

    Şimdiki çocuklar bilmez.. Gençler bile.. Unutturuyorlar çünkü.. Nasıl bilsinler ki?.. Benim çocukluğumda ,benim gençliğimde günler önceden hazırlıklar başlardı.. Okullarda sınıflar süslenir.. Krapon kağıtlarından kırmızı-beyaz kedi merdivenleri yapılır. Kağıttan bayraklar camlara yapıştırılır.. Bahçede provalar, trampetler, yavrukurtlar, izciler, özel kıyafetler… Bir heyecan,bir heyecan.. Bir gün kala uyku gözüne girmez.. Ayakkabılar eğer yeni alındıysa başucunda durur.. Mis gibi […]
  • “İŞÇİ KIYIMI VE ADALETSİZLİK” RAMAZAN DİNLEMEZ

    Ramazanın gelişiyle birlikte bir ritüel haline getirilen iftar programları da başladı. Bandırma Belediyesi 1350 kişiye Bandırma, Edincik ve Aksakal’da hayırseverlerin desteği ile iftar yemeği ikram ediyor. Bandırma’da Ortaokulu önündeki iftarlara katılanlara baktığımızda bu yıl öğrencilerin ağrılıkta olduğunu görüyoruz. Oruçlu oruçsuz birçok insan burada karnını doyuyor. Zaten olması gereken de bu değil mi? İnsanları “oruçlu oruçsuz” diye […]
  • MANGALDAKİ KÜL! Uğur SATILMA

    Geçtiğimiz ay Manyas’ta öğrencilere yönelik yaptığım Spor Sevgisi adlı sunum sırasında  ilginç bir soru soruldu. Sporun hayatımıza ve sağlığımıza faydalarını coşkuyla anlattığım bir anda ısrarla söz almak isteyen bir öğrenciye kayıtsız kalamadım. -Spor sevgisinin iyi,güzel anlatıyorsunuz! Peki siz sigara içiyor musunuz? O tertemiz ve çocuksu aklıyla biz büyüklerin tutarsız-yalan- dünyasına tepkisini dile getiriyordu aslında sorusuyla. […]
  • GÜNÜMÜZ ÇOCUKLARI LÜKSÜ SEVİYOR!

    “Günümüzün Çocukları Lüksü Seviyor. Kötü Davranışları Var, Otoriteye Baş Kaldırıyorlar, Yaşlılara Saygıları Yok, Çalışmak Yerine Lak Lak Etmeyi Seviyorlar. Çocuklar Artık Evlerinin Hizmetçisi Değil, Tiranı. Anne Babaları Odaya Girince Ayağa Kalkmıyorlar. Onlara İtiraz Ediyorlar, Destek Olmak Yerine Laklak Yapıyorlar, Şapır Şupur Yiyorlar, Bacak Bacak Üstüne Atıyorlar, Öğretmenlerine Zulmediyorlar.”İkizlerle sohbet ediyorum. Baba, sizin döneminizde yaşamak isterdik. […]

DÖVİZ KURLARI

  • BIST 86.771
    -0,03%
  • ALTIN 247.77
    0,05%
  • DOLAR 6.044
    0,27%
  • EURO 6.747
    0,18%
sanalbasin.com üyesidir

medyaz internet hizmetleri
close-link